4 Yorum

Deniz M’in Gebelik Günlüğü, 26. hafta

Perşembe gebesi Deniz İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor. 

Deniz M’in Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Haftaya şeker gibi sonuçlarla başladım çok şükür. 50 gr. lık seker yüklememde sonuçlarım normalin çok az üzerinde çıktığı için doktorum 100 gr.lık yükleme de istemişti. Neyse ki o sonuçlar gayet normal çıktı. Buna rağmen doktorum hızını alamayıp mutlaka bir diyetisyene gitmem gerektiği ve kiloma çok dikkat etmem gerektiği konusunda beni uyarıp, aksi takdirde bebeğin gelişiminde ne gibi problemler olabileceği ile ilgili bana fazlasıyla gözdağı verdi. Şüphesiz ki anlattıkları çok ciddi ve önemli konular ama ben bir Ebru Şallı değilim ki! Hiç mi kilo almayayım yahu? Yediğim çilekleri bile sayıp günde üçer beşer adet mi yiyeyim? Olacak iş mi bu? Zeytin çekirdeği büyümüyor ki içimde, koskoca bir insan evladı var nihayetinde, di mi ama?

Deniz26

Hafta hafta değişimleri anlatınca insan kendi bile bazı şeylerin ne kadar çabuk değişebildiğine şaşırıyor ve hatta inanamıyor. Mesela, hamileliğin başından beri en büyük dertlerinden biri “uykusuzluk” olan bendeniz, şunun şurasında daha günler öncesinde halay başı olan, geceler boyu yerinde durmayıp sabahın ilk ışıklarına kadar tepinen yine bendeniz, şimdi n’olduysa saat 22’den sonrasını göremez oldum. Saatim geldi mi, hangi noktada ne yapıyorsam o anda biri ışın kılıcıyla dokunmuş da beni dondurmuş gibi kalakalıyorum olduğum noktada pili bitmiş oyuncak gibi. Sağolsun sevgilim uykumun arasında kaldırıp yatağa götürüyor da uyandığımda yatağımda buluyorum kendimi, ama oraya nasıl geldiğime dair en ufak bir hatıram yok. Öylesine kopuyor film! Hatta öyle derin uyumaya başladım ki gece tuvalete bile kalkamıyorum. Bu acaba sonunda normal bir hamilelik yaşamaya başladığımdan mı, yoksa gündüzleri kendimi deliler gibi yorduğumdan mı, yoksa bastırmaya başlayan sıcakların etkisi mi bilemiyorum. Ama sebep neyse ne, hiç şikâyet etmiyorum. Demek ki ne çok ihtiyacım varmış, bıraksalar bütün gün uyurum resmen!

Çalıştığım işyerinde senede bir performans değerlendirme görüşmeleri yapılıyor. Hem geçen sene boyu koyduğumuz hedeflerin ne kadarını gerçekleştirebilmişiz, hem de önümüzdeki seneye ne gibi yeni hedefler koyacağız, patronla birebir görüşerek değerlendiriyoruz. Her sene heyecanla beklediğim, bana yeni eğitim fırsatları sunan, kariyerim açısından gelişmemi sağlayan imkânlar tanıyan ve pek takdir ettiğim bu değerlendirme görüşmesi bu sene tarihe geçecek nitelikteydi. Patronum bana ne gibi yeni eğitim, sertifika programı, proje arayışı içerisinde olduğumu sorduğunda, “bebek bakımı ile ilgili bi kurs buldum, ona katılmaya niyetliyim” dememek için zor tuttum kendimi. Zira önümde bütün haşmetiyle büyümekte olan göbeğim varken hiçbir kariyer planına odaklanmam mümkün değildi. Tamam, en nihayetinde kürkçü dükkânına yani işimin başına dönmeye niyetliyim iznim bitince ama şu anda kendime gelişim hedefi olarak koyabildiğim yegâne şeyler her yerde karşıma çıkmaya başlayan doğuma hazırlık kursları, bebek bakım kursları ve benzeri organizasyonlar. Hamileyken ve hemen sonrasında kendini ilime irfana, kariyerinde yeni atılımlara ve de hatta yeni projelere adaya(bile)n arkadaşlara sonsuz hürmetlerimi iletmek isterim. Ben en azından zihnen ve ruhen fena halde koptum zira bu âlemlerden!

Şu anda aklımdaki projeler, kışlıkları kaldırma, bebi için yeni bir dolap yaptırma (öncelikle de tasarlama), pencerelere sineklik taktırma, bebi için temel ihtiyaç alışverişlerini yapma, arada yürüyüş yapmayı unutmama, bebi için şeker/süs bakma, hastaneyle görüşme, vs… diye uzayıp gidiyor. Arada bir iki de kısa tatil planı sıkıştırmaya çalışıyorum doğum öncesi ki yazın hakkını verelim Deniz & Güneş olarak. Ama bakalım Güneş ne kadarına izin verecek bu projelerin. Öyle garip hareketler yapıyor ki bazen ve öyle ani sancılar giriyor ki orama burama, acaba diyorum sabırla bekler mi vaktinin dolmasını, yoksa babası gibi 7. ayını bile doldurmadan sürpriz yapmaya kalkar mı ki? Sıkı pazarlık ediyorum kendisiyle, “bak sabret çeyizini hazır edeyim, her işimi bi düzene sokayım, annane de emekli olsun, ondan sonra buyur gel ne zaman istersen” diye ama duyuyor mudur ki acaba bizim küçük cadı sesimi?

Haftaya ferah ve huzurlu düşünceleri paylaşmak dileğiyle,

Sevgiler,

Deniz

4 yorum

  1. Çarşamba Gebesi Pelin

    Deniz’cim, şeker yükleme testinden gönül ferahlığı ile çıkmış oldun, gözün aydın çok sevindim 🙂

    Herkes çok enerjik olacağımızı söylerken ben de senin gibiyim, hafta içi ve sonu farketmiyor, hemen uykum geliyor, yoruluyorum. Geceleri ise en az 3-4 kez uyanıyorum, hem de öyle tuvalet için filan değil. Sanırım bünye ilerdeki dengesiz uyku hallerimize alıştırma yapıyor 🙂

    • Ay valla benim de her işim terstir, en uykulu olmam gereken dönemde zombi gibi dolandım ortalıkta, şimdi enerji patlaması yaşamam gerekirken uyku açığımı kapatıyorum sanırsam. 😛 Yakında uykusuz gecelerin antremanı benim için de başlamadan doya doya uyuyabilsem bari! 🙂 İzmir’e sevgiler

  2. Deniiiizz,
    Şeker sonucunun gönülleri ferahlatması süper olmuş. Haftanın en güzel haberi o yükü de attınız üstünüzden. Doktorun beni görse ne der ki acaba 🙂 Bu halde sana böyle diyorsa…
    Sanırım hemen hemen aynı şeyleri yaşıyoruz. O enerjik hal bir anda kayboluverdi. Gece tuvalet bile ikinci plana kaydı. Öyle bir dinlenme arzusu. Hatta farkında olmadan her yerde sızıp kalma arzusu…
    Dünyadan soyutlanmak isteğin o kadar mantıklı ki. Artık eski sen değilsin. İçinde bir yavru var. Gözü bir şey görmek istemiyor ki insanın.. ona adapte olmak istiyor. Planlarının karışıklığı seni strese sokmasın. Ağustosta sağlıkla bekleyelim minik elleri..
    Sevgiyle kalın tatlı anne ve onun Güneş’i..

  3. Yahu nedir bu doktorlarin hamilelere iki gidim kiloyu cok gorme hali anlamiyorum, rakamlari bilmiyorum ama fotolarin gayet kivaminda gorunuyo sekerim. Yaz geldi deniz ve gunes yaninda karpuz peynir zamani nasilsa:) 7 aylik gelme konusunda da bebinin aklini karistirma valla hiiiic adini bile anma akilli kizlarimiz tam zamaninda gelecek bence:)