39 Yorum

Üç-beş ağaç için değil

Yarın iki hafta olacak. İki haftadır, hemen her gün Taksim’de, Gezi Parkı’ndayım.  Sebebini Gezi Parkı direnişinin başından beri hemen her gün birlikte hareket ettiğimiz arkadaşım İrem Afşin çok güzel anlatmış, altına imzamı atarım.

Hürriyet gazetesi yazarı Melis Alphan da “Derdimiz bunlar” başlıklı, kapsamlı bir liste yapmış, ellerine sağlık.

Bunlar da benim sebeplerim:

Herkesi istediğin gibi bir kalıba sokmaya çalışıp, “BEN böyle istiyorum BEN BEN BEN” dediğin için;

Çiftçiye “ananı da al git”, dindar olmayan gençlere tinerci, alkol tüketenlere ayyaş, anayasal protesto hakkını kullananlara -ki buna benim annem babam da dahil- çapulcu dediğin için;

Emrindeki bakan, içinde çoluk çocuğumun da olduğu protestocular hakkında  “köpekler istedi diye atlar ölmez” dediği için;

Kendini belediye başkanı, şehir planlamacısı, eğitimci, sağlıkçı ve olmadığın daha birçok şey zannettiğin için;

“Dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz” diyerek benim çocuğum hakkında bana sormadan hüküm verdiğin için;

Kendi memleketindeki medyayı satın alıp, sindirip korkutarak basın sözcüsü şeklinde kullandığın yetmezmiş gibi, dış basında çıkan haberlere elinde olsa müdahale edeceğini saklamadığın için;

Sanatçıya, doktora, eğitimciye, veliye, herkese, her şeye ayar vermeye çalıştığın için;

Bana 3 hatta 5 çocuk yapmamı söyleyip, üstelik onları nasıl doğuracağımı da dikte etmeye çalışıp, o çocuklara bakarken çalışmamı neredeyse imkansız kılarak beni eve kapatmaya çalıştığın için;

Kırmızı ruju yasaklayacak kadar kadınlardan korktuğun için;

Polisi bir değil, iki değil, tam üç kez şafak vakti uyuyan insanların üzerine saldırttığın, üzerinden günler geçtikten sonra “polis aşırı şiddet kullanmış olabilir” diyerek olayı onun üzerine yıkmaya çalıştığın için;

Halkın sesini duymayı reddedip, bu direnişi önce muhalefete, baktın olmadı şimdi de “dış mihraklara” yıkmaya çalıştığın için;

Halkı siz-biz, çapulcular-millet, Gezi’dekiler-diğerleri diye ayırdığın için;

Üzerinden neredeyse iki hafta geçmesine, emrindeki kurmaylar “hata yapmış olabiliriz” demesine, vali özür dilemesine rağmen hala “bu işi sonlandırmazsanız anladığınız dilden konuşacağım” dediğin için;

Beni küçüçük hissettirdiğin, değersiz hissettirdiğin, bırak fikrimi, varlığımı bile önemsemediğini belli etmekten çekinmediğin için;

İki çocuğum için, ülkem için, geleceğim için…

mümkün olan her fırsatta bedenimle, bedenimle olamadığımda da yüreğimle Taksim’deyim.

Artık yeter.

ArtikYeter

39 yorum

  1. Çarşamba Gebesi Pelin

    Al benden de o kadar!

  2. Yüreğiniz her daim aydın, duygu dolu olsun. Benzer değil, tıpatıp aynı duyguları yaşıyorken okudum. Öfkemi dindirdi biraz. Anne sevgisi ve yüreğinin tadına varmamış birine kızgın olmamak lazım belki. Affetmek isterdim. Ama çok canlar yanıyor, çocuklarımız bilerek kıyılıyor. Bir çaresi var mıdır? Bu yakıcı öfkeden ve kırgınlıktan kurtulmanın. Sevgiyle

  3. Tüm sebeplerine yürekten katılıyorum Elif , evde zor tutulan % 50 var ya hani, istese sokağa dökeceği milyonlar , biz onlar gibi birilerinin yönlendirmesiyle meydanlara çıkıp,birileri evde oturun dediğinde oturmuyoruz..Biz çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için kendi hür irademizle,tamamen örgütsüz,tamamen spontane bir şekilde meydanlardayız.. Ben Mersin’de yaşıyorum,İstanbul’da olsam her gün Taksim’de olurdum ama Mersin’de de Barış Meydanımız var,bizi oraya gitmeye hiçbir parti lideri yönlendirmiyor,saat 21:00 olduğunda tencere,tava havasını kimse bize sorla yaptırmıyor,içimizden böyle geliyor bizim.. Biz istediğimiz için meydanlardayız,biz çocuklarımıza bunu borçlu olduğumuz için meydanlardayız ve bu sefer gerçekten sonuna kadar gideceğiz..Barış Meydanında gençler çadır kurmuş,onları hiç tanımayan anne-babalar kek-börek yapıp götürüyorlar,birlikte yiyip-içip,birlikte direniyorlar..86 yaşındaki annanem annemle birlikte balkondan bayrak sallayarak destek veriyor yürüyüş yapanlara, 4 yaşındaki oğlum benimle meydanlarda,balkonlarda bayrak sallıyor..Genci yaşlısı sokakta,elinde bayrak,öyle gurur verici bir tablo var ki Mersin’de, görmeniz lazım..Bu sefer çok umutluyum,bu sefer çok gururluyum, 3-5 çapulcuyla (!) başlayan dünyanın belki de en safiyane eylemi yüzbinleri sokağa döken bir çığa dönüştü, çünkü gerçekten senin de dediğin gibi artık yetti ..

  4. Aynen Elifcim…

  5. Söylemlerinizin hepsinde haklı olabilirsiniz ancak ”3-5 ağaç için değil tüm bu söylemler için meydandayım” diyorsanız sonuç olarak da bu ”izansız” adamın gitmesini istiyorsunuz. Bu şekilde özgürlük arayışına ”darbe” size de ”darbeci” demeliyiz o zaman.

    Böyle düşünmediğinizi samimiyetinize inanarak bilmekle birlikte siyaset dilinde bunun ”darbe” demek olduğunu da biliyorum. Kapitalizme karşı bir bakış açısıyla ”devrim” de diyebiliriz. Bu sadece söylemi değiştirir aslını değil.

    • Bu “hareket” nedir, darbe nedir, devrim nedir konusunda yazilmis bir blog yazisina goz atmanizi rica ediyorum:
      http://tomurcuk.wordpress.com/2013/06/05/darbeci/

      Tam da sizin yazdiginiz gibi dusunenler icin yazilmis gibi bir yazi olmus. Umarim acik bir kalple okursunuz.

      • Literatür söylemleriyle açık bir kalple yazılmamış bir yazıyı sizin önerinizle açık bir kalp ile okudum ancak siyasi alan içerisinde hissi sebepler siyasetin getirisini değiştirmez. Amaç darbe/ülkenin ekonomisine/seçilmişi seçen halka saygı duymamak/ülkeye zarar vermemek de olsa siyaset kalbenvuku bir hareket değildir ki kendi hissi davranasın.

        • Aysegul hanim, siyaset biliminde uzmanlasan bir ogretim elemaniyim. Eger siz, sinav kagidinizda yukarida yazdiklarinizi darbe tanimlamasi altina yazsaydiniz, maalesef size gecer not veremezdim. Zira literaturde sosyal devrimin gerceklesmis sayilmasi icin iki sart vardir: social uprising (sosyal ayaklanma) ve state breakdown (devletin cokmesi). Bu iki sart ayni anda yerinde degilse, devrim gerceklesmez. Theda Skocpol’u tekrar ve daha dikkatli okuyun, ondan sonra literaturden dem vurun. Haaa ayrica, devletin cokmesi ile hukumetin gitmesini istemek ayni sey degildir. Ikincisi sosyal harekettir, ve her sosyal hareket devlet cokusune yol acmaz. (necessary but not sufficient)…

    • 3-5 ağaç için değil tüm bu söylemler için meydandayım demek “bu adamin” gitmesini istemek degildir. Kaldi ki bu adamin gitmesini istemek de darbe/devrim istemek degildir. Gitmek kalmak demokrasilerde sadece secimlerle olur ve baska her turlu gitme-kalma seklini lanetliyorum. Çok şükür Turkiye o devirleri geride birakti. Istedigim(iz) Erdoğan’ın gercek anlamiyla demokratik bir durus/yonetim sergilemesi, sergilemiyorsa da ilk secimde sonuclarini sandikta almasidir. Bu yazdigimin da bu protesto icinde yer alan hemen herkesin ortak dusuncesi oldugunu gozlemliyorum/biliyorum. (benim bilgim dahilinde olmayan bazi kucuk marjinal gruplar olabilir belki ama onlar zaten bu gosteriler olmadan da varlardi, olmaya da devam edecekler, ve bence hicbir zaman da basarili olamayacaklar)

      • Sizin amacınız ”bir adamın gitmesini istemek olmayabilir ancak bir şey kazanmak veya kaybetmemek için gösterdiğiniz mücadelenin sonucunda “hedefine ulaşamadan” başkalarının çok şey kazanmasına yol açtıysanız; verdiğiniz mücadelenin vizyonunda eksiklik olduğunu da kabul etmelisiniz.

  6. Darbecilikle ne alakasi var Allah askina!! Biz tayyip efendinin herkese verdigi o ayari, kendi icin de yapmasini, saygi duymasini, farkli dusunen yurttaslari da kabul etmesini buna gore ulkeyi yonetmesini istiyoruz. Basimizdan gidip gitmeyecegi elbette secimde belli olacak ama kendi adima tum kalbimle istedigim bu, o sandiga gomulmesi!!!

  7. tayyip bu demokrasi dersinde sınıfta kaldı… ilk günden bu yana haberileri sizlerden aldım tv ye kalsa tayyip sonuna kadar haklı:(( dün mersin konuşmasına denk geldim hala “ben ben ben

  8. Süper ! ! ! Düşüncelerimizi böyle güzel dile getirdiğiniz için teşekkürler..

    A R T I K Y E T E R ! ! ! ! ! !

  9. harikasın 🙂 günlerdir girmiyorum bloguna. özel okul devlet okulu konuları kafamı karıştırmışken bir bakayım blogcu anne yeni birşey paylaşmış mı diye girdim. bir de ne göreyim. evet artık yeter. çocuğum mart 2009 doğumlu. sırf 9 yaşında imam hatipli olsun çocuklar diye eğitime başlama yaşı değişti. sen benim çocuğumun geleceğiyle nasıl oynuyorsun. bana çocuk yap diyorsun. işe başlayınca kim bakacak çocuklara. devlet okulu yok oturduğumuz semtte. özel okula mı vereyim. aylık 2000 tl yi çocuk başına nasıl ödicem. normal doğum yap diyorsun. doğuramadım kardeşim inmedi bebek. napayım yani kendimi mi asayım. sana ne. hele zaten dün gün boyu ankara havaalanından ankamalle kadar gelişini izledik canlı. hiç ankara böyle çoşku görmemişmiş. o basın gelsin kızılaya tunalıya cesareti varsa görsün çoşkuyu.
    artık yeter!!!!!

  10. bende yazınızın altına imza atanlardanım.

  11. AYŞEGÜL ALDEMİR

    bu yazıyı herkese yollamak isiyorum neden bu kadar tepki gösterdiğimi hala anlayamanların gözlerine sokmak için … ARTIK YETER gerçekten bu arada içimzden geçenleri dillendirmek insana ayrı bir enerji gurur ve özgüven veriyor:)

  12. Yazınızı okudum. Hiçbir yerine hiçbir şey yazmıyorum. Sizin dininiz size benim dinim banadır.

    • Hmm,
      Zaten böyle diyerek bir bakıma sevgili Elif’le aynı şeyi söylemişsiniz, altında imzanız olmasa da olur.

  13. Hümeyra Zeynep

    Anne-çocuk yazılarınızı çok severdim, hamile kalan arkadaşlarıma doğrudan sizin sitenizi önerirdim. Ancak artık sitenizin oluşum amacı sapmış gibi. Ya da şöyle diyorum, ben de demokratik hakkımı kullanıp 2 haftadır propogandalardan ibaret yazılarınızı bundan sonra okumama hakkımı kullanıyorum. İnşallah yeniden eski güzelliğine kavuşur, siyasi polemiklerden uzak anne-bebek-çocuk bloguna geri döner. Herkesin yolu açık olsun.

  14. buguüne kadar yazmış olduklarınıza sonuna dek katılıyorum… bu direnişte bu düşüncede olan insanlar biraraya geldi ve birliğin gücünü herkese gösterdi. bu düşüncelerle ilgili olmayan diğer sinsi amaçların üzerimize yıkılmamasını, ve direnişi anlamayan/anlayamayan herkesin bunların farkına varmasını diliyorum. Artık yeter!

  15. Sen susarsam ben susarsam kim konusacak Elif? Cesaretine, yazina, durus tarzina hayranim. Hep yanindayim, arkandayim, gerek olursa onundeyim canim benim.

  16. Yanlı medyayı takip ediyor, olaylara tek çerçeveden bakıyorsunuz.. Mesele 3-5 ağaç deil, Tayyip bazında İslam düşmanlığı.. Sizi sevmiştim, ama safınızı belli ettiniz.. Bundan böyle bloğunuza adımımı atmam. Bu yazıyı yayınlamayacağınızdan emin olsam da hemen herkeslerden olmayan çoğunluktan olarak, size yanlı(ş) olduğunuzu söylemek istedim..

  17. Direnişe verdiğimiz desteğin hala ve hala hala hala hala siyaset yapmak olarak algılanıyor oluşunu hayretle izliyorum! Nasıl bu kadar gündemden ve iliklerinize kadar içinde olduğunuz olaylardan kopuk olabilirsiniz?? Annelik mutlaka apolitik olmak ve hem içeride hem dışarıda yazılan tarihe rağmen sadece ve sadece bebek bezinden inek sütünden mi bahsetmek olmalı? Çocuklarınızı bu dar perspektif içerisinde yetiştirmeyin yahu! Dışarıda bir DÜNYA var! Orada yaşayacak çocuklarınız! Köyün en son çitinden öteye de uzatın başınızı!

    Eren

  18. Kıymetli Arkadaşlarım, kimsenin oyununa gelmeyin, kullandırmayın şahsınızı, ingilzi amerikası Almanı güle güle izliyor bu eylemleri, kendmizle dalga geçtirmeyelim. Bu videoyu izlemenizi rica ediyorum. https://www.youtube.com/watch?v=rfwyUJ7Bvsw
    Sizleri Seviyoruz, ülkemizi seviyoruz, gelin elele verelim, kimseye kendimizi güldürmeyelim.

  19. Parlementer sistemlerde kişilerin görüş ve taleplerini mecliste o kişilerin oy verdikleri partiler dile getirirler eylemcilerin taleplerini sokaklarda dile getirmesinde temsil görevini yerine getiremeyin muhalefetin sorumluluğu yok mudur?

  20. DD NİN ANNESİ

    .

  21. Elif Hanim diyelim ki hepsine peki. Peki irakta, suriyede, filistinde, bosnada, arakanda, cecenistanda oldurulmus olan ve hali hazirda oldurulen kadinlar cocuklar ve masum erkekler hakkinda uc maymunu oynayan avrupa basininin, turkiyedeki teror olaylarinda da sessizligini surdurenlerin, bugun goz yasartan bir ilgiyle gozlerini gezi parkina cevirmis olmalari nasil yorumlaniyor gezide ve sizin cenahinizda.. gercekten merakimi celbeden bir konu, yanitlarsaniz mutesekkir olacagim.

  22. Ya Arkadaşım sizin anlatımınızdan bile ne kadar durumun vehameti belli, elin ispanyolu amerikalısı aman bunlar biribirine girsinde bizde ekmeğimize yağ sürelim diye bekliyorlar, yazıktır ziyandır, aman içkiler bol bol içilsin, çocuğum iman nedir bilmesin diye, kendi vatan toprağının altındaki atalarımıza bu ihanet etmek niye? Kim ne düşünüyorsa ne istiyorsa demokratik yolla dile getirsin, isteyen istediğini giysin yada giymesin çıplak gezsin, ne isterse karaciğerini bozana kadar içsin ama ülkemizin üzerinde gezinen akbabalara jurnallik yapmanın hesabını yarın ahirette kim nasıl verir, kendi bilir, tabi inandığı bir ahiret varsa? Anlamadığım sanki kutsal bir yermiş gibi çoluk çocuğun orada ne işi var, helede böyle saygın ve bilinçli annelerin kıymetli yavrularının, blogunuzu devrime adamanız hiç anlaşılır değil, kusura bakmayın ama hele oraya çocuklarınız götürmeniz dehşet bencilce. Kalitenize bir sekte olarak görüyorum. Ümit ediyorumki yarınlar hepimiz için, sizler ve bizler için ama en önemlisi bu vatanı devraldığımız atalarımızın ruhlarının şad olması, onlara olan vefa borcumuzun hakkıyla ödenmesi için en doğru ve hayırlı olan olur. Saygılarımla…

  23. Genç başörtülü annenin ve bebeğinin dövülme haberini okurken gözyaşları içinde geziye destek verenlere lanet ettim!! Amaç olduğu gibi meydanda!! Hala anlamıyor musunuz ?? Yapmayın Allah aşkına!

  24. esma hanım bu konuyla ilgilu ciddi bir suskunlyk var burada.. ben bu konuyla ilgili en ağır elestirileri annelerle dolu bu siteden beklerdim, ama bu konuyla ilgili herkes “minis’in maymunları”ni oynuyor…

  25. Başörtülü ya da değil, kadın ya da değil, insana yapılan her türlü şiddeti kınıyorum. 4 insan ölüp, 5 binden fazla insan yaralandığında sesini çıkarmayıp, mağdur olan başörtülü bir kadın olduğunda ortaya dökülenler kendi vicdanlarıyla hesaplaşsın.

    Benim ne olduğum, ne istediğim, ne dediğim ortada. Katılan olur, katılmayan olur. Fikrini seviyeli bir şekilde ortaya koyan herkese yer var burada. Olayı çoluğuma çocuğuma laf etmeye vardıranları, insafsızça yakıştırmalar yapanları, iftira atanları, tehdit edenleri daha fazla uyarı ya da açıklama yapmadan blokluyorum.

  26. Ben mağdur olan, şiddet gören, öldürülen başörtülü ya da başörtülü olmayan, her Türk vatandaşı için, bizi yöneten ve tüm halkını kucakladığını söyleyen Başbakan’ın ayrımcılık yapmadan, yüzde elli, yüzde elli demeden herkes için eşit duyarlılık göstermesini can-ı gönülden istiyorum. Başbakan sadece Ak partililerin değil, Türkiye’nin başbakanıdır.

  27. Tayyip Erdoğan’a karşı çıkmak neden atalarimiza ihanet oluyor Allah Askina? En nihayetinde bu adam Millet’in istediklerini onlar adına gerçekleştirmek için yine Millet tarafindan seçilmiş bir görevli değil mi? Neye inanacağımıza, çocuğumuzu hangi okulda okutacağımıza, kaç çocuk yapacağımıza karar vermek onun görevi değil. Halkı aptal yerine koyarak yönetmeye çalışmak artık sökmeyecek bu ülkede, insanlar bunu istemiyor, saygı istiyor, söz hakkı istiyor.
    Şimdi siz ona destek veriyorsunuz çünkü dindar görünüp sizi yanında tutuyor ama yarın öbür gün yoluna çıkarsanız sizi çapulcu ilan edecek ya da başka bir hakaret kelimesi bulacak sizin için de. Görmediğiniz, fark edemediğiniz bu sizin. Gerçekten Allah korkusu olan bir insan halkını birbirine kırdırtmaya çalışmaz, bu kadar kibirlenmez, Allah bile Kur’an’da “Biz” derken bu adamın dilinden “Ben” düşmüyor, nasıl görmezsiniz bunu? Bu olaylarda bir kişi bile İslam’ı eleştirmedi, birbirinin inancına saygısızlık yapmadı, olayı sürekli dine getirmeye çalışan başkaları. AKP ilk iktidara geldiğinde sırf inançlı oldukları, eşleri baş örtülü olduğu için hor görülmelerine isyan ediyorum ama bugün tam tersine bizzat onlara isyan ediyorum çünkü inanç hoşgörü, birbirine saygı gerektirir.

  28. Hanimlar

    Tayyip Erdogan esittir Islam derseniz bence Allah’ in cok gucune gidecek bir soylemde bulunmus olursunuz. Ben MUSLUMANIM! ne zamandan beri bu ulkede AKP desteklemeyince inancsiz olduk, yok oyle bir sey kendinize geliniz, cok buyuk bir gunah iftira. Muslumanim, Tayyip Beyin uslup bozuklugu beni cok kiriyor ve kesinlikle gelismis, hukuki, medeni bir ulkenin politikacisinin olmasi gerektigi gibi degil. ben kullanilan argo coklugu ve ofke nedeniyle cocuguma basbakanini izletemiyorsam ne izleticem? Egitim reformunda bizlere ne soruldu? her sene sistem mi degisir bu nedir? Darbe en cok bu ulkede sol, komunist cizgideki ve dusuncedekilere zarar vermisken birden bire nasilda muhafazakarlar bundan surekli boylesine bir dem alir? SIZI SEVIYORUM, Hepimiz anneyiz, her cocuk esitligi hakediyor! lutfen kendi tarafinizda durunuz, komplo teorileriyle bizi dusman gosterenlerin degil. kalbinizi dinleyin, ofkeli politikacilari degil. Malesef beni bu ulkede temsil edebilecek kadar musluman, net, akil, terbiyeli bir parti lideri yok! beni sadece ben temsil edebilecek durumdayim, ayni protestocu bir cok anne gibi!