23 Yorum

Çiğdem’in Gebelik Günlüğü, 33-35. haftalar

Beklenmedik bir şekilde verdiğimiz üç haftalık ara boyunca Çiğdem’in göbeği büyümüş. Topuklular yerini spor ayakkabılarına bırakmış. Üzüm pozisyon alır gibi yapmış… Neler olmuş neler…

Pazartesi gebesi Çiğdem, istem dışı bir moladan sonra İstanbul’dan bildirmeye kaldığı yerden devam ediyor.

***

Geride kalan üç haftada anladım ki paylaşma ihtimali olmadıkça kendim için bir günlük tutmak imkansızmış!  Onca hafta gebelik günlüğü yazmışken, yayınlanmayacağını bildiğim için çok istememe rağmen ne bir satır yazı yazabildim ne de rutin fotoğraflarımı çektirdim…Hayat durmadı elbette, hem hazırlıklar devam etti hem de içimde artık ele avuca gelir boyutlarda bir Üzüm tanesi barındıran göbeğim enginlere sığmadı taştı!

Cigdem35

Son üç haftaya büyük oranda tamamlanan bir bebek odası, yıkanıp ütülenip yerleştirilen Üzüm kılıkları, OHAL boyutuna ulaşan ülke gündemi sebebiyle iptal edilen bir bebek öncesi partisi, ihtiyaç listesinden üzeri çizilen son birkaç madde, hazırlanmaya başlanan bir hastane çantası, konsantre olma katsayısı yerlerde sürünen bir çalışma temposu, inatla devam ettirilmeye çalışılan yürüyüş-yoga egzersizleri, bir doğumgünü, iki doktor muayenesi, bir çatı muayenesi, çeşitli can sıkıtıları ve elbette Üzüm’le dolu binlerce dakika sığdırdık!

Konu doktor muayenelerine gelince diğer her şey teferruat oluveriyor.  Nedense daha önce hiç olmadığı şekilde heyecanlı hatta gergin şekilde gitmiştim 34. hafta sonundaki kontrolümüze.  Üzüm’ün pozisyonuna ilişkin kafamda bin türlü komplo teorileri, yapılacağını bildiğim meşhuuuur “çatı konrolüne” dair gergin bir bekleyiş vardı bünyede.

Dakika bir gol bir; Üzüm’ün çaprazlama ve garip bir şekilde yattığını beyan eden doktorumuz, her ne kadar pozisyonun her an değişebileceğini söylese de, bu şekilde kalırsa uzun uzun normal doğurmayı bekleyip sonunda sezaryen gerektiren pozisyonlardan en fenasının Üzüm’ün o an sergilediği yatış olduğunu gevelemesin mi! Ah bir de 3 hafta önce ortalamanın biraz üzerinde görünen gelişim biraz geride kalmıştı ama endişelenecek bir şey yoktu zira hala her şey olması gereken sınırlar içerisindeydi! Hımm evet öyle garip yatıyordu ki bizim yavru aslında doğru ölçüleri almak bile çok zordu!!!

Yerlerde sürünen moralle bir de çatı muayenesi sonucunda pek kompleks bir çatıya sahip olduğumu öğrenecektim! İçi dar dışı normal mi desem, çıkışı dar girişi dar mı desem garip bir tanımla önüme sürülen ve üç kilo üzeri bir bebeği normal doğurmama pek de imkan veremeyecek derme çatma lanet bir çatım var-dı! Neyse ki bebeğim o kadar da büyük değildi de hala normal doğum için şansım devam edebiliyordu!!!

Doktora kafa göz dalsam mı ağlasam mı bilemediğim o saçma dakikalarda sadece “planlı sezaryeni hiçbir şekilde istemediğimi” söyleyip “sezaryen demiyoruz zaten” diye cevap veren doktorun ne yapmaya çalıştığını anlamayarak ayrıldım mekandan.  Sevgilim hiçbir şeyin düşündüğüm kadar kötü olmadığını, doktorun söylemesi gerekenleri sadece biraz dingilce söylediğini anlatmaya çalışsa da benim kafayı toplayıp tekrar “olumlu” düşünmeye başlamam en az 24 saatimi alacaktı.  Ne olursa olsun 8. ayını neredeyse bitirmiş bir hamile artık sadece tek bir şey düşünebilirdi; doğum ve doğumla ilgili bir laf edilecekse biraz düşünceli olunmalıydı!!!

Kendimi her şeyin güzel olacağına, Üzüm’le konuşup güzelce doğum pozisyonu alması için iknaya ve nihayetinde elimden geleni yaptıktan sonra gerisini doğaya bırakmam gerektiği yönündeki telkinlerle yumuşattığım bir hafta geçirdim.  Doktorum tatile çıkacağı için bir hafta içinde tekrar görüşecektik ve ben artık doktora gitmeyi hiiiiiç ama hiç istemiyordum.  Daha yeni İDA’da tanıştığım gebelerden birinin Amerika’da 34. hafta sonrası hiç doktor kontrolünden geçmeden bir doğum evinde ebeler ve doula eşliğinde güzel bir doğum yaptığını da öğrenmiş ve iyice gaza da gelmiştim.  Bu doktor kontrolleri artık baymıştı be kardeşim!

Geçtiğimiz haftayı doktora tekrar görünmek istemediğimi düşünerek geçirsem de Cumartesi sabahı tıpış tıpış yollandık hastaneye, doktorumuz tatile çıkmadan görmek istemişti bizi.  Fakat o da ne; bir insan tatil öncesi ancak bu kadar iyi bir ruh halinde olabilirdi! Bizi yüzünde açan güllerle ve dilinde mırıldandığı “çapulcu musun oy oy” şarkısıyla karşılayan doktorumuz tüm kontrol boyunca pozitif cümleler saçarak bir hafta önce sebebi olduğu tahribatı neredeyse ortadan kaldırdı diyebilirim.

Bir kere haftalardır göbeğimin şekline bakarak ve hatta yolumu keserek bebeğimin cinsiyetine dair çok kesin (!) tahminlerde bulunup asabımı bozan teyzelere beni buradan duyamayacaklarını bilsem de anons etmek isterim ki; kızımız hala bir kız!

İkincisi doktorumuz bu kez benim ısrarımla açıkladı ki; bu akıllı Üzüm kız kafası aşağıda, poposu ortalarda bir yerlede duracak şekilde pozisyon almış durumda ki böylece doktorumuz bu kez ya neşeden ya da gerçekten her şey olması gerektiği gibi gittiğinden sezaryen lafını ağzına dahi almadı!

Üstelik ne olmuşsa olmuş bir haftada Üzüm’ün gelişmesi tekrar ortalamaya erişmişti ve artık güvenilirliği gözümde iyice şüpheli olan ultrason cihazı kızımızın olası kilosunu bir hafta öncesine göre tam 500 gr fazla tahmin ediyordu! Bundan böyle ne olası doğum kilosu tahminlerine ne de içi seni dışı beni yakan pelvik çatımdan kaç gram bebek çıkabileceği yönündeki olasılıkları dinlerim! Zira yine beni şaşırtarak sevgili doktorum da bu işlerin hiç belli olmadığını; çok zor doğurur diye baktıkları nice kadınların rahatça doğurabildiğine şaşkınlıkla tanık olduğunu da söyleyiverdi bu sefer.

Demek ki neymiş; mutlu anne mutlu bebekten bir adım öncesi, mutlu doktor mutlu anneymiş! Bundan sonra doktora sabahın ilk randevusunda gitmemeye karar vermiş bulunuyorum.  Bu arada bu son kontrolümüzde NST denen cihazla da ilk kez tanışmış olduk.  Sağolsun Üzüm hanım alete takılı olduğum yarım saat boyunca böğrüme tekmeler sıraladığı için kalp atışlarını yakalayıp sabitlemeyi de, benim kıpraşmadan yatmamı da oldukça zorlaştırdı. Yine de henüz erken doğum ihtimaline işaret etmeyen bir sonuçla ayrıldık hastaneden.

Erken doğum demişken, 36 haftamı tamamladığım bu günde babycenter’a göre bir hafta daha doğurmazsam artık yapacağım doğum erken bile sayılmayacakmış! O halde artık bir türlü bitemeyen işlerimi toparlayıp bu hafta sonunda izne ayrılmama mani olacak önemde bir iş yok diyorum ey ahali!

Haftanın sorusu Üzüm’den gelsin;

-Çapulcu kimdir anne?

-Vatan millet Sakarya rant talan avm’den önce her türlü yaşam hakkına saygı duyandır kızım.

O vakit bu hafta verdiğimiz çapulcu pozumuza da kimse ses etmesin lütfen.

Sevgiler,

Çiğdem

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

23 yorum

  1. Incir'in Annesi

    Heyoooo Blogcuanne sesimizi duymus bizi gbelere kavusturmus.

    Geri sayimda heyecanli dakikalar sayin seyirciler. Az kaldi. Uzum geliyoooooor!

    Burdan hem Cigdem’e hem Uzum’e hem de Elif’e opucukler

  2. Ayol hasret kalmıştık Üzüm’e de maceralarına da! Ne iyi geldi bu yazı sabah sabah! 🙂 Maşallah kızımıza, demek anne dözü de dinler, poziyon da alır, akıllı uslu da büyürmüş, aferim ona! 🙂

    Doktor macerana istinaden de söylemeden edemeyeceğim; bence bütün doktorların bi patavatsızlık kontenjanı var ve doldurmadan rahat etmiyorlar! 😉 Benimki bütüüün mahallenin kontenjanını doldurmuş durumda şimdiden ama bakalım son haftalara ne sürprizler sakladı. Son bombalarından biri, doğumu konuştuğumuz geçen kontrollerden birinde, olası riskleri bilmem adına, doğum sırasında (aslında gayet sağlıklı olan) bir hastasının 45 saniyeliğine kalbinin durduğunu söylemesi oldu! Müdehale ile geri getirmişler kadıncağızı neyse ki ama doğum deyince ilk olarak duymayı beklediğim şey bu değildi vesselam… Neyse, ya sabır. Dilerim sular seller gibi kolay ve vakitlice olur doğumun. Öperim ikinizi de.

    • Çiğdem-Üzüm

      Denizim ve Güneşim,
      Biz de sizi çok özledik, hadi Perşembe olsun da siz de dökülüverin:)
      Doktor veya değil insanların bu kadar özel bir dönemde asgari oranda saçmalamasını istemek bile çok şey sanırım. Geride kalan aylarda hepimiz payımızı aldık ama böylece bir hamileye ne denir nasıl denir çok da iyi öğrendik di mi:)
      Kalp malp durması yok unut unuttttt!!!
      Öperizzzz

    • Cevabım, Deniz M. edir :))))))))
      Bütün doktorlar patavatsız öyle mi ?
      Görürsün sen :))))))))))))))

  3. Şükür kavuşturana 🙂

    Daha dün sordum Elif Hanıma Çiğdem’i merak ediyorum diye. Başka bir şey dileseymişim 😛

    Her şeyin yolunda olmasına çok sevindim. Çapulcu pozunuza da, şalvarına da bayıldım 🙂 göbeğine ise diyecek bir şey bulamıyorum, çok güzel.

    Kalan haftalar da hep güzel geçsin umarım 🙂

    Sevgiler…

    • Çiğdem-Üzüm

      Damla merhaba,
      Vallahi şükür kavuşturana:) Bunca haftayı sizlerle paylaştıktan sonra son çeyrekte tamamen ayrı kalsaydık hem Üzüm hem benim boynumuz bükülecekti:) Yine de daha güzel bir Türkiye için mücadele veren Elif teyzemizle gurur duyduk ve fiziken olamasak da kalben yanında olduk. Hayat hem durdu hem devam ediyor; tam anlayamasak da çok enteresan günlerden geçiyoruz…
      Ay çok konuştum, demem o ki biz de sizi özledikkk:) Üzümle benim için güzel dileklerinizi göndermeye devam edin lütfennn:)
      Sevgiler,
      Çiğdem
      Çiğdem

  4. Ne kadar güzel sizi tekrar görmeeekkk… Merak ediyodum hep ama soramıyordum blogcuanneye bi türlü, dün akşam instagramda damla sormuş sanırım, hemen açıp okudum… üzüm ne kadar da büyümüş 🙂 hatta büyümüşte direnişe destek vermiş ; ) ayrıca anne ve doktor direnişi bile geçirmiş 34. Haftasında : )
    Bu arada benim mini mini noktam da 8. Haftasında.. Mide bulantısıyla uğraşıyorum 3 haftadan beri…Temmuz’un ortasında ilk tarama testine giricez ama ben hala hamile olduğum bilincine varamıyorum sanki :s hareketlerini hissedince mi olucak acaba?
    Bende birileriyle paylaşmak istiyorum hamilelik günlüğümü, blogcuanne’ye mail atmıştım ama cevap gelmedi henüz .. Acaba burdan bi kere daha duyursam cevap verir mi ki ?
    Seni ve üzüm’ü gerçekten çok özlemişiz… bol bol öperim ikinizi de… istediğin gibi doğum yapacağına biz inanıyoruz sende inan, öyle olucak çünkü ; )
    SevgilerimiZle …
    GizemVeNoktası : )

    • O minik nokta o kadar hizla buyuyup hickiran, tekme atan, gerinen bir yavruya donusuyor ki sen de anlamiyorsun Gizem:) ilk uc ay her seyi hatta dogumu bile buyuk bir sabirsizlikla beklemistim ben ama sonradan oyalanacak ve hazirlik gerektirecek konulara konsantre oluyor insan, yani bu dokuz ayin gerekli bir sure oldugunu anlayiveriyorsun. Sana minik noktanla keyifli bir yaz diliyorum simdiden.

  5. Çiğdem sen roller coaster’a binmiş gibi bir kötü bir iyi haberler alırken, ben doğurdum! 37. haftada ve epiduralsiz normal doğumla 🙂 Çatı olayını kafana takma, senin için en kolayını ve bebek için en sağlıklısını önereceklerine eminim ve umuyorum bu normal doğum olacak çünkü gözlemlediğim kadarıyla biz beden ölçüleri olarak benziyoruz ve bebekler de ufak 🙂 Bence benim yaptığım doğum seninkiyle benzer olacak, hiç endişe etme! Bazı doktorlar paranoyak oluyor biraz, son gün bile dönebilir bebek.. Herşey güzel geçecek bak göreceksin ve sağlıkla kavuşacaksın üzüme 🙂 Son hamilelik haftalarının keyfini çıkart, o tekmeleri özlüyor insan bak :)))))

    • Tebrik ederim!!!

    • Tebrik ederim coook sevindim:) harika dileklerin ve temennilerin icin de ayrica tesekkurler. Tekmeler ozleniyor mu gercekten vallahi cok merak ediyorum, gorecegizz:))) sevgiler sana ve mis kokulu bebisine…

  6. Çarşamba Gebesi Pelin

    Çiğdem, özlemişiz vallahi! Üzüm kız neler neler etmiş öyle 🙂 Ama bence herşey yolunda gidecek ve tam zamanında doğum pozisyonunu tam olarak alacak o, sen merak etme, annesini üzmez.
    Çatı muayenesi konusunda benim doktorum, “önceden çatı muayenesi diye birşey yapılmaz, ona doğum esnasında bakılır, doğuma girince göreceğiz” dedi. İlk başlarda daha sert yaklaşan ve negatif tüm olasılıkları bir bir sıralayan doktorumuz bu haftalarda son derece pozitif bir hal takındı. Ben bundan çok memnunum tabii. Dediğin gibi, hepsinin bir moral bozma kapasiteleri var galiba 🙂

    Teyzeleri ve diğer kadınları ise hiç saymıyorum bile. Son 3 haftadır bana sürekli “göbeğin düşmüş, aaa herhalde erken doğum olur seninki” , “göbeğin bayağı inmiş aşağıya, bugün-yarın doğurursun” dileklerini (!) ileten hemcinslerimi sevgiyle(!!!) selamlıyorum burdan. Ben ağzından hayırlı laf çıkan insanları kaale alıyorum sadece, bu tiplere ise cevap verme gereği bile duymadan ortamdan uzaklaşıveriyorum.
    İzin vermeyelim moralimizi kimsenin bozmasına. Sevgiler.

  7. yaşamnotlarım

    Selam meslektaşım, yazılarını ve durumunu ne çok merak ettim bilemezsin… Yolun sonuna ve bambaşka bir dünyaya ulaşmaya çok ama çok az kaldı. İçindeki heyecanı, merakı, endişeyi ve tereddütleri çok iyi anlıyorum. Hepsi normal biliyorsun, hormonal faktörler de var tabii 🙂 Herşey yolunda gidecek ve minik kızınıza kavuşacaksınız. bu süreçte herkes kendi hikayesini yaşıyor, dilerim sağlık ve huzurla bebeğini dünyaya getirirsin. Yoksa gerisi hakikaten boş, bunu bugünkü aklımla söylüyorum tabii 🙂 Bence naçizane tavsiyem olumsuz düşünceler ve kaygılar yerine bebiş doğduktan sonrasını planlamaya başlamalısın. Mesela sütünü artıracak bitkisel çaylar, malt içeceği vs gibi şeyler almak, sıcak havalar için vantilatör vs gibi güzel günlerde kullanacaklarını tedarik ediver ve sakın ama sakın kendini yorma… Yayıl yat, karnını bol bol okşa benim için, ne çok özledim o top göbişi (sana garip geliyordur bu dediğim eminim) Güzel haberlerini bekliyorum !

    Sevgiler,

    • Sevgili meslektasim merhaba,
      Sen hep en mantikli tavsiyeleri veriyorsun bilmem farkinda misin, bu meslek insani akilli mantikli yapiyor ama hamilelik hallerini de elbet silemiyor demek ki:) Seni de anarak bu hafta nihayet izne ayrildim! Yanimda laptopum ve yazicimla birlikte saldilar beni ama olsun buna da sukur:) Araba kullanmak zorunda olmamak, trafigi dusunmemek, evden is takibi yaparken arada ogle uykusuna teslim olmak sahaneymis (bir gunluk tecrubemle:) Elimde bir roman, bir dogum kitabi bir de bebek bakim kitabi var, gun boyunca birinden digerine geciyorum:) Top gibi gobegimi de acaba asagi inmeye basladi mi fikriyle sevip oksayip duruyorum…:)
      Sevgiler,
      Cigdem

  8. Cok guzel olmus gobusumuz oncelikle, masallah diyelim. Yurtdisinda yasayan 32 haftalik bir gebe olarak cati kontrolu nedir diyorum arkadaslar? Daha hafta sonu dogum kursumuzda ebemiz guzelce gosterdi bize o pelvis kemigini ve anladigim kadariyla dogum sirasinda bebegin gecebilecegi kadar aciliyor. Yani dogum oncesi bunu nasil anliyorlar bilemiyorum! Genel olarak 21 yasindan sonra esneklik biraz kayboluyormus fakat bebegin dogum yoluna girisi normal ise, dogum olmamasi imkansizmis. Bence kafaya takma derim. Iki kere Turkiye’de doktor kontrolu ile ultrason disinda, bulundugum ulkede hamilelik basindan beri doktor yuzu gormedim. Ebeler elleriyle olcuyorlar bebisin (gobegin) boyutunu 🙂 Bazen cok bilgi, bilgi kirliligi mi yapiyor acaba? Pozitif dusunelim hersey pozitif olsun diyelim 🙂

    • Sahanesiniz! Gercekten de biraz fazla bilgiye maruz kaliyoruz burada ama sistemi de tek basimiza degistiremiyoru; doktor su kadar gun sonra gelmen gerek dediginde karsi durmak gercekten cok guc! Yine de pozitif kalmaya cabaliyorum aynen dediginiz gibi. Cati kontrolu basli basina tamamen gereksiz degil bildigim ve guvendigim kaynaklardan ogrendigim kadariyla ama tek basina normal dogum icin olcu olmasi da zor. Bebegin buyuklugu, pozisyonu ve annenin anatomisi birlikte degerlendirilirse bir anlam tasiyor. 5 kilo dogan kardesimi ve bunu ebe esliginde evde basaran annemi dusunmek bile bana yetiyor cogu zaman:)
      Harika bir son 8 hafta diler operizzzz.

  9. Merhaba Çiğdem ve Üzüm Kız,
    Çok tatlı görünüyorsunuz.. 🙂
    Özlemişim ben sizi…
    Ben hala diyorum bence harika bir doğum yaşayacaksın. İçim hep öyle söylüyor. Çatı olayının aslında sanıldığı gibi olmadığını çok yerden okudum. Amerikadaki neredeyse tüm kadınların çatısı geniş olmalı yoksa nasıl doğal doğuruyorlar çok ekstrem bir durum olmasa… burada niye böyle bir muayene var anlamıyorum bile. Eminim tahmininden de güzel olacak. Her şeye rağmen Üzüm’ e kavuşacağın an olacak akılda kalan. Ne olursa olsun. 🙂
    Bu arada o çatı kontrolün biraz zor yani dayanılmayacak boyutta zor olduğunu duyuyorum çevremden. -Hepsi sezeryan oldu- Cidden öyle mi yoksa hurafe mi? Çok merak ediyorum.
    Güzel haftalar diliyorum. İkinizi de kocaman öperim.
    Elif.

    • Elif’cim,
      Hep en guzel temennilerle yanimizdasin, biz de sizi ve bu sevgi dolu paylasimlari ozledik Uzum kizimla…Cati kontrolu korkulacak bir sey degil, yine de sakin kalip rahatlamayi gerektiriyor diyebilirim. Hic onceden dusunup dert edilecek bir sey de diil tabii…hepimizin keskesiz dogumlarla bebilere kavusmasi tek temennim. Opuyorum kocaman.

  10. merhaba,
    benim ikiz cimcimelerim 34. haftada geldiler. erken oldu malesef…bir sabaha karşı aniden suyum geldi, hiç bir erken doğum belirtim ya da sancım olmadığı halde. daha dört gün önce doktora göründüğüm, beni bir kere bile NSTye bağlamaya gerek görmedikleri halde, hiç bir açıklık olmadığı halde… ve malesef küvezde kaldılar, 10 gün. onları hastanede bırakıp eve gelmek kadar koyan bir şey de son derece travmatik olan doğumum. dört saat boyunca ağladım, titredim, bildiğim bütün dualar okudum. tamamen sorunsuz ve pozitif geçen hamileliğime inat son derece kötü bir doğum sürecim oldu. miniklerimi yoğunbakımda küvezde yatarken ilk gördüğümde nasıl içim kabardı, nasıl ağlamaktan helak oldum o sezeryanlı halimle nasıl düşüp bayılcaktım anlatamam. o kadar minik o kadar bana muhtaçtılar ki alıp tekrar içime sokasım geldi. 🙁 bunları yazarken bile şimdi gözlerimin dolmasına engel olmak zor. sonrasında lohusalığımı bile bilemedim, her gün sabah akşam hastaneye taşınma, yoğunbakımda kızlarımızı ziyaret etme ve süt sağmaya uğraşma dertleri…
    umarım tüm blogcu gebeler için hayırlı ve sağlıklı doğumlar olur. miniklerim şimdi yanımda ve çok şükür daha iyiler ama keşke biraz daha kalsalardı içimde. onlar içimdeyken ben daha mutluydum…
    duble anne

    • Incir'in Annesi

      Gulin, demek dogdular. Su anda sen de onlar da sagliksiniz degil mi? Madem oyle o anilar ve saatlerinle hesaplas, hepsiyle tek tek anlasmani yap ve hayatina devam et. Zira onlarin yasanmasi sonucu tatli kizlari kucagina alabildin. Guzel olana odaklanmak her seyi unutturuyor demiyorum (tecrubeyle sabit) ama tersini yapmak da bir ise yaramiyor.

      Ikiz kizlari cok merak ettim simdi, bir fotograflarini gorseydik iyiydi:) Gebelik gunluklerine yazdigin yorumlarindan senin de hamileligini az cok takip ettik cunku. Insan merakla bekliyor dogumlari.

      Sevgiler ve kizlarina tatli uykular, istahla beslenmeler:)

    • Ah Gülin yapma! Beni de ağlatacaksın. Ne olmuşsa olmuş, sonunda sağsağlim kucağındalar ya çok şükür. O küvözde yaşadıkları günleri hatırlamayacaklar bile, inşallah sen de en kısa zamanda unutacaksın ve hatıralarında hep o huzurlu hamileliğin ve sonrasında cimcimelerinin büyürkenki yaramazlıkları kalacak inşallah! En azından huzurlu ve sağlıklı bir hamilelik geçirdin. Şüphesiz ne çok etkisi olmuştur onların gelişimine. Inşallah bundan sonrasında çok sağlıklı ve huzurlu olur hayatınız. Sevgiler, öpüyorum üçünüzü de!

    • Sevgili Gulin,
      Inaniyorum ki bir sure sonra donup baktiginda daha soguk kanli daha barismis olacaksin bu surecle. Zaten guzel kizlarin o kadar dolduracak ki hayatini, saglikla birlikte olabildiginizi anlayip rahatlayacaksin. Doganin sana sundugu sartlarla kavgali olmanin bir anlami kalmayacak zaman icinde…ustelik benim bildigim kadariyla 34 hafta ikiz gebeliklei icin hic de oyle beklenmedik ve cok erken bir zaman degil.
      Inaniyorum zaman size cok iyi gelecek…
      Incir’in annesinin de dedigi gibi keske uc kizi birarada gorebilsek, kim bilir ne tatlisinizdir siz birlikte:)

  11. teşekkür ederim moral verici cevaplarınız için. şimdi tam bir aylıklar miniklerim.38.haftadayız yani, tek bebek olsalar hala doğmamış olacaklardı. evdeyiz, alışmaya çalışıyoruz birbirimize. henüz bir düzenimiz yok. hastanelere taşınmalarımız devam ediyor. prematüre oldukları için ayrı ayrı göz, kalp, işitme vs vs bir sürü testlerden geçiyorlar. haliyle yoruluyor onlar, biz de yoruluyoruz. umarım geriye dönüp baktığımda doğumumuzu güzel hatırlayıp blog’uma yazabilcek duruma gelebileceğim inşallah ilerde. şu an için benim hatıralarımda doğumumuz hala miniklerime kavuşma değil onların benden alınması gibi. yine de daha iyiyim tabii… evde yanımda olmaları ile o ilk yoğunbakım günlerindeki stres ve ağlamaklı günler yerini minik kuzuların ihtiyaçlarını karşılama telaşına bıraktı. yeterki mutlu ve sağlıklı olsunlar. Allah kimseyi evladından ayrı bırakmasın, hiç bi evladı da annesiz ve babasız…
    duble anne