12 Yorum

Pelin’in Gebelik Günlüğü, 32-35. haftalar

Kısa bir aradan sonra Çarşamba gebesi Pelin de yazılarına İzmir’den devam ediyor. 

Pelin’in Gebelik Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Uzun bir aradan sonra merhabalar! Türkiye zorlu ama güzel bir süreçten geçerken biz de son gebelik haftalarımıza yaklaşıyoruz. Bu direnişten önce itiraf etmeliyim ki çok daha kaygılıydım bu dünyaya, bu ülkeye bir çocuk getirmekte olmaktan; ama artık daha umutluyum. Eşimle “acaba memleket dolaylarına -Balkanlar- gidip yerleşsek mi, bu ülke nereye gidecek böyle…” diye düşünüp üzülürken birden henüz hiçbir şey için geç olmadığını gördük. Herşey daha güzel, daha iyi olacak, inanıyorum artık.

pelin 34
Bu süreçte biz oğlumla neler yaşadık peki… Bir kere, Gündoğdu’ya gidemediğimiz için ben evimizin balkonundan tencere-tava desteği, oğlum da karnımdan tekme desteği vermeye çalıştık. (Artık gürültüden rahatsız oldu da o yüzden mi tekmeledi bilemiyorum tabii!)

Bu arada epey de bir büyüdük tabii. Benim göbeğim, sokakta orda burda her gören insanın “aa erkek diilmi, göbeğiniz çok sivri” diyecekleri kadar büyüdü ve füze gibi sivrildi. 32.haftamızda mevcut yasaya göre rapor alıp ev istirahatine geçmem gerekiyordu. Fakat kendimi iyi hissetmemden ve bu doğum öncesi haftaları doğum sonrasına aktarıp bebeğimin yanında daha çok kalmak istememden dolayı, yasanın izin verdiği ölçüde (38.haftaya kadar) “çalışabilir raporu” aldım. Hala çalışıyorum yani. Bu arada da doğum izni yasası meclise bu karışıklıkta geldi. Fakat “doğum izni 6 aya uzayacak” algısı yarattıktan sonra sadece ve sadece izni 1 hafta uzatmakla yetindiklerini gördük. Şimdi bütün Türkiye, konuyla hiç ilgisi olmayan erkekler bile doğum iznini 6 aya uzadı sanıyorlar ama maalesef biz anne adaylarını hayalkırıklığına uğratarak, tasarı meclise gelene kadar kırpıla kırpıla 1 hafta uzatmayla geldi. Ve de henüz yasalaşmış da değil, belki o 1 haftayı bile ilave etmeyebilirler. Her neyse…. Artık çok da umurumda değil. Umrumda olan daha önemli konular gündemimizde.

33. haftamızın sonunda annemler memleketten geldiler ve alışverişimize gittik. Annem gelirken ablamdan, halalarımdan ve diğer akrabalardan tüm hediye gelenleri toplamış da gelmiş sağolsun. Hepsini bir güzel ortaya döktük, o kadar güzel şeyler vardı ki, hepsine bayıldım. Alışveriş listemden tekstil ürünlerinin hemen hemen hepsini sildik böylece. Sadece park yatak, oto koltuğu, küvet-banyo ürünleri, bebek ve anne bakım ürünleri gibi parçaları alarak ihtiyaçlarımızı tamamladık. Son olarak internetten de yaz slingi aldım. Şimdi sıra herşeyi yıkayıp ütüleyip yerine yerleştirmekte. Sanırım en zevklisi de bu olacak. 35.hafta içinde bu işi de tamamlamak istiyorum. Tabii bir de hastane çantası hazırlamamız gerekiyor, henüz bu konuda birşey yapmadım.

Hastane odası ziyaretçilerimiz için bebek şekerlerini kendim yapmak istedim. Her zaman el işi şeyler yapmayı sevmişimdir. Hazır birşeyler almaktansa kendi el emeğim olsun istedim. Bununla ilgili de süsleri aldım. Henüz birşey yapmadım ama doğumdan önce yapacağım tabii…

33. haftadaki doktor kontrolümüze giderken tam evden çıktıktan sonra birdenbire kasıklarıma doğru aşırı bir baskı hissettim. Canım acımadı, ağzım sızım yoktu. Fakat o kadar baskı hissettim ki yürüyemedim bile. Eşimle doktorda buluşacaktık, dolayısıyla hemen bir taksiye atladım doktora gittim. Doktor hemen ultrasonla baktı ve bir sorun göremedi. Daha sonra NST denen cihaza bağladı, orada cihaz bir kez kasılma kaydetti. Fakat doktor bu tip kasılmaların olabileceğini, büyük bir sorun olmadığını, rahmin kendini doğuma hazırlamaya başladığını söyledi. Bundan daha büyük bir kasılma olursa veya bu tip kasılmalar bir saatte iki kez tekrarlarsa, veya suyum, nişanım gelirse hemen kendisine haber verip hastaneye gitmemizi tembihledi. Bebek vaktinden erken gelmeye çalışırsa bunu mümkün olduğunca önlemeye çalışırız ama yine de doğmak isterse doğar birşey yapamayız dedi. Meğer o hissettiğim bir kasılmaymış. Akşama internette biraz araştırdım, buna Braxton Hicks kasılmaları deniyormuş. Neyse ki 34. haftamızda bu kasılma hissi tekrar etmedi.

Haftaya işimiz çok. Doktor randevularımız da 10 günde bire düştü. Umarım bebişimiz vaktinden çok erken gelmez. En azından 38.haftayı doldursun ki, akciğerleri iyice gelişsin, kendi kendine nefes alabilecek kadar büyümüş olsun. Her ne kadar babamız son derece sabırsız bir şekilde sürekli göbeğimle konuşarak “hadi gel, bu kadar yeter” dese de, oğluşum umarım sen anneciğini dinlersin de 38. haftadan önce gelmezsin bitanem… Sağlıkla gel olur mu?

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

12 yorum

  1. Sanırım ben de benzer bi kasılma hissettim ama inşallah vaktinden önce uzak olurlar bizden o hain kasılmalar! Oğluşuna da maşallah! Kilo al(a)miyorusn diye kızan doktoruna inat enginlere sığmamış taşmış resmen! 🙂 Tosuncuk tosuncuk sevelim inşallah temmuzda. Öptüm ikinizi de!

    • Çarşamba Gebesi Pelin

      Sorma, göbek acayip büyüdü son birkaç haftadır 🙂 Ama ben de toplamda 9,5 kg alarak biraz daha mutlu ettim doktorumu.

  2. Eşim de kızımıza sürekli “hadi gel artık” diyordu. Babasını dinledi ve 35.haftada geldi. Çok şükür sağlığı iyi ve herşey yolunda. Şimdi 4,5 aylık oldu.

    Oğlunuzu sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim.

    • Çarşamba Gebesi Pelin

      Doktorumuz eşime güzelce neden 38.haftadan önce gelmesini tercih etmediğini anlattı ve “sakın bebeğe öyle mesajlar göndermeyin, öyle dua etmeyin” deyince eşim de pes etti ve tamam dediğiniz gibi olsun dedi. Ama neticede son karar bebişin tabii 🙂

      Ben de kızınıza sağlıklı bir ömür dilerim.

  3. doğum izni konusunda gerçekten bende büyük hayal kırıklığı yaşıyorum 8 haftamı önce kullanmak zorunda olduğum için (daha doğrusu yaz tatilinde çalışmadığımız için kullanmış oluyormuşum ) doğum sonrasında sadece 8 hafta iznim kalıyor… el kadar bebekle işe başlayacağım ve iş yerinde süt sağabileceğim bir oda yok!! arıca vakitte yok !!! süt kesilirse ne yapacağım şimdiden bebeğim için endişeleniyorum…

  4. çalışan bir anne olarak doğum yaptığımdan beri doğum izni uzasın diye her yerde haykırıyorum.
    ücretsiz izin yıllık izin kullanıp işe başladım oğlum 15 aylık ben hala çalışmaya onu bırakıp gelmeye alışamadım.. çok zor bir durum Allah yardımcınız olsun..
    süt kesilmesi konusunda ben elektrikli süt sağma makinası aldım ve 4 saatte 1 sağıyorum. bu sebeble sütüm azalmadı oğlum da emmeye devam etti. dilerim sizin yavrunuz da devam eder. işe başlayınca emmeyi bırakan çocuk çok fazla. bende bundan çok korkuyordum. öğle tatillerinde eve gittim emzirdim bununda etkisi oldu tabi. öğlen eve gitme imkanınız varsa sizlere de tavsiye ederim..
    doğum izni uzamasına gelince de bu konuda çok eleştiri oldu kadın istihdamını azaltır, kadınları iş dünyasından uzaklaştırmaya sebeb olur, hiç bir işveren kadın çalışan istemez, işten çıkarır vs. vs.
    sanırım bu tepkiler ile bu mevzu malesef ki ters tepti… ama umarım anneler ve bebekler yararına tekrar düzenlenir…

    • Çarşamba Gebesi Pelin

      Havva Hanım ne güzel, siz şanslı çalışan gruptanmışsınız. Ablam da her öğlen eve gelebilecek kadar yakın oturuyordu işine, ama ben şehir değiştiriyorum işe gidebilmek için. Servis kullanmazsam kendi olanaklarımla ancak 3 vesait+biraz yürüme ile evime varabilirim ve bu minimum 1,5 saat sürer (gidiş geliş 3 saat yani). Fakat süt sağabileceğim boş bir oda var yönetim kurulu katında. CEO’muz bir laf etmediği sürece orayı kullanabilirim gibi görünüyor şimdilik. Bebeğimi en az 1 sene (mümkünse daha çok) emzirmeyi çok istiyorum, bu yüzden elimden geleni yapacağım. Bakalım, adım adım gitmeye çalışıyorum, şimdilik birinci önceliğim bebeğimin sağlıkla doğması. Sonrasına artık sonra bakacağım, ne yapalım…..

  5. havva hanım 1,5 yaşı geçtim 6 aya bile razıydım.1 yıl ücretsiz izin alma durumum olsa hiç düşünmem, en fazla 1-2 ay alabilirim o da maddi gücümüzü zorlayarak. erkekler kadınların çalışmamak için bu izni istediklerini düşünüyor malesef 🙁 o yüzden bu konuda o kadar yılmış yıkılmış bi durumdayım ki içimden sitem etmek bağırmak çağırmak gelmiyor duran adam gibi 56 günlük bebeğimi alıp gidip bir yerde günlerce durasım susasım acımı içime akıtasım var 🙁 ben öğretmen olduğum için 10 dakikalık teneffüste sütümü sağmam imkansız zaten boş bir oda boş bir sınıf da yok. öğle arasında eve gelmem de süre olarak yeterli değil. öğretmenleri 1 yıl ücretsiz izne dayanamayacak kadar fakirleştirenlere ve haksız yere milyondolarları kazananlara hakkımı helal etmiyorum…

    • Çarşamba Gebesi Pelin

      Sana tamamen katılıyorum adaşım. Bir tek kez, sadece bir tek kez düzgün birşey yapacaktı bu hükümet, ama yine her zamanki gibi sağ gösterip sol vurdular. Saf gebelik duygularımızla bizi ümitlendirdiler. Sonuç ne oldu? Kendileri için çok iş yapıyor algısı yaratıp aslında yine hiçbir şey yapmadılar. Hep aynı. Ben artık hiiiç bir şekilde inanmıyorum güvenmiyorum bu hükümete. Ümidim de sıfır artık. Kendi başımızın çaresine kendimiz bakacağız. Ben yıllık izinlerimi biriktirmekle doğru birşey yapmışım geçen senelerde, 1,5 ay kadar izin yapabileceğim. Sen de rapor alacaksın mecbur. Ben de aynen senin ve binlerce gebe gibi, hakkımı, vergilerimi, haksız kazanç elde edenlere helal etmiyorum. Elbet bir gün hak adaleti yerini bulur.

    • Durumunuza cok uzuldum. Annemin de de benim bebekligimde basina gelen seyler. Ögretmenleri fakirlestirip, ama ögretmenden super performans bekleyip kendi cocugu icin ters takla atsin diye de super zengin bir kisim var. Cocuguna cift yatili bakici tutanlar var…peki o cocugu egitecek ogretmenin hali ne durumda soran var mi? Gel de apolitik ol ulkemizde.

      Neyse Benim önerim, eger mumkunse (ev yakinsa vs.) birisi (bakici, anneanne, baba) bebegi size okula getirsin bir sure. Ilk 6 ay en azindan. Tenefus aralarinda vs. emzirmeye calisin. Kac saat dersiniz var, uzun tenefus, ogle molasi vs. derken uygun zamanlarda bebegi emzirmeyi deneyebilirsiniz. Uygun bir bebek arabasida alirsaniz bebek te uyur arada.

      Ben gönullu olarak iznim sirasinda isime gitmistim, (ama benim isim esnek) akademik ortam da serbest, toplantimin -seminerin icinde bebisi emzirmistim.

  6. Çalışan anne hem çocuk için hem anne için çok zor.. Ama iyi taraflarından bakmaya çalışıp kendimizi öyle avutuyoruz. Yoksa işin içinden çıkılmıyor. Küçükken bırakmak gerçekten çok zor. İnş. anneniz ya da başka bir yakınınız vardır. Yabancıya emanet etmek çok daha zor.
    Süt sağma konusunda mutlaka kendinize bir oda belirleyin. 5 dakika da 50 cc bile sağsanız kafi. Müdür müdür yardımcısı odası spor odası her yer olabilir. Çocuğunuz daha önemli hiç çekinmeyin.. Ben de ilk zamanlar zorlanıyordum ama sonra dedim ki amann çocuğumun sütü hiç bişeyden önemli değil çekinmicem bi şekilde o ortamı uyduruğ sağıcam. Sonuçda o sütü ertesi gün tüketecek. Anne sütü alması çok önemli..
    Neyse ki yaz tatilleriniz yarı yıl tatilleriniz var bu yıl bayramlarda uzun..
    İnş. istediğiniz kadar yavrunuza vakit ayırabilirsiniz…

  7. Bu doğru mu? Gerçekten doğum izni uzaya uzaya sadece 1 hafta mı uzadı. Basında hiçbir yerde bununla ilgili bir haber görmedim. Ya da ben kaçırdım galiba. Şu anda etrafımdakilerle birlikte 4 kişi doğum izniyle ilgili haberleri bekliyoruz. Elif hanım bize bilgi verebilir misiniz. Teşekkürler.