28 Yorum

Bir kedi gördüm sanki…

Paphia’yı kaybedeli iki buçuk sene oldu. Son bir senedir falan kıpırdanmaya başlamıştık “evimize bir hayvan alalım artık” diye…

İnsan bir başlayınca evini hayvanla paylaşmaya, onsuz çok boş geliyor…

Bir sürü kedi köpek çıktı karşımıza, internette. Kız kardeşim bilumum hayvan hakları derneklerinin Facebook sayfalarındaki sahiplendirilmeyi bekleyen kedileri, köpekleri paylaşır durur hep. Ben de hep Doğan’a gösteririm “Bak, bunun da yuvaya ihtiyacı varmış” diye. O da hep “henüz zamanı değil” der.

Ama doğru zamana biz karar vermeyecekmişiz meğer. Meğer kader ağlarını örmüş.

Anadolu Yakası’nda geri göç etme projemiz kapsamında Deniz’i önümüzdeki sene Moda’da bir ilkokula göndermeye karar verdik. Birkaç tavsiye, bir iki yönlendirmeyle içimize sinen bir seçim yaptık. (Hakkımızda hayırlısı…)

Eh, haliyle Moda’da yaşayalım istiyoruz. Hem çok güzel semt. Hem her yere yakın. (Evet, biliyoruz, dehşet otopark sıkıntısı var.) Falan filan…

Bu sabah karşıya geçtik, hem okulu Deniz’e gösterelim, hem de sonrasında birkaç ev bakalım dedik. Arabayı park ettik, iner inmez Deniz “Bu ses ne?” dedi. Sesin geldiği yere baktık ki avuç içi kadar bir kedi. Gerçekten avuç içi… Gözleri hafif kapalı, miyavlayıp duruyor. N’aparız, n’ederiz derken babalarının çekiştirmesiyle yolumuza devam ettik. Ama aklımız onda kaldı.

Okula baktık, birkaç eve baktık derken aradan birkaç saat geçtikten sonra arabaya döndük. Bizimkinin hala sesi geliyordu. Boynumuz bükük, ayrıldık.

Aradan yine saatler geçti. Ben çocukları anneme bırakıp Yasemin’e gittim. (Bir haftalık sıkı diyeti takiben üç haftalık direniş sonunda 59.1’e düşmüşüm, Yasemin pek beğendi) Dönüşte bir başka eve bakmak üzere babamla Moda’ya gittik. Arabayı park ettik, ben “Bir bakayım bakayım bu hala orada mı?” dedim ve evet, aynı yerde duruyordu bizimki. Milim kıpırdamamıştı. Saatlerce onu ya gören olmamıştı, ya da bizim gibi üzülerek önünden geçip gitmişlerdi.

Ben işaretleri inanan ya da inanmayı tercih eden bir insanım. Moda’ya yeni bir hayat kurmak üzere gittiğimiz ilk günde arabadan iner inmez karşımıza çıkan bu kedi bizi bekliyordu. Yoksa saatler boyu aynı yerde kalmasının, kimsenin almamasının nasıl bir açıklaması olabilir ki?

Daha fazla düşünmeden aldım. Ece’yi aradım, veterinerden randevu aldı. Gözleri iyice kapanmıştı, Ece’nin (benzer şekilde) kör olan kedisinin akıbetine uğrayıp uğramayacağından emin olamayarak veterinerinin yolunu tuttuk. Bir yandan da Doğan’ı nasıl ikna edeceğimi düşünüyordum.

Ece’nin kedisinin veterineri sokak hayvanlarına şefkatli yaklaşan bir kadın. Zaten muayenehanesinin içinde bir sürü yamuk tipli kedi var: Gözü olmayan, kuyruğu kırık olan, felç olan! Kadıncağız kimsenin bakmayacağı kedileri alıp iyileştiriyor, sahiplendirebilirse sahiplendiriyor, sahiplendiremezse oturup kendi bakıyor.

Bizimkine baktı, etti. Gözlerini temizledi. Bir gözü özellikle kötüydü, çok korktuk. Bayağı bir temizledikten sonra güzel haberi verdi: Gözleri sağlamdı! Sadece konjuktivit (??) olmuştu. Birkaç gün tedaviyle iyileşecekti. Onun dışında ciddi bir sorunu yoktu, biraz üst solunum yolu enfeksiyonu, ama ciğerleri temizdi. Tabii ki üstü başı bayağı pisti, pireliydi ama onların bir çaresi vardı.

Karnını doyurdu hemen… Bayağı bir yedi bizimki. İyiye işaret.

Çok bebek henüz. 5 haftalıkmış. Katı yemeye yeni başlıyormuş, zaten yerken tıptıptıptıp sesler çıkarıyor. 300 gram ağırlığında. Yarım kilo bile değil!

Dişi. Kedi kontenjanından bile olsa evde bir kızın daha olacağını bilmek iyi geldi.

Zeytin

Tedavisini yaptırdıktan sonra annemlere götürdük, çocuklar da oradaydı. Çıldırdılar. İnanamadılar. Bizim mi dediler? Kalacak mı dediler? Deniz çok sevindi. Onun için çok istedim zaten… Aklı ermeye başladıktan, Paphia’nın yokluğunu anladığından beri hayvan istiyordu, artık zamanı gelmişti. Evet, planladığımızdan erken oldu ama gün içinde konuştuğum tüm kedi sahipleri “Siz kediyi bulmazsınız, kedi sizi bulur” dedi. Böyleymiş bu işler…

Doğan’ı ikna etme süreci oldukça zorlu oldu, ama sonunda yelkenleri indirdi yufka yürekli kocam. Eminim en bizim kadar sevecek bu kediyi…

Adını Zeytin koydu Deniz.

Zeytin2

Bu akşam çocuklarla birlikte annemde kalacak Zeytin. (Çocuklarım yetmezmiş gibi kedimi de gelir gelmez anneme çaktım, nasıl? Biz bir günlüğüne Ankara’ya gidip geleceğiz). Az önce annemi aradığımda bu sefer kediyi daha çok sorduğumu fark ettim. Sanırım insanın aklı en aciz olanda kalıyor hep…

Olur mu, olmaz mı derken biz de kedili hayata adım atmış olduk böylece… Plansız bir şekilde… Ama “hayat, sen başka planlar yaparken başına gelenler” değil mi zaten?

28 yorum

  1. Eliiiiiiiiif benden bir milyon hayır duası aldın, kedi severler adına bir milyon teşekkür, bir can kurtarmışsın 🙂

  2. ay ne guzel ya benim kizda kedi kopek icin oluyor…ama ben cesaret edemiyorum ya galiba birazda korkuyorum :(((((((((((

  3. Harika, harika…..
    Bizim de kedimiz dahasi oglumuz bizi bulmustu. Ondan once ev ne kadar bosmus, biz napiyorduk hatirlamiyorum :D. Kediyle yasamak cok ama cok kolay, hic bir derdi tasasi yok. Kumunu temiz tutmak gerek, kabina da yemegini suyu koydunuz mu o kendisi duzenini bulur zaten. Yemek kaplari kumundan uzak olsun yeter. Bir de hemen tirnaklarini torpuleyebilecegi bir seyler alin derim, boylece hic bir sekilde esyalariniza bulasmaz.

    Desene 3 tane zeytinin oldu artik Elif ;): Deniz de Derin de esime cok benziyorlar, biraz tuhaf kacti cumle ama , sanirim bizim de oglumuz olsa senin iki zeytine benzeyecekler. Kara kas kara goz kuzular.
    Sevgilerimle,
    Deniz

  4. Çok kıymetli hayırlı bir iş yapmışsınız. Kutlarım.

  5. Çok sevindim. Bir köpekle evimi hiç paylaşmadım ama kıdemli bir kediciyim (bir aylıktan beri bizimle olan 20 yaşında yaşlı bir kızımız var). Kendimi tutamayarak birkaç öneride bulunacaktım ama kardeş durumundan aşinalık olduğunu okuyunca vazgeçtim 🙂 Kedili yaşama dair yazılarınızı merakla bekliyorum. Zeytin ismi de güzelmiş 🙂

  6. hahah bayıldım bu söze “Siz kediyi bulmazsınız, kedi sizi bulur”” 3 kedili 1 köpekli (hepsi sokaktan bulunmuş) 2 çocuklu bir anneyim wallahi bu sözü bilmiyordum öğrettiğin için teşekkür ederim 🙂

  7. Zeytin’in sıcak bir yuvası var artık…
    Vallahi hayatta eve hayvan sokmam diyen ben bile okurken ne güzel diye iç geçirdim.

    Üstteki cümlemden dolayı yanlış anlaşılmakta istemem, hayvanları sevmediğimden falan değil, köpekten çok korkarım, kedileri severim, fakat onların doğal yaşama alanının ev olmadığını düşünüyorum. Kızımda kedileri ve köpek yavrularını çok seviyor. Ben büyük konuşmayayım aslında değil mi:)

    Bende yaşantımızda bazı olayların tesadüf olmadığına inananlardanım. Zeytin orada sizi bekliyordu, hep beraber mutlu günleriniz olsun inşallah…

  8. Güle güle büyütün. Bizim kedi de yaklaşık 4 aylıkken dışarıdan otoparkımıza geldi. (2011 eylül) Hem de komşumuzun aracının motorunda ve tesadüfen parçalanmadan. Ama hırpalanmıştı, bacağında kırıkları vardı. bir gün es geçebildim, 2.gün pes ettim, eşimle aldık bakımlarını yaptırdık ve evimizin yeni üyesi ilan ettik. Öyle ürkekti ki 1 hafta ona hiç dokunmadan sabrettim, bekledim, sadece yumuşak sesle konuşup yemeğini verdim, kumunu değiştirdim. O geldi yavaş yavaş, şimdi geceleri yastığımı paylaşıyorum. Bana sarılıyor resmen, o da bambaşka bir sevgi, zaten daha önce tatmışsınız.
    Bebeğim de 9 aylık, hayvan sevgisini bilerek yaşayarak öğrensin istiyorum. İşaretler önemlidir, iyidir güzeldir 🙂 Kara Zeytincik şansınız olsun hepinizin. Sevgiler…

  9. Elif cok sevindim. Kedili bir aileyiz biz ve cok seviyorum. Sana tavsiyem Eger sadece evde bakacaksaniz disariya salmayacaksaniz kedinin tirnaklarini kesmeye alistirman bebeklikten. Sonra hic problem cikarmiyorlar. Biz kesiyoruz ayda bir gibi. Tirmalama esyalara zarar verme derdimiz Yok denecek kadar az:) bir diger tavsiyemde auto cat liter box olacak. Harcadigim en iyi 100 dolardi diyebilirim. Buraya bir ornek link ekliyorum. Benimki bunun 4 sene onceki modeli hala calisiyor tikir tikir. http://mobile.walmart.com/m/phoenix;jsessionid=3972269DB8BB16E4EEF96F221A47314F#ip/Littermaid-Classic-Self-Cleaning-Cat-Litter-Box-LM580-Cats/14660228 Eger orada bulamasan bile buraya geldiginde almalisin.

    Sevgiler

  10. Esra Feyizoğlu

    Kediseverler hemen coşmuş 🙂 Bana da çok kedi vermek isteyen oldu ama ben de zamanı geldiğinde kedimin beni bulacağına inanıyordum ve de öyle oldu. Yalnız bir değil üç tane birden 🙂 Bir tanesi kayboldu maalesef. Diğerleriyse 8 yaşında maşallah. Zeytin çok şanslıymış, mutluluklar dilerim.

  11. sen ne güzel bir insansın yaa!

  12. İşaretleri izlemeniz, kalbinizi dinlemeniz nefis olmuş bence! Yanınıza almasaydnız eminim vicdanen rahatsız olacaktınız. Çocuklar bayılıyor hayvanlara, benim kızım da görür görmez gidip sarılıyor. Bence çok muhteşem olmuş, sevgiler.

  13. Incir'in Annesi

    Her zaman ki gibi cok guzel anlatilmis, sevgi dolu bir hikaye. Yeni yerinizde, yeni okulda, yeni aile uyenizle mutluluklar.. Evin tum yavrularina opucukler.

  14. hoşgelmiş zeytin, ne kadar şanslı bir kedicik olduğunu anlayacaktır umarım zamanla (:

    ama şu sözünüz beni bitirdi (:

    “Dişi. Kedi kontenjanından bile olsa evde bir kızın daha olacağını bilmek iyi geldi.”

    acaba başbakan “en az 3” derken de bir işaret veriyor olmasın 😉

  15. Ahhh, ne güzel ne güzel olmuş 🙂 29 yaşında evde ilk kez kedi bakmaya başlayan biri olarak şunu diyebilirim ki, kedisiz ev bomboooş çok sıkıcı.
    Ayrıca kedilerin duasına mı desem, şansına mı desem inanırım ben. Zaten kalbi temiz bir insansınız, işleriniz daha da yolunda gidecektir dileğim.
    Zeytin çok tatlı. Hep foto istiyoruz çok foto istiyoruuuz!

  16. Benim de siyah bir kedim vardı,siyah kedi iyidir,çok akıllı olurlar ve uğur getirir denir.size uğurlu gelecek zeytin yeni evinizde ve yaşamınızda,sevgiler 🙂

  17. benim kızım da sokakta kedileri görüp çıldıran bebeklerden , o kadar çok seviyor ki ayy piisss , çocuk mikrop kapar laflarına aldırış etmeden sevmesini sağlıyorum kediyi.. Pisse temizlenir sorun nerede anlamıyorum..Kızım için evde bir kedi olmasını çok istiyorum bununla beraber şimdilik bu mümkün değil, belki Nesli de 3 – 4 yaşına geldiğinde ve kendimize ait bir evimiz olduğunda sakar derler bizim oralarda rengarenk bir kedimiz olur:):))

  18. Deniz’e Karaböcü kitaplarını tavsiye ederim. Taşındıkları için 2. sınıfa ayrı bir okulda başlayan ve yeni kedisi sayesinde kolay uyum sağlayan bir çocuğun hikayesi 🙂

  19. Çiğdem-Üzüm

    Ah ben bayılıyorum bu hikayelere…Biz daha Üzüm’ümüze kavuşmadan o biraz ayaklanınca bizi bulacak kedimizin de hayallerini kuruyoruz evde sevgilimle. Çocukları doğaya ve yaşayan her varlığa saygılı ve bu kadar sevgi dolu büyütmek yaşadığımız dünyada onların ne kadar hayrına diye düşünsem de zaman zaman, başka türlüsünü yapamayacak olduğumuz için derin bir ohhh çekiyorum diğer yandan.
    Minik Zeytin hoş gelmiş hayatınıza!

  20. Ne iyi yapmışsınız ihtiyacı ola bir cana kucak açmakla.

    Benim de bir kedim vardı, evlenince anneme bıraktım ve eşim evde hayvana kesinlikle karşı birisi. Ben de yuva arayan o canlar için o kadar üzülüyorum ki.

    Çok sevindim gerçekten. Kalabalık bir aile olmak çok keyifli.

    Sevgiler.

  21. çok kıskandım

  22. Çok şekerleme bir arkadaş bulmuşsunuz. Benim için de öpün koklayın. Görünce çok şaşırdım; hikayesini duyunca daha da şaşırdım. nedeni de şu: Ablamların yıllar önce Zeytin diye kara, tüylü tüylü dünya tatlısı bir kedileri vardı. Sonra çiftleşme mevsimi geldiğinde doğanın çağrısına karşı koyamadı ve Zeytin kaçtı gitti. İşin ilginç yanı ablamlar o günlerde Moda’da oturmaktaydılar. Ablamın oğlunun adının Deniz olduğunu da ekleyeyim. 🙂
    Kim bilir, o Deniz’in Zeytininin torununun torunudur belki de sizin Deniz’in Zeytin’i.
    Sevgiler.

  23. Kedilerin insanları bulduğu yargısına kesinlikle katılanlardanım.
    Bundan üç ya da dört sene önce,evimiz beşinci katta olmasına rağmen merdivenleri tırmana tırmana çıkan bir kedicik iki günlüğüne misafirimiz olmuştu,sonra sahibi geldi aldı falan 😀 yine de çok güzel bir duyguydu,ergen salaklığıyla saçmasapan bir isim bile koymuştum ben ona 🙁

  24. Çok tatlısınız 🙂 Bu yazınıza da bayıldım.Sevgiler 🙂

  25. Zeynep eyuboglu

    Son 1 aydır yaşanan olaylarda ki tutumunuzdan sonra birde bu hikayeyi okuyunca kesinlikle doğru yerde olduğumu, 2 senedir doğru kişiyi okuduğumu, bazen dediklerini yapmaya çalıştığımı bir kez daha anladım. Moda’da Zeytinle yeni hayatınızda mutluklar diliyorum. Umarım karşılaşırız…

  26. Çok tatlı bu pisiiiii.. Kayınvalidemin kedisinin aynısı (siyah ama uzun tüylü), tıpkı onun kadardı sokaktan aldığımızda ve tesadüfe bak ki adı da Zeytin 🙂 O kadar tatlı kiiii.. Bir defa balkondan aşağı uçtu Elif Teyzesi ama neyse ki harika veterinerimizin doğru tedavisi ile sağlığına tamamen kavuştu. Şimdi kocaman oldu, kucaklara sığmıyor. Sizin de o günleri sağlıkla görmenizi dilerim. Güle güle büyütün kızınızı 🙂