12 Yorum

Deniz M’in Gebelik Günlüğü, 32. hafta

Perşembe gebesi Deniz İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor. 

Deniz M’in Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

İnsan bir kere hızını almışken duramıyor…demek ki! Çifte düğünden sonra sonsuz dinlenicem, bebiyi huzura boğucam yeminleri ederken gene yalan oldu herşey ve gene yollara dökülüp ordan oraya sürükledim koca göbeğimi. Günlükleri taaa başından beri takip edenler belki hatırlar, hani nikah şahidim olacaktı çook sevdiğim biri de düğünümü bekleyemeden ölüvermişti. Ben de cenazesine bile gidememiştim o karda kışta, Brüksel’de, hem de daha 12 haftam bile dolmadan. İşte benim için çok özel olan o kişi için bir anma töreni düzenlendi geçen hafta, doğum gününde, çok zarif ve bir o kadar da anlamlı ve renkli bir etkinlik, ve ben sınırlarımı zorlamak adına katılmak istedim, taaa Brüksel’de bile olsa.

deniz32

Sevgilim başta epey muhalefet ettiyse de sonra hamile nazımı çekip sağolsun kırmadı ve bana eşlik etti taa oralara kadar (zaten onun da çok iyi tanıdığı ve çok sevdiği biriydi). Geçen hafta epey yorucu ve yıpratıcı bir haftaydı özetle. Bu yüzdendir ki geçen haftaki yazımı yazmaya bile fırsatım olmadı.

Doktor raporu ile epey tedirgin bindiğim ucak yolculuğum 4 saate yakın sürdü. Varis çorabı giymiş olmama rağmen tıklım tıklım dolu uçakta kıpırdamak bile bi mesele olduğu için inmek için dakikaları saydım desem yeridir. Uzun zamandır görüşemediğim arkadaslarımı görmek, hepsi tarafından teker teker şımartılmak, özlediğim lezzetlere kavuşmak her ne kadar çok güzel olsa da, ani iklim değişikliği (35 dereceden 15 dereceye, üstelik yağmurlu), bütün gün dışarda olmak ve fazlasıyla yürümek, bir de bir türlü kararmayan hava sebebiyle biyolojik saatimin sapması sonucu aşırı uykusuzluk beni benden aldı! Sonuç, davul gibi şişen eller, ayaklar ve her eklemimin ayrı telden çalmak suretiyle ağrıması!

Her ne kadar kadere teslim olup hamile kalacağım zamanı seçememiş olsam da, kış hamileliğinin nasıl olacağının kısa bir provasını da yapmış oldum böylece. Ve hamileliğimin ilerleyen zamanlarının sıcak havalara denk gelmiş olmasına çok ama çok memnun oldum! Tamam sıcak da bunaltıyor ara ara ama kat kat giyinmek ne büyük iskenceydi! Kendimi taşımakta zorlandığım şu günlerde bir de kat kat kıyafet, mont, şemsiye, kalın çoraplar hiç çekilmedi. Döner dönmez bir ”ooohhh” çektim şapıdık terliklerime ve tiril tiril elbiselerime kavuşunca! Bundan sonrasında da demek ki strateji yapıp yine yaza denk getirmek gerekiyor hamileliği, mümkünse tabii!

Uzun ve zorlu Brüksel seyahatinin yorgunluğu henüz üzerimdenken, hemen ertesi günü, bu sefer iş yerimin düzenlediği ve şehir dışındaki 3 günlük bir eğitime katılmam gerekti. Bir bavulu bırakıp öteki bavulu elime alıp yine döküldüm yollara. Özetle, yine eğlenceli ve dolu dolu, ama yine çoook uzun günler ve uykusuz geceler geçirdi bebi benimle beraber. Arada canımı acıtan hareketler yaparak benden intikam aldığını ve onu maruz bıraktığım bu tempoya isyan ettiğini düşündüm ister istemez. Ama bu sondu, gerçekten, bundan sonra ayaklarımı uzatıp yatıp dinlenicem, söz!

Bir de seyahat öncesi görünmez bir kaza yaşadık ki aklıma geldikçe fena oluyorum. Gayet normal, sakin ve sağlıklı bir günün sabahı, evden çıkıp yokuş aşağı henüz 10 atmıştım ki sanki ayağımın altından halı çekilmiş gibi kaydım ve yüzüstü (daha doğrusu tamamen karın üstü) yere kapaklandım! Sonrasında yaşadığım şaşkınlığı, korkuyu ve paniği anlatmaya kelimeler yetmez! Sokağın ortasında kalakaldım! Kendimi toparlayınca eve geri döndüm. Neyse ki kanayana bir yerim yoktu ama uzun süre kendime gelemedim. Doktorumun ”hemen gel, kalp atışlarını dinleyelim” uyarısı üzerine eve koşan sevgilimle beraber gözyaşları içinde muayeneye gittik. Neyse ki korktuğum gibi bebinin kolu, bacağı, kafası veya kalçası kırılmamış (çok şükür). Hatta ”istesen bile kıramazsın” dedi doktorum, amniyotik sıvı bir nevi hava yastığı görevi yaparak bebiyi darbelerden korurumuş. Ama plasentanın zedelenmesi, yerinden oynaması veya kanaması sozkonusu olurmuş ki işte asıl sorun orda başlıyor. Neyse ki hasarsız atlattık bu kazayı ama 2 gün kıpırdamadan yatıp şükretmekle ve o bikaç saniyeyi tekrar tekrar yaşamakla geçti ömrüm. Sonra da arsız arsız dolandım durdum işte yurtiçi yurtdışı demeden!

Sonuçta, macera kontenjanımı fazlasıyla doldurmuş olduğumu ümit ediyor ve bundan sonrasında bebiye sakin, huzur dolu ve sağlıklı günler sunabilmeyi diliyorum. Bikaç hafta daha işe güce devam. Sonrasında da geri sayım başlıyor.

Güneş’li günler bizi bekliyor!

Sevgiler,

Deniz

 

12 yorum

  1. Çok geçmiş olsun size ve bebeğinize. iyi ki bir şey olmadı ikinize. Nasıl oldu da düştünüz ki, ayağınız mı kaydı?

    • Çok saolun. Evet ayağım kaydı ve uçtum resmen… Görünmez kaza işte… Artık yere sağlam basacam diye çok ama çok komik yürüyorum!

  2. Çok geçmiş olsun Deniz, okurken ben bile korktum kim bilir sen nasıl kokrtun.
    Bir şey olmadığına çok sevindim.

    40. haftayı görebilirsen eğer göbeğini merak ettim doğrusu 🙂 çok büyüyecek sanırım, ama çok güzel gözüküyorsun.

    Gelecek haftalarda iyi haberlerini duymak ümidiyle.

    Sevgiler…

    • Çooook teşekkür ederim. Pek tombik bi tosbağa oldum zaten ama ben de merak ediyorum 40. haftada nasıl olurum acaba diye! 🙂 Güzel haberler paylaşmak dileğiyle, Sevgiler

  3. Verilmiş sadakanız varmış. Nazar mı değdi acaba sana? Böyle çifter çifter düğünler, oraları buraları gezmek derken milleti çatlatmış olabilir misin orta yerinden? Neyse gözü olanın gözü çıksın diyelim ve sağlıkla devam edeceğin güzel bir hamilelik dileyelim sana 🙂

    • Valla aynen öyle! Gözü olana aşkolsun! Artım görünen görünmeyen herrryerlerimde nazar bocukları takılı! 😉 Hepimize sağlıklı günler inşallah!

  4. Merhabalar bende 27 haftalik hamileyim ve karninizi gorunce woooowww dedim cok guzel gorunuyor.. Masallah diyelimmm.. Saglikla kucaginiza alirsiniz insallah miniginizi…

    • Çok teşekkür ederim. Eminim sizinki daha da güzeldir! 🙂 Siz de sağlıkla kavuşursunuz inşallah bebinize! Kazasız belasız huzurlu günler dilerim.

  5. Deniiizzz
    Ödüm koptu okurken bile.. Çok geçmiş olsun arkadaşım çok…
    Şimdi iyi olmanıza sevindim. Dikkat edin. Yatın dinlenin analı kızlı..

    • Sağolasın. Benim de ödüm koptu valla. İnşallah hiçbir hamilenin başına gelmez. Valla insan adım atmaya korkar oluyor!

  6. Aiyy Deniz çook geçmiş olsun, çok şükür iyisiniz <3

    • Saol Fido. Nerelerdesin sen yahu? Özlettin kendini! İyi oldu ses verdiğin! 🙂 Öpüldünnnnnn