8 Yorum

Deniz M’in Gebelik Günlüğü, 33. hafta

Perşembe gebesi Deniz İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor. 

Deniz M’in Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Geçen haftaki macera dolu günlerin sonrasında nispeten sakin bir haftayı geride bıraktık.

Deniz33

 

Annem babam taaa Adana’dan kalkıp geldiler son hazırlıklar için. Önce 3 kız (annem, ben ve bebi) gidip bebek şekeri, sepeti, hastane odası süsü, fırfırı, oyuncağı gibi ıvır zıvır şeyleri aldık bir bütün gün dolanıp. Ertesi gün de o bebek mağazası senin bu bebek mağazası benim dolanıp son alışverişlerimizi tamamladık (pusetten termometreye, yastıktan kuvete, gecelikten sütyene). Sonrasında da hummalı hazırlık evde devam etti. Annem sağolsun beni hiç bulaştırmadan bebinin onlarca eşyasını yıkayıp temizleyip sabırla herşeyi teker teker ütüledi, katladı ve yerleştirdi. Hatta hastane çantamızı bile hazırlayıp kapının önüne koyduk ki kafamız rahat etsin. Artık en azından ev bebiye hazır.

Anne babası olarak biz de bebinin gelişine hazır olabilmek için birkaç haftadır doğum yapmayı planladığım hastanenin ücretsiz kurslarına katılıyorduk. Haftada bir, 2 saat süren bu kurslarda, her hafta konunun uzmanı doktorlar ve hatta hemşireler gelip bir salon dolusu hevesli, heyecanlı ve tedirgin hamilenin ve onlardan daha tedirgin baba adaylarının bitmek tükenmez bilmeyen sorularına sabırla cevap verip, detaylarıyla konu anlatıyorlardı. Bu hafta son dersimiz vardı. Çok memnun kaldığımızı ve şiddetle herkese tavsiye ettiğimizi belirtmek isterim. Hatta sonunda bir sürpriz yapıp hepimize birer sertifika verdiler ki şimdiye kadar aldığım tüm diplomalardan daha mutlu etti beni desem yeridir!
Bu arada bakıcı/yardımcı arayışım hala devam ediyor ama maalesef aday adayı bile bulmakta zorlanıyorum. Nasıl olacak içime sinen birini bulamazsam, düşündükçe içim daralıyor. Neyse, daha bir ay var, kısmet, deyip geçiyorum.

İşyerimde de elimdeki işleri bitirme ve diğer arkadaşlara teslim etme telaşı yaşamaya başladım. Ah nasıl da dört gözle bekliyorum şu doğum iznimi. Artık ciddi toplantılara edepli usturuplu kıyafet bulmak da giymek de zorlaştı, hatta ayağıma terlik yerine ayakkabı giymek tam bir zulüm olmaya başladı. Üstüne bir de uzuuun ve sıkıcı toplantılarda konsantre olabilmek hepten imkânsızlaştı. Hatta benden önce bebi sıkılıyor böyle ortamlarda ve resmen gezmeye çıkıyor göbeğimde, bir o yana bir bu yana. Ben de mecburen ayaklanıyorum onu rahatlatmak için.

Geçenlerde memleketin en büyük holdinglerinden birinin en üst düzey yetkililerinden biriyle (CFO) toplantı sırasında pek maceralı anlar yaşadık. Giymişim tabii edepli usturuplu diz boyu hamile elbisemi, dolayısıyla açamıyorum bacaklarımı doya doya ki salayım göbeğimi ortaya (normalde yaptığım ve rahat ettiğim gibi). Altına da 2 saatten bişicik olmaz, arabada değiştireceğim nasılsa diye az topuklu hanım hanımcık ayakkabılarımı giymişim (arabadan toplantı odasına yürüyeceğim mesafe 10 adım ya var ya yok, ama olay o topuklularla oturur vaziyette bile olsa ayaklar ayakkabının içinde durabilmek). Tabii toplantı sırasında bebi sıkıntıdan çıldırınca (ve itip kaktığı yerler benim de canımı acıtınca) benim de ayaklanmam farz oldu. Pek mühim projelerin konuşulduğu toplantının en hararetli yerinde ben birden ayaklanıp “çok affedersiniz ama müsaadenizi istemek zorundayım, benim biraz hava almaya ihtiyacım var, hemen dönerim” deyince odadaki erkeklerin hepsi pek bi panik yaptılar! Sanki “suyum geldi, doğuruyorum, acil hastaneye yetiştirin beni” demişim gibi elleri ayakları birbirine dolandı. Hemen sekreterler çağırıldı, kollarıma girip beni bi odaya götürüp bi koltuğa yatırdılar, birileri kolonyalarla ovalarken bileklerimi, bir başkası ayakkabılarımı çıkardı, zorla uzandım, yastıklar bulundu ayaklarımın altına, biri ambulans çağırıyordu ki zor zapt ettim “gerçekten gerek yok” diye. Toplantı da fena halde sabote olmuş oldu tabii böylece. Bir yandan mutlu oldum tabii ki gösterilen bu hassasiyete, ama bundan sonrasında terlik ve rahat kıyafet giyemeyeceğim, uzun sürmesi beklenen ve beni çok germesi muhtemel konuların konuşulacağı toplantılara girmememin herkesin hayrına olacağı konusunda da anlaşmış olduk.

Haftaya doktor kontrolümüz var. Bebinin geliş tarihiyle ilgili daha gerçekçi tahminler duyacağız ve de son uyarılarımızı alacağız. “Güneş”li güzel günlerde mutlu haberler paylaşmak dileğiyle,

Sevgiler,

Deniz (&Güneş)

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

8 yorum

  1. Incir'in Annesi

    Bu hafta da herkeste bir macera masallah:) Az kaldi, sabir:)

    Deniz, cok guzel olmus butun hazirliklar hooop bir anda tamamlanmis. Bundan sonra artik dogum yapmaya tam anlamiyla yogunlasabilirsin. Yasasin anneanne babaanneler!! Yardimlari sayesinde saskin analik hallerini atlativeriyoruz.

    Sevgileeer,

    • Valla haklısın çok yaşasın annaneler (bizde babanne yok maalesef)! Desteklerinin devamını bekliyoruz uzuuuun yıllar! :)))
      Sevgiler ve hatta öpücükler sana da!

  2. Su gebelik gunlukleri sayesinde Gunes’in daha dogmadan onunla yasit arkadaslari olacak diye dusunuyorum acaba dogru mu dusunuyorum 😀

  3. sevgili esra,
    ben de 20 haftalık gebeyim, arada takip ediyorum gebelik günlüklerini, senin yazını ilk defa okudum. anladığım kadarıyla güneş olacak kızının ismi, ben de güneş koymayı düşünüyorum ve bizimkiler de adanada. iki güzel tesadüf:) kolaylıklar diliyorum.
    nur.

    • Desene az daha ötelesek akraba çıkacaz! 🙂 Istanbul’daysan tez vakit kaynaşalım, bebileri de kaynaştıralım o zaman. Bu kadar tesadüf boşa çıkmasın! Sağlıklı bir hamilelik ve sağlıklı bir bebi diliyorum sana. Sevgiler

  4. Aiiy Deniz sen anlattıkça ben heyecanlanıyorum, bana noluyorsa ayol! 🙂
    Hadi sağlıcakla, tam zamanında, mutlu, gülen gözlerse gelsin Güneş Hanım 🙂 – Yeni doğmuş bebeğin gülen gözleri mi olur deme, vallahi oluyor, arkadaşlarımın çocuklarında gördüm ben 🙂 –