5 Yorum

Deniz M’in Gebelik Günlüğü, 35. hafta

Perşembe gebesi Deniz İstanbul’dan bildirmeye devam ediyor. 

Deniz M’in Günlüğü’nü buradan takip edebilirsiniz.

***

Bebiye söz verdiğim gibi sakin ve olaysız günler geçirmeye devam ediyorum. İşyerine adet yerini bulsun diye gidip gelmeler, iş çıkışı arkadaşlarla erken saatte ve eve yakın yerlerde hoş sohbetler, evde ayakları uzatıp dinlenmeceler derken günler geçiveriyor.

DenizM_35Hafta__

Arada ciddi ciddi kramplar giriyor karnıma. Artık kasılma mı, yoksa açılma/büyüme sancısı mı bilemiyorum ama kısa bir süre sonra kendi kendine geçiyor neyse ki. Bir de uzun süre ayakta kaldığımda ayaklarımın altı ve baldırlarım sızlamaya başlıyor ama dinlenince geçiyor o da. Sabahları da ellerini yumruk yapmakta zorlanıyorum, hatta bütün eklemlerime beton dökülmüş gibi oluyor, ama bir süre sonra açılıp kendime geliyorum. Sanırım babycenter’ın hemen her satırında yaptığı “esneme hareketleri yapmayı ihmal etmeyin” uyarısı bu yüzden bu kadar önemli!

Bebinin keyfi yerinde gibi. Ama yakında yeni doktor kontrolünde göreceğiz halini vaktini. Bu sefer ilk defa NTS cihazına bağlanacakmışız. Arada hissettiklerimin kasılma olup olmayacağını anlayacağız sonunda. Biraz tırsmıyor değilim tabii. Eğer kasılmalar bu kadar erken başladıysa sonumuz hayır ola. Zaten ne zamandır göbeğimin epey aşağıda durduğu söylenip duruyor, bebi de doğum pozisyonuna girmiş durumda. Kasılmalar da başlamışsa doktorumuz evden çıkmayı hepten toptan yasaklar diye korkuyorum. Zira ben hala yavaş yavaş da olsa vızır vızır dolanmaya devam ediyorum.
Geçen hafta gittiğimiz ve pek memnun kaldığımız “Marmara’da deniz keyfi” maceramıza bu hafta da devam ettik mesela. Bu sefer başka bir adaya ve başka bir tesise gittik hatta. Deniz girmeye bile gerek kalmadı öyle bir ortamda. Çimlerin üzerinde, ağaçların altında, püfür püfür esen rüzgâr, fonda çalan müzikler ve etrafımızdaki bikinili mayolu insanlar sayesinde bütün gün yatıp gazete kitap okuyarak sanal tatil yapmış kadar olduk yine. Bu hafta sonunu da dört gözle bekliyorum yine aynı tecrübe için. Hatta yine farklı bir ada ve farklı bir tesisi denemek için.

Arkadaşlardan da “yaklaştı mı, ne zaman, tam tarihin belli oldu mu?” telefonları artmaya başladı. En cevapsız kaldığım soru da “hazır mısın/ız?”. Bebinin eşyaları, hastane çantası, evdeki mobilyalar falan hazır hazır olmasına da, ben ve sevgilim ne kadar hazırız bilemiyorum. Hala yolda sokakta yürürken bir mağazanın vitrininden yansıyan kendi görüntümü tesadüfen gördüğümde bir an için bile olsa şaşırıyorum “hiii n’oldu bana böyle” diye! Sonra (bir andan bile kısa bir süre sonra) hatırlıyorum tabii hamile olduğumu ve hatta mutlu bile oluyorum bu duruma! Ama durum böyleyken (yani hala ve ısrarla bu duruma şaşırabiliyorken) nasıl hazır olunabilir ki bebinin gelişine? Şüphesiz ona da her bakışımda (en azından bir süre) “nerden geldi bu bebi buraya? Ne zaman? Nasıl oldu?” diye geçireceğim kafamdan. Ama yine eminim ki bir andan bile kısa geçen bir süre sonra hatırlayacağım tüm yaşadıklarımı ama o şaşkınlık hali kalacaktır bir süre, alışana kadar. Aynı süreç sevgilim için de geçerli tabii. Hala her sabah uyanıp yanında koca göbeğimi görünce önce uyku sersemi bir şaşırıyor sonra da çok mutlu oluyor. Hatta “bebi geliyor, inanabiliyor musun?” diyor. Demek ki kendi bile hala inanamıyor. Dilerim bebi bizi hep güzelliklerle şaşırtır… Amin.

Haftaya Güneş’li güzel günleri paylaşmak dileğiyle,

Sevgiler,

Deniz

5 yorum

  1. Bende Deniz den 2 hafta geriden geliyorum ve her sabah yataktan kalkarken yada hamile olduğumu unuttuğum zamanlarda aynı şaşkınlığı yaşıyorum ve bir türlü inanamıyorum hamile olduğuma bir kızım olacağına…. Benimki tüp bebek diye böyleyim sanıyordum. Yalnız olmadığıma sevindim 🙂 bir türlü ordan bir bebişin çıkıp koynumda yatacağına inanamıyorum hayal gibi bir insana bu kadar mutluluk yaşatabilen dünyada başka hiç bir şeyin olmadığına şimdiden çok eminim ve iyiki kadınım diyorum bu yüzden…Ülkemde her ne kadar 2. sınıf vatandaşsak da özgürlüklerimiz için mücadele etmek zorunda da olsak dünyaya yeniden gelsem yine de kadın olmak hamileliği yaşamak isterdim. Ama malesef Trt deki şahsın konuşmasından sonra dışarıda gezerken biraz buruk olduğumu fark ettim.Her ne kadar genelde yanımda ”beyim ” olsa da arabadan inip yürümek zorundayız bebeğin eksikleri, market alışverişi, resmi kurumlarda bankalardaki işler kusura bakmasın artık o şahıs… Geri kafalı zihniyetin hiç bir zaman anlayamadığı bir şey var; kadın toplumun bir parçasıdır, %50 sidir, soyutlanabilecek eve tıkılabilecek bir nesne değildir.Gebe psikolojisiyle çok takıldım, çok gerildim bu sözlere :(((( Hele hele cinselliği yaşayarak değil, binbir zahmet ve eziyetle tıbbi yöntemlerle hamile kalmış biri olarak!!!!!!!!! Ve ben erkeklerde cinselliği yaşadığımı akla getiriyorsam bu halde vayyyyyyyyyy halimizeeeeeeee

  2. Veee tabiki Deniz M sağlıkla ve kolaylıkla bebeğine kavuşmanı diliyorum. Doğum hikayeni de zevkle okuyacağım…

    • Sevgili Pelin, takılma o hasta zihniyetlere. Bence de çok büyük bir mucize yaşadığımız (her ne şekilde kavuşulmuş olsa da, tedaviyle de olsa sonuç aynı, hatta tedavi sonucu daha bi tatlı olsa gerek onca çabanın başarılı sonuç vermesi açısından) ve benim sevgilim itiraf ediyor ki bir erkek olarak böyle özel bir süreci yaşayamadığı için resmen kıskanıyor! Bence bu adamlar da asla yaşayamayacakları bu süreci kıskandıklarından böyle abuk sabuk konuşuyorlar. 😉 Eh o zaman çatlasınlar, patlasınlar, biz de koca göbeklerimizi gere gere, geze dolana tadını çıkaralım hamileliğimizin! 🙂 Sana da kızına da sevgiler ve öpücükler!

  3. Eklemlerine beton dökülmüş.. sevdim bu benzetmeyi. Tam olarak yaşadığım bu Deniz.. yatıp kalmak eziyet halini aldı 🙂
    Sizi keyifli görüyor bende keyifleniyorum.
    Daha önce söylemiş miydim bilmiyorum. İyi ki sonuna kadar iş yerine gidebildin. Ben gurur duydum seninle. 🙂 Böyle olunca son ana kadar koşuşturma fırsatın oluyor. bu gerçekten bir şans.. Evde mecburen yatıp vakit geçirince çok daha iyi anladım.
    Öperim sizi.. Dikkat edin gezmelerde 🙂