17 Yorum

Onların odası ama benim kararım

Hayat bu aralar çok koşturmacalı diyorum ya, yemin ediyorum abartmıyorum. Bir ay boyunca direndik, normal döneceğiz derken annemler taşındı, şimdi bizim evin tadilatı, sonrasında da taşınma… (Yazar burada “Hayaaaat, beni neden yoruyosuuuuun” şarkısını mırıldanmaktadır)

Yeni taşınacağımız evde bayağı bir iş var. Malum, Moda’da evler bayağı eski. Bu ev de eskinin yenisi, ama 25 senelik ev nereden baksan. Ve bugüne kadar hiçbir şekilde elden geçmemiş. Hani, kullanılabilir halde olsa oturup uğraşmayacağız ama yok değil. Eh, bu durumda oldum mu sana iç mimar?

Aylarca girmemek için direndiğim, en nihayetinde kerhen bir hesap açtığım Pinterest‘e bi girdim, giriş o giriş. Çıkarabilene aşk olsun. Adeta Pinterest’te kendimi kaybettim, hükümsüzdür. Amanın o ne mutfaklar, ne banyolar öyle… O salonlar, o çocuk odaları, o dekorasyon!.. Baktıkça fikir edindim, pin’ledikçe havalara girdim. Bunca zaman içimde bir dekoratör büyütmüşüm de haberim yokmuş!

Sonuç olarak Pinterest hayata bakış açımı değiştirdi desem abartı olur belki ama ev hayatına bakış açımı değiştirdi dersem çok abartmış olmam. Mesela şu mutfağa ba-yıl-dım, şu tuvaletin rengine bittim, olur muydu, olmaz mıydı derken oldu olacak deniz kıyısında bir eve taşınalım deyip kendimi şu evin bahçesinde hayal ederken acı gerçekle karşılaştım: Paran kadar hayal et. Hoooop, hemen hayal dünyasından çıktım, gerçeğe döndüm, ve biraz ondan, biraz bundan, azıcık öyle azıcık böyle diyerek kafamda bir şeyler oluşturdum, bugün ustayla görüşüp hayallerimin boyunun ölçüsünü alacağım bakalım.

Eh, tabii ki bu hayal kurma sürecinden çocukların odası da nasibini aldı. Çocukların odasını -belki de biraz fazla- sahiplendim- ve onu da kendi hayalimdeki gibi yapıverdim. Önce şuradaki gibi bir raf sistemi kurdum duvara. O olmazsa bari bu olsun dedim. Çocukların odasındaki her telden çalan ahşapları renkli boyatmak istedim, şuradaki gibi. Duvarlarına rengarenk bir duvar kağıdı buldum. Bu sefer deli kızın çeyizi gibi oldu.

Sonra bir durup dedim ki: Kız Elif. Bu senin odan değil. Çocukların odası. Ne demeye kendi zevklerini onlara empoze etmeye çalışıyorsun? Sen değil misin bir buçuk aydır “Yaşam tarzıma karışma, bana kendi fikrini dayatma” diye sokaklara çıkan? Ne demeye şimdi sen kendi seçtiğin renkleri neyleri çocukların odasına yapıyorsun? Bırak onlar ne isterse o olsun! 

Bunu dediğim noktada Derin uyumuştu, Deniz ayaktaydı. Aldım kucağıma iPad’i, “Gel Deniz’ciğim” dedim, “sizin odanızı nasıl yapacağımıza bakalım.” Bakarken bakarken bu tabii bıt bıt basmaya başladı bir şeylere, nerede bir Lego varsa o çıkıyor karşımıza, bula bula bana bunu buldu:

LegoDuvari

Neymiş, bütün duvarı Lego yapacakmış. İstediği gibi oynayacakmış. Ne benim kitap raflarıma yer kaldı, ne okuma köşeme ne bir şeye! “Hadi Deniz’ciğim, yatma vaktin geldi” deyip kovaladım onu da yatağına.

Neyse efendim, biraz okudum, biraz bakındım, Facebook’ta sordum, renklerin duygular üzerindeki etkisi, yok Feng Shui falan filan derken kafamdan tatlı bir sarı ve/veya tatlı bir yeşil geçiyordu. Ertesi gün akşam yemeğinde son kez bir fikrini sorayım dedim Deniz’e, “Maviiiii!” dedi. İstemiyorum ben mavi. Hastane odası gibi geliyor, istemiyorum. Adı üstünde “blue”, depresif geliyor bana. Ama yok, bu mavi yapacakmış, üzerine kum çizecekmiş, dalgalar yapacakmış, hem gökyüzü gibiymiş hem deniz gibiymiş, ne güzelmiş falan filan.

Renk tartışmasını bir sonuca bağlayamayaduralım, ben çocukların odasına asmak için harika bir görsel buldum, yine Pinterest’ten tabii.

Brother

Ay buna bayıldım, bayıldım. Dedim ki aynısını isterim! Neyse, Doğan hazırlattı falan, odaya asacağız. Hazır yapmışken ne demeye İngilizce yapıyoruz, Türkçesini yapalım dedik. Dur, dedim, ben çevireyim hemen

Bazen
abinin olması

Yok, tam olmadı

Bazen
kardeş olmak
süperkahraman olmaktan

Yok, bu da uymadı

Bazen
abi-kardeş olmak
süperkahramanlar kadarrrrr

eeeeh, kalsın İngilizce dedik. Odanın rengi belli değil ama duvara asacağımız görsel hazır. Adamın bir nalı varmış, “işimiz üç nalla bir ata kaldı” demiş ya, o hesap…

Hayır yani n’olur ki şimdi ben bu odayı BENİM istediğim gibi yapsam? Çocukluğumuzda Pinterest vardı da biz mi seçmedik odamızı? N’olmuş yani 37 yaşına geldiysem, benim istediğim gibi bir çocuk odam olmayacak mı bu dünyada? Bu sefer benim istediğim gibi olsun, onlar da büyüdükleri zaman kendi çocuklarının odalarını kendi istedikleri gibi yapsınlar. Hem annelik bu değil mi zaten?!

Değil, di mi?

Peki…

17 yorum

  1. Benim de oğlumun odasıyla ilgili hayallerim bitmiyor 🙂 şu an para yok da allahtan burnumu sokamıyporum :))

  2. ahaha 🙂 kolay gelsin… işiniz zor. derin henüz küçük olduğu için -belki- onun fikirlerini gözardı edebilirsiniz ama deniz’i kolaylıkla saf dışı bırakabileceğinizi sanmıyorum 🙂 ahh bu kursakta kalan hevesler… bence mutlaka kendinizden de katın bir şeyler odaya, siz beğendiğiniz için mutlaka onlar da beğenirler zamanla, o kadar da kötü gelmiyor bana 🙂

    6 ay önce taşındığımız evimizde oğlumun odasına dair her türlü kararı ben verdim. duvar kağıdı seçerken dallı budaklı saçma sapan şeyleri mi beğenmedi, sırf teyze kızları bayılıyor diye barbieli kağıtları mı seçmedi… belki en olabilecek şey beğendiği arabalı kağıtla duvarları kaplamaktı ama kırmızı renginin odaya hakim olması bana hiç sağlıklı gelmedi. sonunda benim beğendiğim, renk renk rakamların olduğu kağıtta ve yeşil renginin hakimiyetinde karar kıldık. çok iyi de oldu çok güzel iyi oldu tamam mı 🙂 mobilyaları zaten o henüz doğmadan aldığımız mobilyalar… ama yatağını büyütünce bi havalara girdi, bi keyiflendi, süper 🙂

    şimdi sözün özü… ben yaptım, pişman değilim 🙂 oğlum da fazlasıyla seviyor odasını. oyuncaklarına, kitaplarına şununa bununa karışmıyorum, istediğini istediği yere koyuyor. caanım duvar kağıtlarına deli saçması stickerlar yapıştırmasına bile göz yumuyorum. eee daha ne? az büyüsün duvarların rengine de karar verir nasıl olsa…

  3. Incir'in Annesi

    Ne yalan soyleyeyim lego fikri sahaneymis. Odanin buyuklugunu vs.yi bilemden konusuyorum ama bir duvari boyle olsa fena mi olur yani?:) zaten ennn sade renkler, enn feng shuiler yapilmis, secilmis bile olsa duvarlar yapistirmalarla, yerler ortaliga dokulmus oyuncaklarla kaplanacak bence. Odanin o dekorasyon dergilerindeki fotosu belki bir gun surecek, sonra icine “yasanmislik” girecek ve ingilizce soylersek “end of story”

    Ah o heves cok acayip. Biz orda burda oldugumuz icin henuz hevesimi almis degilim ama benim hala umuduuuum vaaaaaar.

  4. şu aralar aynı sorular arasında kalmış durumdayım ben de. büyük kızım 3 yaşına gelmek üzere ve yaklaşık 3 ay sonra küçük kardeşi dünyaya gelecek. bu yüzden şimdiye kadar sadece ona ait olan odaya biraz el atmaya karar verdik. ben de hazırladıgım bütün imajları koydum kızımın önüne, gidip Şimşek Mcqueenli ranza seçti. benim yüzümdeki donuk ifadeyi görünce de pembe yaparız anne dedi 🙂
    sonunda daha sade bir ranza için anlaştık çünkü gördüm ki ben neye coşkuyla yaklaşıyorsam, o da aynı şekilde seviyor ürünü. henüz almasak da neyi alacağımıza karar verdik ve ben onun fikirlerini umursamıyormuşum gibi hissetmiyorum. onun da mutlu olduğunu görmek yetiyor bana. ve şimdilik yaşı da çok erken geliyor seçimleri tamamen ona bırakmak için.
    oda için de en pratiği duvar rengi, mobilya rengi gibi şeylerde karışık renkler yerine tek renk seçmek ve üzerine renkli objeler koymak 🙂
    her şey bir yana, birazcık bütçe bulup da dekorasyon işlerine girmek başlı başına bir keyif 🙂

  5. Bizim ailenin ortak görüşü, dekor gibi ortamların bir süre sonra yorucu olduğu yönünde. Yani bizim için ne kadar sade o kadar iyi; ruh halimize göre şekillendiriyoruz ortamları. Deniz’in odasında sadece doğumunda aldığımız bir Ender Dandul tablosuyla aklı erdiğinde evin başka bir köşesinden beğenip aldığı bir Muzaffer Tiryaki tablosu var mesela, onun dışında duvarlar tamamen kendi yaptığı ve tack-it’le yapıştırdığı resimlerle ve birkaç posterle dolu.

    Farklı bakış açısı olsun diye yazdım, her ne seçerseniz sizin için en güzeli olacaktır eminim:).

  6. Elif Slm ;
    Bende Karşı tarafa bu hafata taşınıyorum. Kalamış.Okul işini ne yaptın? merak içindeyim.Kolay gelsin.

  7. ah blogcu anne.seni ne çoook anlıyorum bir bilsen.biz müdahele etsek bile soruyoruz sevsin içine sinerek uyusun oynasın diye ama bize bir soran mı vardı.ya da bu kadar seçenek mi vardı.benim kuzu bebeklikten çıktı diye ona eğlenceli bir çocuk odası yapayım dedim.biraz atarlı beğenmese katiyen uyumaz arıza çıkarır bir türlü alışmaz diye istediği renkleri seçtik güya.tamam itiraf ediyorum onun zevkleri doğrultusunda azıcık yönlendirdim müdahele ettim .ama çocuk bu ya aklı hep bir sonraki gördüğüne takılıyor.oda bitip herşey yerleşince burun kıvırdı geçti bir tarafa.ben beğenmedim dedi.biz eşimle birbirimize bakıp kalakaldık.hani senin beğendiğin o raflardan yapmıştım bir tarafa.(burda anne yine sevdiğni okumuş galiba ama kitapları dizince çok güzel oldu yaa)
    önce pek oralı olmasa da gelen misafirler beğenince bir havaya giriyor ve şimdi eve gelen herkesi kendi odasında ağırlamak istiyor.bak masam ne kadar güzel.rengini ben seçtim annem ile babam da kurdu diyor.bu yaşta böyle ise diye başlayan cümleleri çok sık kullanmaya başladım bakalım allah yardımcımız olsun.

  8. Bir öneri .Duvarın birini karatahta boyası ile boyayıp istedikleri gibi resim yapmalarını kendi odalarını kendikleri dekore etmelerini sağlayabilirsiniz. Ben bir arkadaşımın evinde gördüm, üstelik salonunda şahaneydi.

  9. pinterest’i çok seviyorum ama bana çok mesafeli geliyor, yani gerçek değil gibi:)
    dekorasyondan bahsediyorum tabii ki:) ama fikirlerin hastasıyım, organizasyon fikirleri, DIY fikirleri, uygulanası görseller hoşuma gidiyor. Bir de kızma ama Arca biraz büyüdüğünde o lego duvarından yapacağımdır :))

  10. çok tatlısınız, aynen ben de taşınırken benzer bir moda girdim pinterest hakkında, neyse ki benim kız daha küçük de söz hakkı yok 🙂 kolaylıklar dilerim..

  11. “bazen abi olmak süper kahraman olmaktan bile daha iyi.” değil mi onun türkçesi? gerçekten çok tatlı. 🙂

    benim fikrim odanın mavi olmasından yana, Deniz’in istediği gibi, bence çocukların ne istediği daha önemli. heme açıklamasını da yapmış, bir sebebi de var. Hem mavinin bir sürü tonu var, sizin de seveceğiniz bir tonu bulabileceğinize eminim. klasik mavi olmasın.

    benim fikrim tabi 🙂 paylaşmak istedim.

    Sevgiler…

  12. Ayyy Elif ya çok alemsin..”Kız Elif be senin odan değil” yazmışsın ya koptum.

    Odaları nasıl olursa olsun mutlu bir yuvaları ve onları çok seven bir aileleri olduğu sürece renk model boş canım benim..

    Hayırlı olsun şimdiden yeni eviniz

  13. biz kızın odasını değiştirdiğimizde yatağın üstündeki nevresime göre karar veriyordu, tabi küçük müdahalelerle ikimizin istediğinin orta yolunu bulduk 🙂 duvarları beğenmiyor gerçi yeşil diye

    ayrıca deniz’e katılıyorum ben de olsam açık mavi yapardım odamı:), bir duvarda lego alan yapılabilir belki tüm duvarı kaplamak yerine 🙂

  14. Blogcu anne, yazilarinizi ve yaziminizi cok begeniyorum ama affiniza siginarak cok bilmis bir yorum yapacagim, “empoze etmek” yerine keske sonraki cumlede kullandiginiz “dayatma” sozcugunu ya da “diretme”yi kullansaydiniz. Maalesef teknoloji ve bilim cok ureten bir toplum olmadigimiz icin bu alanlarda yabanci sozcukleri tercume edemeden kullanmak zorunda kaliyoruz (ornek “vajina” 🙂 ). Ama Turce’ si olan sozcuklerde Turkce kullanalim diyorum.

  15. Kitap rafi olarak ikea’nin cerceve rafini tavsiye ederim: http://www.ikea.com.tr/urundetay/50152595/ribba_cerceve_rafi.aspx . Hem ucuz, hem yer kaplamiyor hem de bayagi cocuk kitabi aliyor. Ben yatak odalarinin arasindaki koridorun duvarina uc sira halinde koydum, yer kaplamayan nefis bir kitaplik oldu, koridor da degerlendirildi:)
    sevgiler

  16. Biz de okullar açılmadan kıza “bebekten bozma-okullu çocuk olma” durumlarına göre oda yapacağız. Kıza foto gösterdin mi yerlere kadar pembe cibinlik, komodin, makyaj masası vs. seçiveriyor. Ben odaya kendim için koltuk bile koyamıyorum o kadar yani.. Bu kadar özgürlük yeter bu çocuklara yahu tepemize çıktılar 🙂

  17. uzmanlara göre çocukların odası mavi ve yeşil tonlarında olmalıymış.çocuklara dinginlik verirmiş.sarı renk çocukları çok hareketli yaparmış.tecrübeyle sabit.kızların odasını sarı tonlarında boyattık.enerjileri hiç bitmiyor…