10 Yorum

Ben seninle uykusuzluğa da varım

“Anne olan bir kadının hayatı ikiye ayrılır: Çocuktan önce, Çocuktan Sonra” demiştim kitapta

Şimdi anneliğimi de ikiye ayırıyorum: Gezi’den Önce. Gezi’den Sonra.

Çocuklarıma bakış açım, onlara davranışım değişti. Hatta ve hatta kendi otoritemi yürütme şeklim bile etkilendi, ama bu başka bir yazının konusu.

Gezi direnişi boyunca onlardan -her ne kadar kendimi onların da geleceği için yapıyor olduğuma inandırsam da- ayrı kalmış olmak, dahası, gerginliğimi istemeden de onlara yansıtmış olmak bir suçluluk duygusu yarattı bende, kolay kolay atamıyorum. Son bir aydır hemen her vaktimi onlarla ya da onlar için geçirmeye çalışıyorum. Birlikte olmak, bir yerlere gitmek, evdeyken “kaliteli zaman geçirmek.”

Bu tür şeyleri içinizden geldiği için değil de görev icabı yaptığınız zaman daha çok elinizde patlıyor ya… Ben de kendime hatırlatıyorum: Bana bak, bu çocuklar bugün var, yarın yoklar. Aha da Deniz’in ayakları kocaman oldu, neredeyse senin ayakkabılarını giyecek. Derin desen car car konuşuyor, Eylül’de tüm gün okula başlıyor. Aklını başına topla, şunun şurasında kaç hafta kaldı okulların açılmasına, sakin bir şekilde vakit geçir çocuklarınla.

Geçtiğimiz Cuma akşamı bizim damadın doğum günüydü. Koca Iron Maiden konserinde, çocuklar anneannede, ben kız kardeşim ve arkadaşlarla yemekte. Herkes kendi aleminde. Gecenin sonunda belli ki geç yatılacak, Ece “bizde kal” dedi. Normal şartlarda da kalırdım, çocuklar rahatta, koca annesinde, eh ben de kızkardeşimde kalayım, sabah hiç olmazsa 8’e kadar uyuyayım. Hem annemlerin evinde çocuklarla birlikte bir çekyatta üç kişi bir kedi şeklinde yatacağız,  gece boyunca kimin üstü açıldı, kedi kimin burnunu ısırdı diye uyanıp duracağım (Bir gece önce yaptığım gibi), sabaha uykusuz kalacağım o kadar belli ki!

“Yok” dedim Ece’ye, “ben eve gideyim. Uykusuz kalacağım belki ama çocuklarımla kalırım”

Gezi’den önce olsaydı, gider kafayı vurur yatardım Ece’de. Ki çok da yaptım.

Ama şimdi… nedense… yapamadım. Aslında nedense’sini biliyorum. Bu kayıplar, bu yitenler öyle etkiledi ki beni -birçok kişi gibi- ağırlığını sürekli omuzlarımda hissediyorum.

İşte o yüzden çocuklarımla birlikte uyumak istedim o gece, uyuyamayacağımı bilsem de…

O anda Behzat Ç’nin en güzel repliklerinden biri geldi aklıma: “Mutsuz olalım… Ben seninle mutsuzluğa da varım.”

Annelik de böyle bir şey işte… “Varsın uykusuz kalayım. Yeter ki çocuklarım yanımda olsun, sağ olsun, sağlıklı olsun. Hem ben onlarla uykusuzluğa da varım…”

10 yorum

  1. anneliğin vermiş olduğu duygusallıkla okuduğum için yazınızı pek tabi ki etkilendim ; yine çoook güzel bir yazı olmuş linkinizi yayınlamamda bir sakınca var mı Facebook adresimde
    yüreğinize sağlık..

  2. Satırların etkisi geçmeden videoyu açtım da çok duygusal oldu bu sabah böyle :.. Neettin blogcuanneee?!

    Çocukların ayakları büyüyor :(((

  3. (iş mailimi yazmayayım dedim denetime takıldı:) )

    anneliğin vermiş olduğu duygusallıkla okuduğum için yazınızı pek tabi ki etkilendim ; yine çoook güzel bir yazı olmuş linkinizi yayınlamamda bir sakınca var mı Facebook adresimde
    yüreğinize sağlık..

  4. Koala gibi bana yapışık gezen ve beni bazen zor durumda bırakan yavrumu memeden kesmek daha mı hayırlı olacak acaba diyorum ama her seferinde ‘aman sanki bu bağ daha ne kadar sürebilir ki keyfini çıkar’ diyorum.. ise gelmeyi iple çekiyorum biraz dinleneyim diye, daha 1 saat geçmeden onu özlüyorum. Biz şikayet de etsek bazen, onların canı sağ olsun yeter.. Ayrıca anne olmak demek, yalnızca yavrun için atan endişe yüklü bir kalp daha taşımak demek..

  5. bende senin gibi ve belki de burdaki diğer anneler gibi çocuklarım yanımda olsun uykusuzluğa varım ben 🙂

  6. Gezi den sonra herşey değişti..dünyaya, insanlara, ideolojilere, politikaya, insanların seçimlerine, anneliğimize, insanlığımıza bakışımız, anlayışımız…..Çok seviyorum ben bu değişmiş halimizi.. 🙂

  7. Aynen Elif aynen onunla olsun da zoru olsun.Her şeyine razıyım..

  8. Tüm evlatlar saglikli ve uzun ömürlü olsun ,kimsenin evladina zarar gelmesin .Ve annenler gibi bizde boy boy torunlarimizi görelim insallah

  9. Kim demisti emin degilim, (Irem Afsin’di galiba) ama dogru demisti; “gezizekali” anneleriz biz artik. Yavrusundan boyle koparilan, cigeri yakilan analari gordukce yavruma daha cok baglandim ben de. Anliyorum seni, keske anlamasaydim…