18 Yorum

Tarih bunu unutmasın

Çarşamba akşamı, 16 Haziran sabahı -yani Gezi direnişin en olaylı gününün ertesi sabahı- ekmek almaya giderken başından biber gazı kapsülüyle vurulan, ve vurulduğu günden beri uyutulan 14 yaşındaki Berkin Elvan’ın ailesinin basın açıklaması çağrısı için Taksim’deydik.

Zaman ne gösterecek?.. Berkin’in uyanması, yeniden hayata dönmesi şu aralar en büyük dileğim… Biliyorum ki çoğu insan dualarından eksik etmiyor onu… Bu yazıya dönüp bakayım ileride; Berkin uyandıktan sonra, “çok şükür uyandın çocuk” diyeyim istiyorum… N’olur öyle olsun…

Berkin

Ama bir de işin diğer tarafı var. Unutulmayacak, unutulmaması gereken şeyler…

Ailesinin çağrısına kulak verenlere saldıran (evet, “müdahale” yetersiz kalıyor bu muamale için) polis, onları saldırtan -ve Berkin’in uyutulduğu 46 gün boyunca bir kere bile ailesini aramamış olan- yetkililer, aile üyelerine hareket çeken polisler… Tarih bunları unutmasın.

O geceyle ilgili söyleyecek çok şey var ama bir yandan da kelimeler kifayetsiz. Anayasal hak çerçevesinde olmasına rağmen izin alınan bir basın açıklamasının, üstelik öldürülen gencecik çocukların (Ethem Sarısülük’ün, Mehmet Ayvalıtaş’ın…) ailelerinin olduğu bir basın açıklamasının daha üçüncü cümlesinde engellenmesi, polisin, kalabalılığı korkunç bir şiddetle itekleyerek alandan çıkarması, benim tesadüfen Berkin’in annesiyle birlikte aynı otelden içeriğe sığınmam (Berkin’in annesini polisin elinden zor kurtardılar), kadının, diğer oğlunun da gözaltına alındığını zannedip “Ne istiyorsunuz benden?! Bir oğlumu komaya soktunuz, diğerini alıp götürdünüz, ne istiyorsunuz bendeeeeeennnn!!!” diye bağırması… kulaklarımdan, gözümün önünden gitmiyor.

Berkin’in kuzeni olduğu söylenen bir gencin polise direndiği, polisin onun arabaya tutunan ellerine coplarla vurduğu, çocuğun polisten kurtulduktan sonra sinirden kendini kaybettiği… Bir polis (amiri?)nin orta parmağını basın açıklaması yapmak için toplanan ailelerin gözüne soktuğu (!)… unutulmasın.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Berkin’in ablası Gamze’nin “Ailem bugün yaralanan insanlardan, gözaltına alınan insanlardan, yaşanan arbededen dolayı özür diliyor” dediği unutulmasın. Devletin 46 gün boyunca bir “geçmiş olsun”u esirgediği aileye bir de özür dileterek daha da borçlandığı unutulmasın.

Ailenin tek istediği basın açıklaması yapmaktı. Orada 200, bilemedin 300 kişi belki vardı. Kimse slogan bile atmıyor, basın açıklamasını dinliyordu. Şu açıklamayı…

BasinAciklamasi

 

Yaptırmadılar.

İteklediler, copladılar, gazladılar, su sıktılar, Berkin’in ailesine, ANNESİNE saldırdılar… Şu birkaç paragrafı okutturmadılar.

Berkin uyansın. Ailesine, oyununa, okuluna, hayata dönsün.

Ama bu utanç unutulmasın.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

18 yorum

  1. Söyleyecek hiç bir şey bulamıyor insan gerçekten. Tüyleri diken diken oluyor, içi cayır cayır yanıyor sadece. Dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimden.

  2. AYŞEGÜL ALDEMİR

    dün gece oğlum ateşlendi sabaha kadar başında belkedim ve aklıma Berkin geldi annesi babası geldi gözyaşlarıma hakim olamadım. Yaşadığım ülkede hiç bu kadar zorlanmamıştım .Belki büyüdüm her şeyi daha net görür oldum okur öğrenir oldum ve en önemlisi de anne oldum. Çocuklarıma bırakacağım ülke bu olmamalı güvenip sırtımı yaslayacağım insanlar mı yaptı bunu diye sürekli şaşırmamalıyım bu kadar olmaz yaaa dememeliyim artık haberleri seyrederken. Her gazete sayfasında kafam bulanmamalı bu yorgunluk beni tüketiyor inancımı sarsıyor ama diğer yandan direnen dostları görüyorum olmaz bırakma kendini diyorum ayağa kalk tepki göster sessiz kalma burası onların değil sadece diyorum SAHİPSİZ DEĞİL diyorum oğluma bakıyorum gözlerinin taa içine işte orda bi ışık görüyorum başlıyorum direnmeye ve diretmeye . BURASI BENİMDE ÜLKEM!! BENDE BURDAYIM !! VE SEN HER ŞEY SENİNMİŞ GİBİ YAŞAYAN ZİHNİYETE MENSUP ŞUNU KAFANA SOK BANA SAHİP DEĞİLSİN !!

  3. Unutulmasın, unutursak, unutturursak yüreğimiz kurusun…

  4. Her gece yatmadan önce, Nazım Özgün’ü kontrol etmek için odasına giderim…Dün gece yazımı yazmadan önce, uzun uzun oturdum karanlık odada, nefeslerini dinledim. Ve hep, yoğun bakımdaki oğlunun yanında bile oturamayan Gülsüm Anne’yi düşündüm…Senin Çarşamba akşamı söylediğin bir şeyler çok aklıma takılmıştı, içim de çok yanıyor her an, başka da bir şey yazmak geçmedi içimden…
    Ne kadar kalbimiz bir ki, aynı gün aynı konuda ve de beraber yaşadıklarımızı yazmışız…Bu şahitliklerimiz geleceğe uzanacak, Berkin çocuk uyanınca okuyacak diye umut ediyorum sadece…O anneye kalkan eller hepimize kalkan eller, elbet bir gün kırılacak! Kalemine, kalbine, ruhuna sağlık arkadaşım…

  5. gezi olaylarının ilk günlerindeki müdahaleler için sonradan bazı polisler çıkıp çok zor şartlar altında çalıştıklarını, uykusuz aç pis bir şekilde saatlerce ayakta beklemek zorunda kaldıklarını, bi süreden sonra mantıklı düşünemeyecek hale geldiklerini ve “şu kalabalığı dağıtalım da eve gidelim” düşüncesiyle şiddete başvurduklarını pişmanlıkla anlattılar. ya şimdi? şimdiki şiddetin sebebi, bahanesi ne acaba? sahiden bu insanlar kendilerini nasıl hissediyorlar? vicdanları hiç mi sızlamıyor? ben oğlumun bana ihtiyacı olduğu günlerde ‘yeterince yanında olamıyor muyum acaba’ düşüncesiyle bile işi bırakmayı düşünebiliyorken, bu insanlar nasıl ve neden bu şekilde çalışabilmeyi, katil olma ihtimaliyle yaşayabilmeyi, onca insanın nefretini boyunlarına geçirebilmeyi kabul edip devam ettirebiliyorlar. “görev aşkı” dedikleri şey bu olsa gerek… lanet olsun!

  6. İnsanların canlarından can gidiyor .. Hicbir akıl açıklayamaz yapılan bu mezalimi ; Allah akıl vicdan versın 🙁

  7. Okumak, bakmak, duymak, bilmek bu kadar canımızı acıtırken, ailelerinin yaşadıkları acı….Allah sabırlar versin. Berkin çocuk bir an önce sağlığına kavuşsun… Ve bu saygısız müdahaleler yada saldırılar atık bitsin lütfen… Unutmayalım ki, bir daha yaşamayalım, yaşatmayalım…………

  8. o çocuk bunlara inat uyanacak..okuyacak, büyüyecek, gezecek, yaşayacak..ve bi gün ekmeğini alıp evine gidecek, annesine gidecek..inanıyorum ben..

  9. Keşke bu ülkede çalışabilmek, nefes alabilmek her geçen gün böyle zorlaşmasa… Keşke bu ülkede yitip giden canların ederi bu kadar ucuz olmasa…Biliyorum. Defalarca şahit oldum. Yoğun bakıma kalbi atmadan, solunumu olmadan, beyni işlevlerini yerine getiremeden girip; günler, haftalar, hatta aylar sonra yürüyerek çıkan pek çok çocuk gördüm. Berkin de onlardan biri olacak umarım. Çünkü; Edna St. Michelle Muray’ın da dediği gibi ”Çocukluk hiç kimsenin ölmediği bir krallıktır”.

  10. Hiç bir anne evlat acısını yaşamasın. Yaşatanları Allahım ıslah etsin. Pes diyorum pes…

  11. İnşallah bir an evvel bu acı bekleyiş biter. Berkin sağlıkla uyanır. Annesi kokusunu içine çeker.. İnşallah…

  12. Öncelikle İnşallah Berke sağlığına kavuşur,bunu ben de tüm kalbimle diliyorum ama Bir ‘ağaç’tan dolayı ülkeyi ateşe verenler, yüzlerce mazlumun katledilişine karşı sessiz ve hissiz. Kim inanır sizin vicdan edebiyatınıza?sinir oluyorum ”dün gece çocuğum ateşlendi,aklıma hemen berke geldi” cinsinden yazılara.acaba gezi parkı olayları öncesinde çocuğu ateşlenen,hasta olan annelerin aklına mısırdaki,suriyedeki ıraktaki,gazzedeki çocukların neler yaşamış olabileceği geliyormuydu?

    • Ne biliyorsunuz gelmediğini, bayatladı bu laflar artık, söylenecek bir sözün kalmadığı yerde de bir susun Allah aşkına! Mutlaka bir sahte acındırma, kimsenin inanmadığı zırva mağdur edebiyatı. Size mi kaldı bizim insanlığımızı, vicdanımızı sorgulamak! Daha ağır şeyler söylememek için sadece bu blogun sahibinin tarzına saygımdan kendimi tutuyorum, zannetmeyin bu kadar “zarif” bir cevabı hakettiğinize!

    • Gazze’yle bu yazinin alakasini anlamadim. Turk Polisinin ekmek almaya giden bir cocugun kafasina biber gazi firlatmasini ve yetkililerin hicbirsey yapmamasini sadece hukumeti seviyorsunuz diye vicdaniniza dokunmamasi bir de ustune Misir Gazze sozleriniz dehset verici. Peki siz sadece mazlum bes rekat namazinda Musluman oldugu zaman mi iciniz sizliyor? Iciniz Uganda’da soykirim oldugu zaman sizladi mi? Norvecli bayan Dubai’de tecavuze ugradigi zaman polise gittiginde “evlilik disi iliski” sucundan tutuklandiginda nerdeydiniz? Cin Tibet’teki halka zulumde bulunurken neredeydiniz?

    • Ha bir de belki duymamissinizdir “Yurtta sulh, cihanda sulh” diye bir soz vardir hani. Eger kendi hukumetinizin, polisinizin, ordunuzun yanlislarini goremiyorsaniz ya da belli bir siyasi partiye olan sevginiz islenen suclari gormenize engel oluyorsa Gazze’ye faydaniz nasil olacak bilemiyorum.

    • Anne olup da “insan” olup da başka bir canlının, hele de küçük çocukların yaralanmasına, ölmesine kahrolmayacak kimse var mıdır? Ama bu yazıda mesele BERK, ona, ailesine, ailesine destek olmaya gelenlere yapılanlar. Acılı ailesine orta parmak işareti yapan zihniyet.

  13. Iyiki varsiniz Elif Hanim, kaleminize, yureginize saglik.

  14. Bu olayin ertesi gunu soyle yazmisim, musadenle buraya da bir kismini aliyorum:
    Orada o annenin feryatlarina karsilik mudahale edebilen polisler, onlara bu emirleri verebilenler, etrafta olup olana bitene sesini cikarmayanlar, 45 gundur olayla ilgilenmeyen ve hatta bir gecmis olsun demeyen yetkililer…
    Bu insanlar anne degil mi? Baba degil mi? Kardes degil mi? Es, dost, akraba, komsu degil mi?
    Bir an olsun o cocugun annesinin, babasinin, kardesinin, esinin, dostunun, akrabasinin, komsusunun, arkadaslarinin, ne kadar uzgun olabilecegini dusunmuyorlar mi?
    Haydi diyelim kendilerini bu insanlarin yerine koymuyorlar, koymak istemiyorlar.
    Yahu buna sessiz kalabilenler insan degil mi?
    Nasil 14 yasinda bir cocugun basina gelenlere uzulmiyorlar?
    …….
    Diyelim ki anlamiyorsunuz o insanlarin halini, acisini, yanlarinda olmak istemiyorsunuz. Sizin tercihiniz tamam. Tamam ama, twitterda hic tanimadigim Ozlemin de dedigi gibi, bazi anlar vardir; sadece susulur. Ve ustune ben de ekliyorum bazi anlar vardir; sadece susulur ve sadece o insanlarin ne yasadigi anlasilmaya calisilir. Zaten vicdaniniz varsa iciniz yanar kotu sozler, karsilastirmalar, nasil bir baglanti kurulacagi anlasilmayan gereksiz missillemeler ne dilinize ne elinize gelmez olur. Vicdaniniz varsa tabi…