34 Yorum

Büyüme mafyası

Şehir dışından şehir hayatına döndüğümüz ve düzenimizi nihayet kurmaya başladığımız şu zamanlarda Türk insanının çocuklara ve çocukluya karşı tavırlarını anlatan bir kitap dolusu malzeme biriktirdim desem yanlış olmaz.

En başta sevgisi sadece kendi(ninki)ne olanlar geliyor. Onlar hiç bitmiyor, bitecek gibi de görünmüyor. Bencil insanlar. Bir gün bi tanesiyle fena kapışıcam gibi bi his var içimde, hayırlısı…

Bir diğeri, dış kapının mandalları (bkz. Anne Sözlüğü, Annelik Her Zaman Tozpembe Değil). Hani şu “Kucağına alma alışır” ya da “Üşür bu üşür” ya da “Aç bu aç” diyenler.

Sonra da çocukları bir an önce büyütmeye meraklı “büyüme mafyası.” Bu grup kesinlikle kötü niyetli değil. Tam tersi, aslında iyi niyetliler. Çocuğa, ama aslında bir nevi anneye iyilik yapma peşindeler. Misal: Dün gittiğimiz çarşıda Derin’e “E sen koca adam olmuşun hala bebek arabasında mı oturuyorsun?” diyen esnaf.

Kötülük olsun diye söylemiyor bunu. “Şaka” yapıyor kendince, ne kadar kaka bir şaka olduğunu bilmeden. O sözünün benim çocuğumun özgüvenini zedelediğini fark etmeden.

Derin puseti geride bırakmıştı aslında. Otur desem oturmuyordu. Ama şimdi Kadıköy’de kendimizi sürekli sokağa atınca Derin yorulduğunu hatırladı sanırım. Kendiliğinden istiyor artık önceden zorla oturttuğum şeyi.

Puset

Ben ne yapayım? “Hayır, sen KOCA ADAM oldun, oturma” mı diyeyim? Deniz’i taşısa o bile oturacak, biliyorum. Heyhat! 40 yaşıma yaklaşıyorum, biri beni büyükçe bir arabaya koyup gezdirse ben bile tamam derim. Ne kadar rahat bir şey!

Kaldı ki o “koca adam” dediğiniz şey gerçekten de kocaman biliyor musunuz efendiler! İki adım sonra “ben yoruldum” diyen 19 kiloluk bir kütleyi siz taşıyacaksanız ben puseti evde bırakırım tamam. Ha, bir de ona astığım montlar, çantalar, alışveriş torbaları var, haberiniz olsun.

İşin pratiklik kısmını bir kenara bırakalım. Velev ki koca adam. Velev ki şımarıklık yapıyor. Size ne? Çocuk benim değil mi? İster kucakta taşırım, ister pusette, ister sırtımda.

Duygusal boyutunu ele alacak olursak… Bu çocuk(lar) 3 yaşında. Ya da 2. Ya da 7. Her neyse! Dünya ne kadar büyük ve onlar ne kadar küçükler, farkında mısınız? Kontrol edebildikleri ne kadar az şey var, hiç düşünüyor musunuz? Kendi tercihlerini yapmak onlara ne kadar iyi geliyor, biliyor musunuz? Kendilerini güvende hissetmek onlar için ne kadar önemli, tahmin edebiliyor musunuz?

Başkalarının çocuklarına karışmayın efendiler. Başkalarını bu kadar kolay yargılamayın. Bu bir.

Ve ister başkasının çocuğu, ister komşu çocuğu, ister kendi torununuz olsun “Koca kız oldun hala ağzında emzik. Koca adam oldun hala bebek arabası” … DEMEYİN, bu da iki.

Büyütmeyin çocuklarımızı öyle bir anda… Zaten göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor zaman…

Hem ne kadar büyüseler de, onlar bizim bebeklerimiz, her zaman…

 

#direnpuset #direnemzik #direnmeme #direnparmakemme

#dirençocukluk!

34 yorum

  1. Ay bu sabah IG’de gorunce hala oturuyor mu harika vallahi diyecektim ve belki de şimşekleri üzerime çekecektim bana sinir olacaktın 🙂 Ama vallahi iyi niyetli söyleyecektim ben de, vallahi biri bvana da gel otur dese zevkle derim 🙂

    • “Aa ne güzel oturuyor mu” demekle “Ay hala mı oturuyor?” arasında çok fark var 🙂

  2. Yine harika bir yazı, her kelimesine katılıyorum..Deli oluyorum birileri oğluma ” koca adam olmuşsun … ” ile başlayan cümleler kurduğunda,evet biliyorum niyetleri kötü değil ama senin de dediğin gibi çocuğun özgüveni zedeleniyor, onu napcaz ??? Geçenlerde bir tanesi iyice abarttı,4 yaşındaki oğlumu oto koltuğuna bağlarken ” e sen koca adam olmuşsun,hâlâ bebek koltuğunda mı oturuyorsun bakıyım ” dedi yaa.. Sözde oğluma sevimli görünecek,” sen abi oldun ” ayaklarında .. Dayanamadım bu sefer, “bakmayın mümkünse bize” dedim,”çocuğumun güvenliği için yapılan birşeyi yanlışmış gibi yargılayamazsınız,hele bunu çocuğuma bu şekilde hiç ifade edemezsiniz,bu hakkı size kim veriyor” dedim.. Deliymişim gibi baktı suratıma,”ne dedim ki ben yahu,şaka yaptım ” falan dedi ama benim sinirim ve delici bakışlarımdan kurtulamadı 🙂 Neyse ki oğlum bu konuda oldukça bilinçli ve asla oto koltuğu dışında bir yere oturmayı talep etmiyor ..Çok uzattım galiba,sevgiler 🙂

    • ipek böcüğü

      Oto koltuğu ile ilgili yorum olayın geldiği son nokta olmuş. bBr de kuçağına kucağı oturtup direksiyonu oynatanlar var. Sorsan belki bunu bile savunabilirler özgüven vb sözde gerekçelerle. Halbuki en güzeli çocukluğun getirdiği rahatlıkların, keyfin , sevginin doyumunu doyasıya yaşarken bereberinde sınırları öğrenmek hayatta ona daha çok güven verecektir

  3. bayıldımmmmmmmmmm 🙂

    imza: 4 yaşına yaklaşmış hala emzik takan ve pusete oturan bebe anası

    • emzik mafyasiyla nasil mucadele ediyorsunuz? bizimki 2,5 ve `koca abi` olmasina ragmen hala emzikli. 🙂 ben `bizim icin problem degil` diyorum ters ters…

      • ben de kendi istediği zaman bırakacak diyorum, kimi zaman gülümseyerek kimi zaman ters ters 🙂

  4. Biz kızım 3 yaşındayken yeniden (!) bir puset aldık. Yurtdışına gidince rahat rahat gezelim, ne o yürürken yorulsun ne biz kucakla uğraşalım diye. Adına da bebek arabası değil çocuk arabası diyoruz. Madem ismi öyle çocukluktan çıkana dek ve araba onu taşıyana kadar kullanabilir. İnsanlara neyse hakkaten.

  5. Harikasın yaaa.. bunu kocaman levha yapmak ister ve gökyüzüne yapıştırmak isterdim..” Başkalarının çocuklarına karışmayın efendiler. Başkalarını bu kadar kolay yargılamayın”
    dur twittera yazayım bunu sinir geldi..

  6. bu yazıyı çoğaltıp broşür gibi dağıtmak lazım.

  7. bizim burada ( gaziantep) parmak emme problemi var…kızım 6 aylık parmağını emerek uyuyor ve çokta rahat dalıyor uykuya. herkesten ama herkesten duyduğum aman alıştırma!!! bende alışsın bişey olmaz dedikçe kızıyolar bana 🙂 sonuçta kızımın tercihi bu. parmağını bulup ben agzına sokmadım ya 🙂 millet ne dese ben umursamıyorum bunada sinir oluyolar. sonra çekersin sen deselerde razıyım diyorum daha da fena olup karışmıyolar.böyle bi yöntem deniyorum sinirlenmemek ve onları kırmamak için…

  8. benimde 3 yaşındaki oğlum pusete biniyor, yazdığınız gibi çok rahat oluyor kendiside zevk aldıktan sonra kime ne? benim başına birkaç ay öncesine kadar (parkta özellikle) aa hala bezli mi? soruları sinirlerimi bozuyordu! bezi attık kurtulduk:)

  9. Her kelimesine katıldığım ve her anını yaşadığım yazılardan biri daha! Eline sağlık.

  10. Üçüzlerim olduktan sonra abilerine sürekli denen söz Koca Abi oldun.Zaten bir anda üç kardeşe sahip oldu birde ona abiler öyle yapmaz gibi takıntılar. O daha 6 yaşında bazılarına göre KOCAMAN ama bana göre oda bir çocuk. Bırakıyorum bazen oda kardeşlerinin pusetine oturuyor. Onların oyuncaklarıyla oynuyor….

  11. gelen kutusunda görünce ismini heyecanlandığımı hissettim yine; her şeyi, her durumu ne kadar güzel ifade ediyorsun. ellerine fikrine emeğine sağlık

  12. ipek böcüğü

    ağzına sağlık elif’cim. Bir rahat bırakın dimi ama. Ömür boyu emzik emen, pusette gezen, bez bağlayan kişi var mı hiç. Bırakında çocukluk kendi ritminde gitsin. Keyfini bir doya doya çıkaralım çocukluğun. Nedir bu acale? Kaçırdığımız şey ne acaba? Neden koca adamlar olalım ki hemencecik. Bizler bile keşke yine çocuk olabilsek derken…!!!!!

  13. Tebrikler, yine guzel bir nokta, yine harika bir yazı 🙂 Bunun bir de ” vah yaziiik, yuruyemiyor mu?” versiyonu var ki zamanında beni benden almıştı! Şaşkınlıktan tepki bile verememiştim!

  14. Nihat'ın Annesi

    Elif… nasıl güzel değinmişsin…. çok çok haklısın… aklına, kalemine, ellerine sağlık..

  15. bebek arabası konusundaki görüşlerine sonuna kadar katılıyorum. biraz otobüslerde rahat edelim diye, biraz da milletin “hala bebek arabası mı?” laflarına kanarak bebek arabasını bıraktık, hem 3,5 yaşındaki kızım okul dönüşü son derece sevdiği arabasının tedavülden kalktığına bozuk atıyor, hem de alışveriş poşetleri ve kitap dolu çantamla ben durumdan hiç memnun kalmadım..bebek arabalarına özgürlük, diyorum!

  16. ben de 3 yaş 3aylık oğlumda kullaıyorum.tek amacım kontrolu sağlamak yoksa o koşarken emniyetsizce ben peşinde perişan oluyorum.iyi ki varsın bebek arabası

  17. harika bir yazı olmuş, benim oğlumda 3,5 yaşında ama biraz daha büyük gösteriyor…önce aaa hala emzikl mi?sonra aaaa hala bezlimi…en sonda hala bebek arabasına oturuncada aaaa hala arabada mı? yahuuuuuu size neeeee beeeeee!!!!!!!! diye bakış attığım için seslerini kesiyorum ama gıcccık oluyorum….

  18. Aynı durum bizde de var. 4 yaşında, ayakları sığmıyor ama hala pusette oturtuyoruz. Saatlerce dolaşmaya biz katlanamıyoruz. Sonra kucağına alacak olan bensem neden kullanmayım puseti. Hem hala uykusu gelince içinde uyuyor ki bu bizim için özgürlük. Yoksa evden çıkamayız. Hatta bulsam da alsam keşke daha büyük bir puset 🙂

  19. Bizimki de hemen yorulup kucak isteyenlerdendi, o yuzden artik arabasina sigmamaya baslayinca uc tekerlekli bisiklete gectik (arkasindan tutmali/ittirmeli olanlardan). Icine sigiyorsa demek ki hala ona gore, neden oturmasin ki?
    Bu arada, iki cocugum olsaydi kesin su “sit and stand” dedikleri arabalardan alirdim. Buyuk cocuk arkada isterse oturuyor isterse ayakta duruyor. Bilmiyorum Turkiye’de var mi ama soyle bir sey:
    http://www.amazon.com/Graco-RoomFor2-Classic-Stroller-Metropolis/dp/B005VM62QS/ref=sr_1_1?ie=UTF8&qid=1380117798&sr=8-1&keywords=sit+and+stand+stroller

  20. Pek çok konfordan yoksun çocuk büyüten neslin ardından gelen anneler olduğumuz için belki de sahip olduğumuz rahatlıkların ne işe yaradığı konusunda hiç fikirleri olmadığı için böyle “rahaaat rahat” eleştirebiliyorlar bizi 🙂 Dediğiniz gibi; bizim de 17’yi taşıyan olursa, biz de puseti taşımayız yanımızda! Nadiren belediye otobüslerinde “kapatın puseti” gerginliği dahi yaşanıyor bu şehirde ve gerçekten can sıkıcı. Annelerin çocuklar büyüyüene dek pek gezmediği neslin insanları, bizlerin “fıldır fıldır” sokaklarda, dağda bayırda, deniz kenarında ormanda, yurt içinde yurt dışında geziyor oluşumuzu anlamaları sanırım epey zaman alacak 🙂
    “Müdahil annelerin nirvanası”nı kısacık anlatıp noktalayayım yorumumu:
    Bir arkadaşım, pusette kızıyla pazarda gezerken bir hanım teyze yaklaşmış ve “kızım, çocuğun ağzı açık, toz kaçar!” demiş 🙂
    Olur böyle vakalar, modern anne halleder 🙂
    İçtenlikle…

  21. gerçekten haklısınız..bu soylenenlerı herhalde ömrümüzün sonuna kadar duyacağız anne olarak!!!!!

  22. Bir de büyütmeyip küçültenler var onları da unutmayalım lütfen… “aa iki (üç,dört) yaşında okula mı gidiyor, küçük degil mi!!”

  23. Ben de sinir oluyorum çocuğuma müdahale eden dış kapı mandallarına. Geçen gün Defne’yi havanın serin olduğuna ve üstüne bir sweat shirt giyerse üşütme ihtimalinin daha az olduğuna ikna etmeye çalışırken, sevgili sokaktan geçen amcadan muhteşem çözüm: “bak üstünü giymezsen hasta olursun, sonra yersin karış kadar iğneleri”

  24. Sizi gerek bloğunuzdan,facebooktan gerekse ınstagramdan zevkle takip ediyorum.Harika bir yazı kaleme almışsınız.Ben de bu dertlerden muzdaribim ne yazık ki! 2 yaşında oğlumu emzirmeye devam ettiğim için kendi doktorumuz dahil eleştiri alıyoruz ve çevremizden “ooo koca adam oldun hala mı emiyosun” tepkileri almaktan da sıkıldım tabiki bu aralar bıraktırmayı düşünüyorum ama buna ben ve oğlum değil çevredekiler karar vermek istiyolar maalesef…Kıssadan hisse gerçekten büyüme mafyası diye bişey var bu sadece aklıma gelen bi örnek eminim ki ilerleyen aylarda da “oo hala mı altın bezli senin ayıp ayıp” sözlerini de duymaya başlıcaz…

  25. harika bir noktaya değinmişsiniz ..
    hala mama sandalyesinde oturan (mama değil yemek sandalyesi diye kandırdığım),hala yemeklerini yedirdiğim (ay hala mı yediriyorsunuz denmesine rağmen), hala baston pusetle gezen 3,5 yaşında koca kızlarım var. :))
    ben yedirmezsem doğru dürüst yemiyorlar ne yapalım yani aç mı kalsınlar ??

  26. oğlum 4 yaş 3 ay hala pusette oturuyor, pusetsiz bir gezmeyi asla düşünemiyorum!

  27. Ülkemize gelen turistleri görmüyorlar mı 7-8 yasinda çocuklar pusette.bende de var bi 7 yasinda olanından ama bizim baston puset artik kaldirmiyor onu. Kaldirsa bindiricem kendisi de binicek valla.

  28. Ahhhh #direnemzik etiketine sonuna kadar katılıyorum:)) yaş 3,5 hala emiyor… Ve ben neredeyse ortaokula kadar parmak emmiş biri olarak onu o kadar iyi anlıyorum ve bıraktırmaya çalışmıyorum ki sonu nereye varacak bilmiyorum…

  29. “Dünya ne kadar büyük ve onlar ne kadar küçükler, farkında mısınız? ” o kadar doğru ki.. benim aklıma hep şu durum gelir, bize basit görünen merdivenler çocukların dizini aşıyor mesela, ve o merdivenleri bizim gibi aralıksız olarak çıkabiliyorlar.. bu kocaman kız oldun lafından ben de küçükken çok çektim, bir akrabamız vardı sen koca kız oldun bıtbıtbıt derdi ben daha 5-6 yaşındayken.. sanırım suçum da 4 yaşındayken abla olmamdı.. genç kız lafından yıllarca nefret ettim.. o derece etkiledi.. bari şu lafları çocukların yanında etmeseler.. valla ben oğluma böyle laf edene direkt dalmayı düşünüyorum annem gibi kibarlık yapmayağım :)))

  30. Cocuk senin, puset senin, keyif senin.. Bu kadar aciklama fazla degil mi?