10 Yorum

Emzirme Reformu hala gerekli…

Bundan yaklaşık 3 buçuk sene önce ortaya çıkmıştı Emzirme Reformu… O zamanlar henüz çok da fikir sahibi olmadığım “süt izni” meselesi üzerine okuduğum bir yazıdan yola çıkarak doğmuştu.

Emzirme Reformu, sosyal medyanın ne kadar güçlü olabileceğinin en canlı, en gerçek örneklerindendi. Tek bir yazının altına gelen “Ben de aynı dertten muzdaribim” yorumları, önce birkaç kişilik bir dayanışma grubuna, ardından 20-25 kişilik bir gönüllü grubuna dönüşmüş, blogların da müthiş desteğiyle emzirme ve süt izni deyince ilk akla gelen bir farkındalık kampanyasına evrilen bu hareket Emzirme Haftası’nda çeşitli etkinlikler yapmış, Bağdat Caddesi’nde gelen geçene Emzirme Reformu’nun neden gerekli olduğunu anlatmış, “Anne Dostu iş yeri” diye bir kavram ortaya atmış, yazılı ve görsel medyada yer almış, sivil toplum örgütü günlerinde temsil edilmiş, gönüllü Emzirme Rehberleri yetiştirmişti.

Emzirme Reformu Gerekli hareketi hala duruyor. Web sitesi, manifestosu yerli yerinde… Sosyal medyada Facebook ve Twitter sayfaları da var.

“‘İlk altı ay sadece anne sütü’ yaklaşımının uygulanmasında ve annelerin bebeklerini istedikleri gibi emzirmeleri konusunda gerek iş hayatında, gerekse toplumsal hayatta sorunlar yaşanmaktadır” diyen Emzirme Reformu, bu söylem etrafında gidebileceği yere kadar gitti.

Ve sonunda öyle bir yere geldi ki, evrilmesi gerekti. Grubu oluşturan annelerin emzirme dönemleri bitince emzirme etrafındaki sorunları da (bir sonraki bebeğe kadar) askıya alındı belki. Ve tam o sırada başka sorunlar başgöstermeye başladı. Fark ettik ki, çalışan bir kadının, emzirse de emzirmese de iş yerinde yaşadığı bambaşka sorunlar da varmış. Hatta emzirme döneminden çok sonra bile anneler işyerlerinde sıkıntılar yaşamaya devam ediyorlarmış. Ve hatta çalışmasa bile toplum içinde annelerin birçok derdi oluyormuş (bozuk kaldırımlardan tutun da uçak seyahatine kadar), dolayısıyla aslında sadece emzirme konusunda değil, toptan bir reform gerekliymiş. Anne Dostu bir toplum gerekliymiş. 

Bunu dedikten sonra çok ilerleyemedi hareket. Bu konuda biraz içimiz buruk. Zaman zaman toplanıp güzel fikirler ve projeler geliştiriyoruz ancak baştaki ivmeyi yaratacak itici gücü tekrardan yakalayamadık. Bunda herkesin çocuklarının büyüyüp okula başlamasının, bazılarımızın ikinci çocukları olmasının, kimimiz işe dönerken kimimizin iş kurmasının (ya da kitap yazmasının!) olduğu kadar aslında hareketin -toplumun oldukça geniş bir kesimine hitap eden bir konu olmasından dolayı- belki de tahminimizden çok daha fazla büyümesinin de etkisi var. İhtiyaca yanıt verebilecek şekilde organize olmak çok kolay değil. Ciddi anlamda STK desteği, bakanlık desteği, vesaire lazım. Bunu organize etmek, bu desteği almak, bu konuyu önceliklendirmek çok kolay değilmiş, onu gördük.

Dolayısıyla yapılan işler de Emzirme Reformu gibi farkındalık kampanyalarının (ki bu konuda bildiğim kadarıyla tekti) ya da Emzirme Haftası’ndaki bilgilendirme çalışmalarının çok ötesine geçemiyor. Her sene 1-7 Ekim arasında kutlanan Emzirme Haftası boyunca konuya önem veren markalar tarafından etkinlikler yapılıyor; annelere, anne adaylarına emzirmenin önemi ve teknikleri anlatılıyor. Bu etkinliklerden biri de E-Bebek’in her sene gerçekleştirdiği seminerler. 5 Ekim Cumartesi günü Trump AVM’de gerçekleştirilecek olan ve bir diyetisyen, bir de emzirme danışmanının (ki Esra Ertuğrul aynı zamanda Emzirme Reformu hareketinin de gönüllülerinden) yer alacağı seminerde ben de emzirme tecrübelerimi, o dönemde yaşadıklarımı paylaşacağım.

emzirmeAfis

Ardından Trump’taki e-bebek mağazasında yaz boyunca ara verdiğimiz Annelik Her Zaman Tozpembe Değil imza günlerinden birini gerçekleştireceğiz.

Emziren ya da emzirmeye hazırlanan anneler/anne adaylarıyla seminerde, gelebilen herkesle ardından e-bebek’te görüşürüz umarım.

Emzirme Reformu’nun en önemli çıkış noktalarından biri olan “madem ilk 6 ay sadece anne sütü, o halde 6 ay ücretli izin” söylemi hala -tabii ki- gerçekleşmiş değil. Anneler doğum izni konusunda, doğumdan sonra işe döndüklerinde de emzirme konusunda hala sıkıntı yaşıyorlar. Emzirme döneminden çok sonra da çalışan anneler sorun yaşamaya devam ediyor. Çünkü bir yandan “Üç de yetmez beş tane” derken diğer yandan kadınların çalışma hayatlarını kolaylaştırıcı düzenlemeler getirmemek birçok kadını ailesi ve çalışma hayatı arasında tercih yapmaya zorluyor.

Kısacası Emzirme Reformu hala gerekli. Anne Dostu Toplum her zamankinden fazla lazım. Kim bilir, belki bir gün?..

10 yorum

  1. 23 aydır emziriyorum. Emzirmek destek isteyen bir süreç. Oysa cahil çok insan var yakın uzak. Eniyisi kulak tıkamak ve direnmek 🙂 diren meme 🙂

  2. Bebeğimi doğurabilmek ve sonrasında emzirebilmek için işimden ayrıldım. Hatta öyle bir duruma geldimki şuanda çalışamayan üniversite okumuş bir ev annesi oldum. Dışarıda emzirme önlüğünün altında kızımı emzirirken insanların şu bakışlarıyla karşılaşıyorum ” Emzireceksen ne çıktın dışarıya” der gibi bakıyorlar.
    Hoş başımızdakiler hamile kadın sokağa çıkmasın demesinden sonra insanların böyle davranması normal.

  3. Bu reformun destekcisi olmak isterim.Yazınız çok güzel olmuş.Annelik zor zanaat. bu yüzden cennet anaların ayakları altındadır.
    seleninevcilikhayati.blogspot.com

  4. 14 aydır emziriyorum. Emzirme sürecimde o kadar köstek olan, moral bozan insanlarla karşılaştım ki. hiç emzirmeyenler seninki de emmeyecek dedi, süt sağdığımı bilenler sütün kısa sürede gider dedi ama inatla devam ediyorum 1 damla 1 damladır deyip.Keşke ülkemize anne sütünün önemi daha da iyi anlaşılsa. emzirme eğitimleri sağlık hizmetlerine dahil edilse, doktorlar hop mamayı dayamasa.

  5. Bu konu hayatimin tam ortasinda su an Elif. Uc hafta sonra bitecek olan dogum iznini uzatmak icin kafamda kurup durdugun binbir turlu plana mi yanayim, bakiciya alistirmam gereken bebegimi henuz kimselere emanet etmeye hazir olmadigima mi, alisirsin diyenlere kafa goz dalma istegime mi yoksa bunca endise halinin sutumu etkileme ihtimali karsisinda duydugum korkuya mi…Annelik tam bir er meydaniymis! Bebegini saglikla buyutmek icin once o hakki satin almak gerekiyormus!!!

    • Allah kolaylık versin çok zor bir dönemdesiniz. verdiğiniz her karar için pişman olabilirsiniz, en az pişman olacağınızı seçmenizi öneririm ama maalesef şu an doğru görünen, sonra daha az doğru olabiliyor. bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim, sizlere de kolaylıklar dilerim. umarım herşey dilediğiniz gibi olur.

    • Incir'in Annesi

      Canim benim. Ah ne zor, ben bu bakici bebegimi baskasina birakma noktasina gelene kadar cok sey icin endise ettim ama hicbirisi uykularimi bolmedi. Bu is bambaska bir is. Dilerim bu yolda onune cikan tum kapilar acilir. Yureginin agirligi hic gecmiyor, gecmiyormus yani ama en azindan sen adim atarken karsina sevgi dolu, isini klaylastiran insanlar cikar.

  6. Yaklaşık 10 senelik çalışma hayatı ve 1 senelik annelikten sonra anladım ki ‘çocukta yaparım kariyer de’ sözünün başarısı etrafındaki aklı başında insan sayısı ile doğru orantılıymış. Erkeklerin egemen olduğu iş dünyasında kadın olmak zor iken, anne olmak çok daha fazla zormuş. Biz birçok şeye sabrederken bebeklerimizinde bizimle beraber sabretmesi gerekiyormuş. Ve annelik aslında anlayışsız yaklaşımlara, felaket tellallarına, yetmeyen zamana direnmek demekmiş. Emzirme reformu gerekli, ama bu konuda verilecek eğitimler keşke devlet tarafından evlenmeden önce verilebilse. Annelik büyük bir eğitim istiyor. Yaşanacak sıkıntıların önceden görülmesi söylenmesi bilinmesi gerekli. Önce anneler eğitilmeli ki onlarda çocuklarını doğru eğitebilsin.

    • söyledikleriniz çok çok doğru. ancak devletin eğitim vermesi yeterli olmaz bence, kanunlarla destek olması lazım. yaşanacak zorluklar gösterilip öyle ortada bırakılmamalıyız. yavrularımızın da bizimle sabretmek durumunda kalması bana çok acı geliyor. ben diğerlerine direneyim ama yavrum? ona yazık olmasın. kısacası, emzirme reformu gerekli, anne dostu toplum daha da gerekli.

  7. Eski bir yazıya yorum bırakıyorum çünkü özel sektördeki süt izni konusunda bir sıkıntım var. Gebelik öncesi sonrası izinler her iki sektörde de 8 hafta. Resmi gazetede açıkça sekiz haftalık doğum izni bitiminden itibaren 1 yıldır diyor. Özel sektörde çalışıyor olmak bir şey farkettirmiyor diye umut ediyorum. Siz neler biliyorsunuz bu konuda?