9 Yorum

Tırtıl Kids kapanmasın

2007 sonu, 2008 başıydı sanırım. Deniz ele avuca gelmiş, yürümeye başlamış, kendini kurtarmıştı. Ben de kıpırdanmaya başlamıştım, işe mi girsem, iş mi açsam, ne yapsam, ne etsem diye…

Bu “iş mi açsam” kısmının benim için tek bir açılımı vardı: Bir çocuk kitapçısı açmak. Evet, You’ve Got Mail filmini seyreden her genç kadın gibi ben de “Ayyyyy, ne güzeeeel… Ben de bir çocuk kitapçısı açayım, çocuklara kitap okuyayım” hayalimi gerçekleştirmek istiyordum. Ancak o an bunu hayalin ötesine taşıyacak cesaretim de, gücüm de olmadığından hayal olarak kaldı.

Belki de bu sebeple şehrin hemen tüm çocuk kitapçılarıyla arkadaş olup “Çocuklarım kitap okusun!” bahanesiyle her fırsatta gidiyorum, bilmem ki… Bildiğim, İstanbul’da ilk gittiğim çocuk kitapçısı Tırtıl Kids’di.

Tırtıl

O zamanlar Mohini’deydi, şu Levent’teki çocuk eğlence ve alışveriş merkezi. Daha sonra Mohini kapanınca Tırtıl Kids de İstinye Park’a geçti. Ve şimdi görünen o ki Tırtıl Kids İstinye Park’taki hayatına son veriyor. Ve yakın zamanda birileri el atmazsa çocuk kitapçısı denilince artık akla gelen isimlerden biri olmayacak

Tırtıl Kids’in hikayesi şöyle: Kurucular Nick Cullen ve Dilşat Arpacıoğlu, Türkiye’nin ilk çocuk kitapçısını açmaya karar verdikten sonra birkaç kitap fuarı gezip yabancı yayınevleri ile anlaşmalar sağlamaya başlarlar. 2008’de şirket kurulur, 2009 Ocak ayında Mohini Alışveriş ve Eğlence merkezinde mağaza açılır. 2011 yılına kadar hem mağaza hem de okullar kanalıyla çocukların hayatına dahil olur Tırtıl. Mohini’nin kapanmasıyla acil yer arayışı Tırtıl’ı, çalıştığı, tedarikçisi olduğu özel okullara yakın olmak için İstinye Park’a yönlendirir. Ancak özel okullar yayınevleri ile direkt çalışmaya başlar. Böylece velilerin ve öğrencilerin ayakları kitabevinden kesilir.

Zincir mağazaların ve internet siteleriyle olan rekabetin etkisiyle ayakta durmakta zorlanmaya başlayan Tırtıl Kids, sürekli artan ağır kira şartlarının da altından kalkamaz hale gelince Ekim sonu itibarıyle kapılarını kapatıyor.

Benim için Tırtıl Kids denilince akla gelen isim Nalan Erduran’dır. Tırtıl Kids’in kuruluşundan beri orada olan Nalan Hanım’ı birkaç sene önce tanıdım ben. Bu işi ne kadar çok sevdiğini, bildiğini, ne kadar yürekten götürdüğünü, inişe geçmeye başladıktan sonra bile ne kadar çabaladığını uzaktan da olsa biliyorum.

İki gün önce Tırtıl Kids “Kapanıyoruz” diye mail attığında “Ne yapabiliriz?” diye aradım Nalan Hanım’ı… “Sanırım yapacak bir şey kalmadı…” dedi.

 “Açıldığı günden bu yana kurucuların yaptığı yatırımın hiçbir geri dönüşü olmadığı gibi, harcanan her kuruş sosyal sorumluluk projesiymişçesine çocuklara armağan edildi” diyor Nalan Erduran. “Tüm ekibin ve yatırımcıların özverileriyle ancak bugüne kadar gelindi. Ekim ayı sonu itibari ile veda ediyoruz. Umarız kalan çocuk kitabevleri uzun soluklu olur.”

Kitap satışı, hele de çocuk kitapçılığı -eğer arkanızda bir güç ya da ciddi bir sermayeniz yoksa- pek para getiren bir iş değil aslında… Biraz öğretmenlik gibi görüyorum ben bunu. Çok sevmezsen, yapamazsın… Çok sevsen de, bazen işte böyle bir yere kadar yapabilirsin.

Benim Tırtıl Kids’le ilgili tek naçizane eleştirim konumu oldu. Alışveriş merkezlerinin içi konsept çocuk kitapçıları için bence uygun yerler değil. Orada o kadar oyuncakçı varken, yemekçi varken, ne bileyim, sinema varken çocuğu alıp kitapçıya götürmek hem kolay değil, hem de tercih sebebi olmayabilir birçok kişi için.

Hoş, İstinye Park gibi bir yerde oluşunun avantajını da kullanmıştı Tırtıl Kids. Düzenli olarak gerçekleştirdiği hikaye okuma saatlerine ünlü isimleri çağırmış, çocuklara kitap okutmuştu. Ben sadece bir tanesine katılabilmiştim, çok keyifliydi. Tek düşündüğüm AVM’nin enerjisinin, etraftan geçen insanlarla, mağazaların yanıp sönen ışıklarıyla böyle bir etkinlikle çakışmasıydı… Ama bu sadece benim bakış açım tabii…

Şu an İstanbul’da üç-dört tane çocuk kitapçısı var. Tırtıl Kids‘in kapanmasıyla birlikte bu sayı bir eksilecek. Tırtıl Kids’in şu an için başına gelebilecek en iyi şey, bu işe soyunmak isteyen birinin onu devralması olur. İsmiyle, personeliyle ama yeni bir yerde, yeni bir soluk ve enerjiyle…

Sanırım bu noktada “hakkında hayırlısı” demekten başka yapacak bir şey yok…

9 yorum

  1. İnsanın eli kolu bağlanıyor bu durumda , umarım haklarında hayırlısı olur.
    Birçok zaman tırtıl kids den alışveriş yapmış biri olarak elimden ne gelir açıkçası bilemedim ve çok üzgünüm…

  2. İşler bu noktaya gelmeden, kapanıyor diye hayıflanmadan çok önce önlem alınıp bu tip yerlerin (sadece kitabevi olarak değil, her türlü butik ve katma değeri olan yer için geçerli bu yazdığım) desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. İnsanlara çocuk kitapçısı fikri çok güzel geliyor, ama yeterince desteklenmediğinde sonunun ne olacağını öngörmek istemiyoruz ve zincir mağazaların albenisine kapılıyoruz. Oysa gerçekten gönül koyarak, elde avuçta ne varsa eklenerek, emek harcanarak yaratılan yerler buralar. Ve yaşamaları tek tek, herkesin desteğiyle mümkün. Yılların Robinson’u bile kapanma tehlikesi atlatıyorsa, zaten okur oranı düşük olan bir ülkede, okur oranının en yüksek olduğu şehirin kalbinde bile bu maddi sıkıntılara şahit oluyorsak, hepimizin yapacak birşeyi olduğunu bilmemiz lazım. Bu saate kadar yapmadıysak da bundan sonra daha fazla çaba harcamamız lazım. Gönül isterdi ki, Tırtıl gibi üçbeş yer değil, onlarca, yüzlerce yer olsun ve hepsi tıkır tıkır işlesin…

  3. Tırtıl kids’in kapanması gerçekten üzücü olmuş. Ama daha büyük problem “küçük dürüst üreticilerin ve küçük işletmelerin” artık günümüz politikaları ve ne yazık ki kendi insanlarımızın tutumu yüzünden yavaş yavaş ortadan kaybolmaları.

    Uzun bir süredir elimizden geldiğince küçük işletmelerden ve “bildiğimiz” üreticilerden birşeyler alma (yiyecek, sebze, meyve, kıyafet vs) gibi bir düzen tutturmaya çalışıyoruz ailecek. Ailelerimizi de buna alıştırmaya çalışıyoruz. Özellikle Gezi ve şu an cereyan eden ODTÜ olaylarından sonra AVM’lerden mümkün olduğunca da uzak durmaya çalışıyoruz.

    Hatta ODTÜ’den bu işe gönlünü koymuş bir kaç arkadaşımız bildikleri üreticileri (sebze, meyve, ve bunların türevleri zeytinyağı, sirke, pekmez vs) Dogal Bilincli Beslenme (https://groups.google.com/forum/#!forum/dogal-bilincli-beslenme) grubunda topladılar. Hatta bazı çiftlikler Tatuta aldında da var: http://www.bugday.org/bugdaygil/Tatuta/ . Biz birini ziyaret edip çok memnun kalmıştık. Üreticiler hasada çıkınca listede paylaşıyor. Bir nevi İpek Hanım çiftliği misali ama birçok irili ufaklı üretici var. Ayrıca bir köyü ekolojik köy haline getirmek için çaba sarfediyorlar: http://tahtaciorencik.wordpress.com/tadya-kimdir/

  4. Çok üzüldüm, hele ki zaten bir kaç tane varken… Keşke dayanabileceğim bir duvar olaydı da ben devralaydım, bu işi kar gütmeden sadece sosyal sorumluluk gibi yürüteydim. Ben okuyaydım çocuklara kitap, söyleşiler yapaydık, canlandırmalar hafiften tiyatromsu dramalar yapaydık… Ama yeri kesinlikle bir avm’de olmayıp içi kağıt kokan, aaaynen o filmdeki kitapçı gibi olaydı… Hayaller, hayaller, hayaller…..

  5. Tırtıl kitabevinin kapısından içeri girdiğimde çeşitlerin bolluğu karşısında vaaav demiştim ve raflara saldırmıştım resmen. Kızımdan çok kendim için yapmıştım alışverişi. İstinye Park’a gidişimde mutlaka uğramam gerek dediğim huzur dolu kocaman dünya. Gönülden bağlanmışım meğer, kapanacağını öğrendiğimden beri gerçekten üzülüyorum. Kitabevleri; kütüphane, tiyatro, müze, sanatevleri gibi değerliler. Böyle yerlere iş yeri gözüyle bakılmamalı, buraları ayakta kalma mücadelesi vermemeli, zaten azlar.

    Teşvikle daha fazla büyümesi gerek derken parasızlıkla boğuşmasını kabul etmek kolay değil. Bunca emek, uğraş… Boğazım düğümleniyor…

  6. Yazik, cok uzuldum:(( Haftasonlari dogumgunleri, atolye, proje vs organize etseler biraz para akisi olur mu acaba? Maalesef yavas yavas cogu kitapcinin gittigi nokta bu sanirim. Sadece cocuk kitapcilari da degil. Burada en buyuk kitapci zincirlerinden birisiydi Borders, e-reader’larla, internet satislariyla basedemedi, kapandi. Barnes & Nobles oyuncak satisina agirlik vermeye basladi sirf bu yuzden ama o bile ne kadar dayanabilir bilmem.

  7. Çok üzülüyorum böyle gönülden yapılan işlerin bozulmasına, hevesim kırılıyor okudukça hayallerim “gerçek hayattan ” ötürü gerçekleşmeyecek diye.
    Herkesin dilinde değil midir? Küçük bir köye yerleşeyim, organik tarım yapayım, Gökçeada’da butik otel açayım, kitapevim olsun, kreşim olsun, ekolojik köy kurayım daha neler neler ama hiçbiri birçoğumuz için gerçekleşmez, kimisi para konularını düşünür ve yapamaz kimisi için para mevzu olmaz ama şehirli yaşamdan vazgeçemez vesaire vesaire. Yapabileceğimiz birşeyler var aslında çok geç olmadan hayallerin peşinden giden küçük işletmelere destek olmak gibi,çok yıldızlı kitap evlerinden ya da marketlerden alışveriş etmeyi tercih etmemek gibi ama görünen o ki onuda beceremiyoruz, ne yazık ki!!!

  8. Aynur Çitçi

    Bambino Oyuncak olarak en çok üzülenlerden biriyim Ben de Harika bir sitede 24 senedir bağımsız oyuncakçılık yapıyorum ve artık kendimi emekli edeceğim hayalim de devir alanın mağazanın yarısını Kitap evi yapması, fikri olan varsa Tırtıl Kids için elimden geleni yapmaya hazırım telefonum 535 7158045 Sevgiler….

  9. Cingoz karanlıktan korkuyor