5 Yorum

Bayan değil, bacı değil, KADIN

Dün, bir kadın olarak gerçek anlamda temsil edildiğimi hissettim.

Başörtülü milletvekilleri ilk kez Büyük Millet Meclisine girebildiler dün.

Gerçek şu ki, 2013 senesinde kadınların meclise (o veya bu şekilde) girmesinin bu kadar ilgi görmesi bence çok rahatsızlık vericiydi. Bir kadın olarak çok rahatsız oldum. Başörtülü vekillerin yerinde olsam da çok rahatsız olurdum… MHP milletvekili Ruhsar Demirel’in harika konuşmasında dediği gibi, onlar da “vekil”di, mutlaka “kadın vekil” olarak nitelendirilmek zorunda değillerdi.

Gazetelerin “koşun, türbanlı vekiller mecliste” manşetleri attığı sırada Egemen Bağış da “Bacılarımız” muhabbeti yapıyor, “Dün üniversitelerden, ödül törenlerinden, kamudan dışlanan bacılarımız Bugün Türkiye’nin en yüce makamı TBMM’de” diyordu. Bunu derken, başımıza ne geliyorsa bu “bacı” muhabbetinden geldiğini bilmiyordu herhalde. “Kardeş” anlamına gelen “bacı” kelimesinin, kendisinin kullandığı anlamıyla “korunmaya muhtaç mahluk” içeriğinin kadın-erkek eşitsizliğinin de, kadın cinayetlerinin de altında yatan sebep olduğunu anlatsak anlar mıydı ki?

“Kadın” kelimesini, bir sonraki tweet’inde “‘Bu kadına haddini bildirin’ günleri artık geride kaldı” şeklinde, yine bir kötüleme ifadesi olarak kullanırken, takip eden açıklamasında “Demokrasi bir bayanın başını örtme yada örtmeme hakkının teminatıdır” (yazım hatası kendisine ait) diyordu. Kısacası, her ne hikmetse “kadın” kelimesini bildiğin “dişi insan” nitelemesiyle kullanmaktan kaçınıyor, onun yerine himayesi altına aldığını ifade eden “bacı” ya da kibarlaştırma ihiyacı hissederek “bayan” diyordu.

Kadın milletvekillerinin başörtüsüyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdikleri gün, aynı zamanda kadın milletvekillerinin, meclisteki erkek-egemen anlayışa “Artık yeter” dedikleri bir gündü. HDP milletvekili Sebahat Tuncel, Egemen Bağış’ın da kısa bir süre önce örneğini sergilediği bu “bacı” edebiyatına “Biz kimsenin bacısı değiliz” diyerek yanıt verdi.

Tuncel’in bu konuşmasını izlerken gözlerimin dolmasına engel olamadım. Orada olsam söylemek isteyeceğim her şeyi söylemişti.

Diğer milletvekilleri, MHP’den Ruhsar Demirel, BDP’den Pervin Buldan ve CHP’den Şafak Pavey de büyük zerafet ve cesaretle erkeklerin, kadınlara karışmamaları gerektiğini hatırlattılar.

Bu milletvekillerinin açık mesajlarının yerini bulacağı konusunda umutlu değilim, ancak kadınların yumruklarını masaya vurabilmeleri açısından çok önemli bir gündü dün.

Daha kat edilmesi gereken çok yol var. Dilerim bundan sonra dekoltesini beğenmediği sunucuyu işten attıran, “kadın mıdır, kız mıdır bilmem” diyen, “üç de yetmez beş tane” diye çocuk siparişi veren“tecavüz edilirse doğursun, devlet bakar” buyuran devlet ileri gelenlerine de aynı birlik ve yüreklilikle karşı dururlar.

Dilerim bundan sonra kadına, kadınlığa laf uzatan her devlet yetkilisi karşısında bu vekiller gibi dik duran kadınları bulur.

Dilerim “bu daha başlangıç” olur…

Umarım…

5 yorum

  1. eline, aklına sağlık. ben de tüm kalbimle diliyorum.

  2. küçük mucizem

    Maalesef ben de umutlu değilim. Hele de o sunucunun işine son verdiklerinde, sesini çıkarmayan, itiraz etmeyen jüri ve de iş teklifini kabul eden erkek sunucu ne kadar sinir bozucuydu.
    Benim başım açık yani kirliyim .

  3. Ben anlamadim ne oldu da daha önce giremiyorlardi da, dün girdiler ic tuzuk mu anayasa mi degisti , cok fazla haber takip etmiyorum kacirdim heralde, birden gundem niye bu oldu. Bu bayan milletvekilleri meclise kadar ortulu gelip mecliste mi açiyor, sonra çikinca kapatiyor muydu??!! Basörtü magdurlari miydilar yoksa yeni mi kapanmaya karar verdiler??Bisey oldu ben kacirdim heralde!! Kesinlikle Merve Kavakcida meclise girebilmeliydi, universitedeki arkadaslarimda derslere girebilmeliydiler(bence onlar gercek magdurdu). Ayrica ozaman o arkadaslarimla direnmistim( ozaman nerdeydincilere cevaben) . Kim nederse desin ben samimi bulmadim, basortulu milletvekilleri ile resim cektirip sosyal medyada paylasmalar filan bana garip ve anlamsiz geliyor, ayrica basörtülü milletvekîllerîne de saygisizlik gibi geliyor. Burda bir animi anlatmak isterim; ögrenciyken basortulu bir arkadasla yutrdisina kursa gitmistik, orda gezerken hintli bir bayan onlara ozgu kiyafetleri ile geziyordu, benim cok hosuma gitmisti basortulu arkadasima dedimki ” aa çok guzel resim çekinmeyi teklif edelim mi , arkadasimin dedigi sey benim icin cok anlamliydi ” olurmu öyle sey o onun normal kiyafeti, gelip biri benle degisigim baśörtülüyüm diye resim çekinse alinirim gücenirim demisti ” . Gercekten hakliydi. Benim icin kapalilik aciklik hic sorun olmadi, özgürlüklerden demokrasiden yanayim. Dedigim gibi samimi bulmadim ama ülkemiz için hayirli ugurlu olur umarim..,..

  4. Incir'in Annesi

    Bundan sonra tum kadin vekillerimizin ayni netlikle, kadin hak ve ozgurluklerini savunmalari dilegiyle. Cok guzeldi konusmalar. Sadece icerikleri degil, konusma tarzlariyla da pek cok errrrkek vekilden daha nitelikli olduklarini gosterdiler.

  5. Su konusmayi Ingilizce’ye cevirip tum bati ulkelerinde de izlettirmek istiyorum. Tum dunyaya uygulanabilecek, muhtesem bir konusma. Belki benim yasadigim ABD’de bu “baci” muhabbeti olmasa da erkeklerin kadinlari “bizim bir uzantimiz” diye gordugu bir gercek. Sebahat hanim o kadar dogal ve basit bir dille ifade etmis ki cevirip dinletmek istedim. Sonunda da “Iste budur” demek istedim.