8 Yorum

Yase’nin Gebelik Günlüğü – 5 hafta, 5 gün

Yase’nin ikinci yazısıyla günlüğüne devam ediyoruz. 

En son ne demiştim?

Yaz tatilimiz önce bir hafta 3600mt’deki Deux Alpes sonra da bir hafta Adana’da ma aile cümbüş şeklinde planlandı.

Benim kaderimdir. Kızsal olaylarım gelir gelir tatile çatar. Yaz tatili, kış tatili hiç şaşmaz. Bu sefer turnayı gözünden vurmuştum. Malum durumlarım bitecek, biz öyle tatile gidecektik. Fakat günü gelince zinhar şaşmayan misafirlerim bu sefer şaşmıştı. Ne gelen vardı, ne giden! Hal böyle olup da , yakın kız arkadaşlar da dürtükleyince “hiç sanmıyorum amma ben bir test yapayım” dedim. Fransa’ya gitmeden bir gün önce test yaptım. O kadar emindim ki testin sonucuna bakmaya bile gerek duymadım diyebilirim. Lakin düşündüğüm gibi test olumsuzdu, hamile değildim, kızsal hallerim bu seferlik rötarlıydı demek! Tamamdı kaderim yine beni bulmuştu. Bu seferde dağların en tepesinde ağarlayacaktım misafirlerimi! Olsundu!

Bir haftalık Fransa tatilimizde kah dağdaki kaynaktan gelen suyla dolu göle girdik, kah 5 derecelik suda rafting yaptık, kah adventure parklarda yerden 20 metre yükseklikteki iplerde yürüdük, kah tarzan gibi ağaçtan ağaçlara atladık. Nerdeyse hiç içki içmeyen ben Allah’ın Fransa’sında ‘Bloody Mary’ bile içtim. Her gün sabah 3 saat snowboard ve her gün akşam ise 2 saat trambolin antremanı zaten rutin programa dahildi. Snowparkta uçmadığım rampa, düşmediğim box kalmadı diyebilirim. Özetle bir haftanın her günü sıçramak ve sonrasında düşmek suretiyle havadaydım. Tepesi 0 derece, aşağısı yaz kıvamında derken benim misafirler iyice gelmekten vazgeçmişti sanki. Hergün dört gözle bekliyor ancak muvaffak olamıyordum. Tatilin Fransa kısmı bitip de Adana’ya gittiğimizde artık sıkıntıdan ve sıcak basmalarından kafayı çizmiş durumdaydım. Adana’da havanın 50 derece olması tabii ki bu durumu daha da çekilmez hale sokmuştu!

Gittiğimiz ilk 2 gün 5 litre su içmek suretiyle kesintisiz uyudum. Aşırı spor yapmaktan en sonunda erken menapoza girdiğimi düşünüyor, her fırsatta durmaksızın söyleniyordum. “Bu Allah’ın sıcağında biz niye Adana’ya gelmiştik, ne işimiz vardı, zaten en üst katta uyuduğumuz için bana daha da sıcak basıyordu. Niye İstanbul’da kalmadıktı!” Oooffff susturabilene aşk olsundu! Annem vırvırıma dayanamayıp toprağın içinde kalan en alt kata, bodruma yerleştirdi bizi. Ama nafile! Sakinleşemedim.

Jinekolog olan dayıma yemeğe gittiğimiz gün, adamcağızı gizliden bir köşeye kıstırıp derdimi açıverdim; “Dayıcım” dedim. “Sanırım ben erken menapoza girdim, bir türlü adet göremiyorum, sıcak basmalarından tuz yalayan keçiler gibiyim. Ne olacak benim bu halim?” Durumu hiç ciddiye almadan; “Kızım seninki de laf mı? Hele önce bir üre de sonra menapoza girersin” deyip döndü gitti. Yani bu da laftı! Sanki bu durum benim tercihimdi! Sanki ben 32 yaşında menapoza girmek istedimdi!

“Sen yarın bir hastaneye git de tiroidlerine baktır bakim” diyerek beni başından attı diyebiliriz. Bu durumlar karşısında çok bilmiş annem, o günlerde sıcaktan sonra beni en deli edendi. Sürekli bıyık altından kıs kıs gülerek “Hamilesin kızım sen, anlarım ben” diye beni delilikten zır delilik mertebesine sıçratıp duruyordu. Sanki ben dayıma gizliden sormamışım gibi sofrada herkesin ortasında “İki gün sonra şehre ineceğiz sana da bir uğramak istiyoruz Yasemin’in birtakım sıkıntıları var” diyerek beni ele güne afişe ediyor, arkasından da kıs kıs gülmeye devam ediyordu. Ne dedimse ikna edemedim ki ben test yaptımdı ve sonuç olumsuzdu. Nuh diyor, peygamber demiyordu. Yase hamileydi, bu da anneme göre tek gerçekti!

Ertesi sabah gözüm dönmüş bir şekilde uyandım. Kocamın boğazına kahvaltısını dizmek suretiyle geçtim karşına; “Bana bak Barış!” dedim. “Beni derhal bir hastaneye götür, aksi taktirde seni boşarım! İki gündür hastayım diye kıvranıyorum beni dikkate alan yok! Tutturmuşsunuz hepiniz bir hamilesin de hamile! Biz testi seninle yapmadık mı olumsuz çıkmadı mı, niye hala bana inanmıyorsunuz, bir oldunuz da beni delirtmeye mi çalışıyorsunuz?” diye bir çemkirmişim ki 20 dakika içinde ben, kocam, annem, halam yola çıkmıştık bile. Kocam da en sonunda bana menem bir şey olduğuna öyle ikna oldu ve panikledi ki arabayı annemin kullanmasını rica etti. Bizim Adana’daki evimiz şehirden sadece 20 dakika uzaklıkta ama anneme sorsan dünyanın bir ucudur! Hastaneye vardığımızda kendimi nerdeyse araba durmadan acile attım. Annemin; “ben arabaya bir yer bulup geleyim bari” dediğini hatırlıyorum sadece.

Acilden girdiğimde artık iyileşmiştim sanki, beni muayene edecek ve iyileştireceklerdi. Hemşireye derdimi anlattım. Doktoru çağırdı. Adamcağız boğazıma baktı, barsaklarımı dinledi. “Sanırım faranjit gibi birşey bu, korktuğunuz gibi dizanteri falan olduğunuzu sanmıyorum. Yaz ishali de olabilir, mide bulantısı ve ishal için bir serum takalım” dedi. Ben serum kelimesiyle mutluluktan göklere çıkmış, bulutların üstünde yürürken, kabus soru nereden geldiyse bir anda koptu geldi, kucama düştü patladı: En son ne zaman adet gördümdü? Hay adeti batsındı, şu insanlar bana bir rahat versindi! 

– Hamile değilim Doktor Bey.
– Bu ay regl oldunuz mu?
– Hayır olmadım ama test yaptım ve olumsuz. Yani rahat rahat serumumu takabilirsiniz dedim ama nafile!
– Olmaz Yasemin Hanım, eğer hamileyseniz ben serumun içine bu ilaçları koyamam, sizi kadın doğum servisine sevk edeyim, eğer hamile değilseniz gelin hemen serumunuzu takalım dedi ve dışarı çıktı.

Annem gitmiş yerine bu doktoru transfer etmişti sanki. Giyinip bir hışımla çıktım odadan, eğer beni jinekolog görecektiyse, ben niye canım dayıma gitmemiştimdi, niye yabancı bir doktorla görüşecektimdi. Sinirden şişmiş halde doktorun kapısına gelmişken telefonum çaldı. Arayan dayımdı. Multifonksiyonel annem arabaya park yeri ararken boş durmamış, dayımı arayıp haberdar etmişti!

Telefonu açtım;

Kızım dedi, sen hamile olmayasın sakın?
Sanki hepsi sözleşmiş Yase’yi çıldırtma oynuyorlardı.

-Bilmiyorum dedim bir hışımla. Senin dediğin gibi hastaneye geldim, yine kendimi kadın doğumcunun kapısında buldum, bilseydim sana gelirdim diye sızlanmayı da ihmal etmedim tabii ki de!

– Kapısındaki ismi oku, kime yönlendirdiler seni? dedi.
İsmi okudum. Adam çok tatlı bir adammış, dayımın da kankasıymış.

-Çok selam söyle, muhakkak kendini tanıt, sonra da beni ara dedi kapattı.
Şerrimden doktoru yemekten çağırdılar. Adamcağız, yemeğini boğazına tıkmama rağmen güler yüzle karşıladı bizi, dayımın da adını verince ortam pamuk oldu.

Bunların hemen ardından tekrar soru kabusu başladı!!!

En son ne zaman regl oldumdu, düzensizliğim var mıydı, ne zaman evlenmiştimdi, kaç yaşımdaydımdı… 6 ay önce evlendiğimizi duyunca; “Amanın pek erken” dedi ancak yaşımı sorunca bu fikrinden vazgeçti.

“Yasemin’ciğim ben 25-26 yaşındasındır sandım 32’ysen geç bile kalmışsın” diye de ilave etti!

Hangisi daha sinirdi bilemedim. Çocuk gibi görünmem mi, çocuk için geç kalmam mı, yoksa daha hamile olduğum belli olmadığı halde kesin hemileymişim gibi konuşması mı?

Son bir çaresizlikle; “Hamile değilim ben Doktor Bey, test yaptım” der gibi oldum ancak “Hamilesin kesin sen hadi gel ultrasonda da bir bakalım” diyerek lafımı ağzıma tıktı. Ultrasonun ekranı benim yan tarafımda, kocamın ise tam karşısında kalıyordu. Daha karnımı açmamla beraber karşı koltukta oturan kocamın, gözlerini koca koca açarak ,ekrana doğru koşması durumu sessizce ortaya koymuştu. O kocaman gülümsemesiyle yanıma gelmişti ki doktor konuşmaya başladı:

– Eveeet, tebrik ederim çocuklar. 5 hafta 5 günlük gebeyiz, bakın kesecik de burada!

Ben ancak o zaman akıl edip de, kafamı çevirip ekrana baktım.

Peki benim bile kese olup olmadığını bir bakışta kestiremeyeceğim şeyi, kocam nasıl olmuştu da doktordan önce görmüştü? Onun kese olduğunu nerden bilmişti? Acaba içine mi doğmuştu? Ayrıca ben bu kesenin annesiysem bende niye hiç bir heyecan yoktu? Yoksa şokta mıydım?

İşte yine olan olmuştu. Bir gol daha yemiştim. Ben hazırlıksızken, kale boş kalmış, kocam şahane bir golü daha ağlarla buluşturmuştu. Yoksa bütün bunlar neden bana olsundu?

Yase

Şu anda 19 haftalık gebe olan Yase’nin 7 haftalık göbeği…

Devamı haftaya…

 

8 yorum

  1. ay ne komik yaa 🙂 kızı delirtmişler resmen başlarda 🙂

  2. Çok güzel yazmış 🙂 maceraları keyifle bekliyorum…

  3. Karim diye demiyorum. Her halini cok seviyorum. Ben senin hamile oldugu, kayak tatilimizin son 2 gununde anladim. Karimi iyi taniyorum her aninda onu cok iyi izliyorum..
    Su dunyada en kutsal kisi karninda cocuk tasiyan kadindir…

  4. Uff ama yaa neden bitti… hizlandirilmis birkac yazi birden alsak hem arayi kapatiriz..7.haftadan 19.haftaya…
    Masallah cok akici bir dili var 🙂 Merakla takip edecegim Yase’yi.
    Sevgiler

  5. merhaba,
    hayırlı uğurlu olsun,
    ben de 27 haftalık hamileyim, anlatımınız harika ve çok eğlenceli. umarım hamilelik süreci ve sonrası da çok güzel geçer. diyetisyen olmanız sebebiyle (ki bana göre tüm hamilelerin bir diyetisyene ihtiyacı var) yazılarınızla hem keyiflenip hem de bilgileneceğimizi düşünüyorum.
    her şey gönlünüzce olsun,

  6. Sanırım sizin ailede yazı genleri kuvvetli Elif , Yase’de süper akıcı bir yazı yazmış 🙂 Keyifle okudum, devamını bekliyoruz 🙂

  7. Süper eglenceli bir gebelik günlüğü daha.iyi ki varsiniz.merakla ve heyecanla bekliyoruz
    Size de simdiden bol şans.

  8. Yasemin sen süpersin, harika bir çiftsiniz ve de 🙂 sıcaklığınız hemen sardı valla, etrafınızdaki insanlar yetmezmiş gibi bi de bizlerden gelen yorumlarla uğraşacaksınız, demedi demeyin :)) kendi adıma size iyi enerji göndermek için elimden geleni yaparım, harika ve bir o kadar da hassas bir süreç çünki.

    yaşadıkların anlattığın kadar eğlenceli olmamıştır muhtemelen, ama tarzından dolayı gülmek kaçınılmaz :)) ama sen yine de güldüğüm için kusuruma bakma nolur, malum sen hamile bir kadınsın artık :)) zevkle takip edeceğim, herşeyin yolunda gitmesi için dua edeceğim, sağlıkla bebeğinize kavuşmanız dileğiyle.

    Zeliha