32 Yorum

Histeri

Üniversiteden yeni mezun olmuştum, henüz evli değildim. Uzun zamandır birlikte olduğum bir erkek arkadaşım vardı. Birlikte Amerika’ya gitmek istiyorduk ve ileride evlenmeyi düşünsek de aceleye getirmek istemiyorduk. Babamın ağzını aradım:

BEN: Bence bir erkekle bir kadın evlenmeden önce bir süre birlikte yaşamalılar. Ne malum aynı evde yaşamaktan mutlu olacakları? Eğer yürütemezlerse ayrılırlar; nikahtı, boşanmaydı kimse uğraşmaz.
BABAM: Bence de sence. Ama sen sakın böyle bir şey yapma.

Şimdiki şartlarda, şimdiki aklımızla, şimdiki dinamiklerle benim bu konuya yaklaşımım da, babamın tutumu da farklı olurdu. Ama o zaman öyleydi.

Bu, babamın kendi kızı için o zamanki tasarrufuydu.

***

Son günlerde ortalık yıkılıyor. Başbakan Erdoğan’ın “öğrenci evlerinde kızlı erkekli kalınması muhafazakar yapımıza uygun değildir” ile başlayan ve “Valiliklere talimat verdim, denetlenecek” ile devam eden, ardından valilerden birbiri ardına gelen “Mesaj alındı, başbakanımızın talimatı bizim için emirdir” açıklamaları ve en nihayetinde İçişleri Bakanı’nın “öğrenci evlerinin, terör örgütleri açısından eleman kazanma, başka kişi ve yapılar için de fuhuş amaçlı yerler olarak kullanıldığını” söylemesiyle içinden çıkılmaz bir hal aldı.

Hayret içerisinde izliyorum bu olanları. Ağzım açık okuyorum devlet yetkililerinden birbiri ardına gelen açıklamaları. Çok rahatsızım.

Çok şey yazıldı, çok şey çizildi. Söylenebilecek her şey söylendi. Her kızlı-erkekli evde kalanlar “sevişmez” dendi, kaldı ki “sevişmek” kötü bir şey değildir dendi, sen istersen sevişmek isteyen bir kızla bir erkeği iki kuleye kapat, onlar ne yaparlar ne ederler yine bir araya gelirler dendi. 18 yaşının üzerindeki insanların kimle hangi evde nasıl kaldığı ancak onları ilgilendirir dendi. Bu yaptığınız anayasaya aykırıdır dendi.

Deniyor.

Ama durmak yok, baskıya devam.

Ve bütün bu olanlar insanları inanılmaz bir şekilde gerip mutsuz ediyor.

Dün Twitter’a bir baktım, herkes bir mutsuz. “Nefesim daraldı” diyorlar, “ruhum gerildi” diyorlar.

Bu olanların günlük halimdeki izdüşümüne bakıyorum: Sürekli boğazımda bir yumru. Sanki sırtımda bir kambur. Gittiğim her yerde, girdiğim her ortamda “Nasılsınız?”dan sonra “İşte nasıl olalım, olanları hayret içinde izliyoruz” muhabbetleri…

Twitter’da, Facebook’ta yazdıklarıma bakıyorum: Bu olanlara isyan etmişim, sonra dönmüş çocuklarla ilgili bir şeyler karalamışım. Sonra #kızlıerkekli üzerine bir yazı bulmuş onu paylaşmışım. Bir histeri ki sorma gitsin…

Memleket gündemindeki histerik iniş çıkışlar, günlük ruh halimizi direkt etkiler oldu. Bu nasıl bir şeydir?

Ben “Acaba şimdi neyi kısıtlamaya kalkacaklar?” diye endişelenmek zorunda mıyım? “Birkaç saattir gündemi takip etmedim, bir şey oldu mu ki?” endişesiyle gezmeye mecbur muyum?

Sürekli var olan haklarımızın elimizden alınmaya kalkışıldığı ya da bunun ima edildiği, özgürlüğümüzün tehdit edildiği bir ülkede yaşamak zorunda mıyız? Bunu çekmemenin tek yolu buradan çekip gitmek mi?

Ötekileştirmek neden? Sen istediğin gibi yaşa ama beni, senin gibi yaşamaya neden zorluyorsun ki? Ben seni zorluyor muyum?

Memleketteki her sorun, kadın-erkek ilişkileri ve seks ekseninde ele alınmak zorunda mı? Kadınların ne yapacağını, nasıl giyineceğini, kiminle nerede nasıl yaşayacağını bıyıklı adamlardan dinlemek zorunda mıyız?

Bir günü de çocuklarımın geleceği için endişelenmeden geçiremeyecek miyim? 

Hayat çok kısa değil mi? Bugün var, yarın yok değil miyiz? Yağan yağmurun, dönen mevsimin tadını çıkarmak varken ensemizde bir tehditle yaşamak zorunda mıyız?

Memlekette başka sorun yok mu?

Sizin yapacak başka işiniz yok mu?

Siz hiç mi mutlu olmadınız?

Siz hiç mi sevilmediniz?

32 yorum

  1. Tam bir boşalma olmuş bu yazı sanırım, sayenizde ben de rahatladım.

    Başka konu konuşulmaz oldu dediğiniz gibi, sürekli bir endişe hali, şaşkınlık hali bu yaşananlar karşısında. Yapılmak istenen çok açık. İstanbul’da ne kadar hissederiz bilmiyorum ama mahalle baskı denen şeyi küçük yerler fazlasıyla yaşıyacaklar, özellikle yaza doğru. Artık başı açık olan, mini etek, atlet giyen rahatsız olacak, sevgilinle el ele yürümek ayıp olacak, mezhebi geniş olacak.

    Bir şeyler yapmalı.

    Sevgiler…

  2. keşke derin bir nefesle içimizdeki yumruyu dağıtabilsek.
    çocuk gelinler, kadın cinayetleri, tecavüzler hepsi öğrenci evlerin de oluyor. suçlu bulundu…. bütün bu yapılanlar diğer %50 için psikolojik savaş.

  3. Son günlerde o kadar daralmıştım ki bu yazı hislerimi çok güzel özetledi. Ellerinize sağlık.

  4. ben de şahsen kızımın da oğlumun da öğrenciyken bir evde sevgilisiyle yaşamasına müsaade etmek istemem. Ama bu “benim” problemim!

    Benim kızım da, oğlumda öpüşebilir, sarılabilir, benim verdiğim terbiye ve nasihatlerle sınırlarını kendi çizebilir ve ben, annemin beni telefonun olmadığı zamanlarda sevgilimle gezmeye gönderebildiği gibi, çocuklarımın öğrenci evlerinde oturup tabu oynamalarını, ders çalışmalarını, arkadaşça tatile gitmelerini doğru bulabilirim.

    herkes kendi evladından sorumlu ve her evlat da kendi ailesine karşı sorumlu. ben çocuklarımın arkasındayım. üst katta arada bir kızlı erkekli toplanıp saz çalıp türkü söyleyen bekar komşularımın da arkasındayım!

    Allah kahretsin artık her gün bu aptalca muhabbetlerden sıkıldım. yaşadığım yerdeki ve sistemdeki eksiklikler daha da daha da gözüme çarpıyor bu olanlar yüzünden. daha gergin ve endişeliyim. bitse artık ve kurtulsak!

    • Tam da dediğiniz gibi Mehtap Hanım, çocuklarımızın nerede,ne yapacaklarına,nasıl yaşayacaklarına müdahale etmek ” bizim ” problemimiz, yani onların ebeveynlerinin problemi.. Başbakan buna ne hakla karışıyor anlayamıyorum..Hakikaten bitse de kurtulsak artık …

  5. Birazdan yorumlar yağar… Siz cocugunuzun boyle bir asamasini kabul edebiliyorsaniz………

    Ben her zaman söylüyorum. 2 çeşit insan var:

    1- İYİ İNSAN
    2- KÖTÜ İNSAN

    O kadar

  6. Böyle birlikte yaşamasını demek istemistim

  7. 3 yil once gitmis biri olarak; maalesef gitmekten baska cozum olmadigini dusunuyorum. Artik cigirindan cikmis durumda cunku durum.

    • hepimiz gidip canım ülkeyi bunlara bırakmak fikrinden nefret ediyorum. tek çözümüm eğitim için çocuklarımı göndermek. gidenlere de asla kızamıyorum, imkan olsa yapar mıydım? kesinlikle yapardım.

      • Gidenler sanmayin ki ayni duygulari uzuntuleri uzaktan da olsa yasamiyor; ama dogacak cocuklarim icin hic degilse umut besliyorum. Onlar bu sacmaliklarla buyumesin istiyorum.

  8. ben bunlarin aslinda bize degil de kendilerine oy veren diger yuzde elli icin yapildigini dusunuyorum. yani onlari ellerinde tutmak icin. “bakin ben nasil muhafazakarim. sizin yerinize babalik yapip namusunuzun pesine dusuyorum. digerleri gordugunuz gibi ahlaksiz kizli erkekli ayni evlerde kaliyorlar sakin onlara uymayin.” alt mesaj bu bence

  9. Her gün, o güne kadar zaten normal olan şeylerin “normal” olduğunu anlatmaya çalışmaktan, bunun için üzülüp sinirlenmekten bıktım!

  10. merhaba ;
    sizi her sabah takip ediyorum ancak ilk defa yorum bıraktım .
    başörtülü,muhafazakar,çalışan bir anneyim. ve bu tarz meselelerden inanılmaz derecede bende rahatsızım . artık gazete okumak istemiyorum. ancak bu meselelere itibar etmemek gerekiyor bence , başbakanın dış politika öncesi seyahate çıkmadan önce muhalefetin önüne atıpta gündem değiştirme takdiğinden başka birşey değil.anayasada özel hayatın gizliliği ve dokunulmazlığı güvence altına alınmıştır. 18 yaşındaki bir genç istediğiyle istediği yerde oturur bu temel hak ve özgürlüktür. bu tarz bir meseleyi gündeme getirip polisi insanların ahlak bekçiliği yapmaya itmek , evladı şehir dışında okuyan aileleri huzursuz etmek ,komşuları birbirine ihbar etmeye teşvik etmek vb.inanılmaz sakıncalı sonuclar dogurur. bu ztn ne demokratlıktır , ne muhafazakarlıktır. bu bir seçim yatırımı isede ztn kirli bir oyundur. siyaset ztn yeteri kadr kirliyken bizleri böyle meselelerle ve sıkıntılarla dehsete düşürmemelidirler.
    sizden istirhamım bu haberlere itibar etmeyiniz ,kendinizi mutsuz hissetmeyiniz .canımızı sıkmalarına izin vermemeliyiz. çünkü hakikatte başörtülü ve muhafazakar kımseler bunu istemıyor .benım unıversıtede erkeklı kızlı kalan arkadaslarım vardı ve hepsıde cok ıyı ınsanlardır ve arkadaslarımdır .ben okula basımı acıp gırerkende herzaman cok ıyı arkadastık ve onları hıcbızaman bundan ötürü suclamadım .
    şunu unutmamak gerekirki başı açık gezen bir kadın ve dilediği şekilde giyinip yaşayan bir kadın dinden çıkmış sayılmaz. zira islamda günah işleme özgürlüğü bile vardır. İslam dini ztn özgürlükler üzerine kurulmuştur.
    sizi seviyorum ,siz çok iyi bir annesiniz. yüzünüz gülsün lütfen 🙂

    • Yorumunuzu okuyunca güldü, çok teşekkür ederim 🙂

    • Saliha Hanım yazdıklarınızı okuyunca size sarılmak istedim inanın, başbakanın dediği tabirle biz
      ” başı açık ötekiler” de aynen sizin gibi düşünüyoruz işte.. Yazdıklarınızın her kelimesine yürekten katılıyorum.. Sevgiler..

    • oh be! keşke asıl onun hitap ettiğini zannettiği kesim olan sizler toplanıp şuna adamakıllı bir cevap verebilseniz, o zaman yüzünü görmek isterdim!

      başörtülü bacım diye diye bizi öteleyip koruyormuş gibi göründüğü kesimin de aslanlar gibi karşısına dikildiğini gösterebilsek keşke!

      kendi adıma bir kadın olarak teşekkür ederim size.

  11. Biz üniversitedeyken yeri geldi ders çalışmak için yeri geldi eğlence dönüşü yurda giriş saatini kaçırdığımız için erkek arkadaşlarımızın evinde ” kızlı-erkekli” kaldık ve ben bunu annemden de , erkek arkadaşımdan da saklamadım( ki kendisi şu anda eşim olur ) , çok şükür hiç yanlış birşey de yapmadım.. Öğrenci evinden bahsediyoruz yahu,herşeyin en iptidai koşullarda yaşandığı,yeterli tabak olmadığı için 2 ayrı posta halinde yemek yenilen, ütünün üstünde sucuk pişirilen,yeterli sayıda yatak olmadığı için koltuklarda oturarak uyunan, gerçek dostlukların paylaşıldığı evler bunlar..Elbette ki kötü niyetliler de olabilir ama emin olun bir çoğu kardeş gibi oluyor o kızlarla erkeklerin.. Yıllarca süren dostlukların temeli atılıyor o yıllarda ..Gençlere güvenelim biraz ya , bu kadar zor mu güvenmek 🙁

    • Sevgili Ceren,
      Aslında Başbakan’ın bu yorumunun yanlışlığına tepki gösterirken öğrenci evlerinin ve orada kızlı-erkekli kalmanın masumiyetini hiç de savunmak zorunda değiliz. Aynı şeyi Denizli’deki apartlarda kalan öğrencilerin röportajlarında da gördüm, yanyana dairelerde kalıyoruz, aynı evde kalmak sözkonusu değil v.b. demiş güzel öğrenci kardeşlerim 🙂 Karşı çıkışımızı üstü kapalı da olsa o evlere seksin uğramadığı argümanına dayandırdığımızda, asıl noktayı kaçırıyoruz bence:

      Devlete ne yahu 18 yaşını geçen insanların evlerinde ne yaptığı?

      Ben de üniversiteyi ailemden uzakta okudum ve yurtta kalsam da haftasonlarım çoğunlukla arkadaşlarımın evlerinde geçti, sevgilimle birlikte. Benim gördüğüm tüm evlerde ders çalışma da, sohbet-muhabbet de, içki sofraları da oldu, sevgililerin sırf sevişebilmek için yaptığı ziyaretler de. Bu durumun istisnai olduğunu da hiç düşünmüyorum. ‘Seks’ kelimesini telaffuz etmeye korkanlara karşı ‘Gençler aslında çok masum, tu kaka şeyler olmuyor zinhar,’ diye savunmaya geçeceğimize, ‘Evet kardeşim bu evlerde kalan gençler, yiyor, içiyor, sevişiyor, yasalada böyle bir suç mu var, sana ne bundan?’ demeliyiz gür sesimizle.

      • Sana katılıyorum Elif , ben de senin gibi ” devlet ne karışıyor yahu” diyorum aslında ama konu öyle bir hale geldi ki sanki tüm öğrenci evleri fuhuş yuvasıymış gibi konuşmaya başladılar. Ben sadece hepsinin aynı olmadığını açıklamak istemiştim, yoksa aynen senin gibi düşünüyorum,hepsi reşit , yetişkin gençler, ister dostça muhabbet eder, ister yer-içer, isterse sevişirler , kimsenin buna karışma hakkı olmaz, olmamalı .. Ben de elimden geldiğince ve tüm gücümle bunun için haykırıyorum zaten.. ” Bu insanlar özgür bireyler kardeşim,size ne ” diye haykırıyorum ..Sevgiler 🙂

  12. başı örtülü olduğumu belirtmek sadece muhafazakar olarak bilinen bir kimsenin görüşünü ortaya koymak adına idi .yoksa ben bir kadın ve anneyim. bundan 8 sene önce ise baş örtülü değildim.aynı ahlakta ve aynı karakterde idim. örtüm sadece inancımın uygulama kısmındaki niteliktir ,özgürlüğümün gerekliliğidir. Siyaset hakikaten kirli bir meseledir. ve ben dini dinamiklerin ve inançların tamamen bundan sıyrılması gerektiğine inanmaktayım.
    benim kanaatimce inanmayan bir kimseye dahi bu kafirdir , dinsizdir demek kul hakkıdır . kimseye böyle bir hak verilmemiştir.bizi yaratanında tek affetmeyeceği hususun kul hakkı olduğunu hatırlamak gerekir.
    bu dünya kimseye kalmayacaktır ; birbirimizi severek ve hoşgörülü olarak ancak hayatımız daha kolay ve güzel olucaktır.
    sevgiler;

  13. Elinize sağlık! Her kelimesine katılıyorum. Biliyorum fazlası da var ama …

  14. artık gitmekten başka umut yok bence 🙁

  15. Saliha hanım, yazdıklarınızı büyük bir ilgi ve yüreğimde bir rahatlamayla okuduğumu belirtmek isterim. Siyasi anlamda yaşadığı kimsesizliği yıllardır geçersiz oy atarak göstermeye çalışmış biri olarak, kişisel özgürlüklerin hangi düşünce, inanç ve siyaset yelpazesinde olursa olsun birincil öncelikli olduğunu ifade ettiğiniz için de ayrıca teşekkür ederim. Ne yazık ki, iktidar partisinin tabanındaki önemli bir çoğunluğun sizin gibi kişisel özgürlükler yönünde düşünmediğini görüyorum. Genellemek istememekle birlikte, özellikle sosyal medyada, bu son olaylar karşısında tavır aldığınız zaman, sadece iktidar tabanının değil, iktidarın gençlik kolları başta olmak üzere çeşitli siyasi birimlerinin doğrudan hedefi olduğunuzu, tartışmanın doğrudan “siz ahlaksız olabilirsiniz ama biz size ahlaklı olmayı öğreteceğiz” minvalinde geliştiğini, içim kanayarak söylemek durumundayım. Hal böyle olunca, daha “demokrasiye giriş”i bile yapamadan, ahlaksızlar damgası yediğiniz böyle bir ortamda kişinin ruh halinin normal kalması mümkün değil.

    İktidar partisinin tabanında sizin gibi düşünen kişilerin (siz onlardan biri misiniz bilemiyorum, size genellemek istemedim) başta başbakan olmak üzere iktidar partisinin tüm birimlerine “biz bu kavgayı istemiyoruz” mesajını vermesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü başbakan ve yanındakiler, maalesef bizi dinlemiyor. Hatta dinlemek ne kelime, bizi yok sayıyor, yok olmamızı istiyorlar. Hissiyatımız budur. Dolayısıyla bu kavganın sürmemesi partinin kendi tabanının yapacağı bir şey. Yok eğer, onlar da yukarıda yazdığım çoğunluksa, o zaman bu nefret sarmalı nereye kadar gidecek hiç bilmiyorum.

  16. Ooooo bizim kulturumuzde birlikte yasamak gayet de yaygin, adi imam nikahi. Hatta bes kisinin bile ayni evde yasamasi bununla beraber caiz, hicbir yasal yaptirimi da yok ayrila karari alinirsa.

    • Ben de dün aynı şeyi söylüyordum eşime, “gerekirse yasayı düzenleriz” demiş ya, demek ki dedim, imam nikahıyla yaşayanları bulacak, hapse atacak, demek kumalık sisteminin kökünü kurutacak, e hadi aferin! 🙂 🙂

  17. aslinda saliha hanim gibi cok var bu ulkede, bizim ulkemiz diger islami yasiyoruz deyip uclara kayan ulkelere benzemiyor cok sukur. O yuzden bu tur gundem olusturmalarin gercege donuscegini hic tahmin etmiyorum ve hic de istemiyorum . Muhafazakarlik bu degildir, Efendimizin 63 yillik omrunun sadece 2 ayi savasla gecmistir ve bunlar da mecburi nedenlerdir. Neden 62 yil 10 aylik sure iyice incelenmiyor ben anlamiyorum. Efendimizin can dusmani Ebu cehil bile en dusman oldugu donemlerde bile esinin altinlarini getirip Efendimize teslim etmistir, dolayisiyla bu insanlarin hayatlari, yasam tarzlari da bir emanettir. Tartisma konusu yapilip tedirgin etmeye ne gerek var, ki bunu yillarca muhafazakar kesim yasamis olsa bile.

  18. kendım facebook ve twitter kullanmıyorum .benı yoruyor cunku gercekten ruhum sıkılıyor , çalışıp birde anne olunca zihnimi iki katı yormak istemiyorum . zaten karşılaştığım birkac tablo ve yazışmalar benı ınanılmaz derecede ürküttü .Dün ben blokcu anneyi korkarak actım .Acaba Elif hanımda bu meseleden bahsetmişmidir ,keske yazmasa dıye aklımdan gecırdım . onun bukadr üzülmesi ve endişelenmesi ve yorum bırakan arkadaşların endişeleri benı dahada üzdü . Bu tarz haberlere itibar etmemek gerekiyor gercektem .bunların hepsi siyasetin söylemleri.
    birde bunu muhafazakarlık adı altında yapmak hatalı ,zira dinimiz özel hayatı ve mahramiyeti korumaktadır . Allah Teâlâ, “Birbirinizin gizli hâllerini araştırmayın.” (Hucurât 49/12) buyuruyor . yine başka bir ayette Allah, “Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahiplerinden izin isteyip onlara selâm vermeden girmeyiniz. Böyle yapmanız sizin için daha münasiptir. Olur ki düşünür, hikmetini anlarsınız.” (Nûr 24/27 ) Hucurat suresi 12. ayette ise “Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” daha fazla bunun üstüne ne söylenebilir.
    bu arada muhafazakar görüşlü bir çok yazar ,cok tepkili ve durumdan rahatsızlar . dilerseniz okuyup benim bahsettiğim gibi hakikatte muhafazakar insanların böyle bir talebi ,isteği olmadığını görebilirsiniz.
    sevgiler hanımlar ,

  19. Hiç mutlu olmamışlar. Hiç sevilmemişler. Hiç sevmemişler. Mutsuz çocuk olmuşlar. Hiç çocuk olamamışlar. Zedelenmiş, sakat ruhlar bunlar. Sırf bu yüzden böyle kin dolu, kıskanç ve fesatlar.

  20. Off cidden aynen, isyandayım yani, nedir kardeşim bu, gitmişim şehirden kendime güzel bir hayat kurmuşum minik bir bahçem güzel evim panjurlarım, sevgilim ile çocuğum, zorunda mıyız bunları dinlemeye hakkaten, isyan…
    Ben şunu diyeyim : 31 yaşındayım, sevgilim bizim evde kalmaya gelebilirdi, babamla annem böyle de ileri ve düzgün insanlardı, bunun toplumla türk olup olmamakla alakası yok, bu çocuğuna verdiğin değerdir, bu kadın erkek eşitliğidir ve bu ailede başlar. Şimdi anneyim, pek çok anneden neden farklıyım, çünkü beni ailem toplumdan farklı yetiştirmiş, cinsellik bir tabu olmadığı gibi evime erkek de girerdi kadın da, ne olacaktı ?
    Ben sevgilimle de yaşadım, evinde de kaldım, bundan asla utanmam, erkekler yapabiliyor, ben niye yapamayayım. Çok dürüstüm, neden böyle bu ? Kadın da ister sevişir ister aldatır ister evlenir ister evlenmez ister doğurur isterse de doğurmaz…Erkek de aynen, evlilik nedir ki kağıt üzerinde devlet gözetiminde sevişmek…hah…çocuk yapmak için evlenilir bence başka bişey değil, yoksa beraber yaşa…
    Ben düşünemiyorum eşimle 3 yıl beraber yaşadık, birlikte yaşamaktan keyif almadığım bir adamla aynı evde olmam mümkün değil, huyunu suyunu bilmeden nasıl evlenilir yahu, aynı yatağa yatıyosun, aynı mutfağı aynı banyoyu kullanıyorsun…
    Ama bu sebepten pek çok anne kafaları yiyor, pek çok aile çatırdıyor, hepsi sevgi saygı eksikliği, yaşanmayan cinsel hayatlar, içlerinde patlıyor, üzücü, yeni nesiller böyle olmasın ‘

  21. Saliha Hanim o kadar mutsuz o kadar bunalmış bi durumdayken yazınızda o kadar mutlu oldun ki gelip sarılıp sizinle ağlamak istedim.iki kızım var ve ben onların geleceginden endişe duyar oldum bazen keske yapmasaydık diye bile geçiyor aklımdan açığız diye Atatürk’ü seviyoruz diye e dinsizliğimiz kaldı ne başka bişeyimiz herkez sizin gibi düşünse islamın guzel tarafının Allahla kul arasında olduğunu anlasa.ben açığım ama sokakta ya da internette kapalı bayanların giyindigi yaptırdigi makyajı dudak bukerek verdikleri pozları görünce şaşırıyorum inanamıyorum !!! Sizin gibi insanlar lazım bu ülkeye otekilestirmeden sevebilen

  22. elif hanım size okadar çok hak veriyorumki şuan neler hissettiğinizi çok iyi anlıyorum ben 16 yaşında kendi isteğimle başımı örterek din eğitimi almak kuran öğrenmek için kursa gittim okadar istekliyim ki anlatamam amacım iyi bir din eğitimi alıp üniversitemi bitirip alanımda iyi yerlere gelmek bir şeyler başarmak ama benim bu hevesim 1 yıl sürdü 7-8 arkadaş kaldığımız dairenin kapısına bir sabah jandarmalar dayandı bizi apartopar telefon çanta bile almamıza müsade etmediler suç aleti diye kuran ilmihal ki diyanet baskısı yazı tahtası vardı bitane onu aldılar sabah 9 dan akşam 11 e kadar gözaltında kaldık ogün yaşadıklarımı anlatamam aynı şuan düşündüğünüz şeylerin hepsini düşündüm endişelendim gelecekten suç olan neydi ne yapmıştık 8 kız arkadaş müslüman bir ülkede kuran bulmuşlardı yanımızda ben bu topraklarda doğdum büyüdüm etrafımdaki açık kapalı herkes müslümandı ve biz kardeştik ben şimdi ülkemi kardeşlerimi bırakıp kuranımı okumak için başım kapalı okuya bilmek için hıristiyan olan bir ülkeye gidecektim gitmedim ama amaçlarımdan vaz geçtim okuyamadım şimdi herşey değişti evet ben başım kapalı zamanında gidemediğim okuluma 2 çocuğuma rağmen şimdi gidiyorum ama bu seferde başı açık kardeşim rahat değil sürekli bi müdahaleyle karşılaşıyor yokmu bunun bir orta yolu başı açık kapalı insan olan herkesin ortak yaşayacağı bir ülke olamazmı insanlar öyle bir hale geldiki aynı görüşten değilse herkes birbirini eleştiriyor siz öylesiniz zamanında böyle yaptınız yok siz öylesiniz sizde böyle yaptınız uzayıp gidiyor sosyal ağlarda laf sokma yarışı başladı böyle insanlıkmı olur lütfen yazdıklarımı yanlış anlamayın gerçekten insanların yaşam tarzıyla diniyle giyimiyle uğraşmayan siyasetçi çokmu zor bulunur