16 Yorum

Bir kere sezaryen, hep sezaryen mi?

Geçenlerde bir anne yazdı:

İkinci doğumum yaklaşıyor. Birincisi sezaryen olduğu için bu da sezaryen olmak zorunda…

Yazısı başka bir konudaydı. Ona “Bir dakika ya… Birincisi sezaryen olduğu için bu da sezaryen olmak zorunda değil ki?..” diyemedim.

Bizim memleketimizde çok yanlış bir algı var: Bir kere sezaryen, hep sezaryen… (Aslında bizim memleketimizde birçok yanlış algı var da bu onlardan sadece bir tanesi!..)

Evet, aslında değil. Daha doğrusu, birinci doğumun sezaryenle gerçekleşmesini zorunlu kılan tıbbi bir sebep varsa, ve o sebep ikinci doğumda da devam ediyorsa sezaryen gereklidir, tamam. Ama sırf ve sadece birinci doğum sezaryenle gerçekleşti diye ikincisi de sezaryen olmak ZORUNDA değil

Elbette ilk doğumunu sezaryenle gerçekleştiren kadınların tekrar eden doğumlarını nispeten kontrollü bir ortamda gerçekleştirmeleri gerekiyor. Ancak SSVD için söylenen dikişin açılması, rahimin yırtılması gibi riskler, mükerrer sezaryen riskinden daha fazla değil.

Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum aktivisti Nilay Güler’in önderliğinde başlatılan “Bir kere sezaryen ve hep sezaryen olmak zorunda değil” imza kampanyası tam da buna dikkat çekmeye çalışıyor.

Kadın doğum politikalarının konuşulduğu şu günlerde, sosyal medyada bir araya gelen kadınlar ve anneler olarak şu açıklamayı yapıyorlar:

Gerek ülkemiz, gerek uluslararası bazı kurumların, çeşitli bilimsel araştırmalar ile destekledikleri “SSVD” ülkemizde mevcut ve rutin bir hak olarak gözükmekle birlikte, uygulamaya yansıyan tarafta var olan gerçek böyle değildir.

SSVD, Türkiye’nin büyük illerinde daha çok denenebilen; söz konusu deneme için gebe ve ailesinin daha fazla sağlık masrafına katlandığı, büyük özel hastanelerin sunduğu özel bir uygulama haline gelmektedir. Anadolu şehirlerinde, kamu ve küçük ölçekli özel hastanelerde gebeler SSVD’ye yönlendirilmemekte, SSVD talebinde bulanan gebelerin talepleri geri çevrilmektedir.

SSVD hakkının sağlanamamış olması aşağıdaki olumsuzlukları beraberinde getirmektedir:

  •  Kadınlar için temel insanı hak olan doğum hakkının ihlal edilmesi demektir.
  • SSVD hakkına kavuşamamış kadınların yaşadığı bireysel, toplumsal; maddi, manevi kayıplar, hasarlar ülke sosyolojisini etkileyecek boyuttadır.
  • Ülkemizde sezaryen doğum oranının yarısını mükerrer sezaryenler oluşturmaktadır. Bu durum kadın üreme ve genel sağlığı açısından riskler içermektedir.
  • Sezaryen operasyonlarının neden olduğu sağlık harcamaları, sezaryen sonrası vajinal doğum harcamalarından yüksektir.
  • SSVD nüfus veya doğurganlık oranlarını doğrudan etkilemekte, SSVD hakkına sahip olamamanın ilerleyen  yıllarda ailelerin çocuk sahipliği oranını düşüreceği, demografiyi etkileyeceği gözlemlenmektedir.

SSVD hakkına kavuşma noktasında çeşitli çözüm önerilerimiz bulunmaktadır. Söz konusu öneriler doğum eyleminin tüm taraflarını ele almakta; vatandaş, devlet, sağlık sistemi/çalışanlarını birbirine destek olacak şekilde örgütlemeyi amaçlamaktadır. Oluşumumuz bu kanatlardan birinin eksikliği durumunda, normal doğum oranlarının artmayacağını aksine mevcut durumdaki gibi azalacağını düşünmektedir.

SSVD hakkına ulaşabilmek amacıyla hazırladığımız çözüm önerilerimiz aşağıda sıralanmaktadır.*

DOĞUM ALGISI

  • Kamu spotları, dizi gibi kitle iletişim araçlarında doğuma yönelik pozitif hikayeler anlatılması, doğum algısının değiştirilmesi
  • Gebe ve doğum eğitimleri
  • Özel eğitimlerin, eğitimcilerin desteklenmesi
  • Özel eğitim ücretlerinin sağlık sigortasından karşılanabilmesi
  • Kamu eğitimleri (özel girişimin ulaşamayacağı küçük şehirlerde, aile sağlığı merkezlerinde)
  • Dünyada daha yoğun olarak kullanılan, cerrahi herhangi bir müdahale yetkisi olmayan profesyonel doğum destek (doula/bibi) kadrolarının oluşturulması, doğum destekçilerinin serbest meslek kapsamına alınması)

GEBE ve BEBEK HAKLARI

  • Zaruri sezaryen gerektiğinde sakınca yoksa, doğum sürecinin kendiliğinden başlamasının beklenmesi
  • Doğumun aceleye getirilmeden akışına bırakılması
  • Doğumu hızlandıran müdahalelerden mümkün mertebe kaçınılması (rutin epizyotomi, suni sancı, vakum, fundal baskı)
  • Her bebeğin anne karnında doğum başlayana kadar kalma hakkına saygı gösterilmesi
  • Doğumda gebenin istediği gibi hareket edebilmesi, yürüyebilmesi, yerçekiminden faydalanması, kablosuz NST ve doppler cihazları ile gebenin ayakta kontrolünün desteklenmesi

DOĞUM MEKANI/DOĞUMHANELER

  • SSVD hastaneleri yapılması veya her ilde bir hastanenin SSVD’ye uygun hale getirilmesi,
  • Hastanelerin doğum birimlerinin mahremiyetine aşırı dikkat gösterilmesi
  • Doğumhanelerin/hastanelerin kapasite ve uyguladıkları prosedürlere göre A B C D şeklinde sınıflandırılması,
  • Doğum oranı yüksek, SSVD yaptıran, acil müdahale ekip ve ekipmanı mevcut olan doğumhanelere/hastanelere ödeme katsayısı getirilmesi
  • Doğumhanelerin temizliğine yönelik olarak gerek hizmet veren sağlık personelinin, gerek hizmet alan  kullanıcıların eğitilmesi

DOĞUMA EŞLİK EDEN SAĞLIK UZMANLARI / EBELER

  • Ebe eğitimleri (doğum eğitimi, psikoloji, iletişim eğitimleri)
  • Ebe yetkilendirmesi, ebelerin yeniden doğumun merkezine geçmeleri
  • Eski, emekli ebelere ulaşılması, doğuma yönelik bilgilerin derlenmesi, kitaplaştırılması

DOĞUMA EŞLİK EDEN SAĞLIK UZMANLARI / DOKTORLAR

  • Doktorların doğumda herhangi bir sorun anında devreye girmeleri, herhangi bir sorun yoksa doğumun ebe ve doğum destekçileri ile gerçekleştirilmesi
  • SSVD’ye ek ödeme katsayısı getirilmesi

Ülkedeki özel hastanelerin sezaryen oranları %80’e ulaşmasına rağmen ideolojik politikalarla günümüzde ne yazık ki bir “kadın hakları” meselesine evrilen sezaryen, birçok kadının da yarası… Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum’u hak ettiği yere getirmek için uğraşan bu kadınların mücadelesini buradan destekleyebilirsiniz. 

16 yorum

  1. kampanyayı da, görüşlerini de destekliyorum Elif. Ben doktorun ‘hekim olarak önermiyorum, riski çok’ söylemi yüzünden korkup yeniden ameliyat masasına yattım ikinci doğumumda. Neler yaşadım biliyorsun. Bilmeyenler için; pıhtı oluştu damarlarmda. Sezaryenin olası komplikasyonlarından biri. SSVD yapsaydım en fazla rahim yırtılması vb gibi durumlar yaşardım herhalde. Ölümün kıyısından döndüm de geldim. Şimdi uzun yolculuklar, herhangi bir ameliyat ve hamile kalmak çok riskli benim için. Hoş üçüncüyü düşünmüyorum zaten. Bir daha dünyaya gelecek olsam asla sezaryen olmazdım. Ve doktorumun ‘hekim olarak önermiyorum’ zımbırtısını kulağımın ardına atar ‘ya bismillah’ der bildiğimi yapardım.

  2. Canim doktorum Dilek Yagmur SSVD konusunda hamileleri yureklendiriyor.Bir problem cikmadi ve sayesinde iki dogumumu da normal yaptim cok sukur.

  3. Son dakikada ilk dogumunda sezaryene alinan arkadasim ikinci dogumunu da sezaryenle yapmayi tercih etti. Kanadali doktoru gayet sakin bir sekilde ikisini de aciklamis ve hicbir sekilde yonlendirme yapmamis. Arkadasim da “ilk dogumumda acilen sezaryene alinmak cok teavmatikti, ikinci dogumda ayni sekilde yorulup yipranmak istemiyorum. Sakin sakin sezaryene gidecegim” dedi. Ve iste budur diye dusundum. Bilimsel olarak yaklasip hastaya secenekleri sunmak. Zaten bilincli yapilan tercihler sezaryen olsun normal olsun en iyi sonuclari veriyor.

  4. benim doktorumda ilki sezeranyansa ikincisinde risk olur ve ben o riski almam demişti.
    ben de okuduklarımı söylemiştim ama o risk risk deyip durunca korkudan tamam sezeryan olsun demiştim.
    nasıl direnilir ki güvendiğin aylarca kontrole gittiğin adam olmaz riskli derse ?

  5. Ilk dogumunu baska bir ulkede sezaryen ile yapan arkadasim 3 yil sonra Amerika’da herhangi bir sorun olmadigi icin bebegini vajinal dogum ile dunyaya getirdi.Ondan 3 yil sonrasinda da (gecen yil) yine vajinal dogumla ikiz bebek dunyaya getirdi. Cok sukur herhangi bir sorun olmadi ve tekrar sezaryen yapilmasina gerek kalmadi. Umarim Turkiye’de de SSVD yayginlasir. Ama evet bu konuda son karar annenin olsun lutfen doktorun degil.

  6. türkiyede her bebek ters gelkir hep kordon dolanır , nedendir bilinmez :))) planlı sezeryana hiç sıcak bakmıyorum, tıbbi gereklilikse evet tabiki, ama kadınımız bilinçsiz ve korkak, neden, komşulara oğlan pipisini gösterir, kızın kukusuna poğaça pamuk diye isim takılır, kadın bedeni utanç kaynağıdır, ayıptır, edepli falan oturur…komik geliyor bana sanki 500 yıl öncesindeyiz ama yok sene olmuş 2014…neyse, bizler internette okuyan araştıran bilgili anneleriz, biz biliyoruz doğal doğumun yararlarını, bebek için en iyi adım bu, ilkinde olmadıysa da 2.de muhakkak olur, çok büyük aksilik yoksa, doğum atla deve değil yani, 2 sancı çekiyosun abartmaya çok gerek yok ama acı sanki korkunçmuş gibi anlatıyorlar, deli oluyorum 🙂 ameliyat katkat zor ve ağrılı olmalı oysaki, neyse, ilk doğumun üstünden 2 yıl geçince ssvd için sorun kalmıyor ama doktor ne diyor ? risk almayalım
    e doktorcuğum hayat risk, sokağa nasıl çıkıyorsun, ya başına saksı düşerse, ya araba çarparsa ? bu riskleri alıyorsunuz ama…bu sebepten doktor ebe ve hastane çok önemli ama var, araştıran bulur, svd için tüm anneleri sonsuz destekliyorum, umarım bu sezeryan saplantısı yerini rüya gibi doğumlara bırakır. hem anne hem de bebek için en sağlıklısı bu.

    • size çokkatılıyorum helalolsun böyle dobra yazmışsınız benden bolbol + puan 🙂 herkez böyle cesur diil kadınlar yazamıyo malesefki

    • cidden en doğru yorum neden – puanlamış anneler ? anlamak zor katılıyorum

  7. Mrb 2.5 yasinda kizim var dr tercihinden dolayi sezaryan oldu…2..cocugu dusunuyoruz fakat normal dogum yanlisiyim yonlendirebileceginiz hastane ve doktor varsa cok mutlu olurum…Simdiden tesekkurler…

    • facebook daki ssvd grubunu takip etmeni öneririm. orada türkiyede ssvd yaptıran doktorların listesi var. bana ssvd yaptıran doktorum lalehan kutlay idi. istanbulda seçenek nispeten daha çok ama diğer illlerde pek ssvd doktoru yok malesef.

  8. ben ilk çocuğumu 2008 senesinde hiç istemediğim halde doktor baskısı ile (normal doğum başlamış olduğu halde) sezaryen ile dünyaya getirdim. geçen sene temmuz ayında hamile olduğumu öğrendiğimde bu sefer normal doğurmaya kararlıydım. çok araştırdım okudum. 5 tane doktor gezdim ve hiçbiri tarafından kabul edilmedim. sonunda ssvd destekleyen canım doktorumu buldum. ayrıca bu süreçte bana destek olacak bir doula ile çalıştım; son aylarda bol bol yoga ve pilates yapıp kiloma da dikkat ederek bu sene nisan ayında ssvd ile kızımı dünyaya getirdim.
    şimdi iki türlü doğumu da tecrübe etmiş bir anne olarak diyebilirimki normal doğum hayatımda tecrübe ettiğim en mucizevi şeydi. keşke bütün anneler bunu yaşayabilse ama bu doktorlarla ve bu özel hastane mantığı ile Türkiye de çok zor.

  9. Küçük Mucizem

    Kızım kilolu olduğu için sezaryan oldum. Şimdi yeniden hamileyim Geçen ki kontrolümde doktora ssvd u sorduğumda aldığım cevap şu oldu: ” böyle birşey mümkün değil” ayrıca diğer yandan sekreterinin yorumu: ” aaa çok ilginç oysa herkes sezaryan olmak ister.” oldu.

    Eltim geçen hafta normal doğum yaptı. Ama maalesef süreç başlamamıştı ve sun sancı ile doğumu başlattılar. Ve çok fena yırtıkları oldu. Yaşadığı bu tecrübe yüzünden kimseye normal doğumu tavsiye etmeyeceğini söylüyor. Doğumdan sonra dikişler yüzünden anestezi aldı. Sütü bir hafta gelmedi. Ve hala oturamıyor.

    • epizyotomiye karşıyım ben nomal doğum en doğrusu ve herkez sez. neden olmak istiyo anlamıyorum bebek içinde anne iöçinde kötü ama yırtılma gibi talihsizslikler oluyo siz pozitif doğum hikayeleri okuyunuz bencede

    • Bunun çok benzeri sezaryen doğumlar için, suni sancıyla gerektirmeyen doğumlar için, yırtık yerine epizyotomi yapılan doğumlar için de söylenebilir. Gerçek şu ki, hiçbir doğum %100 garantili değil, hayatta hiçbir şeyin olmadığı gibi…

  10. ben de ilk doğumumu zorunlu nedenlerden sezeryan oldum, normal doğumu öyle istiyordum ki, oğlum doğacak, göbek bağı kesilmeden kollarınn altından tutup yüzüne bakıp bağrıma basacaktım.. bunun hayalini tam kurabilmek için doğum yapacağım hastanenin doğum odasını gidip gezmiştim, ama kısmet olmadı.. çokşükür sütüm hemen geldi, ilk gece hariç oğluma ben baktım hep, bir sorun yaşamadık.. yine de normal doğum içimde kalan bir ukte oldu.. ikinci çocuğumu yurtdışında ssvd ile doğurmak istiyorum, inşallah denk gelir ve kısmet olur.. herşyin hayırlısı elbette.. annem 3.doğumunda normal doğuma zorlandı, ve kardeşimin doğumda kafa tası kırıldı, 2 haftalıkken ameliyat geçirdi, bunların yaşanmasındansa elbette sezeryan olmalı, sadece gerekli durumlarda…