46 Yorum

Yase’nin Gebelik Günlüğü, 22. hafta

Yase’nin Gebelik Günlüğü’ne kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yase’nin tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

19-22. haftalar

Her ne kadar bulantılar bitse de her şey o kadar da toz pembe değildi sayın okuyucu! Bakın sahne arkasında neler neler olmuştu:

Haftalardan 18. hafta olduğunda kocamın aklına şahane bir fikir geldi. Madem Yase’nin bulantıları geçmişti o zaman yazın başında ihmal ettiği “evin ilaçlanması projesi“ artık yavaştan kış gelmiş de olsa tatbik edilebilirdi.

Benim hamile olmamdan mütevellit, son 3 yıldır evimizi ilaçlattığımız tanıyıp bildiğimiz insanlara değil, kokusuz ilaç yerine kokulu ilaç kullanmanın daha güvenli olduğunu söyleyen daha titiz (!) bir ekip ile çalışmak gerekliydi! (Tabiisi kocama göre! Bana sorsan; bildiğinden şaşma derim! Hele ki evde bir hormomanyak varsa aksiyona hiç gerek yok!)

Taa yazın başında, sadece banyoda 1-2 defa ve sadece 1-2 tane derz böcüğü gördüğüm için banyonun ilaçlanmasının iyi olabileceğini söyleyen ben, nerden bilebilirdim ki kocam ve bulduğu antikansorejen böcükçü, sanki evi pireler basmış, içinde lağımlar patlamış gibi davranacaklar? İşte ben “Bulantılar bitti be ooohhh bundan gayrı sefamm olsun” diye etrafta dolanırken kale, yine gollere ağlarını açmıştı!

Ev ilaçlanıp da akşam eve döndüğümüzde bir an aklımı kaçıracağımı sandım. Kahrolasıca böcükçü adam, çatal, kaşık, kap, kacak, tencere, kova, ayakkabı, havlu, hiç bir dolabı hiç bir odayı atlamamış fıs fıs her yere o leş kokulu ilacı boca etmişti. Boca etmekle kalmamış bir de tüm mutfağı ve tüm banyoyu baştan aşağı döküp yıkamamız gerektiğini salık vermişti! Olmuştu! Zaten ne vardı ki bütün mutfak ve banyo dolaplarını indirip yıkamakta! Ve yine iddiasına göre bu antikansorejen böcük şeysinin kokusu iki, bilemedin üç saatte çıkardı. Camı, pencereyi açalım yeterdi. Kocam fonda bunları anlatırken ben uzun metrajlı bir cinnet geçirdim. Evin kokusu normal bir insanı bile öğürtecek kıvamdaydı ve kusmaları henüz kesilmiş bana atılacak en büyük kazık ancak bu olabilirdi.

Kocam anlattıklarının karşısında benim manyağa bağladığımı canlı canlı görünce olayın ne menem bir hal aldığınu ancak o zaman anlayabildi! Durum vahimdi, Yase delirmişti! Koştu, kaçtı, canını kurtardı! Olayın böcükçü kadar sorumlusu olan kocam geceyi otelde geçirmek üzere bir rezervasyon yaptırdı ve evi bacasına kadar açık bırakarak kaçtık. Yase söylendi, söylendi, söylendi… Susmak bilmedi. Sabırlı koca, hamile karısı ve bebesine o ilaçlı evi solutmanın verdiği pişmanlık ve endişe ile sinirden kudursa da sakinliğini korudu, korudu, korudu….

Otele vardığımızda resepsiyonist ellerinde müsait iki kişilik tek bir oda olduğunu onda da ik ayrı yatak olduğunu söyledi. Koca kişisi de, bendeniz de o gece ayrı ayrı yataklarda yattığımız için hiç üzülmedik. Lakin ancak ateşimiz sönerdi! Kocam böcükçüye ben de kendisine karşı tarifsiz hisler içindeydim!

Kocam, cumartesi günü en yoğun çalıştığı günlerden biri olmasına rağmen, sabah kargalar uyanmadan otelden ayrılmış ve gün içindeki her boş dakikasında eve geri gidip mutfağı döküp yıkamaya başlamıştı bile. İşim bitip de eve döndüğümde, kocamın çaresizlik içinde yaptığını temizlemek için çektiği sefil haline üzüldüğümden mi, sinirden mi, yoksa kaloriferlerin de yanmaya başlamasıyla iyice genleşip kokusu artan böcük şeysinden mi bilmiyorum bulantılarım koşa koşa geri geldi. Günlerce ev temizlendi. Temizlendi, temizlendi, temizlendi…. Önce kocam, sonra yardımcımız evi içindekilerle defalarca kez temizledi. Temizledi, temizledi, temizledi…

Sonuç: Evimiz halen böcük ilacı kokuyor. Sanırsın evin iliklerine işlemiş bu koku! Bazen evinde ötesinde bizim de iliklerimize işledi diye düşünmekteyim. Siz hamile kocaları, size de diyecek bir çift lafım var: Siz siz olun, karınız hamileyken işgüzarlık yapmayın! Araştırmacı, detaycı ve kuşkucu olun! 40 düşünün, bir konuşun! Hatta çok şart değilse 40’tan sonra da 41.’yi düşünün…. İşgüzarlığın sonu fiyaskodur, benden söylemesi!

Günler geçti, geçti, geçti…. Biz nerdeyse 3 hafta sokak kapısı bile açık uyuduk. Yeter ki ev havalansındı, biz isterse zatürre olalım önemli değildi! Neyse ki birşey olmadı. Taa ki doktorum demir ilacına başlamamız gerektiğini söyleyinceye kadar. O demir ilaçları nedir kardeşim? Zıkkım içsem daha iyi! Sadece üç gün içebildim. İçtiğim her gün deli gibi tekrar kusmaya başladım ve dördünce gün demir denen şahsiyetle ilişkimiz sonsuza dek bitti. Ben artık kusamazdım, bu olamazdı! Tam da hamilelik uykuları basmaya başlamış, böcük krizi atlatılmış, normal insan gibi yemek yiyebilirken tekrar başa dönemezdim.

Ve başa da dönmedim. Doktorumla konuştum ve ilaçları bir süre sonra eğer çok aşırı antipatik bulmazsam tekrar denemek şartıyla bıraktım. Belki bir zaman sonra gece yatmadan içmeyi deneyebileceğim konusunda anlaşıldı ve konu rafa kaldırıldı.

Hatırlarsanız ben folik asit de içemedimdi. Bu bebe doğal olmayan ne içtimse burnumdan getirmekteydi. Sanki bu ilaçlar benim içindi! Ben normal zamanda hiç bir ek destek içmemdi! Bütün bu ek takviyeler karnımdaki şehzade içindi ama gel gör ki kendisi bunu bilmemekteydi. Sayın okuyucu acaba sizlerin içinde de hamileliği boyunca hiçbir destek almadan sağ salim doğuranlar var mıdır? Bir ses verin, el verin nolur….

Destek alamayıp, alamadığım içinde huzursuk hissetiğimden zaten yediğime içtiğime dikkat ederken iyiden iyiye bu işi kendime görev belledim. Yorumlardan gördüğüm kadarıyla okuyucular nasıl beslendiğimi ve ne kadar spor yaptığımı çok merak ediyorlar. Azıcık da bunlardan bahsedeyim bugün…

Yase22

Fotoğraflardan sizlerin de görebileceği gibi karnım hala haftama göre belirsiz. Şu anda 22. haftam bitti ve toplamda 4.5 kilo aldım ve doktorumla planladığımız; doğuma toplamda maksimum 8-10 kilo ile girmem. Genelde insanlardan “Sen nasıl 5.5 aylık hamilesin?” diye tepkiler alıyorum. Hala tek bir hamilelik kıyafeti almadım, sadece bol kıyafetlerimi giyiniyorum. Takip ettiğim danışanlarımın çoğu hala hamile olduğumu anlamıyor, “yüzünüze dolgu mu yaptırdınız” diye soranlar çoğunlukta!

Bilmeyenler için söyleyim: eşim spor eğitmenidir ve zaten beraber çalıştığımız bir beslenme & spor şirketimiz var. Kendisi özellikle su topu – yüzme kökenli olduğu için hamile kadınlarla çalışmaya da çok alışıktır. Hamile kalmadan önce benim de tüm diğer kadınlar gibi acaba çok dağılır mıyım diye korkularım olurdu. Ve böyle kuruntularımdan bahsederken de eşim “Yase sen nasıl besleneceğini biliyorsun, ben de nasıl spor yapman gerektiğini biliyorum. Sen taş gibi bir gebe olacaksın hiç merak etme” derdi.

Aynı doktorum ile olduğu gibi spor eğitmenimle de bir plan yaptık: Gebeliğimin sonuna kadar haftada minimum dört gün gebeliğe uygun spor ve doğumdan sonraki ikinci ayda da hamile kaldığım kiloya geri dönmem. Gerçekten de şu ana kadar dediği gibi gidiyor. Hamile kaldığımı öğrendiğim zamana kadar zaten çok aktif spor yapıyordum, altı haftalıkken gebe olduğumu öğrendim ve ilk 11 hafta bitinceye kadar diğer yaptığım tüm sporları bırakıp sadece haftada dört yüzdüm. 11. ve 15. hafta arası aşırı kusmam olduğundan spor namına hiçbir şey yapmadım diyebilirim. 15. haftadan beri haftada üç gün hocamın eşiliğinde fonksiyonel antreman/su antremanı ve sonrasında 30 dakika eliptik bisiklet yapıyorum. Bunun dışında en az bir gün 60 dakika yürüyüş yapıyorum ama genelde bu yürüyüş sayısı şimdiye kadar hiç üçün altına düşmedi diyebilirim.

Hamilelikte spor hakkında otoritelerin söylediği “anne adayının hamilelik öncesi yapmaya alışkın olmadığı” hiç bir şeye hamilelik süresinde başlamaması. Buna plates dahil! Ancak hamilelik bir hastalık hali değildir ve özel bir durum yoksa anne adayı gebelik öncesindeki spor rutinine gücünün yettiği ölçüde devam edebilir.” şeklindedir. Fakat benim kendimden ve takip ettiğimiz gebe bir dolu kadından yola çıkarak önereceğim eğer planlı bir gebelik ise; hamilelik öncesi en az kilo kontrolü kadar spor yapmaya da mesai harcanmasıdır. İdeal gebelik için ideal kilo şart fakat tek başına yetersizdir! Spor yaparak güçlenmeyen ve kas kitlesi yetersiz olan vücutlar gebelik sırasında kilo kontrolünü sağlasak bile hasar alıyor. Özellikle de ikinci gebelikte ve ikinci gebelikten sonra.

Benim vücudumun da bu kadar dar ve sıkı kalabilmesinin sebebi sadece hamilelik sürecindeki dikkatim değildir. Bu duruma %70 olanak veren durum hamilelik öncesinde vücudumun spor ile çok güçlenmiş, sıkılaşmış ve daralmış olmasıdır. Yani kas ezberim (muscle memory) oldukça sağlamdır ve bu sebeple vücudum hala formunu koruyabilmektedir. Eğer imkanınız varsa hamililkten en az 6 ay önce ve hamilelik sırasında bu işi iyi bilen ve hamilelikte spor konusunda tecrübeli bir spor eğitmeninden yardım alın. Buna bütçe ayıramıyorsanız da hamilelik öncesi ve sırasında spor ve beslenmenin öneminin eşit olduğunu aklinızdan çıkarmayın ve ona göre yaşayın.

Spor konusunda Çağla Şikel, Madonna, Steffi Graf, Neslihan Darnel, Ebru Şallı, Heidi Klum, Sarah Jessica Parker gibi sayabileceğim birçok ünlü isim kas ezberine (muscle memory) verilecek en iyi örnekler arasındadır.

Bu arada kulağıma “Ama senin genlerin öyledir, ondan yayılmıyorsundur, ondan bilmem nesindir” diyen bahanecilerin sesleri geliyor.

Tikkat tikkat sayın okuyucu: Belirtmek isterim ki genetik olarak yayılmaya çok müsaittir benim genler. Uzun ve ince olmam sebebiyle minik annemden daha çok halalarıma benzerim, ki her ikisi de hamilelikleri sırasında kapılardan sığamayacak kadar kilo aldıklarını anlatırlar. Tabir-i caizse tank-ı fuluke gibi olmuşlar. Yani bu genler kadar dikkat etmekle de ilintili!

Beslenme kısmını unuttum, es geçtim sanmayın sakın!

Yase’den hamilelik maceraları ve hamilelikte beslenme mevzuu bir sonraki haftaya… Haydin öperim anacım, gebe olanları göbeciklerden!

 

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

46 yorum

  1. çok komik ve eğlenceli bir hamilesin Yase 🙂

  2. Merhaba Yase,
    Ben de kisa bir sure o gereksiz vitaminleri kullandiktan sonra, dogal dogum yapabilmek icin basladigim yeni doktorumun tavsiyesiyle hepsini biraktim. Su anda sadece demir kullaniyorum, ona da 25. haftadan sonra basladim. 33. haftadayim ve dev bir karnim olmasina ragmen 5.5 kilo aldim.
    Sevgiler

  3. selam yase ,benim hamileligim de seninkine benzer durumdaydi ama ben hamilelik surem boyunca 9kilo verdim ve kusmalarim bebegimi kucagima alana kadar surmustu bende takviye olarak hicbirsey alamamistim..uzun bi donem gunde sadece 1 adet domatesle beslendim baska hicbirsey yiyemiyordum … gorenler moralim bozuyordu cocuk sagliklimi hic karnin belli degil falan, filan. bide yurt disinda oldugumdan burda cok fazla kontrolde yapmiyorlar, bebegimi sacede 2 defa gorlebilmistim ulttrasyondan. meraktan kuduruyordum acaba saglikli mi diye…ama prensesim 3.800 olarak geldi dunyaya cok sukur hersey yolunda cok saglikli.. darisi basina sagliklica kucagina alirsin insallah…

  4. Gercekten cok keyifli bir gebelik gunlugu, yakin takipte olacagimdir :). Birsey, daha dogrusu iki sey aklima takildi, birincisi “10 kilo alip iki ay sonra eski kiloma donecegim”, digeri de Ebru Salli ve Sarah Jessica Parker gibi sagliksiz vucutlari ornek gostermeniz beni uzdu acikcasi. Gebe olmamakla birlikte yakin zamanda calismalara baslama niyetli oldugum icin ve duzenli spor yapmayi sevdigim icin ellerimi Sara Haley adindaki spor hocasinin Expecting More adindaki DVDsine gecirdim. Ozellikle duzenli spor yapanlara yonelik, bir dvd cunku bircok gebe dvdsi yetersiz, bircok kadin terlemiyor bile oyle dvdlerle diyor. Kadini goreceksiniz amanin alti yedi aylik hamile olmasina ragmen nasil da egzersiz yapiyor. Esim saka olsun diye dvd yaparken beni taklit ediyordu, iki dakika sonra “gercekten hamile mi bu kadin??” dedi. Neyse o bayan bile 30 pound yani 14 15 kilo aldigini, sizin beslenme ve duzenli sporla elinizden geleni yapacaginizi ve vucudunuzun kendine gore bir plani oldugunu anlatti dvd’ nin ek bolumunde (dogumdan sonra cekilen). Dunyada bayanlar uzerinde cok baski var, ama Turk bayanlari bu kilo konusunu abartmis. Saglikli kiloda olmak bile yetmiyor. Her Turkiye ziyaretinde en cok duydugum kelimeler diyet ve kilo… Bana cok sagliksiz geliyor bu takinti.

  5. Merhaba Yase, ben de 26 haftalık hamileyim ve bulantılar ve kusma konusunda seninle aynı kaderi paylaştım 20 hafta boyunca, kokuya karşı aşırı hassasiyetim oluşmuştu, özellikle parfüm, sabun vb kokulara, bulantılarım geçmesine rağmen hala ev ahalisi parfüm kullanamıyor ve hala çamaşırları kocacım asıyor:) Demir ilacını da 24. haftadan sonra ve gece yatmadan önce kullanmaya başlayabildim.

    Benim sana danışmak istediğim birşey var. Tam 20. haftada bulantılardan kurtuldum artık hamileliğimin keyfi çıkarabileceğim diye düşünürken plasentada göllenme (kanama) olduğunu ve bebeğimde yeterli besini alamadığı için rahim içi gelişim geriliği başladığını öğrendim. 25. haftada benden bebeğe giden kan akımında da yavaşlama olduğunu söyledi ve bu gelişim geriliğinin ciddi bir risk oluşturabileceğini söyledi doktorum, hem benim hem bebiş için. Benim beslenmeme dikkat etmem ve dinlenmem dışında yapabileceğim birşey olmadığını, gelişmeye göre bana iğne yapılarak bebeğin akciğerlerinin gelişmesine yardım edeceklerini ve 30. hafta civarında dışarı çıkarmak zorunda kalabileceklerini söyledi. Doktorum protein ağırlıklı beslenmem gerektiğini söylediğinden bu yana sabahları mutlaka yumurta yiyorum ve her gün en az 1 öğünde et veya etli yemek yemeye gayret ediyorum, Senin de tavsiyelerini alabilir miyim bu konuda?

    Blogcuanne ve sevgili okurları, sizlerin etrafında rahim içi gelişim geriliği olup da bebeğini sağlıklı bir şekilde dünyaya getiren örnekler varsa paylaşır mısınız, şu an buna çok ihtiyacım var. Tüm hamileler bebeklerini sağlıkla kucaklarına alsınlar inşallah, herkese sevgiler

  6. Selam Yase,
    Hamileliğim süresince ( ki 42 hafta sürdü), öğürüp, kusan, hatta 16 haftalık hamileyken artık vücut yağ yakmaya başladığı için hastaneye yatırılıp, 12 şişe serum yiyen, (16 haftalık hamileyken 46 kilo idim) doktorun verdiği hiç bi vitamini içemeyen, hatta genel itibariyle tek tip beslenen (bu iyi bişe diye demiyorum ama mesela akşam yemeğinde 6 tane domates yiyordum sadece başka bişi yiyemiyordum, yediğimde çıkartıyordum), gebelik reflüsü olduğu için aklına gelen gelmeyen her yere kusan, (yatak da dahil) biri olarak, gayet sağlıklı 3900gram, 52cm lik bir bebeğim oldu (şimdi 4,5 yaşında yaşıtlarından boy ve kilo olarak önce giden bir çocuk, ki ben 1,55 im 🙂 ) Ha şu var ben 25 kilo aldım (baya bilgdiğin shrek’in sevgilisi gibiydim), doğumdan 3 ay sonra işe başladığımda hemen hemen hepsini vermiştim. Yani demem o ki vitamin olayına takılma, içmesen de bişi olmuyor, hatta ceviz, badem,fındık, fıstık ye daha iyi. Ha kilolara da takılma şanslısın, sporcusun, zaten fazla almazsın, alsanda şimdiki çocuklar öyle bizim gibi değil düz duvara tırmanıyorlar, seni de tırmandırıyorlar. Anneliğimin son iki yılını Francesco olarak Şimşekle yarışarak geçiriyorum. Ne et tutarım ne göbek 🙂

  7. Gebelik gunlugunuzu ilgiyle takip ediyordum fakat bu hafta yazdiklariniz gercekten beni rahatsiz etti. Kilo konusunda bu denli takintili olmak, 8/10 kilo almam konusunda anlastik gibi cumleler kusura bakmayin ama oldukca itici. Her gebelik kendine ozgudur ve bunun kontrolu cogu zaman sizin elinizde degildir, oncelik fazla kilo almamak degil saglikli bir hamilelik gecirmektir. Tabi ki her gebe kadin saglikla bebegine kavusmayi diler, ama simdiden dogumdan sonrasini bile, su kadar kilo verecegim diye planlamak hic sicak ve samimi degil kusura bakmayinn.

  8. Yase nin mesleginden dolayi kilo konusunda daha bir hassas oldugunu dusunuyorum.ayrica cogu gebenin bebegin sagligindan sonraki en onemli gündemi aldigi kilolar ve bunlari sonrasinda nasil verecegi degil mi? Tekrar gebe olsam minimumda kilo almak icin elimden geleni yapardim.

  9. Yase’cim, senin ve eşinin mesleklerinizden dolayı konunun bu kısmına vakıf olduğunuz aşikar. ancak yaptığınız işin yine tam da bu noktada size bir dezavantajı olabilir mi? hamilelik sonrası kilolarını verememiş kişilerle vermiş kişilerden daha çok karşılaşmış olabilir misiniz? bu sebepten midir kiloya bu kadar takmanız? ya da genetiğinden mi çekiniyorsun? kendimce ufak bir beyin fırtınası yaptım işte, çünkü kendine katı bir yol belirlediğini düşünüyorum. kilo alma meselesine bu kadar takma bence, ki bunu sana söylememem lazım ama yine de tam da bu sebepten söylemeden edemiyorum. zira teori her daim pratikle örtüşmez. bu dönemde kendine eziyet etme. yine de ben bu konuda çok takıntılı olduğunu değil de, ideali için ne yapılması gerektiğini bildiğinizden böyle bir yol belirlediğinizi düşünüyorum, naçizane. bi de herkes soruyodur ne yapacaksın diye, değil mi?

    valla ben kilo konusunu ben hiç takmadım, spor da yapmadım (ve bu övünülecek bir şey değil maalesef, yapmış olmayı dilerdim) ve iki hamileliğimde de aldığım 15-16 kg ağırlıkları (ki boyum da 1.63 filan) doğumdan sonra, 6 ay ila bir sene içinde verdim. sen 20 kilo da alsan, 3 bilemedin 5 ayda veririsin çünkü spor yapıyorsun ve vücudunun muscle memory’si yüksek.

    affına sığınarak kendimce bişeyler söyledim, herkes söylemiş, dayanamadım. hamilelerin, yeni doğum yapmış annelerin üzerine gidilmesi hoşuma gitmiyor. bu süreç hassas, mümkün olduğunca kibar bir dille söylenecekler aktarılmalı görüşündeyim. umarım sözlerim, ve kimsenin sözleri seni incitmez. daha önceki yorumlarımda da yazdımi ve yinelemek istiyorum, hamileliğin tadını çıkar, kendini kısıtlama, keyifli bir hamilelik geçir. bebğini de sağlıkla kucağına al 🙂

  10. Cevap vereceğim tek tek her yoruma…. Ancak NERDEYSE bir paragraf tutar çünkü çok önyargılı yorumlar çoğu. Bir sonraki yazımda…. Sevgiler…

  11. Ben de 22 haftalık hamileyim ve ek hiçbir vitamin kullanmıyorum. Kronik bir hastalığa sahip olmam nedeniyle demir hapı kullanmam sıkıntı yaratacak bir durum zaten şimdiye kadar ihtiyacımız da olmadı, düzenli beslenme sayesinde demir depolarım ağzına kadar dolu.

  12. Yasemin’i çocukluğundan beri tanıyan ve diyetisyenim olarak da ona başvuran bir insan olarak (burada onu konuk eden Blogcu Anne pozisyonumu geride bırakarak) şu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim: Yaklaşık 5 senedir kilo problemi yaşadıkça Yasemin’e gittim. Bana hep çok iyi geldi, çünkü sımsıkı olmak, taş gibi görünmenin de ötesinde, sağlıklı hissetmek ve olmak için ne yapmak istediğimi anlattı hep bana.

    Sanırım Yasemin’in sağlıklı olmak adına referans verdiği “muscle memory” konusu biraz yanlış anlaşıldı. Dışarıdan baktığımız zaman sağlıklı olma (ve dolayısıyla görünme) ve kilo takıntılı olma arasındaki ince çizgiyi her zaman göremeyebiliyoruz. Yasemin’in yazısında verdiği örnekler belki de bazılarımızı ikinciyi algılamaya yöneltti. Belki de iyi oldu, bir sonraki yazısında bu konuya daha çok değinir, bilmediğimiz ya da yanlış anlamaya müsait noktaları açıklar.

    Toplumca ne yazık ki oldukça uzak olduğumuz spor yapma konusunda Yasemin’den kendi adıma çok şey öğreniyorum. Ha, eskiden gelen alışkanlıklarım bunları uygulamama fırsat veriyor mu, tartışılır. Spor yapan bir insan değilim, olamıyorum. Ya da olmak için kendimi zorlamıyorum diyeyim. Ve bunu önceliği haline getirmiş insanlara saygı duyuyorum. Azcık kıskanarak da olsa 😉

  13. Sevgili Yase,
    Malesef abartılı bir yapın olduğunu düşünüyorum. Sabah 06:45’de kalkıp , 07:30 – akşam 07:30 saatleri arasında çalışan 2.ci cocuğuna hamile mühendis bir kadın olarak, hamileliğini oldukça rahat şartlarda geçirdiğini söyleyebilirim. Haftada 4 gün spor yapmayı bırak , günde 20 dak. yürüyebilecek şartları bile bulmak zor benim için. Ama yine de gayet keyfim yerimde. Bence kendini asabiyete sevketmek , fiziksel görünüme odaklanmak yerine biraz daha sakin olmalısın. Hamilelik sükunet dönemidir.

    • Ben de bu yorumunuzun abartılı olduğunu düşündüm. Yazdıklarını abartılı bulabilirsiniz ancak bunu karakter analizine taşımak çok isabetli değil, bence.

  14. Merhaba Yase,
    Sana musmutlu, keyifli ve sağlıklı bir gebelik diliyorum. Folik asit, vitaminler ve demir hapı konusunda birşeyler demek istiyorum. Kilo konusunda bir şey diyemeyeceğim zira ben de kendimi kilo almak için zorladığım halde hepi topu 9,5 kilo alabilmiştim ve tartıda 60’ı göremeden 59 kilo ile doğuma girdim. Hiç spor yapmadım, ben de sevmiyorum sporu ve hayatıma dahil edemedim bir türlü Blogcuanne gibi 🙂 İyi bir şey değil ama ben de böyleyim 🙁 Yürümeyi seviyorum yalnızca ve fırsat buldukça yürüdüm sadece. Neyse konuyu dağıttım.
    Ben gebelikten önce folik asit almaya başlamıştım ama vitaminlere doktorum uzun bir süre gerek duymadı. Çok titiz ve kontrollü bir doktorum vardı, hep yaptırdığı testlere bakarak karar verdi. Şimdi ben de Allahtan yediklerime çok dikkat eden bir gebeydim. Saat saat her gün yediklerim belliydi. Hiçbir ara öğünümü atlamadım, meyvemi sebzemi, ceviz-fındık-bademlerimi, sütümü yoğurdumu etimi yumurtamı vs hiç atlamadım. Dolayısıyla kan değerlerim de hep normal çıktı. E sen de zaten öylesin. Sorun olacağını sanmam o yüzden. Benim doktorum “belli bir haftaya gelmiş gebelere kafadan demir hapı yazılıyor, ben buna karşıyım” demişti bana. Demir, demir bağlama testinden sonra verilebilirmiş ancak. Demir bağlama sonucuna göre verilmezse, fazladan alınan demir karaciğerde birikme yapabileceğinden, gebeye yarardan çok zarar verebilirmiş. O yüzden uzun bir süre, sık sık benim demir oranı ve demir bağlama değerime bakıldı. Sadece son 2-2,5 ayda kullandım demir hapını ben. O zamana kadar, doktorum “iyice temizlenmiş ve pişirilmiş ciğer yiyeceksin haftada bir gün” dediği için ciğer yedim ve bu şekilde hemoglobin değerini normalde tutmayı başardım. Annemin de dediği bir şey, “bizim zamanımızda bunlar mı vardı çocuuum, gıdanı al sen, biz sizi folik asitlerle mi doğurduk?” 🙂 Yani kendini kasma. Akışına bırak. Eminim herşey yolunda gidecektir.
    Sevgiler!

  15. Her yorumdan sonra acaba neresi yanlis anlasilmis diye donup tekrar okuyorum ama ne yazik ki bulamiyorum. 8-10 kilo almayi planlamak ve bunun icin duzenli beslenmek ve spor yapmaktan daha dogal ne olabilir ki? Doktorlarin bir cogu artik bu kadar kilo aliminin bebek saglikli oldukca yeterli oldugunu soyluyorlar. Bence herkes Yase’nin yazdigina fazla hassas yaklasmis 🙂 Hamile birinin uzerine bu kadar gitmeyi dogru bulmuyorum.

    • Himmmm… Herhalde Ebru Salli konsantrasyon bozdu. Acikcasi bariz bir yeme bozuklugu geciren ve maalesef bu bozuklugu geciren bircok insan gibi inkar icerisinde olup kendisine olan negatifligi disari saldirganlikla vuran bir bayanin spor ve saglik tutkunu bir diyetisyen olan bir bayan tarafindan ornek gosterilmesini yanlis buldum. “Siz onun anoreksiyasini bosverin canim, siz muscle memory’sine bakin” demek ne kadar yeterli bilemiyorum (o muscle memory’den ne hayir gelir, ki gercekten muscle memory ornegi mi, sahsen duzenli spor yapan biri olarak oraya deginmeyecegim bile).
      Ikincisi belki de gebelikte alinan kilonun aslinda ne oldugunu hatirlamak gerekir 8, 10, 12 neyse hedef koymak yerine (Mayo Clinic’e gore beden kutle endeksi saglikli olan bir insan icin tavsiye edilen kilo alimi 11 ve 16 kilo arasi, tabii her insanin vucudu biraz farkli 10 ya da 17 kilo aldiniz demek kendinizi ac biraktiniz ya da pardon “pehlivanlar” gibi yediniz anlamina gelmiyor):
      Mayo Clinic’e gore kilo dagilimi:
      -Bebek: 3 ila 3.6 kg
      -Buyuyen Gogusler: 1 kilo
      -Buyuyen Rahim: 1 kg
      -Amniyotik sivi: 1kg
      -Genisleyen kan hacmi: 1.4 ve 1.8 arasi
      -Toplanan sivi: 1.4 ve 1.8 kg arasi
      -Yag depolari: 2.7 ve 3.6

      Yani alinan kilonun sadece yaklasik 3 kilosu yag ve o da vucudunuzun emzirmek icin kendini hazirlamasi, fazla yeme kilosu degil. Bu da aslinda sporcu Sarah Haley’nin canavarlar gibi sporcu gebelik dvd’si yapmasina ragmen neden 14 kilo aldigini biraz acikliyor olabilir. Sonucta vucut yag orani ortalama bir bayanin altinda oldugu icin vucudunun gebelik sirasinda fazladan yag toplamasi normal.

      Hedef saglikli beslenme ve saglikli egzersiz olmali, rakam vermek degil.

      • Ebru Şallının yeme bozukluğu, saldırganlığı ve anoreksiyası mı varmış, doktoru musunuz?? İlginç hiç göstermiyor ve gayet esnek kaslar ve sağlıklı çocuklara sahip gibi ama bu magazin basınıda olayı hep saptırıyor, bir bilene sormak lazım:))

  16. Incir'in Annesi

    O bocek ilaclama olayi tecrubeyle sabittir. Benim yavru 6 ayliga yaklasirken alt kat komsumuz (yazlikta, restoran) sabahin korunde ilaclama yaptirmaya karar vermis ve bize haber verilmedigi icin uykumuzda yakalanmistik. Ev ahalisi olarak nereye kacacagimizi sasirip, kizi sarip sarmalayip 3 kat asagiya merdivenlerden nasil indigimizi bilememistik. Zehirlendik deyince, yogurt yiyin, ayran icin diye ilac firmasi yetkilisini isyerinizi muhurletirim diye korkutmustum. Icim sogumamisti.

    Kilo, diyet, kas konusunda da hirsla yaklasilmadigi surece, bir plan yapmanin dogal oldugunu dusunuyorum. Genelde hemen her doktor 8-10, 10-12 diye sinirlar belirtmese de su kilonun ustune cikmayin diye sorumlu oldugu gebesini uyarir zaten. Hatta hizli gidiyorsunuz, yavaslayin tipik cumlelerdendir. Sizin de mesleginiz geregi konuya daha sogukkanli yaklasmanizi anliyorum ben. Heee sonucta hayat siz plan yaparken basiniza gelenlerdir tabii:) ama yazinizda takintili bir ifade oldugunu dusunmuyorum. Sporu seven insan, bu ayrintilari dusunuyor.

    Sevgiler

  17. Sevgili blogcuanne,
    Sitenizi takip eden ve begenen biri olarak, yaptığım yorum için yorumda bulunmanızı anlayamadım. Yase’ nin yazdıklarını okuduğumda, bazı konuları gereksiz dert ettiğini düşündüm ve bende uyandırdığı izlenimi siteniz vasıtasıyla kendisi ile paylaşmış oldum. Amaç bu zaten. Ama sizin Yase ile olan iletişimimde sitenin sahibi olarak kendisini koruyucu bir tavır takınmanızı anlayamadım. Yase, yorumum hakkında isterse bana geri dönüş yapacaktır diye düşünüyorum. Bu tarz yorumlardan rahatsız oluyorsanız, her zaman bloklama hakkınız var. Sadece istediklerinizi yayınlayabilirsiniz.

    • Hakaret içeren yorumlar dışındaki yorumları bloklamıyorum, neden engelleyeyim ki sizi? Belki blog sahibi olarak susmam politik olarak daha doğru olacaktı, ancak yazarını savunmak isteyen ev sahibinden de çok hamile bir kadının üzerine fazlaca gidildiğini gören bir başka anne olarak verdim bu tepkiyi…

  18. Yorumumu yazarken bir sorun oldu, eger iki kere ayni yorumu gonderdiysem simdiden ozur dilerim. Diyordum ki: Ebru Salli gibi bariz yeme bozuklugu geciren bir bayanin bir diyetisyen tarafindan ornek gosterilmesini yanlis ve istenmeden de olsa sorumsuzca buldum. “Siz onun anoreksiyasini bosverin, ben muscle memory’den bahsediyordum” demek ne kadar yeterli olacak bilemiyorum. O muscle memory’den ne hayir gelir ki sahsen duzenli spor yapan biri olarak aklimdan ilk gecen “ornek mi kalmadi yahu” oldu, ne kadar “muscle memory”si oldugu ayri bir tartisma konusu olurdu.

    Bu arada hamilelikte 8, 10 minimum kilo demeden once kilo dagilimini hatirlamak gerekir (Mayo Clinic’e gore, ki onlarin da “en son” arastirmalardan haberi yoksa kimin vardir bilemiyorum):

    Bebek 3 to 3.6 kg
    Buyuyen gogusler: 1kg
    Genisleyen rahim: 1 kg
    Plasenta: 0.7 kg
    amniyotik sivi: 1 kg
    Kan hacim artisi: 1.4 – 1.8 kg
    Artan kan hacmi: 1.4 – 1.8 kg
    Yag depolari: 2.7 – 3.6 kg

    Alinan “gercek” kilo, yani yag yaklasik 3kg. Bu da zaten vucudun emzirmek icin topladigi yag orani. Bu da Sara Haley gibi sporcu bir bayanin neden 14 kilo aldgini bence acikliyor, cunku ortalama yag orani muhtemelen spor yaptigi icin dusuktu ve vucudu emzirmek icin daha fazla yag depoladi. Bu arada saglikli beden kutle endeksindeki bir bayan icin (Yine Mayo Clinic) onerilen kilo yaklasik 11-16 kilo arasi. Tabii her vucut farkli bazi insanlar saglikli olmalarina ragmen dogal olarak biraz daha az ve daha fazla alabilir.
    Hedef tartidaki rakam degil saglikli beslenme, doktorun destegiyle spor ve moral olmali diye dusunuyorum. Hamile kalinca umarim teoriyi basariyla yerine getiririm 🙂

  19. Pardon kan hacim artisini iki kere yazmisim, ikincisi sivi hacmi olmali.

  20. Kan hacim artisini iki kere yazmisim, ikincisi sivi olmali.

  21. Merhabalar,

    Bende 6 haftalık hamileyim. Yazdıklarınızı keyifle okuyorum. Ağzınıza sağlık. Kilo konusunda sizinle aynı görüşteyim, haftanın üç günü yaklaşık 40 dk yürüyüş yapıyorum ve yer hareketlerini uyguluyorum. Sanırım buna bir de yüzmeyi eklemeliyim. Yazılarınız için size çok teşekkür ederim.

    Sevgiler.

    • merhaba
      ben yasemın’ın eşi barış
      evet yuzmeyı kesınlıkle eklemelısınız. daha oncede halıme kadınları havuzda cok calıstırdım. ve cok rahat bır dogum surecı gecırdıler.
      sevgiler

  22. biz insanlara da hiç yaranılmaz valla. bir diyetsyenin hamilelik günlüğünü okuyacaz, feyiz alacaz, acaba ne yenir, ne içilir, bu devrede beslenme ve spor açısından neler yapılır diye dört gözle bekledik güya. sonra nooldu? hamile diyetisyenin kendine (ve bir çok doktorun hastasına) koyduğu kilo sınırını nasıl korumak ve spor yaparak sağlıklı bir hamilelik geçirmek ve ardından daha kısa sürede toparlanmak için yaptığı planları duyunca hemen olumsuz eleştirilerde bulunduk. kıskandık mı ne? kendi adıma spor yapmasını çok takdir ettim ve evet kıskandım. ama bu zaten hatunun işi yahu, kendini doğru bildiğini yapmaktan nasıl alıkoyabilir ki? üstelik zaten bugüne kadar böyle yaşamış ve bunu yaşam tarzı haline getirmişken. hamileyim diye değişemez ki. bunları hamileyim diye yapmıyor ki.

    daha çok yazardım ama ne zaman yazsam, kime yazsam, yahu sana ne, sen niye laf ediyon, lütfetmiş paylaşmış, zaten hamile/yeni doğum yapmış, teşekkür et aydınlandığın için diyorum. ama gel gör ki ben de bi sürü insan gibi kendimi tutamıyorum. okuduk ya, laf söyleme hakkımız doğdu (mu?).

    keyifli, ve sağlıklı bir hamilelik geçirmeni ve sağlıkla bebeğini kucağına almanı diliyorum.

  23. ha bi de eklemeden geçemeyeceğim:
    1. hoşumuza giden, fikrimize uyan şeyler okuyunca ne güzel ama bizim düşündüğümüz gibi değilse paylaşılanlar hemen acımasız eleştirileri sıralıyoruz, hele ki birileri bizden önce yazmışsa…
    2. hep bu sosyal medya yaptı bizi böyle, biz eskiden böyle miydik? aklımıza geleni çat diye yazıp gönderiyoruz, birbirimizi nasıl olsa “gerçekten” tanımıyoruz, ziyanı yok o yüzden, doğrucu davutuz, söyleyebiliriz. asıl niyetimiz bu olmasa bile, iki kez düşünmeden yazdığımız cümlelerin karşı tarafı nasıl üzeceğini zaten düşünmüyoruz. halbuki asıl beğenmediğimizi söylerken daha dikkatli olmalıyız.

  24. Yapmayın yahu, hamileyken insan çok hassas oluyor, hepiniz bilirsiniz. Üzmeyelim yeni hamilemizi. Bu kadar üstüne gitmeyelim lütfen.

    • Belki de ben ve diger elestirenler cok fazla sey bekledik. Bizim sorunumuz belki de bu. Ama bir gebenin uzerine gitmekle suclanmadan once, lutfen kendimizi bir de bu yaziyi okuyan baska gebelerin yerine koyalim. Mesela eskiden yeme bozuklugu geciren ve simdi gebe olan bir bayan “ne guzel, sporcu bir diyetisyenin yazilarini guvenle, tetiklenme korkusu olmadan okuyabilir, dogru bilgilere ulasirim” diyip okusa eminim ki maksimum 8-10 kiloya anlastik (ki Mayo Clinic’in yaklasik 11-16 kg arasi tavsiyesini ve kilo dagilimini bilerek koydum), sosyete ve Hollywood’un bilimum kilosu dusuk kadini ornek olarak gosterilmis, en kucuk gobek benim, bir tane bile gebelik kiyafeti almadim (ki hamile olmayan birisi olarak gebelik kiyafeti almayi dort gozle bekliyorum), genetiginizi bahane yapmayiniz, iki ayda eski bedenime donecegim (halbuki bircok bayan emzirmeyi birakana kadar genelde bir sislik yasiyor, bunun egzersiz/beslenme/yeterince su icmeyle alakasi yok, biyolojik olarak cok normal) diyen bir yazidan cok ama cok ters yonde etkilenirdi. Evet hassasim, cok yakin bir arkadasim yeme bozuklugundan neredeyse hayatini kaybediyordu ve onun gibi bircok insanin nasil tetiklenecegini biliyorum. Herhangi birine karsi bu kadar belki sert kriter kullanmazdim ama bir diyetisyenin bu yazisina cok uzuldum. Arkadasim adina uzuldum, bir bayan olarak uzuldum. Ya peki gebeligi boyunca yatak istirahatinde “acaba bebegimi sag saglim dogurabilecek miyim?” derdinde olan anneler? Vucutlarinin nasil deforme olacagini egzersiz olmayinca- beslenmelerine dikkat etseler bile- okumak kimbilir kendilerini nasil kotu hissettiler, bu dusunuldu mu? Dis gorunuse degil, gercekten sagliga odaklanan bilgilendirici bir yazi, negatiflere degil pozitiflere odaklanmali. Daha kolay bir dogum (karin ve sirt kaslarini calistirmanin onemi mesela), vucudun dogal olarak kendisini toplamasindaki yardimi (deforme olursunuz diye korkutmaktansa), sporun gebelikte kabizligin engellenmesinde etkisi, tenisci bilegini rahatlatan/engelleyen egzersizler, spor salonuna ya da havuza, yoga pilates vs’e gitmeye zamani ya da maddi imkani (ya da ikisi de) olmayan bayanlarin, eger spor yapmalarina doktorlari izin veriyorsa, evde yapabilecegi kas guclendirici egzersizler, ki kas calistirmanin en buyuk sebebi tas gibi gorunmek degil, kasi muhafaza etmek, gunluk hareketleri desteklemek ve yaslandikca kisinin bagimsizligini korumasidir, ki pilates dikkat ederseniz gunluk hayattaki hareketleri taklit etmek konusunda cok basarisiz bir egzersiz bicimidir. Bircok insan disk kaydirmistir pilates yuzunden, aslinda birebir gercekten ne yaptigini bilen biriyle calismak gerekir. Kendisini ac birakan unlulerin gucu anca buna yettigi icin unlu olmustur ama bu da ayri konudur. Bu yazi o kadar pozitif olabilirdi ki. Dikkatinizi cekerim, doktoruyla yaklasik su kadar kilo almanin dogru olacagindan, beslenmeden ya da spordan bahseden ilk gebe Yasemin Hanim degildi ama tepki bu yaziya geldi.

  25. Bence hedef, anne ve bebek için sağlıklı, huzurlu, mutlu geçecek bir hamilelik süreci olmalı.

  26. Blogcuanne,
    Ben de tam bunu demek istiyorum. Yase’ nin kendi kendinin üzerine cok gittiğini belirtmek istedim ve bunu direk, en açık şeklide ifade ettim. Politik olmadan. Lakin arkadaşınız olan hamile bir kadını koruma gereği duyarken, blogunuzu takip eden hamile bir kadına aynı şekilde yaklaştığınızı söyleyemiyeceğim.

  27. bugüne kadarki yaşam tarzımı tümden değiştirip; hamileliğimde 2 kişilik yiyip 30 kilo almayı planlıyorum deseydi daha mı mutlu olurdu herkes acaba bilemedim şimdi 🙂 ya da o zamanda tam tersi sağlıklı hamilelik satırları mı yazardık yase ye..ne zaman bizim gibi düşünmeyen ve yaşamayan insanları olduğu gibi kabul edip yargılamadan yaşamayı öğreneceğiz..yanlış ın yerine FARKLI yı koymayı denesek biraz da..

    • Zaten elestirilerde saglikli hamilelik icin, yazida sagliksiz noktalar oldugu icin. Tabi ki de, ve kesinlikle umarim ki, oyle bir durumda herkes 30 kilo almanin ne kadar yanlis ve sagliksiz bir tavsiye oldugunu dile getirsin. Ayrica neden herseyi uclarda yasamak zorundayiz? Neden 8 kilo diye hedef konuldugunda tepki geldiginde “30 mu deseydi yani” deme ihtiyaci duyuluyor? Zaten o yuzden Mayo Clinic’in gebelik kilolarinin dagilimini paylasmak istedim cunku sanki bircok bayan sanki bebek disinda butun kilolar yagdan geliyor hissine kapilmis gibi. Lutfen listedeki toplamayi yapin, birakin emzirmek icin vucudun dogal olarak yag toplamasina, “kan hacmi” kriterine gelene kadar zaten 8 kg’i asmis bulunuyoruz. Yani anlamadim “sevgili rahmim, ben tas gibi pardon saglikli gorunmek icin maksimum 8kg almak istiyorum, ne olursun 1 kg genislemeyiver, sen de kan hacmim” mi diyecegiz? Bile isteye 8kg, 10 kg maksimum diye tutturuyorsaniz, dogal olarak sadece 8 kg alan bayanlardan bahsetmiyorum dedigim gibi her vucut farklidir, olan ne olacak, o yaklasik 3 kilo emzirme yagini almamak icin caba harcayacaksiniz. Olan bebeginize olacak. Ayrica doktorunuzun talimatlarini hem beslenme hem spor konusunda uyguluyorsaniz ha 10kg ha 15kg ne fark eder? Siz zaten sagliklisiniz.

  28. Artik son Deniz Hanim’in yazdiklarindan sonra dayanadim 2 sayir karaliyim. Deniz Hanim önce size cvp yazayim cunku siz kendinile de celisen bi dolu seh yazmisiniz: Ben zaten yeme bozuklugu olan ve yeme bozuklugundan oturu gebeligi suresince takip ettigim bir dolu insan olmasaydi Ebru Salli’yi örnek vermezdim. İnsanlarin ne kadar tepkisini toplasa da vaka vaka baktiginizda bir sürü uç örnek var. Anoreksik oldugu bilinen bir cok kadinin gebe kalmasi bile mucizedir! Ve bu tip vakalarin gebe kalip, gebeligin sonuna kadar devam etmesi, plesenta kanlanmasi, bebegin beslenmes, emzirme vs gibi bircok konuda sıkıntı yasamamalari ciddi bir duzende spor yapmalari ve kas kayıtlarına baglanır. Siz ve bu konuda sizin gibi elestirilerde bulunan herkes ‘ Allasen ben size yukardaki adını yazdığım kadınlar en ÖRNEk alınacak gebelerdir, yemeyin icmeyin bunlar gibi olun’ mu yazdim. Spor oterileri bu tip uç konulari işlerken bu kimseler sık örneklenen isimlerdir. İster kulaginizi tirmalasin, isterseniz de açıkça ANLAMAMAYA çalışın durum
    budur. Ayrica tabii ki ünlü isimleri örnek verecem. Klinikte ben Ayse isimli bir gebe hanimi takip ediyorum, efenim kendisi söyle böyle diye mi bahsetseydim. Hoolywood ünlüleriji örnek vermissiji gibi bir carpitmaya ayrica sasirdim. Ayrica hanimlar lutfen genellemeler yapip durmayalim. Ben ne münasebetle size gebelik hareketleri sunlardir diye tavsiyeler veriyorum. Nasil böyle hir yönlendirme yaparak tanimadan etmeden sizlerin riskini üstüme aliyorum. Ben sporcu olmama ragmen bu konuda profesyonel yardim aliyorum zaten bnm alanim olmadan bir konuda nasil öneride bulunuyorum? Pozitif yaklasim dediginiz buysa ben size soyleyim Saglik camiasinda bu “sibel can yaklasimi” olarak adlandirilir ki etik anlayisa tecavüzdür. Son lafim da Mayo Klinikcilere; sayin klinige bir de şunu sormak istiyorum Acaba hamilelegi boyunca 8-12kg arasi kaybedip hala cocuk dogurabilenlerin rahmi içine mi kaçıyormuş? Bu gebeler plasenta ağırlığı ve artan kan volumunu taşımak için başka bir vücut mu kiraliyorlarmis??? Saglikla alakali genelleme basladi mi sapmalar baslar Sn. Okuyucu??? Genelleme yapma, özellikle de sadece bir kısım bilgi veren internet kaynaklarindan… Öperim gebe göbeklerden, haydin gerisi Çarşamba’ya 🙂

  29. Merak ettim simdi hamileliginde 12, 13 kilo vermis birinin vucunda neler oldugunu. Obez olup da mi gebelik sirasinda hayat tarzini degistirerek 12, 13 kilo vermis birinden mi bahsediyoruz yoksa hastalik ya da aclik yuzunden mi? Eger ikincisiyse kas kutlesi baya bir hasar gormustur diyorum. Ama takdirinizdir ki insan vucudu cok dayaniklidir, obez bir bayan saglikli bir bebek dogursbilecegi gibi yeme bozuklugu olan bir bayan da saglikli cocuk dogurabilir, tekrar hamile kalabilir. Aclik yuzunden 12, 13 kilo vermis bir kadinin cocuklari uzun vadede nasil bir gelisim gosterir ilginc bir arastirmadir. Aklima 1944 Hollanda’ da yasanan aclik sirasinda gebe olan bayanlarin cocuklari obezite, seker hastaligi vs orani cok yuksektir, eminim genetik uzerine calisanlar bu vakayi iyi bilirler, nature vs nurturein versus degil birbirini etkiledigi bir ornektir. Mayo Klinik ya da benzrr guvenilir tip kaynaklarinda verilen kilo dagilimlari saglikli kiloda gebelige baslayan bayanlarin ortalamasidir, dediginiz gibi genel bir bilgidir, her vucut farklidir. Amacim minimum kilo en iyi kilo demekle kalmayip rakam verenlere alinan kilo yagdan ve bebekten ibaret degildir, baska bir yorumcunun da dedigi gibi baska elimizde olmayan faktorler vardir. Sonucta siz de ben de gebelik sirasinda kan hacmimizin 0.9999 kilo mu yoksa 1.40005 kilo mu artacagini bilmiyoruz. Madem zamaninda yeme bozuklugu olan gebelerin sizi takip ettigini soyluyorsunuz o zaman kilo alma konusunda rakam vermenin bu insanlari kotu etkiledigini duymussunuzdur. Ayrica dogru baska yorumcunun dedigi gibi internet yorum yaparken “kotu” olabilecegimiz bir ye r ama sizin yaziniz yaz aninda gonder yorumu degil. Ve bu yazinizda bilgilendirme amaci var, Ebru Salli’ yi madem bilerek koydunuz keske aciklasaydiniz. Tabii ki de unlu ornek vereceksiniz Ayse hanimdan da bahsedin tabii, zaten elestirim unlu ornege degil secimlerinizeydi. Saygilar.

  30. Yasemin hnm son mesajınızda genellemelerden bahsetmeyin demişsiniz, peki genellemeye vurmayalım ve ben direk size kendimden bahsedeyim,
    Bir önceki gebeliğimde ne yazık ki 29. Haftada aniden doğum yapmak zorunda kaldım, üstelik o kabus dolu güne kadar herşeyin yolunda olduğu, bebeğimin ve benim gayet sağlıklı olduğumuz söyleniyordu. O haftaya kadar toplam 6 kilo almıştım ve saçma bir şekilde bununla gurur duyuyordum, tıpkı sizin de yazdığınız gibi hiç kimse hamile olduğumu anlamıyordu bile, ben de sizin gibi taş çatlasa 10/12 kilo alırım gibi anlamsız hesaplar yapıyordum, aslında hiç öyle kilo takıntım da yoktur ama zayıf ve fit bir hamile olmak hoşuma gidiyordu sanırım.
    Sonuç olarak bebeğim 11 hafta erken doğdu ve doğduğunda haftasına göre çok çok küçük ve zayıftı şöyle örneklemem gerekirse 1 kilo bile gelmiyordu bebeğim.
    Belki başıma gelen bu felaketin az kilo almamla bir ilgisi yoktur ama ben kendimi suçladığım milyon tane şey arasından illa bu kilo mevzusunu da deli gibi kafama takıyorum.
    Demem odur ki lütfen ama lütfen öncelik bizim dış görünüşümüz ve doğumdan sonra bir an evvel eski halimize dönme çabasımız olmasın.
    Benim önceliklerim bunlar olamadığı halde hamileyken öylesine fit görünmek tuhaf bir ego yaratmıştı sanırım, böyle düşünen, böyle olmak isteyen o kadar kadın var ki, belki siz yazdıklarınızla bilmeden onlara çanak tutuyor olabilirsiniz, hele verdiğiniz örnekler sizin gibi profesyonel bir insanla gerçekten hiç bağdaşmiyor…
    Daha önceki mesajımda da belirtmiştim yine tekrar ediyorum, bazı şeyler sadece bizim elimizde olmuyor, bazı şeyleri kontrol edemiyoruz, o yüzden gebelik boyunca aklımızda olan tek şey sağlıklı bir bebek sahibi olmaktır, gerisi inanın boş…,
    Kendi felaketimi yazmak sizi ya da diğer hamileleri üzmek ya da korkutmak istemezdim, velhasıl insanların başına böyle felaketler de gelebiliyor ne yazık ki, herşey bizim için.
    Ama lütfen sakın telaşlanıp endişeye kapılmayın, çoğu kadın öyle yada böyle sağlıkla bebeğine kavuşuyor, azınlıkta olan benim:(((
    Umarım çok çok sağlıklı bir gebelik geçirip, vakti zamanında kucaklarsınız kuzunuzu…
    Sevgiler…

  31. yasemin hanım, öncelikle kutluyorum sizi bebeğinizden ötürü… umarım sağlıkla, hayırla kucağınıza almak nasip olur. sonra da kolaylıklar diliyorum, bu süreçte bir çok kişiden olumlu olumsuz tepkiler alıp onlara cevap vermek zorunda kalacağınız için. ama bu yazınıza gelen beklenmedik tepkiler bence size olan güvenin bir göstergesi. sizi zaten blogcu anneden ötürü tanıyorduk ve burada diyetisyen, sporcu bir gebenin günlüğünü takip edeceğini öğrenince ister istemez büyük beklentiye girdik okuyucular olarak. ne yapsak da sağlıklı beslensek? nasıl sporlar yapsak? daha az kilo alabilmek mümkün mü? falan filan…

    şu an ben de 8 haftalık hamileyim. 1 kg almış durumdayım. planlı bir hamilelik olduğu halde başlamayı düşündüğüm ve umduğum kilonun 4-5 kg üzerinde başladım hamileliğime. beceremedim nedense o 4-5 kg’ı vermeyi. ama bu beni üzmüyor. önceden tecrübeye de sahip olduğum için olaya bilinçli yaklaşıyorum. ilk hamileliğimde 17-18 kg almış ve doğumdan sonraki hafta içinde hamilelik öncesi kilomdan sadece 5 kg fazlam vardı. bu 5 kg’ı da vermeyi hiç düşünmedim çünkü öncesinde aşırı zayıf biriydim. kilo değil de vücudumun şekilsizliği üzmüştü beni. sezaryen sonrası kendime yeni yeni gelirken üzerimdeki örtüyü kaldırıp şöyle bir karnıma baktığımda şok geçirdim resmen. karnım aynen duruyordu. içinden 3,5 kg bebek çıktığı halde hiç küçülmemiş öylece kalmıştı kocaman. sonrasında da göbeğimi küçülttüm ama hiç ilk haline getiremedim. pilatesin faydasını çabucak gördüm ama disiplinli bi şekilde devam edemedim. spora da düzenli ayıracak vaktim olmadığı için o göbek benim bi parçam oldu 🙂 gayet fit görünen bir vücudum olsa da artık göbekli bi kadın olduğumu kabul ettim 🙂 şimdi sizin 22 haftalık göbeğiniz benim 8 haftalık göbeğimin yanında göbek bile sayılmaz, ancak göbüş filan olabilir 🙂

    haa bir anımı daha paylaşayım… doğumdan 1-1,5 ay sonrasında tv’de çağla şıkel’i gördüğüm günü de unutmuyorum hiç. o da ilk çocuğunu benden birkaç ay önce doğurmuştu ve kadın karşımda tığ gidi duruyordu. süslüydü, canlıydı, zayıftı… bense bakımsız, şişko ve bitkindim… bir de kadın kasıla kasıla işte kuzey(adı kuzeydi galiba bebeğin) çok sorunsuz bir bebek, yiyip içip yatıyor, hiç bırt bile yapmıyor, zaten geceleri yardımcımız onunla ilgileniyor ben dinlenebileyim diye filan fıstık… inanın o an çağla şıkel karşımda olsa öldürebilirdim belki, kıskançlığın boyutunu siz düşünün. zaten postpartum depresyon almış yürümüş, bir de bu tür beklenmedik durumlar sahiden incitici olabiliyor o evrelerde.

    yani lafı uzattım biraz galiba ama sizden ricam bu konulara biraz daha hassas girin. malum siz hamile, biz hamile didişmeler mutlaka olacaktır 🙂 kiloyu kafasına takması gereken en son kişi sizsiniz bence, eşiniz spor eğitmeni kendiniz diyetisyen… biraz daha rahat olmaya çalışın…sağlıklı bir hamilelik diliyorum.

  32. Merhabalar Yase Hanım;
    33 haftalık gebeyim ve dışarıdan hiçbir takviye almıyorum.
    Hamile olduğumu öğrendiğimde doktorum; faydasına inanmıyorum ama seni şimdi “aaaa içmiyo musun” diye üzerler istersen kullan dediği folik asiti 3 gün kullanabildim; yataklara düştüm, absürt kusmalar yaşadım, doktorum da zaten önemsemediği için 6. hafta başlayıp aynı hafta bıraktım.
    İkinci ilaç denememiz vitamin kompleksiyle ilgiliydi. Kusmalarımın yeni bittiği döneme denk geldi, tam kendimi iyi hissetmeye başladığımda; tekrar yataklara düşmeme sebep oldu. Yine doktorum; beslenmene dikkat edersen, çok da ihtiyacın olmaz, hapla aldığın fazla vitamini zaten atıyorsun, ve neye ne kadar ihtiyacın olduğunu bilemeyiz dedi, beni yine rahatlattı ve bıraktım.
    Üçüncü denememiz 24. haftada demir hapıydı, yaşadığım tecrübeler içinde en kötüsü de oydu. Bunda mide ve barsaklarımın hassas olduğunu da belirtmem gerekir sanırım, çünkü demir haplarının emilimi zor ilaçlar olduğunu biliyorum. Bunu da bıraktık; hemoglobinimi düzenli ölçüyoruz, en son 3 hafta önce 11,4 tü. Hamile kaldığımda da 14 tü. Daha sonra bebek için okuduğum kitaplardan birinde, bebeğin annenin depoları bittiğinde kan yapımına başladığı yazıyordu. Aramızda doktor bir arkadaşımız varsa bunu daha iyi açıklayacaktır diye düşünüyorum.
    Benim bebeğim de dışarıdan hiçbir takviye kabul etmiyor. Ve de büyümesi 10 gün kadar ileriden gidiyor. 13 kilo almış durumdayım.
    Hamilelikte en önemli şeyin ek takviyeler değil de, sakin huzurlu mutlu bir hamilelik geçirmek olduğunu düşünüyorum. Umarım yardımcı oldum, selamlar 🙂

  33. Ülkü Hanım çok teşekkür ederim … Yüreğime su serptiniz gerçekten… Yalnız olmamak çok rahatlatıcı bir duygu 🙂
    Sevgiler…

  34. merhaba,

    30 haftalık hamileyim ve toplam 7,5 kilo aldım. 27.haftada gebelik diyabeti teşhisi konulunca mecburen diyete ve yürüyüşe başladım. 4. aydan itibaren yaptığım hamile yogası ise benim için tam bir rahatlama metodu oldu. Çok şükür insülin kullanmaya gerek kalmadan diyetle düzene girdi kan şekeri değerlerim. Kendimi hiç olmadığım kadar enerjik ve fit hissediyorum. Yasemin Hanım, sizden gebelik diyabeti ile ilgili bilgilerinizi paylaşmanızı isterim. Hamilelerde % 5 oranında görüldüğü söyleniyor ama bence bu oran daha fazla. Sizin bu yazınızda bahsettiğiniz spor ve doğru beslenme işte bu tür rahatsızlıkları yaşamamak için çok önemli.

  35. Merhaba
    Ilk defa okudum bir yazinizi,ben de 25 haftalk gebeyim ve 7 kilo aldim,diyecegim sudur ki neden tepki almis oldugunuzu hic anlamadım , tabi ki bilgilerinizi paylasacasiniz ve tabi ki ideal kilonuz doktorunuzla belirlediginiz kilodur, kimsenin sizi takip eden doktorunuzdan daha fazla sey bildigini iddia etmesi mantikli olmaz…strese girmek ayri, mantikli bi sekilde dikkat etmek ayri sonucta…ideal kiloda olmak cocuk icin de en sagliklisi degil mi ?.bundan sonrasi icin de kolayliklar……

  36. İnsanlar başkalarının hayatını eleştirmeye ne kadar da meraklı… Herkes kendi imkanları dahilinde, kendi hayat tarzı, inanışı, zevkleri ile şekillendirir hayatını… Hamilelikte bu hayatın hem en zorlu hemde en keyifli süreçlerinden biri. Ve annenin hem çok güçlü hem de çok duygusal hissettiği bir dönem… Bu dönem de birisinin hele de bir kadının, anne adayını eleştirmesi, suçlaması hiç doğru gelmiyor. Anne adayında uyandırdığı etki bakımından önerilerde bulunmakla, eleştirmek arasında ciddi bir fark var zira…

    Yasemin hanım her seferinde yüzümde bir gülümsemeyle okuyorum yazılarınızı… Ben sizin o kıskandığınız çok rahat hamilelik geçiren gruptanım. Kendimi en sağlıklı hissettiğim dönem hamilelik süreciydi. Dilerim sizinde bundan sonra doğuma kadar geçecek günleriniz en az benimki kadar rahat geçer:)) İyi geceler…

  37. Dun face hesabindan da yazdim bugun burda yorumlari okuyunca tekrar yazmak istedim.
    Yasecim, ben dogumumu Amerika’da yaptim. Inan buna bile o kadar cok tepki geldi ki! Cevremdeki insanlari taniyamaz oldum! En sonunda rahim benim, para benim size ne demek durumunda kaldim.

    simdi de ayni hesap. Arkadaslar Yase sadece kendi hamilelik gunlugunu anlatiyor. Kimseye siz yanlis ya da dogrusunuz demiyor.

    Ben toplamda 10 kilo aldim. 14 Kilo geri verdim! Spor yaparak (hamile oldugum icin degil ezelden beri az ya da cok yaparim) ve yemem dikkat ederek guzel bir hamileik gecirdim ve oglum 3.200 gr ve 52 cm dogdu. Normal dogum yaptim. 14 kilo vermemin nedeni de ozel bir diyet uyguladigim icin degil oglumu fazlaca emziriyor olmamdan kaynaklandi ve tabii bunyeye de bagli…Annem de 10 kilo almis ve 12 kilo geri vermis.

    Yani hamilelgimde bebek buyusun diye ya da lohusaligimda sut olsun diye 2 kisilik yemedim. Oglum neredeyse 15 aylik ve hala emiyor. 2 yil da emzirmeyi dusunuyorum Allah nasip ederse. Bloguma bakanlar da anlar ben yeme-icme severim. Ama cok dikkatli yerim. Sakinmam bedenimden, her seyi yerim ama porsiyonlarim bellidir.

    Bunlari neden yazdim cunku ben ne diyetisyenim ne Ebru Salli. Normal dogum yapmis bir anneyim ve her anne gibi bebegine tapan bi anneyim. Anneler bebekleri icin en iyisini yaparlar. Yase de eminim bedeni ve bebegi icin en guzelini yapiyor. Bu kadar ustune gelmenize gerek yok. Katilmiyorsaniz guzel bir dille anlatin ya da onun dediklerini uygulamayin, kizin size uygulatmak gibi bi niyeti yok!

    Spor hocasi da degilim ama su kadarini diyeyim ne kadar cok KASiniz varsa dogum oncesi, dogum sonrasi onun kaymagini yersiniz.

    Tum anneleri kucaklarim…
    Burcu

  38. Ha bu arada ben Elevit disinda hic birsey kullanmadim. Demir de. Ne TR’deki ne de Amerika’daki doktorlarim da demir depolarimin yeterli oldugunu, elevitin icindekinin de bana yeterli gelecegini soyledi. Ve evet maalesef folik de az kullanabildim cunku benimki de planli bi hamilelik degildi.

    Ve ben sansli hamilelerdendim. Yani kusmadim:) Asermedim de…