24 Yorum

Fabrika ayarları

Geçtiğimiz hafta aldığımız bir haberle fabrika ayarlarına döndük adeta…

Okul yıllarımdan çok yakın arkadaşım Ayşegül’ü kaybettik. Aniden.

Ayşegül’ün kaybı birçok acıyı aynı anda yaşattı. Son senelerde uzaklaşmış olduğum arkadaşıma haksızlık ettiğimi fark etmemin vicdan azabıyla mı hesaplaşayım, yine aynı okuldan arkadaşımızın genç yaşta karısını kaybettiğine mi yanayım, iki buçuk yaşındaki kızına mı, kardeşine ne kadar düşkün olduğunu bildiğim ablasına, üzerine titreyen abisine mi, biz dönerken “gitmeyin kızım” diyen ailesine mi ağlayayım? Bilmiyorum.

Geçtiğimiz hafta ortasından bu yana fabrika ayarlarıyla yaşıyoruz. Hayat sadece hayatta kalmaktan ibaret. Ne iş, ne güç, ne çocukların okulu, ne gitar dersi, ne haftalar öncesinden almış olduğum konser bileti… Hiçbirinin anlamı yok aslında. Sadece yiyip, içip, bolca ağlayıp, arada gülmeye çalışıp, baktın gülebiliyorsun bu sefer gülebildiğin için ağlayıp duruyoruz.

Memleket gündemi zerre ilgilendirmiyor beni. AKP-Cemaat kavgası çıkmış, pedofiliye savaş açılmış, orada eğitim, burada seminer varmış. Peh! Sen bu acıyı dindirebilecek misin, ondan haber ver…

Biliyorum ki böyle devam etmeyecek… Nitekim etmedi de… Cuma günü hayatımın en acı verici cenazelerinden birine katıldım. Çok değil, iki gün sonra, Pazar sabahı Deniz’in bir arkadaşının doğum günü partisindeydik.

Tıpış tıpış döndük İstanbul’a. Fabrika ayarlarını Mersin’de bırakarak. Yine trafik, yine okul, yine stres. Ve çocuklar… Hayatımın en büyük stres kaynağı da olabilen hayatımın en büyük  mutluluğu çocuklarım…

Çok klişe bir laf edeceğim. Klişe ötesi hatta… Gerçek olmayacağını bilerek: Anı yaşamak lazım. ANI.YAŞAMAK.LAZIM.

Anı yaşamak lazım demişken, geçtiğimiz hafta bize her anı acı acı yaşatan bir zincir hastanenin yönetimine de bir çift lafım var buradan. Hani şu Türkiye’nin dört bir yanında şubesi olan beş yıldızlı otel kıvamındaki hastanelerden biri…

Bir “yas odası”, ne bileyim bir “bekleme odası” verilmez mi hastanede cenazesini bekleyen acılı aileye? Kimse ilgilenmez mi “bir şeye ihtiyacınız var mı?” diye? İnsanlar yıkılmış, ayakta duramıyor, bir terapist, bir uzman gönderilmez mi yahu? Kafe kapalı, sağda solda bir iki makinadan uydur kaydır kraker alıyorsun da ayakta kalabiliyorsun gece boyunca, bir yemek ikramı, bir su ikramı yapılmaz mı? Ayıptır! Öyle her yerde mantar gibi şube açmakla, ne bileyim lüks doğum odalarıyla olmuyor bu işler! Yazıklar olsun…

Sonuç olarak giden gitti… Biz de gittik, arkadaşımıza son görevimizi yapmaya çalıştık, yaralarını sarmaya çalışan diğer arkadaşımızın, ailesinin elinden tutmaya çalıştık, o da sadece birkaç gün. Şimdi bedenimiz burada, yüreğimiz orada. Çocukluğumun bir kısmı da Ayşegül’le birlikte gömüldü.

Sonra dönüyorsun işte yine düzenine. Hayatın aslında fabrika ayarlarından ibaret olduğunu unutuyorsun, sadece nefes almanın, sağlığın, sevdiklerinin yanında olmasının aslında yeterli ve hatta en büyük mutluluk sebebi olduğunu unutuyorsun, yüklüyorsun yine bir sürü dert, tasa, stres.

Oysa neydi?

Hayat aslında düğün ve cenazeden ibaretti

24 yorum

  1. Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, ailesine sabır versin.

  2. Allah rahmet eylesin dilerim gittigi yerde huzur icinde uyur.
    Basiniz sagolsun Elif. O uzuntu, o ic yanmasi… Sabir sizinle olsun.

  3. Tüm sevenlerinin başı sağolsun. Allah rahmet etsin, geride kalanlara sabır versin. En çok da o küçücük bebeğe… Çok üzüldüm 🙁

  4. Başınız sağolsun. Mekanı cennet olsun

  5. Tekrar başınız sağolsun,Elif Hanım.Annemin ölümler oldukça söylediği bir cümle’Bunu unutturacak başka bir acı yaratmadır.’Herşeye rağmen hayat hep devam ediyor.Acılar yüreğimizde anlarıyla her daim kalsalarda,nefes aldığımız sürece günü yaşıyoruz…Sevgiler.

  6. Başınız sağolsun Elif Hanım… Malesef bu acıların tesellisi yok. Allah geride kalanlara sağlık, sıhhat, uzun ömür versin…

  7. Her ölüm erken, her ölüm zamansız. Ama anne olduğumdan beri şu geride kalan çocuklar öldürüyor beni. Allah hepinize sabır versin ama o 2,5 yaşındaki minik yürek nasıl kaldıracak bunu asıl ona yandım. Mekanı cennet olsun, Allah kalanlara uzun ömürler versin. Allah o küçük yüreği başka hiçbir şeyde eksik bırakmasın.

  8. başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine sabırlar versin…

  9. Başınız sağolsun Elif Hanım. Allah rahmet eylesin.

  10. Allah dayanma gücü versin başta ailesine minik yavrusuna ..

  11. Ah Elif ben de arkadaşım Ayşegül’ün ölümüyle çok yıkıldım. 2 ay önce gördüğüm minik kızının oynamaları annesine koşmaları aklımdan çıkmıyor. Artık koşacak bir annesi yok. 1 ay önceki ameliyatımla ufak da olsa bir ölüm tehlikesi atlattığım ve çocuklarımın annesiz kalmaları düşüncesi beni delirttiği için o minik kıza çok üzüldüm. Arkadaşıma da tabii. O gülüşü aklımda. Mekanı cennet olsun. Sen de iyi ki gittin oraya.

  12. elıf cım basın sagolsun..bende aynı acıyı 4 yıl önce yasadım,benımde arkadaşım 3 yasındakı kızını bırakıp maalesef kı aramızdan ayrıldı.cok cok zor bır durum ama tabıkı hayat bır sekılde devam edıyor..Allahım mınık kızına hayırlı yazılar yazsın ınsallah …mekanı cennet olsun

  13. Tam da böyle hissettiğim bir günde okudum yazınızı. Bir sebeple birden aklıma düşen, sağlığımı hatta hayatımı kaybetme korkusundan sonra tek dileğim, hep beraber sağlıkla kalalım, oldu. Hayat hepimizin aklını başından alıyor ve insan nedense hep unutuyor. Fakat işte bu insan, ancak tehlike anında samimi olabiliyor. Başınız sağolsun.

  14. Basin sagolsun Blogcu anne..Icimden bi seyler koptu gitti..Simdi artik eskisi gibi olmadigim yakin bi arkadas geldi aklima…Her animizi farkindalikla yasamak diliyorum herkese..

  15. Incir'in Annesi

    Offf bogazim dugum dugum oldu. Basiniz sagolsun ve Allah gani gani rahmet eylesin.

  16. Basini sagolsun. Inanin bizde döndük fabrika ayarlarina.

  17. ipek böcüğü

    Başınız sağolsun elif hanım. mekanı cennet olsun. Allah yavrusuna çok güzel yazılar yazsın, korusun

  18. Başınız sağolsun. Tum sevenlerine sabir diliyorum, kucuk kizina da yasaminda annesizlikle bas edebilecek guc…cok aci…tek ilac zaman ve sabir….

  19. başınız sağolsun, Allahım sabır versin 🙁

  20. başınız sağolsun… allah ondan aldığı yılları yavrusuna versin…

  21. Başınız sağolsun Elif.. Ne yazık ki ben de bu acıyı 24 yaşında en yakın arkadaşımı toprağa vererek deneyimlemek zorunda kaldım. Genç insanların ani gidişi daha bir canımı acıtır o zamandan beri. Allah geride kalanlara sabır versin. 🙁

  22. Yaşanılan kötü anları daha çabuk atıyoruz sanki hayatımızdan. ihtimaller denizine bir taş daha.
    hani “benim başıma da gelebilir ” düşüncesini uzakta tutma isteğiyle belki de.

    Bahsetmiş olduğunuz zincir hastanelerin duyarsızlığını bizde geçen sene bir ailenin cenazesi sırasında farketmiştik. Aynı gruptan mı bahsediyoruz bilmiyorum ama..
    geçen sene bu günlerde babamı ameliyathaneye bırakmış kapısında kaçıncı saate girdiğimizi bilmiyorduk. ciddi bir ameliyat geçiriyordu ve her türlü ihtimale kendimizi hazırlamıştık. bizimle bekleyen bir aile malesef ki açılan kapıdan acı haberi aldı ve bizim gibi ailesinin bir ferdini, dostunu zorlukla bekleyen insanların içinde kalakaldılar. haykırışları hala kulaklarımda. Onların yaşadığı acı bizim acımız olmuştu, hastaneden iki kişiyle konuşup yer gösterebileceklerini, perişan durumda olduklarını söyledik. böyle bir hizmetleri olmadığını söylediler cevap olarak. her türlü hizmeti ver ama en başta senin topraklarının en temel adeti olan ölüme saygıyı unut.

    işin en kötü tarafı da hastahanenin morgu da ameliyathanenin hemen yanındaydı ve yakınları hala oradayken cenazeyi morga geçirdiler.

    Yaşanılan kayıp ne kadar acı olursa olsun bir sebeple atlatılıyor da işte yaşananlar unutulmuyor.

    Ölen yakınınıza Allah’tan rahmet dilerim. Kalanlara sabır versin..

  23. Face’te görmüştüm arkadaşının vefat haberini ama ailesini tanıdığım biri olacağı hiç aklıma gelmemişti, kendisini tanımıyorum ama annesi ve babasını çok severim,Allah başta ailesine sonra sizlere sabır ve dayanma gücü versin inşallah ama en çok o minicik meleğe kuvvet versin.. Kimbilir nasıl arayacak annesini,kimbilir nasıl eksik kalacak bir yanı,gözlerim dolu dolu dua ediyorum o minik kız için,dilerim Allah annesinin yokluğunu bir nebze olsun dindirecek kadar güzel ve sağlıklı bir ömür yaşatsın ona..

  24. Öyle bir zamana denk geldi ki yazınız. İBS fuarından çıkmıştım. Telefonda arayan benim bu -Gel Oyna- işine sahip olmama sebebiyet veren en önemli kişilerden biri olan sevgili Ayşeciğim bana telefon açmış, benim 8 yıllık acımı paylaşıyordu (12.12. hayat arkadaşım, çocuklarımın babası Süha Şenol’un ölüm yıldönümüydü, ve Ayşe ise telefonum kızımda olduğu için bana ulaşamıyordu.) Ayçeciğimi, çok büyük bir ameliyat bekliyordu, omuriliğindeki – sanırım bana söylemek istemiyor niteliğini – bir tümör. Pelini’imizin annesi, sevgili kızım Selin’in en iyi arkadaşı. O kadar zor ki, ağlayarak yazııyorum., ne olur Ayşegül, kocam Süha gibi zamansız ölümler olmasın. Bilirim ben geride kalanların neler yaşadığını, kendi kızım Selin’in, Günsel’in halini.
    Elif hanım, siz de güçlü olun. Çocuklar hep karşılarında güçlü ebeveynleri görmek istiyor.
    Sevgiyle
    Şule Şenol