13 Yorum

Yase’nin Gebelik Günlüğü, 24. hafta

Yase’nin Gebelik Günlüğü kaldığı yerden devam ediyor.  Yase’nin tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz. 

***

23 hafta + 4 gün

Merhaba sevgili okur,

Saçım başım sırıksıklam, spordan geldiğim yorgunlukla yazıyorum dostlar. Endorfinim tavan, enerjim bombastik… Bu ateş basmaları nedir allasen? Hele şimdi spordan da geldim ki tezgahta unutulmuş dondurma gibiyim vallahi. Zaten hiç bir zaman üşeyen bir kadın olmadım, hayatta kat kat giyinmedim, zemheri soğukta bile incecik kıyafetlerle gezdim lakin hamilelik boyuncaki halim hal değil. Yangın Ayşe derler ya, aynen öyle dolaşıyorum ortalarda. İçimde devamlı bir şömine kendi kendine ateşini harlıyor sanki. Hamilelikte kadınların kendini seksi hissetmesi de bundan mı acep?..

Geçtiğimiz hafta içinde hamileliğe ve bebeğe dair neler neler yaptım inanmayacaksın. İki tane gebe eteği aldım ki evlere şenlik. Daha mı rahat bilemedim ama insana kendini daha da hamile hissettiriyor o kesin. Artık benim gardrobumda da iki tane hamile kıyafeti var. Duymayan kalmasın komşularrrrr!!! Yase gebe göbeeni alttan korsemsi bi şeye benzeyen hamile kıyafetinin şeysiyle örtüyor! Vala ne yalan söyleyeyim bebeğimi merakla ve dört gözle bekliyorum ama bu hamilelik denen şeyi ben pek sevmedim. Sensin ama sen değilsin gibi bir duygu. Hiçbir hayat koşuşturmamı etkilemese de (çok şükür) kendimi genelde hiç hamile gibi hissetmesemde yine de benim için favori bir süreç değil…

Yase23

Gebe eteklerimin yanı sıra bebek odası için de ne tür bir yol izleyeceğimize az çok karar verdik. Olabildiğince ferah (hatta boş desem daha doğru olur) hareket etme alanının mümkün olduğunca geniş olduğu, beyaz, sakin bir oda yapmaya karar verdik. Dolap dışında mobilya koymayı da düşünmüyoruz diyebilirim. Dolabı da onun boyuna uygun ve kapaksız yapacağız. Yani neyi dökmek istiyorsa buyursun döksün, saçsın, karıştırsın…. Azcık büyüyüp de oda nedir anladığı zaman, huyu suyu nedir tanır, öğrenir ona göre bi şeyler yaparız elbet diye düşünüyoruz.

Kocam Mucit Macit olarak evimizdeki yaşantısını devam ettiriyor. Hala bebeyle irtibat kurmanın en enfes yollarının arayışı peşinde. O doğduktan sonra neler yapabileceklerinin provasına bile başladı. Vallahi benden daha hazırlıklı tüm değişikliklere. (Eğer şaka yapıyorsam ne olayım?) Sürekli karnıma yapışık, simbiyotik bir şekilde yaşıyoruz. Oldukça komik şeyler yapıp şehzadenin ilgisini çekmeye çalışıyor. Onun ilgisini çekebiliyor mu ancak çıkınca anlayacağız ama kendisi benim çok ilgimi çekiyor. Mesala karnıma eğilip “Oğlum çok şanslısın annen acayip güzel bir kadın, bak çıkınca sen de aşık olacaksın” falan gibi şeyler diyor ki bayılıyorum. Hem çok hoşuma gidiyor hem de sabiyle konuşurken bana kur yapmasını çok tatlı buluyorum. Evde bu kadar enerjik ve her daim gülen bir adam olması bence hem bu bebenin, hem de benim en büyük şansımız.

Yase’nin fikrine göre bu minik adamın doğduğu zaman en favorisi babası olacak. Hatta zaman zaman babasını tanır da beni tanımazsa diye içleniyor bile. Lakin bendeniz bebemle hiç konuşmuyorum. Yani konuşuyorum tabii ama babasının yanıda konuşmuyorum sayılır. Babasıyla muhabbeti “oğlum at bi tekme, ver bi beşlik” laubaliliğine kavuştu da geçti bile! Çıkınca sesine kanıp da babasını anası sanmaz inşallah…

Aaa bu arada beklenmedik bir gelişme oldu 6 aydan sonra ilk kez ben de doktorumun önerdiği bir desteği kulllanabiliyorum. Henüz iki gece aldım ama kötü hislerim olmadı dolayısıyla gerektiği müddetçe içebileceğimi sanıyorum. Haftada 4 defa spor yapmama da bağlı olarak geceleri baldırlarımda ve bacaklarımda çok şiddetli kasılmalarım oluyordu. Dvitamini, kalsiyum, çinko ve magnezyumdan oluşan bir kompleks kullanıyorum ve dediğim gibi bir sıkıntı olmayacak gibi görünüyor. Özellikle D vitamini ve kalsiyum alabildiğime çok seviniyorum çünkü kusma ve bulantımın olduğu zamanlarda o kadar çok yoğurt-ayran tükettim ki şu anda nerdeyse tiksiniyorum.

Bu gebelik ve yemek yeme olayı ben de çok ters bir sistem yarattı. Yediğime içtiğime oldukça özen gösteriyorum o başka bir hikaye ama korkunç iştahsız bir gebeyim ben galiba. Özellikle gündüzleri. Öğle yemeklerini bomboş bırakmamak için devamlı ne yesem arayışı içindeyim. Çünkü öğlenleri gerçekten hiç acıkmıyorum. Sanki dünyaları yemişim de doymuşum gibi. Bir gün müsli, bir gün çorba, birgün peynirli salata gibi çok cılız şeyleri ancak yiyebiliyorum. Bu son bir haftada özellikle gözlemlediğim sanki bebek büyüdükçe yerim daha da azaldı ve daha az yiyerek daha hızlı doyuyorum. Ne iştah, ne aş erme, ne uyku basması hiçbiri yok anacım! Varsa yoksa bir ateş basması, tuz yalamış keçiler gibi su içmesi, bir kas kasılması ve duygu seli hali. Sokakta çocuk mocuğa dayanamaz oldum. Üstü başı çıplak, soğuktan burnu akmış, sümüğü donmuş o çocukların hepsini koynuma alıp sevesim, öpesim geliyor. Yahu bu ne adaletsiz bir dünya! O çocukların da ana kuzusu olması gerekmez mi? Üç doğurun, beş doğurun diye çığırtkanlık yapanları da katırlar kovalasın inşallah! Bakacağınız çocuğu yapın bacılarrrr!!! diye bağırasım geliyor her sokağa çıktığımda.

Soğuk demişken hayatımda son beş yıldır ilk kez kış geliyor, kar anonsları yapılıyor ve kaymak için heyecanlanamıyorum. Macit Mucit kocam kar duasına başladı bile. Hangi dağa ne zaman kar yağacak, kaç santim yağacak, hepsini yakın takipte. Nereye ne zaman gidilsin, nerde kalınsın, en sıcak başlıklar. Her fırsatta snowboard kıyafetlerini kombinleyip, eksik gedikleri tamamlamaya çoktan başladı. Bizim evde kışa tapılır. Kış gelsin, kar yağsın da dağa gidilsin diye diğer board’cu arkadaşlarla buluşulur, daha çok kar yağsın diye totem bile yapılır. Ne yazık ki ben bu sene bunlara sadece seyirciyim. Çok gıcık bir durum! Ama en azından kocam gidip kayacak diye de seviniyorum bari evden birisi karla kucaklaşsın, kaymaya doysun. Hem o hevesini alsın ki seneye benim hevesimi almama izin versin ….

Bizde bu hafta için durumlar böyleydi. Gebeler, bebeliler, bebesizler, anneler, babalar hepiniz haftaya kadar çok gülün, çok eğlenin…

13 yorum

  1. Hamile olmamama ve şu an için çocuk düşünmememe rağmen gebelik günlüklerini takip etmeye bayılıyorum. Ve Yase’nin hayatına şahit olmak gerçekten eğlenceli.. Yüzümde bir sırıtmayla okuyorum. Aralarda da koyveriyorum kahkahayı.. Şaka bir yana umarım bebeğinizi, şirin oğlunuzu kucağınıza sağ salim alır ve çooooook mutlu olursunuz… Yasecim sana da sağlıklı ve rahat bir hamilelik diliyorum..

  2. Sahiden çok tatlısın sen Yase.. Yani en azından kalemin öyle:) Bişey sorucam ama “Zaten hiç bir zaman üşeyen bir kadın olmadım, hayatta kat kat giyinmedim, zemheri soğukta bile incecik kıyafetlerle gezdim…” demişin ya, nasıl oluyor bu anlamıyor ve acayip kıskanıyorum. Ben neden üşüyorum bu kadar. Kansızlık yok, sağlık sorunum yok çok şükür. Ama hava soğudumu ben başlıyorum kat kat giyinip de yine de üşümelere. Neden vallahi anlamıyorum.. Akşamları lahana gibi soyun soyun nereye kadar. Bir fikrin vardır belki diye danıştım öyle bi:) sevgiler..

    • tamamen alışkanlık! daha bebeyken anneniz sizi öyle giydirdiyse vücudunuz ona alışmıştır 🙂 az çaba, uğraşıyla halledebilirsiniz bu işi. ben üniversiteyi bitirinceye kadar her kış yün fanila giyerdim, sonra sıkıldım karar verdim ve attım yün fanilalarımı. o gün bugündür de bir daha giymedim ve üşümüyorum artık 🙂

  3. ya yaso şu tuz yalamış keçi tabirine bitiyorum 🙂

  4. Çarşamba olsa da senin yazını okusam diye bekliyorum desem abartmış olmam. Çok çok güzel bir gebe olmuşsun. Facebookta caponun ve sizin resimlerinizi de gördüm, eh bu kadar güler yüzlü insanın çocuğu güzel olmaz mı? çok yakışıklı olur, çok tatlı olur, çok akıllı olur annesiiii. Allah ağzınızı daha daha tatlandırsın.
    Yetimhanedeki çocuklara ve sokakta çalıştırılan, çalışmaya mecbur olan çocuklara da (hamilesiniz ya mutlaka kabul olur) dua edelim, elimiz yetiştiği sürece de yardım edelim.

  5. pardon yase 🙂

  6. Yase Hanım, yine enerji dolu, yüz güldüren bir yazı olmuş. Sizin facebook sayfanızı ve sitenizi takip ediyorum. Gebelik sırasında yaptığınız egzersizlerin videosunu paylaşmanızı dört gözle bekliyorum.
    (Şuan düzenli olarak hamile pilatesi yapıyorum fakat bana inanılmaz derecede sıkıcı ve yavaş tempoda geliyor. )
    Sevgiyle kalın…

  7. Kahkahalar patlattım yasem!

  8. Yase hanım, yazınızı okudum ve gülümsemyle başladım güne, teşekkürler.
    Çocuk odası konusundaki tercihlerniz çok doğru bence. O odanın küçük bir inasana göre tasarlanmış olması gerekir. her şey onun boyuna uygun ve kolay ulaşılabilir olmalı. Çok uyaran yerine dingin ve sakin bir ortamın da bir bebek için çok daha rahtalatıcı ve güven verici olduğunu düşünüyorum.
    Hamile kıyafetleri giyme konusunda ben çok heyecan yapmıştım, daha karnım büyümeden bir sürü kıyafet almıştım. Şimdi bile gebe mağazalarının öünden geçerken kıyaftlere gözüm takılıyor. Şimdi hamile olsam şunu alırdım diyorum.

  9. Yase seni okurken, gecen seneki gebeligimi okuyor gibiyim :))) Hatta artik gebe gunlugu okumadigim halde, sirf bu nedenle okuyorum seni itiraf edeyim. Umarim ikinci yari da guzel, spor dolu, disarlarda gezmeli tozmali aktif ve mutlu gecer! sevgiler..

  10. Yazılarınıza bayılıyorum:) Bende hamileyim yalnız sizinkinin aksine aşırı bir iştah söz konusu bende. Bende bu iştah nasıl durulacak diye düşünüyorum. Yalnızca miniğime alışveriş yaparken unutuyorum birazcık:)

  11. çok eğlenceli bir gün 🙂 teşekkürler Yase .

  12. Sevgili yase.ben de gunlugunu merakla takip edenlerdenim.oda seçimi konusunda cok isabetli karar verdiğinizi düşünüyorum. Simdiki cocuk odalari cocuktan cok anneleri mutlu edecek cinsten.bu arada babanin bebeyle surekli konusmasi da dogum sonrasi ikilinin iyi anlasarak sana bir nebze dinlenme firsati verecegi icin oldukca hoş bir durum.isim konusunu netlestirince ismiyle hitap etmek de guzel olacaktir..sevgiler