21 Yorum

Özge ve Çağla’nın Hikayesi…

Sıradaki pozitif doğum hikayemiz İzmir’den…

***

Özge ve Çağla’nın Hikayesi
18 Temmuz 2013, İzmir

Bir bebeğin dünyaya gelmesi hem çok doğal hem de mucizevi bir süreç. Benim bebeğime kavuşmam da böyle oldu; çok doğal ve mucizevi…

Çağla ile hikayemiz çok heyecanlı başladı. Gebelik, hayatımda yaşadığım en özel dönemdi. Eşimle, sevdiklerimle birlikte her anın tadını çıkararak yaşadık.

Benim küçük kızım doğmak için sabırsızlanana kadar her şey yolundaydı. 31. haftaya geldiğimizde sevgili doktorum artık dinlenmem ve bu kızı 37. haftaya kadar karnımda tutabilmek için bir süre ilaç desteği almam gerektiğini söyledi. İşte bu noktadan sonra çok sevdiğim ancak bana artık çok zor gelmeye başlamış olan işime de ara vererek, sadece bebeğime odaklandım. Eşim ve annem bu dinlenme döneminde bana çok iyi baktılar. Ben de Çağla bademimin her kıpırtısını, gittikçe daha gerçek hale gelen varlığını doya doya yaşadım. Ama günler geçtikçe sabırsızlanıyordum onu kollarıma almak için. Üstelik son günler oldukça zor geçmeye başlamıştı. 37. haftaya geldiğimizde doktorum artık kızımın istediği zaman gelebileceğini söyleyerek ilacı kesti ve doğumu beklemeye başladık. Muayane bulguları kızımın hemen geleceğini düşündürtmüyordu. Bu yüzden eşim doktorumuzun da izni ile, doğum öncesi son kez iki günlük bir iş için Antalya ya gitti. Ben de annemlerde kalmaya başladım.

Gebeliğin son zamanlarının uykusuz geçtiğini her anne bilir; bununla birlikte ben bölük pörçük de olsa genelde güzel uykular uyudum. Taa ki 17 Temmuz gecesine kadar. Aniden başlayan ishal ve mide bulantısı beni sabaha karşı 01:30 gibi uyandırmış ve gittikçe artan sıkıntım sebebiyle 04:30 da annemi de uyandırmama sebep olacak kadar ciddileşmişti. Ertesi gün varolan rutin kontrolümü sabah en erken saate aldık ve doktorum beslenmediğim ve halsiz olduğum için bir serum taktı bana muaynehanede. Ardından yapılan NST değerlendirmesinde bebeğimin kalp atışları her zamankine göre biraz hızlanmıştı, doktorum sorun olmadığını söyleyince biz de annem ve kız kardeşimle eve döndük. Eşim dönmek için benden haber bekliyordu ancak doktorumuz “sorun yok yarın gelebilir” deyince o da kaldı.

Her günkü sağlıklı öğünlerim yerine o gün sadece haşlanmış patates ve kızarmış ekmek yiyebildim. Eve döndükten sonra sıkıntım çok artmıştı. Ilık bir düş aldım. Kardeşim biraz rahatlayabilmem için bana masaj yaptı ama huzursuzluğum geçmiyordu bir türlü. Kafamda hasta olup bebeğime zarar verme düşünceleriyle birlikte kaygılarım gittikçe artıyordu. Sonunda oturmak yatmak bile sıkıntı vermeye başlamıştı,evin içinde gezinip ağlamaya başladım. Karnımı çok gergin hissediyordum. Ancak son bir aydır var olan bu sertleşmelere alışmıştım. İyi de bu huzursuzluk nerden çıkmıştı? Kafamda bu geceyi nasıl geçireceğim sorusu dönüp duruyor, bir an önce eşimin gelmesini istiyordum.

Kardeşim evden ayrıldı ve annem de eşimle telefonda konuşmam için beni yanlız bıraktı. Eşim hiç sorun çıkmayacağını, dinlenmemi, yarın yanımda olacağını söyledi. Uzandığım koltukta onunla konuşurken biraz ağlayıp rahatladım. Telefonu kapatınca üzerime çok tatlı bir sakinlik çöktü, belki kısa bir uykuya bile dalmış olabilirim. Bir anda “pit” diye bir ses duyduğumu hatırlıyorum. Yoğun bir ıslaklık. ”suyum gelmişti”…O anda ilk hisettiğim müthiş bir sevinç ve rahatlamaydı. Sevinç bebeğime kavuşacağım için, rahatlama bu sıkıntı bittiği için. Hep suyum gelirse ve anlamazsam diye korkmuştum gebeyken ama mümkün değilmiş anlamamak.

Anneme seslendim benim suyum geldi diye. Yanıma gelip de koltuğa yayılmış suyu görünce “Kalkma yat biraz hemen doktorunu ara” dedi. Heyecanlamıştı çok… Aradım ve doktorum beni muayeneye çağırdı. Hemen bir taksi çağırıp, bir kaç parça bir şeyler toparlayıp evden çıktık. Ben bütün bu süre boyunca çok heyecanlı ve mutluydum. Yüzümde aptal bir gülümseme vardı sanırım. Ağrı hiç hissetmiyordum. Ancak taksiye bindikten sonra çok güçlü dalgalar gelmeye başladı. Annem takside babamı, kardeşimi ve arkadaşlarımı aradı. Tam ne olduğunu bilemediğimden eşimi muayne öncesi aramak istemedim.

Muayenede doktorum tama yakın açık olduğumu söyledi, doğumu yapmayı planladığımız hastaneye yetişemeyeceğimizi, bizim aracımızla hep birlikte çok daha yakındaki bir hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledi. Ebeler bile çok şaşırdı bu duruma, iyi dileklerle beni sakinleştirdiler. Çünkü çok heyecanlanmıştım. Sadece ben değil herkes. Eşimi aradım, doğumun başladığını yola çıkmasını söylediğimde şaşkına dönmüştü. Dalgalar o sırada sıklaştığı için uzun uzun konuşamadım, o ise şaşkın ve heyecanlı bir şekilde durumu anlamaya çalışıyordu. Doktorumuzdan birlikte aldığımız 6 haftalık eğitimde böyle hızlı başlayan bir doğum bilgisine hiç rastlamamıştık. Ben uçak bileti bulayım dedi ve onun için de hayatının en zor bir kaç saati başlamış oldu. Endişeli ve heyecanlı geçen bir yolculuk sonunda kızıma ve bana sağ salim kavuşma dileğiyle yola çıktı.

Bu sırada kasılmalarım çok artmıştı, babamın arabayı getirmesini beklerken doktorum yanımdaydı ve ben artık sokakta bağırmalara başlamıştım hafiften. Doktorum ben bağırdığımda elimi tutuyor , karnımı kontrol ederek bunun yeni bir dalga olduğunu söylüyor ve nefes almamı hatırlatıyordu. Hastaneye ulaştığımızda doğrudan doğumhaneye girdik. Üstümdekileri hızlıca çıkarıp bir doğum önlüğü giydim. Ebeler “hemen seni rahatlatırız” deyip epidural için hazırlığa başladılar. Doktorum “Bu gebe eğitimli epidural istemiyoruz” dedi ve bana bir psikolog arkadaşın da doğuma girmesini isteyip istemediğimi sordu. Meslektaşımı memnuniyetle kabul ettim tabii ki.

İlk önce doğum masasındaydım, doktoruma ayağa kalkmak istediğimi söyledim. Bu sırada ebelerin birkaçı bana neden bunu yaptığımı anlamayan gözlerle bakıyorlardı. Bense herkesle göz kontağı kurup kararlı olduğumu hissettirmeye çalışıyor ve herkesin yaşadığım bu zor anlarda desteğini almaya çabalıyordum. Sorgulayan değil onaylayan bakışlara çok ihtiyacım vardı. Tam bu sırada Kifayet Ebe, “ben böyle doğumları çok özledim“ diyerek yanıma geldi ve istekle tüm doğum boyunca bana yardım etti.

Ben hala neyin içinde olduğuma şaşırıyordum. Bebeğim geliyordu, ben doğum yapıyordum. Çok yoğun, bir an düşünmeye bile fırsat olmayan bir süre boyunca bebeğimi ittim. Ayaktaydım, ellerim tezgaha dayalı, dalgalar arasında pelvik gevşeme hareketlerini yapıyor ve dalga geldiğinde nefes alıp veriyordum. Bu sırada eşimle aylardır birlikte hazırlandığımız o anlarda onun yerine doktorum ve psikolog arkadaşım beni destekliyorlardı. Doktorum “squat pozisyonuna” geçmeyi önerdi. Sedyeye çıkmaya yarayan iki basamaklı bir merdivenin üst basamağına doktorum alt basamağına da ben oturdum. Doktorum kollarımın altından tutup sırtımdan beni destekliyor, Kifayet Ebe de ben bebeğimi ittikçe doğum yolunu kontrol ediyordu.

Ne kadar olduğunu bilemedim ama bir 45 dakika olduğunu tahmin ettiğim bir süre sonunda tekrar masaya geçmek istedim. Artık bebeğimi bacaklarımın arasında hissediyor ve çok güçlü bir şekilde dışarı itmek istiyordum. Şimdi karşımda olan doktorum bebeğin saçlarını gördüğünü söylüyordu. Dalgalar daha güçlüydü ve çok daha güçlü ve uzun itmem gerekiyordu. Bu aşama oldukça zordu ama ne kadar zor olursa olsun en son ana kadar hep dinlenmek için ayrılmış bir süre vardı. Dalgalar arasında hiç bir şey olmuyor doktorum ve ebelerle konuşup gülüyor sonra dalga geliyor deyip başlıyordum itmeye… Bir ara umutsuzluğa kapıldığımı hatırlıyorum. “Yapabiliyor muyum, yapabilecek miyim” diye sormaya başladım herkese. Onlar da bana çok iyi gittiğimi, çok az kaldığını, en zor kısmı atlattığımı söyleyerek destek oluyorlardı.

Derslerde öğrendiğim ve doktorumun söylediği bu umutsuzluğun bebeğin gelmesine en yakın dönemde ortaya çıktığı idi. Zaten artık yorulduğumu hissediyordum. Bir şekilde bebeğimi dışarı çıkarmalıyım yapacak bir şey yok diyordum kendi kendime. Bir süre sonra doktorum ışıkları kapatma hazırlıkları yapmaya başladı. Bir yandan da “Hoş geldin Çağla” diyerek bebeğime sesleniyordu. Çok az kaldığını anlıyor ama tam olarak ne kadar olduğunu kestiremiyordum ki bir anda bir sessizlik…ve bebeğimi kucağımda buldum. Hep ağlayacağımı zannetmiştim ama büyük bir şaşkınlık içindeydim. Onu kokladım, sarıldım, okşadım. Sıcacıktı bebeğim ve kelimelerle anlatayamacağım ama hep kalbimde, aklımda kalacak olan o koku. Tarifsiz bir koku. Çektim çektim içime. Bağlanmanın, aşkın, yavrumun kokusu.

Bebeğim gözleri açık bana bakarak doğdu, geldi kucağıma. İyi mi diye sordum doktoruma. Çok iyi dedi. Bebeğimin solunum başlayana kadar aramızdaki kordonu kesmedi doktorum. Zamanı gelince, o benim kucağımdayken kesildi. Kısa bir süreliğine hava yolunu temzilemek için benden aldılar; işlemi yanımda yapıp hemen kucağıma geri verdiler. Bu sırada doktorum kendiliğinden olan küçük bir yırtığı dikiyor ama ben bebeğim kucağımda sarmaş dolaş hiçbir şey hissetmedim bile. Bu sırada hemen onu emzirmeyi denedim ve hemen başladı küçük kuzum. Artık doğumhanedeki işimiz bitmişti ve ebeler bir sedye getirdi. Doktorum “Hayır Özge yürüyerek çıkabilir değil mi” dedi. “Evet” dedim. “Bebeği biz alalım” dediler. “Hayır”, dedi “bebeğiyle çıkacak.”

Ebelerin endişeli ve şaşkın olmaları, üstümdeki önlüğü temiziyle değiştirip saçlarımı açmalarına yani beni güzel görünmem için hazırlamalarına engel olmadı. Oradaki herkes beni destekliyor ve bana saygı duyuyordu. Bunu hissetmek çok güzeldi. Kalktım bebeğimi aldım ve doğumhane kapısında bizi bekleyen sevdiklerimize doğru yürüdüm. Her adım bir mucizeydi, başardık. Eşim doğumdan iki saat sonra ter içinde odamıza geldiğinde ben kızmızı emziriyordum. Birlikte bütün gece, bu tatlı huzurlu meleği izledik…

Hayatımın en mutlu gecesinin her ayrıntısını hatırlıyorum. Ancak duygularımı sözcüklerle anlatmanın imkanı yok. Şu anda küçük kızım üç aylık ve biz her günün tadını birlikte çıkarıyoruz…

OzgeVeCagla

 

***

Pozitif doğum hikayeleri, kadının bedenine ve tercihlerine saygı duyan, doğumun doğallığını ve mahremiyetini dikkate alan, tıbbi müdahelelerin minimum kullanıldığı ya da gerekmedikçe kullanılmadığı doğumların paylaşıldığı hikayelerdir. Pozitif Doğum Hikayeleri hakkında buradan daha fazla bilgi alabilir, diğer hikayeleri buradan okuyabilir, paylaşmak istediğiniz bir hikayeniz varsa buradan bilgi alabilirsiniz.

21 yorum

  1. Bütün pozitif doğum hikayelerini kalbimde büyük bir heyecan ve mutlulukla okuyorum. Sanki ordaymışcasına. Bu mucize hikayelere ortak olmamamıza olanak verdiğiniz için katkısı olan herkese (elife de) teşekkürler. Güle güle büyütün bebeğinizi..

  2. sevinmek anneye ağlamak bana düştü 🙁
    hayırlı olsun Özge Hanım, aramıza hoş geldin güzel Çağla.

    • Tum iyi dilekleriniz icin cok tesekkur ediyoruz kizimla. Bu heyecanli hikayeyi sizinle paylasip yorumlarinizi almak beni bir kat daha mutlu etti.
      Doktorumun destegi olmadan basarmamiz mumkun degildi. Burdan icten ilgisi icin kendisine bir kez daha tesekkur ediyorum. Bilgileri memnuniyetle paylasirim tabii ki.
      Dr. Ahmet AKKOCA, muaynehanesi Izmir Bornovada. Telefonu 0232 435 6568
      Ayrica hikayelerimizi paylasma sansi veren Elif de cok buyuk bir tesekkuru hak ediyor bence de haklisiniz.
      Her dogum hikayesi essiz gercekten. heyecanla bekleyen her gebeye en az benimki kadar guzel bir deneyim dilerim. Sevgiler…

  3. Çok güzel bir doğum hikayesi… Okurken inanılmaz duygulandım. Allah size ve yavrunuza sağlıklı, sıhhatli, huzurlu uzun ömürler nasip etsin…

  4. Doğumdan önce umutla şimdi ise özlemle okuyorum.Ne yazık ki çok istememe 12 saat sancı çekmeme rağmen bebeğimin doğduğu ana şahit olamadım ben.. Sezeryanla da olsa sağ salim kavuşmuş olduğumuza çok şükür diyorum sadece.İşte benim doğum hikayem de bu : http://cloudysunnyfunny.blogspot.com/2013/11/dogum-hikayem.html

  5. benim kızımda 3 aylık ve benim de bir pozitif doğum hikayem var 🙂 epidural ve suni sancı aldığım için pişmanım biraz, ama yinede keşke herkes o itmenin ardından gelen rahatlamayla bebeğini kucağına alabilse … okuyunca tekrar yaşadım sanki doğumu, şu an kızım kucağımda uyuyor ve ben çok mutlu bir anneyim…

    • cocuklarimiza saglikla kavusmak en onemlisi. en yakin zamanda bakacagim hikayenize ben de. saglikla buyusunler umarim hepsi…

  6. Doktorunuz ne kadar muhtesemmiş ne güzel desteklemiş …Boyle doktorlar bütün kadınların basına 🙂

  7. Okurken çok duygulandım, ne kadar güzel anlatmışsınız bizlere. Bebeğinizle uzun,sağlıklı ve huzurlu bir yaşam dilerim. Doktorunuza hayran kalmamak elde değil, bizimle adını paylaşmanız mümkün ise çok sevinirim.

  8. Öncelikle sizi Özge Hanım sonra da doktorunuzu tebrik ediyorum. Doktorunuzun ismini paylaşırsanız blogcu anne okurları olarak çok mutlu oluruz. Güle güle büyütün bebeğinizi

    • Cagla dan firsat bulup tek tek cevap yazamadim yorumlariniza kusura bakmayin lutfen. Sevgili mel yukardaki cevabimda Ahmet Bey in bilgilerini verdim. Sevgiler…

  9. Incir'in Annesi

    Blogcuanne, Ozge ile Cagla’nin hikayesi diye gorunce sasirdim bir an. Ay hangi gebelik gunluguydu ki bu diye. Sonra hatirladim gunlukler yogun degilken bile bu guzel hikayeleri paylastigini:) Cok iyi geldi.

    Ozge Hanim siz aglamamissiniz beklediginiz gibi ama ben sizin yerinize agladim sabah sabah. Cok guzel bir dogum olmus. Cagla ismini cok severim ve fotografiniza bayildim. Yumuk yumuk sarip sarmalanmis al yanakli bir guzellik:) Masallah 41 kere.
    Sevgiler

  10. Özgecim, canım arkadaşım, “acaba hamile miyim” diye seni arayışımı, heyecanımı ve merakımı paylaşmamızı hatırlıyorum. Ondan 6 ay sonra da senin bana kendi hamileliğini müjdeleyişini… Bebeklerimize kavuşma serüvenimiz bizi iki yakın arkadaş yaptı aslında. Bunun için çok mutluyum. Kızlarımıza bunu anlatmamız ne hoş düşünsene…

    Çok çok çok güzel yazmışsın hikayenizi. Sözel ifadeden daha güçlüdür ya hep yazılı, hele de iyi bir kalemin varsa! Belki daha önce söyleme fırsatım olmamıştı: Beni Ahmet Bey’le ve doğal doğumla tanıştırdığın için, her zaman destekçim olduğun için, gerçekten iyi bir dost olduğun için teşekkürler…

    • Ah canim benim. Sana haber verecektim ki sen gormussun bile. Haklisin bu hikayeler bizi daha da yakinlastirdi.
      O kucuk cadilar bir buyusun neler anlatacagiz biz onlara…
      Seni apar topar Ahmet beye goturdugum o gunu ben de hatirliyorum. Senin benim icin yaptiklarini ise tek tek saymam mumkun degil.
      Beni hep anlayan ve heyecanla tum mutluluklari paylasabilecegim bir dostum oldugunu bilmek cok guzel.iyiki varsin…
      Bu arada sen de yaz artik duru kusla hikayeni:)

  11. İnanın hikayeniz içimi ısıttı gözlerim dolu dolu okudum…Doktorunuzuda sizide cesurlu yürekliliğinizden dolayı tebrik ederim :)Size ve minik meleğinize bir ömür mutlu sağlıklı günler dilerim…

  12. %100 pozitif bir hikaye:) Harikasınız anne-kız.Doktorunuza da bayıldım. Teşekkürler paylaşım için.

  13. sizin yerinize ben bol bol ağladım hikayenizi okurken 🙂 normal doğum hevesi hep kursağımda takılı, böyle hikayeleri okudukça da daha çok hatırlatıyor kendini. umarım ben de 6-7 ay sonra ssvd hikayemi paylaşabilirim burda sizlerle, olmaz mı ki, neden olmasın???

    kızınızla bir ömür boyu mutluluk diliyorum… sevgiyle, sağlıkla, huzurla büyütün…

  14. tabii ki olur:)umarim istediginiz gibi bir hikayeniz olur. tesekkur ederim icten dileklerinize…