11 Yorum

Yase’nin Gebelik Günlüğü, 27. hafta

Yase bu hafta biraz korktu…

Yasemin’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz. 

***

26 hafta + 4 gün

Bütün günün ilk defa koşmadığım dakikalarından merhaba sevgili okuyucu,

Geçen sefer olduğu gibi gene hastaneden geliyoruz fakat bu sefer bebemizle randevumuz olduğu için değil bebeğimin babası, biricik sevgilim çok hasta olduğu için…. Çok şükür şimdi çok iyi ama ne gribi kaptıysa öyle bir virus kapmış ki ateşler içinde ambulansla hastaneye zor yetiştirdim kocamı…

Yase27

Dolayısıyla yaşadığım korkuyu, hamilelik hormonlarımla da birleştirince sinirlerim laçka, duygular şelale…
Ben hamile kalıncaya kadar ne bir gün ölümü düşündüğümü, ne de ölüm korkusu yaşadığımı hiç hatırlamıyorum… Ama gel gör ki insanın içine bir bebe düşüp gelince “ya bana bir şey olursa, ya kocama bir şey olursa, ya bebem ortada kalırsa” korkusu aklının içinde habire dönüp duruyor. Bugünlerde kendimi “Allahım sen her çocuğu anne babasına, her anne babayı da sağlık içinde çocuğuna bağışla” deyip dururken yakalıyorum .

Minik oğlum da o bir lokmacık canıyla anladı bir terslik olduğunu… Sanki o da korktu, o da üzüldü bütün bu ambulans-hastane süresince…. Hastaneye ilk vardığımızda gerginlikten ve korkudan çok kasılmam var zannedip çok korktum ama sonradan anladım ki ben langur lungur hareket edip, koşuşturduğum için bebek de rahatsız oldu galiba. Ben sakinleşince o da sakinleşti.

Kasılma falan kalmadı çok şükür… Biz ikimiz de “Yase ve Barış” olarak çok değiştik. “Anne-baba olmayı bekleyen Yase ve Barış” eskisinden çok farklı. Ben bütün bu saatler boyunca kocaman dağ gibi kocam nasıl böyle olur diye hamile olduğumu bile unutmuş şaşkınlık içinde koşuştururken, benim içli köfte kocam da “Hamile hamile sana bu korkuyu yaşattım, özür dilerim” diye kendini suçladı durdu. Sanki hasta olmayı o istemiş gibi… Diyorum ya biz bir garipleştik içgüdüsel olarak. Bebemiz bir şey isteyip de ağladığı zaman biz de karı-koca oturup zırlamayız inşallah. Bizim bebe; “ulen ben nereye geldim, madem ben ağlayınca siz de ağlayıp rolümü çalacaktınız ne diye beni ettiniz” demez. Elimize yüzümüze bulaştırmadan ağlayan bebemizi falan susturabiliriz umarım ki…

Canım okuyucu, Yase bugün en sonunda minik şahzedesi ve kahraman kocası ile artık rahat bir nefes alıp, ayağını uzatıp oturacak. Haftaya bugünkü yazının telafisini kesinlikle yapacak….

Herkese sağlık, sağlık, sağlık…

11 yorum

  1. Geçmiş olsun Yase, Allah bir daha böyle korkular yaşatmasın inşallah, sevgiler 🙂

  2. Çok geçmiş olsun..

  3. Çok geçmiş olsun Yasecim.Sağlık dolu günler …

  4. Çok geçmiş olsun Yasecim.Sağlık dolu günler dilerim…

  5. Çok geçmiş, allah bir daha yaşatmasın .

  6. Geçmiş olsun. İnsan gebe olunca tam da bahsettiğin duygular içerisine giriyor. Ben de hayatım boyunca ölümden bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. Hep “ne olacak ki, hepimizin sonu aynı işte, elbet bir gün öleceğiz” realistliğinde bakardım olaya. Yıllar önce ablam “bize bir şey olursa oğlumuzu sana emanet etmeye karar verdik” dediğinde ona kızmıştım, şimdiden vasiyet mi yazıyorsun, nedir bu diye. Ama gebeyken onu o kadar iyi anladım ki. Kafamda felaket senaryoları dolaşıyordu. Gerçi bunu blogcuanne-gebelik günlüğü yazılarıma hiç yazmadım ama… Senaryolarımdan birinde mesela ben doğum sırasında ölüyorum. “Bebeğime ne olacak? Anne sütü alamayacak, anne kokusundan mahrum büyüyecek. Kimse ona benim kadar iyi bakamaz ki! Annesiz mi kalacak yavrum? vs” daha binlerce endişe… Aaahhh ah! İşte annelik hep böyle “sürekli endişe hali”ymiş. Ege henüz 5 aylık, o yüzden çok bilmişlik etmek istemem ama, “anneliğe hoş geldin!” 🙂

  7. çok geçmiş olsun. annelik hamilelik başladığında başlıyor zira. ben de aynı korkuları hala ve derinden yaşıyorum. her gece yatar yatmaz şu duayı okuyorum. “Allahım sen evlatlarımı nazardan, kazadan, beladan, hastalıktan, sakatlıktan, kötülüklerden ve kötü insanlardan koru. onları bize, bizi onlara bağışla. amin”
    dubleanne

  8. Çok geçmiş olsun Yase. Dilerim eşin en kısa zamanda toparlanır ve yeni yıla sağlık ve huzur içinde girersiniz. Kendinize dikkat edin ailecek 🙂

  9. Günü gününe ayniyiz :)ayni korkular ve endiseler 🙁 bide ben saglikciyim :/ hergünum okadar hareketli ki; bendede cok sık kasılmalar oluyor endişeleniyorum :/

  10. Yase geçmiş olsun, bu sene ki grip gerçekten süründürüyor, 2 haftadır kendime gelemedim, üstüne 3,5 yaşındaki oğlum devlet kreşinden hiperaktif diye atıldı, üstüne kayınpederim ameliyat oldu, bizdeler.. Dinlenince geçiyormuş ama zaman yok malesef. sevgiler

  11. Cok cok gecmis olsun Yase. Diger yorumlarda arkadaslarin yazdigi uzere yalniz degilsin 🙂 Ve hissettiklerin, dusunduklerini her gebe dusunuyor ve hissediyor. Annecigim normalde 1 saat bile ucmaya katlanamaz, onca saat otobusle yolculuk yapmaya razi olurdu yillarca. Ama iste heyhat aklina olmadik senaryolari getiren bir kizi olunca ” anne ya bana dogum sirasinda bisey olursa, ben bebegimi yalnizca sana emanet edebilirim” lafi 14 saat ucak yolculugu yaptirtti kadincagiza, ustelik tek kelime Ingilizce bilmeden geldi buralara sagolsun. Sozun ozu seni cok iyi anliyoruz seker 🙂