13 Yorum

Sabrın Ne Olduğunu Anne Olunca Anladım

2013’ün son Beş Yıldızlı Söyleşisi ile karşınızdayız sayın seyirciler.

Bu hafta konuğumuz İstanbul’dan Tülin Özcan. 2 yaşındaki Poyraz Burç’un annesi olan bankacı Tülin’in hayatında sadece oğlu yok, iki de köpeği var üstelik! Annelikten, çocuk büyütmekten ve herkese rağmen (!) çocuklu ve köpekli bir hayat sürmekten konuştuk. 

***

Anne olan bir kadının hayatı ikiye ayrılıyor: Anne olmadan önce, Anne olduktan sonra diyorum ben. Bize Anne olmadan önceki Tülin’i anlatır mısın?

3 Ocak doğumluyum ben. Tipik bir Oğlak burcuyum. Anne olmadan önce bekarlığın verdiği tüm rahatlığı üzerimde hissediyordum. Rahatça geziyordum, yiyordum-içiyordum, bolca kitap okuyordum (anne olduktan sonra biraz düşüş oldu ama yine ivme aldım).

Evlendikten sonra?
Ozan’la evlenip yine aynı şekilde bir hayat sürdük diyebilirim, taa ki, çocuk olana kadar. Poyraz Burç doğdu, ben anne oldum.

BesYildizliSoylesi32

Ve?
Kendimi hazırlamaya vaktim kalmadan, karar verdiğimiz anda çocuk sahibi olduğumu öğrendim. Her şeyim bir anda o oluverdi. Tüm hayatımı o’na adamaya hazırdım. Gezenti bir anne olamadım çünkü 24 Kasım’da yenidoğanımı dışarı çıkarmaya biraz korktum açıkçası… Havalar güzelleşince çıktım gezdim tozdum ama hep onunla. Aklı hep çocuğunda olan bir anne oldum.

Ne iş yapar Tülin?
Bankacıyım ben, özel bir bankada çalışmaktayım hala..

Emzirme Reformu’na denk gelen dönemdeydi sanırım, yazışmıştık seninle. Gerek hamileliğin süresince, gerekse doğum izni konusunda iş yerinde sıkıntı yaşadığından bahsetmiştin yanlış hatırlamıyorsam?
Yok, çalıştığım bankamda sıkıntı olmadı, şöyle ki; ben sadece o dönem pasif iş arıyordum ve başka bir bankadan mülakat için çağırmışlardı ben de doğrucu davranıp yeni hamile kaldığımı söyledim. Onlar da bu yüzden beni işe alamayacaklarını söylediler. Hayırlısı olsun dedim hep…

Evet, şimdi hatırladım. Hakikaten de hayırlısı olmuş zaten. Seni hamile olduğun için işe almayan bir iş yerinden emzirme dönemi ve sonrasında da seni destekleyeceklerini ummak pek gerçekçi olmazdı herhalde…

Peki, çalışmıyor olmayı ya da farklı bir iş yapıyor olmayı tercih eder miydin?
Çalışmıyor olmayı istemezdim çünkü ekonomik özgürlük benim için önemli bir olgu. Benim annem ev hanımı ve bu konuda çok zorluk yaşadı biliyorum, ta ki mirastan kira alıncaya kadar. Bana da “oku, elinde gücün olsun” derdi hep. Annem yaaa… Okuldan geldiğimde evde hiç iş yaptırmazdı Allah razı olsun, sırf ödevimi yapayım, derslerimden geri kalmayayım diye… Şimdi de çocuğuma bakıyor. Nasıl hakkını öderim, ödeyemem. Soruna dönecek olursak evet başka bir iş yapmayı isterdim öğretmenlik mesela…

Öğretmenlik kesinlikle benim de içimde ukdedir. Peki, annenden destek alıyor olmanın avantajları, dezavantajları?
Annemlerle altlı üstlü oturuyorum. Biz ev almaya niyetlenmişken alt katları satılıyordu, alıverdik krediyle. Annemden destek alıyorum evet; bakıcıya ayıracak ne geniş bir gönlüm ne de bütçem var. Tabii ki avantaj ve dezavantajları bol bir durum. Lohusa dönemimde bebek vızk ettikçe aşağı iniyordu. Zaten bir 40 gün babamlarda kaldım, Ozan’ın uykusu pek ağır seslensem de uyanmıyordu. Ama babalık deneyimi arttıkça şimdi Burç ııhh yapsa zınk diye kalkıyor! Dezavantajı da ya şöyle bir ağız tadıyla eşinle tartışamıyorsun… Şaka şaka bir dezavantajını görmedim henüz.. Buradan Ozan’a da çok teşekkürlerimi sunuyorum bize katlandığı için ehehehee…

Bir de köpeğiniz var… Hem çocuklu, hem köpekli hayat nasıl?
Tek kelime ile harika diyebilirim. Evde iki çocukla yaşamak gibi bir şey… Ozan’la iş bölümü yapmıştık biz, ben yenidoğanla o da Paşa ile ilgilenecekti. Kıl tüy olayına girmiyorum bile… Bebek biraz büyüyene kadar biraz uzak tutsam da -çünkü golden çok fazla tüy döküyordu- hep iç içe yaşadılar diyebilirim.

Çocuk sahibi olmak yoldan geçenin her şeye müdahale etmesi için yeterli bir sebep. Sizde iki de köpek var. Karışanınız çok mu? “Çocuk gelince köpeği sokağa salın” diyenler oldu mu?
Yarama parmak!

Olmaz olur mu, en başta anam babam… Sonra eşim dostum yoldaşım, buradan saysam bizim köye yol olur. Ben zaten köpeğime iyi baktığım için hiç içim huzursuz olmadı. Çok konuşana da “he he” deyip geçiyordum. Anlayabileceğini düşündüklerime de bıdı bıdı anlatmaktan vazgeçmiyordum.

BesYildizliSoylesi33

Çocuk yetiştirmenin seni en çok zorlayan tarafı ne?
Çalışıyor olmak beni gerçekten çok zorladı. Siz de takdir edersiniz ki, tüm gün iş yoğunluğundan sonra eve gidip insan şöyle ayaklarını uzatıp bir kahve eşliğinde dinlenesi geliyor ama nerdee? Bir de canından bir can’ın sorumluluğunu taşımak inanın bazen çok yoruyor.

Çocuksuz hayatına dair en çok neyi özlüyorsun?
Rahatımı, kafamda sorumluluk duygusuyla yaşamamayı, sinirlenmemeyi, sakin kalabilmeyi, rahat uyumayı — deliksiz yani…

Anne Tülin’in en iyi yaptığın şey ne?
Çok güzel kolikli çocuk sustururum. Yazları Burç Yalova’da anneannesi ve dedesiyle yazlıkta kalıyordu ve ben tüm yaz vapur yolculuğu yaptım. Çok ağlayan bebek susturdum vapurda. 7 aya yakın kolik çekince sanırım deneyim sahibi olunuyor.

Neyi daha iyi yapmak isterdin?
Zamanımı daha iyi kullanmak isterdim, kurallarına uyan bir anne olmayı isterdim.

“Asla yapmam” deyip de yaptığın şeyler var mı?
Burç’u 2 yaşına gelene kadar TV’den uzak tutmaya çalıştım ama annem isyan etmeye başlayınca ben de saldım gitti çünkü anneme de izlettirmiyordum!

Bir günün nasıl geçiyor?
7:00 kalkış
7:15’e kadar yüz göz yıkama Sofi (evdeki minik köpek) tuvaletini yapsın diye (büyük) balkona bırakma (Sabah Ozan’a pek yanaşmıyor benim minik kızım..)
7:30’a kadar giyinme süslenme, Sofi’yi balkondan alma. O sırada Ozan’ın annemi telefonla araması, o aşağı inince evden çıkma. Burç uyuyor bu arada…
18:00’e kadar (mesai olmazsa) çalışıp şubeden çıkmaca. Bu arada yollarda kitap okumaca. Eve geliş
19:30 Burç’la ‘hooşşgeediinnn’leşmeler (eve her gelene söyler). Pijamaları giymece, biraz atıştırmaca… Sofra genelde ben geç geldiğimden hazır oluyor Ozan benden önce geliyor, annemlerle falan hazırlıyorlar. Sonra Burç’la ilgilenmece ve uyumaca.

Hayat bu ara oyun gibi geliyor bana bizler de bize verilmiş rolleri başarıyla sunuyoruz kendimize.

Kesinlikle ben de katılıyorum buna… Benim çok hissettiğim bir şey bu aralar bu hayatın bir oyun olduğu ve bize bazı rollerin verildiği… Peki, en son ne zaman kendine vakit ayırdın? Ne yaptın?
Burç 2 yaşında oldu artık kendime sıkça vakit ayırabiliyorum. Önceleri deseydiniz hiç neredeyse. Bir hafta önce manikür, üç hafta önce saç baş işleri daha önce senin de bulunduğun bir seminer (Anne ben nereden geldim) vesaire…

BesYildizliSoylesi34

Bak şimdi, semineri kendine vakit ayırmaktan mı sayıyıyoruz? Bana öyle geliyor ki senin ikinci çocuğun gelmiş… Daha da çoğalmak istiyor musun?
Düşünüp düşünmemek arasında gelip gidiyorum desem.. ‘High need baby’ annesiyim. HNB anneleri de genellikle istemez zaten. Kolay bebekleri olan arkadaşlarım oldu şimdi hepsi ara vermeden çocuk istiyorlar ama onlar uyuduğunda ben ağlayan çocuk sakinleştirmeye sakin kalmaya falan çalışıyordum..

Anne olunca neyi anladın?
Sabrın ne zorlu bir süreç olduğunu, annemin kıymetini ve çocuk sevgisini…Sabrın

Cümleyi tamamlayalım: Şimdiki aklım olsa…
Daha erken çocuk yapmak isterdim. Sinirlerim laçka olmadan ..

Boşluğu dolduralım: Anne olmadan önce … derdim/zannederdim/düşünürdüm.
“Amaan çocuk bakmakta ne var ki…” derdim. “Ne kadar çok zorlanıyorlar yedir içir altını temizle yatır başka ne var ki?” diye düşünürdüm.

Sanırım artık öyle düşünmüyorsun! Sence kime ANNE denir – tek cümleyle… 
Çocuğu/çocukları kadar; yiyen,içen,uyuyan,düşünen, onlar kadar hayatı olan kişiye denir.

Prima

Bu söyleşi Prima’nın desteğiyle yayınlanmıştır ancak yazdıklarım kendi fikirlerimdir. Prima’yla Beş Yıldızlı Söyleşiler’in tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

13 yorum

  1. Ogretmenligin annelik icin ideal meslek oldugu yalanini kim attiysa hala inaniliyor ne yazikki… neredeyse ogretmenlerin yarisindan cogunun en az 1 dusugu ve/ veya erken dogumu vardir. 30. Haftaya kadar calismak zorundayiz ve hem devamli ayakta durmaktan hem de en az 30 cocugun sorumluligunun verdigi stresten devamli kasilmalarla, kanamalarla geciriyoruz hamileliklerimizi. Dogurunca da sut iznimiz mudure bagli oldugu icin genelde alamiyoruz ve cogu zaman ozellikle dogudaki ogretmenler bakici bile bulamiyorlar. Sadece buyuksehirdeki ozel okullara bakarak ogretmenligi ovmeyin. Gercek yasananlar boyle degil. Ki artik cogu okul en erken 5 te kapaniyor, yani kimse yarim gun calismiyor.

    • “devamlı kasılmalarla kanamalarla geçiriyoruz hamileliğimizi” derken biraz abartmışsınız sanki… onca öğretmen arkadaşım var, biri de ablam olur, ne kanaması ne de farklı bir kasılması oldu. hepsi allah’a şükür sağlıklı hamilelikler sonucu sağlıklı bebeklere sahip oldular. genelleme yaparken de azıcık özen lütfen 🙂

    • özel sektördeyim ve 37. haftaya kadar çalıştım çünkü doğum sonrası daha uzun bi süre evde olmak istiyordum..ücretsiz izin alma gibi bi lüksüm olmadı bebek 3.5 aylıkken işe döndüm..eylül ayında izin kullanabildim..şanslı sayılırım müdürüm biraz insanlık yaptı ve iki hafta izne çıkabildim..ama bu “ooo iki hafta hadi yine iyisin!”leri duymama engel olmadı tabii ki..kar yağınca işe geliyoruz..size ilginç gelebilir tabii bu..süt iznim benim de müdürüme bağlı..inanmazsınız ama bu şehirde (istanbul) toplu taşımalarda hamilelere yer veren çok çok az ve ben 37 haftanın büyük bir kısmını ayakta 1-1.5 saat yol gidip gelerek geçirdim! karnım hızlı büyüdüğü ve kasılmalardan çekindiğim için araba kullanamadım, eğer neden arabayla gidip gelmedin derseniz diye söylüyorum bunu..özel sektörün stresinden bahsetmiyorum bile..ayrıca resmi tatillerde mesai adı altında işe gelme riski bi çok özel sektör firmasında mevcut..bu arada işim beşte diil altıda paydos ediyor..mesai yoksa şanslıyım/z..

      öğretmenliğin annelik için ideal meslek olup olmadığını bilemem..annelik için ideal meslek var mı onu da bilemem..ancak bu ay okulların açılmasıyla beraber o kadar çok offlayan pofflayan öğretmen gördüm ki! gına geldi! hadi daha fena şartlarda çalışan anneleri görüp de şükretmiyorsunuz da bari atanamadım diye kendi yerden yere atan ve hatta intihar eden insanlardan utanın ya şikayet ederken!

      yorumun üzerinden çok uzun zaman geçmiş ama umarım okursunuz!

  2. Nasıl susturuluyor kolikli çocuk Tulin hanım? Röportaj boyu bekledim sırrınızı açıklamanizi ama yapmamışsiniz:)

  3. Elif hn merhaba
    bu konu burada anlatılmayacak kadar derın ve bır o kadar da deneyımsel bısey ama blogumda yazmıstım ara ara yıne de bana ıht duyarsanız maılımden de ulsabılırsınız burayı mesgul etmek ıstemem

    http://www.burcpasa.wordpress.com

    tulinozkan@gmail.com

    tsk

  4. Sevgili özlem arkadaşım beni yanlış anlama ama bireysel bir yazı olmuş ki kimse öğretmenlikle ilgili kolay yapılan bir iş imasında bile bulunmamışken..Oradaki niyette biraz çocuklarla olmanın keyfi ve birazda kabul edelim ki yarı zamanlı çalışılan bir iş olduğu için kendi çocuklarına da vakit ayıraydılar ayrıcalığına yüksünme var gibi …Elbette ki her iş te olduğu gibi öğretmenliğin de kendi içinde zorlukları var ama kim ne derse desin bir kadın için bu ülke şartlarında çalışma saatleri anlamında yarı zamanlı oluşu dolayısıyla en ideal meslek öğretmenlik …

  5. Yüksünme kelimesi yerine imrenme :)not:oğluyla boğuşurken yazı yazan anne 🙂

  6. Yesim yazimi okumadin mi? OGRETMENLIK YARI ZAMANLI BIR IS DEGILDIR. bunu her yere yazmaktan gocunmayacagim, cunku bu dusunce yuzunden pek cok ogretmen rapor alamiyor ve erken dogum yapiyor. Bunlardan biride benim. O yuzd3n tekrar tekrar soylemek zorundayim. Ogretmenlik tam zamanli ve zor bir meslektir, dersin ortasinda ay sancim tuttu, siz oturun cocuklar ben gidiyorum diyemezsiniz.

  7. Kizlar zannetmeyin ki bu konuda bu bayani sucluyorum. Benkm amacim bu konudaki yanlis yargiyi yikmak, bu bir onyargi. Bu konuda bakanliklara ve sendikalara yazdim. Doktorlara ogretmenlere rapor vermeyin deniyor. Bu sebeple erken dogumla bebeklerimi kaybettim ve int. Arastirinca erken dogumla kayiplarin en cok ogretmenlikte oldugunu gordum. Bu konuda bilinclenmek gerekiyor. Tum kaynaklari kullanarak herkese ulasmaya calisiyorum, ben yandim baskasi yanmasin diye… sizin bebeklerinin yaninizda bizimkiler ise toprak altinda. Bunu sakin unutmayin.

    • Ozlem Hanim. “Erken dogumla bebeklerimi kaybettm” demenizden cogul gebelik yasadiginizi tahmin ediyorum. Bebeklerinizi kaybetmenize cok uzuldum ama eger tahminim gibi cogul gebelik yasadiysaniz bu gebeliklerin %50’nin erken dogumla sonlandigini hatirlatmak isterim. Ayrica ayakta calismak erken dogum sebebi degildir. Ben de erken dogum yaptim ve bu konuyu arastirdim: Haftada 60 saat calisan doktorlar ile daha hafif islerde calisan gebeler arasinda erken dogum acisindan bir fark olmadigini okudum. 30 haftaya kadar calismak ozellikle tekil gebelikte sorun olmamali kanimca. Ama belki sizin durumunuzda riskli gebeligin farkedilip rapor/istirahat verilmesi yerinde olabilirdi. Ogretmen ya da doktor olarak calisan tum gebelere 30. haftadan sonra rapor vermek mevcut calisma sartlarinda pek mumkun olmaz sanirim.

      Umarim yeniden saglikli bir gebelik yasar ve bebeginizi saglikla kucaginiza alirsiniz.

  8. Seni yakından tanımak cok cok keyıflıydı:))

  9. Annelik gerçekten sabır işi ve bunu anne olmadan anlamanın imkanı yok
    mommyslifetime.blogspot.com

  10. Tsk Devrim.
    Diger ark.da saglikki gebelikler dilerim..