6 Yorum

Yase’nin Gebelik Günlüğü, 28. hafta

Artık üçüncü trimester’a giren Yase’nin Gebelik Günlüğü kaldığı yerden devam ediyor.  Yase’nin tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

27 HAFTA + 4 GÜN

Yeni yılın ilk gününde merhaba sevgili okuyucu,

Şahane bir hafta ve ardından yeni yıl geçirdim ki umarım 2014 çok daha güzel olacak. Genlde olduğu gibi enerjim bombastik, keyfim fantastik….

Minik tatlı göbüşüm artık yerini büyükçe bir Diyarbakır karpuzuna bıraktı ki vallahi kaykılarak oturdum mu doğrulabilmek için yuvarlanıyor gibi oluyorum.

Yase28

Yase’nin bu komik hali evde ikamet eden diğer ebeveyn adayı koca kişisi tarafından kahkahalarla karşılansa da ve o güldükçe Yase de krize girse de bu durum şöyle biline ki Yase sinirinden gülüyor. Yani bu durum tabiisi de gülünç lakin aynı zamanda da mahçup edici. Zaman zaman marketten bir karpuz alıp kocamın karnına bağlamak istiyorum. Ben doğurana kadar o da bu karpuzla yaşasın diye içimde bastırılamaz bir istek var. Ya da keşke bu göbekler takılır sökülür olsa da zaman zaman çıkartıp koca kişisine verebilsek. Her ne kadar etrafımdakiler için göbeğim “Aa şuna bak aynı top yutmuş gibi” görünse de sen gel bir de bana sor.

Yase’nin minik şehzadesi öylesine hareketlendi, öylesine büyüdü ki sanki içerde rahat edemez oldu. “Sağa dönim, yok olmadı sola dönim, elimi şuraya koyim, yok olmadı ayaklarımı oraya koyim…” Kımıl kımıl şekerim…. Valla ben yüzerken bile hareket ediyor. Ancak şunu söylemeliyim ki bu hamilelik süreci boyunca bana en garip gelen şey ben hareket ederken içimde de devamlı hareket eden bi şeylerin olması. Komik yahu!

Yeni yıl öncesi minik şehzadeyi Adana’dan ziyarete gelen minik nenesi ve kocaman dedesi evde bir şenlik havası estirdi. Yase’nin şehzadesi yeni yılının kutlanmasına karşın o kadar mutlu ve gururluydu ki haftasonu boyunca nenesine – dedesine her türlü marifetini gösterdi. Hiç birini sakınmadı. Artık elinden ne gelirse. Takla, tekme, dürtme ne yapabiliyorsa…

Yeni yıl öncesi Yase ve içli köfte kocasının evinde resmen bir şölen havası oldu. Maaile toplaştı. Yedi, içti, gülüştü, hasret giderdi. İçimdeki bu tatlı minik adam daha gelmeden herkeste bir bayram havası yarattı. Yaşasındı!

Meğerse hamileliğin bilinmeyen ne kadar fazla yanı vardı. Şimdilerde artık net bir şekilde göbeğim de göründüğü için herkes gelip bebemi seviyor, bana aşırı şefkat ve ilgi gösteriyor. Bu nohut adam, resmen benim dünya ile olan ilişkilerimi daha da sıcaklaştırdı. Mesela bu sıcaklık ve alaka hamile kalmadan önce hiç aklıma gelen bir şey değildi. Herkesin gelip göbeğimi seveceğini, bebeğime dua edeceğini, hediyeler getireceğini hayat boyu bir an olsun aklımdan geçirdiğimi sanmam… Bir bebek tüm aileye ne kadar da büyük bir motivasyon ve mutluluk getiriyormuş.

Abim mesela… Benden sadece 20 ay büyük olan ve hiçbir zaman abi diye hitap etmediğim halde bebekliğimizden beri her zaman beni kollayıp, gözeten, abilik taslamadan her zaman yanımda olduğunu hissettiren en kıymetli çocukluk arkadaşım… İki tane dünya tatlısı kızı olmasına rağmen, yani babalık duygusunu bilmesine rağmen, ilk yeğeni için ne kadar da heyecanlı. Ben yeğenim olacağını duyduğum zaman onun kadar olayı fark edememiştim mesela. Ama ne zaman ki onları gördüm, kucağıma aldım yani somut olarak hatayıma girdiler işte o zaman çok heyecanlanmıştım. Benim için o kadar kıymetliler ki onlardan sonra abimle olan bağım daha da kuvvetlendi, aramızdaki ilişki iyice pekişti, iyice güçlendi.

Şimdi ailemizin daha da büyüyor olması, çocuklarımızın kuzen olması, bir araya geldiğimizde çoluk çocuk hep beraber daha kalabalık olacak olması beni iyice heyecanlandırıyor. Belki kulağa komik gelebilir ama ben anne olacağım için nasıl duygular yaşıyorsam, kocamın baba olması, annemin nene, babamın dede, abimin dayı, yakın kız arkadaşlarımın teyze olacak olması da beni bir o kadar duygulandırıyor.

Bebeğim vesilesiyle, etrafımdaki birinci derece yakınlarımla bir bağ daha kuracağım gerçeği gerçekten piyango vurması gibi birşey!

Bu duygular belki kelimelerle tam olarak ifade edemeyeceğim kadar güçlü duygular. O kadar ki bebesine hala bir isim bulamayan Yase ve kocası, şehzadelerinin kirvesini buldular. Hala bebelerini nasıl çağıracaklarına dair hiçbir fikirleri yokken, bebelerinin sünnet merasiminde muhtelif organını kimin tutacağı artık belli!

Geri çevrilemeyecek bu teklif şehzadenin dayısı, Yase’nin bütün çocukluğu boyunca elinden çok çektiği haylaz abisiydi. Bebenin belki bir ismi yoktu ama anne ve babasının haricinde ihtiyacı olduğu her zaman, hiç tereddüt etmeden kollarını sonuna kadar açacak bir kişi daha vardı. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de şehzadeyle aynı takımı tutuyordu. Bundan iyisi Şam’da kayısıydı!

Yase’nin çenesi düşmüş, gözleri dolmuş, kalbi küt küt olmuştu. Artık gitme zamanıydı. Herkese burdan güzelliklerle dolu, enfes-i şahane bir yıl diledi ve haftaya görüşünceye kadar gitti…

6 yorum

  1. yaseee çarşambadan çarşambaya değilde her akşam yazsaydı ne olurduu ? benim için tadından yenmez baklava niyetine tatlı tatlı okunur gülünürdü ellerine sağlıkk yase ve minik şehzadesi 🙂

  2. Sevgili Yase,
    31 haftalık göbeğiğm ve göbeğimin altındaki minik tilki kızla kakhalar ve ofistekilere çaktırmadan dolan gözlerim ve kalbim eşliğinde yeni keşfettiğim yazılarını bi çırpıda okudum! Önceki senelerinin manyak, şimdinin veteran voleybolcusu olan benle pek benzerlikler teşkil eden hamileliğin umarım kaymak gibi geçer ve şehzadene mutlulukla kavuşursun! 27 Haftaya kadar olan vakti bi çırpıda okuyunca daha buraya yazabileceğim bi sürü iyi dilek çiçek böcek var ama seni duygu şelalemin altında duşlara daha fazla gark etmeyeyim. Pek keyif aldım.
    Sevgiler!

  3. Ben de 31. haftadayım, ve 3-4 haftadır felaket yuvarlanıyorum 😀 Yataktan kalkmak işkence resmen.
    Yalnız etrafınızda sizi seven, sizin için heyecanlanan insnalar olduğu için çok şanslısınız.
    Belki benim etrafımda da vardır da ben hissedemiyorum ne bileyim.
    Anca iş yerindekiler sen hala burda mısın, ne zaman izine çıkacaksın diyorlar o da iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilemiyorum:)

  4. Yasecim yine yüzümde bir gülücükle büyük bi keyifle okudum yazını.Bayılıyorum sana.Dilbercm nin yaptığı yorum gibi keşke hergün yazsan hergün severek okusak yazıları :)Şehzadenide senide Rabbim korusun ,Sevgiler

  5. isim bulmak işi için şunu diyeyim , 37. haftama kadar ismi batıkan hazar dı son hafta birden Arel adını buldum ve o oldu. Hiç aceleye getirme zaten doğup ta yüzünü gördüğünde bile fikrin değişebilir 🙂
    Hamilelik sana çok yakıştı ama yaa… bakarsın 20 ay sonra…..

  6. isim olayı çok önemli. ben ikiz kızlarım olacağı için isimlerinin kısa ve tek isim şeklinde olmasını istemiştim. çünkü iki kıza ikişer isim koymak dört isim eder, karıştırmak mümkün söylemesi zor. kısa isimleri de her zaman daha havalı bulmuşumdur 🙂 bir de kızlarımınızın isimleri benim ve babalarının isminde geçiyor, öyle de bir güzellik oldu. bu şekilde koyduk isimleri ve genelde çevremiz tarafından da sevildi beğenildi benimsendi. hamileliğimin 20. haftasında falan isimler belliydi, cinsiyetler belli olduktan kısa süre sonra 🙂
    doğacak bebeklerin daha doğmadan aileye mutluluk getirmesi de bir gerçek, ben de yaşadım. şanslıysan onlar doğduktan sonra da devam ediyor…
    duble anne