4 Yorum

Yase’nin Gebelik Günlüğü, 29. hafta

Geçtiğimiz hafta hanemiz gripten kırılınca Yase’nin göndermiş olduğu yazıyı yayınlayacak halimiz bile olmadı sevgili seyirciler. Hani kız her şeyi yazmış, etmiş, fotoğrafı bile çekmiş göndermiş, bir “yayınla” düğmesine basamadım, o kadar diyeyim. Dedim hatta bu sabah…

Neyse, geç olsun güç olmasın, kaldığımız yerden devam edelim. Yase’nin tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz. 

28 hafta + 4 gün

Birek birek!

Orda mısınız Sn. Okuyucu?

Valla özledim. Yazı yazmak burnumda tüttü. Her gün aman şunu da yazim bunu da yazim diye bir dolu şey biriktiyorum gel gör ki vakit gelip de bilgisayarın önüne oturunca kal geliyo sanki. Aslında gelen kal değil hamile tutukluğu… Akıl, fikir, hafıza nanay! Ondan mütevellit daha şimdi yüzmekten geldiğim gibi attım kendimi bilgisayarın kollarına… Saçım başım sırılsıklam ancak aklım tutulmadan bir çırpıda içimdekileri anlatmam lazım…

Yase29

Bizi bebemize kavuşturacak olan 2014 yılı adeta su gibi akıyor. Şimdiden ilk haftası bitti bile. Kaldı geriye minik erkeğimizle kavuşmamız için en fazla 11 hafta. Bu günlerde Blogcu Anne’nin verdiği İçgüdüsel Doğum isimli şahane bir kitaba yumulmuş vaziyetteyim. Elime yapıştı desem yeridir. İnşallah herşey yolunda gider de bebemi normalce doğurabilirim. Kitabın anlattığına göre doğumumu hayal edebilmem, korkularım ile yüzleşebilmem ve her kadının iç güdüsel olarak bebeğini doğurabileceğine inanmam ve benim de bunu becerebileceğimi aklıma yazmam gerekiyor.

Her şey okurken çok mükemmel ama ben hayal mayal kuramıyorum şekerim. Yani nasıl doğuracağımı kafamda bir türlü göremiyorum. Bir görebilmeyi başarsam benden iyisi, benden güzeli yok! Bugünlerde en büyük uğraşım bu sevgili okuyucu. Yüzerken, uyurken, yürürken, yemek yaparken, kısaca düşünebildiğim her zaman diliminde doğumumu hayal etmeye çalışıyorum ama şimdilik karavana!

Ben henüz zihinsel olarak bile erkeğimle kavuşmamızı kurgulamayı becerememişken minnak bebeğim neler neler beceriyor. Bugünkü kontrolde boyunun 36 cm ve kilosunun da 1 kilo 150 gram olduğunu öğrendik mucit kocamla beraber. Pek heyecanlandık onu görünce. Ayaklarını tutmuş ağzına götürüyordu biz kendisini dikizlerken. Allahım ne kadar muhteşem, hayali bile imkansız bir görüntü ya… İçimde ayak parmaklarını ağzına sokan bir bebe var, benim aklım tutulmasın da kimin tutulsun allasen!

Bebenin boyu, kilosu ölçülürken ben de nasibimi aldım tabiisi de… Geçen kontrolde kiloma bakmayı unutmuştuk. Hoş ben düzenli olarak zaten takip ediyorum kendimi ama doktorumun takibine göre de şu ana kadar tam olarak 7 kilo almış vaziyetteyim. İnşallah 10 kilo ile tamamlıcam bu hamilelik sürecini. Lakin kilo konusundaki planlarım şimdilik tutuyor iken demirden sınıfta kaldım. Demirim düşmüş ve demir haplarına tekrar talim… Öğüre, böğüre içecem artık başka çare yok!

Sizlere yazarken bir yandan da Gadget kimliğimle Macit Mucit kocama elimden geldiğince iksirler pişirmeye çalışıyorum. Dolayısıyla konudan konuya atlarsam hoş görün beni. Bugün elimden geldiğince multifonksiyonel olmaya çalışıyorum…
Yahu bu nasıl bir virüstür kardeşim? Kırdı geçirdi ortalığı. Eşek gribi midir, at virüsü müdür neyin nesiyse düşsün benim kocamın yakasından! Her evresi başka bir gıcık olan ikide bir nükseden bir hastalık. Herkes de bana “Aman sen kendine dikkat et” deyip duruyor. Edeyim edeyim de nasıl? Gün içinde 20 tane randevum varsa 19’u aksırıp tıksıyor, sokaktaki insanlar desen keza… El yıkamaktan tenim pörsüdü yeminlen! Odam havalansın diye de sürekli cam açık çalışıyorum. Daha da napabilirim hiç bir fikrim yok. Allah beni ve bebeğimi korusun inşallah! Amin!

Kocam da tamamen iyileşsin artık yahu nolur. Amin!

Bugün çaktırmadan doktorumla doğum hakkında da konuştuk azcık. Eğer bebek normal doğuma uygun pozisyon alırsa kesinlikle normal doğurmak konusunda anlaştık. Ben de kendimi az vermişim gibi iyice spora verecem artık daha hedefe yönelik ve bebeğin pozisyon almasını destekleyecek şekilde.

Her şeyin hayırlısı olsun diye devamlı dua ediyorum fakat normal doğurmayı çok istiyorum. O kadar çok istiyorum ki kelimeler bu isteğimi anlatmaya kifayetsiz kalır resmen. Bebeğimi doğurduğumu düşündükçe bile nasıl heyecanlandığımı bir Allah bilir, bir de ben… Ama son 3 haftaya kadar bu konu zaten muamma. Gün ola hayrola, bekleyip görecez hep beraber…

İşte öyle dostlar…

Ben bu haftalık da kaçarım.

Neşeniz bol, sıhhatiniz çok olsun.

Öperim çok, gebe olanları göbüşlerinden…

4 yorum

  1. İnşallah normal doğurursun. Zaten ana karnında dokuz ayda yavaş yavaş büyüyen bebislerin beş dakkada dışarı çıkması doğaya aykırı. O nedenle ben gibi sezaryen doğuran hele de prematüre doğuranlar sütün geç gelmesi,doğum sonrası depresyonu vs bi sürü dertle cebellesiyoruz.

  2. İnşallah dilediğin gibi doğurabilirsin. Açıkçası ben doktorlardan bir türlü emin olamıyorum.
    33. haftamdayım, 37.de muayene yaparız dedi. Normal doğumu destekliyor gibi görünüyor; ama son anda bir şey uydurup sezeryan derse ne yapabilirim ki… Artık önemli olan sağlıkla gelmesi diye avutuyorum kendimi.

  3. Doğurabileceğine inanmak bu işin en az yarısı, bak yaşadım oradan biliyorum. Ben büyük oğlumu beklerken, aynamın köşesine “bebeğime ve bedenime güveniyorum, bize yardım etmesi için Allah’a sığınıyorum” yazmıştım. Her sabah yüzümü yıkayıp bunu görünce içimi bir neşe ve güven kaplıyordu. Şimdi ikinci oğluşa 26 haftalık gebeyim. Şimdi hayal etmesi daha kolay, çünkü her an aklımda dün gibi duran bir ilk tecrübe var. İnşallah bu bebeğimi de sağlıkla doğurup kucağıma alırım. Hepimiz alırız inşallah. Sen çok iste, çok inan yapabileceğine, Allah yardım ediyor gerçekten.. Sağlıkla kavuş bebeğine Yase..

  4. Canım rica etsem Dr adına ve hangi hastanede çalıştığını paylasırmısın bende 14 haftalık hamileyim bende ssvd istiyorum