5 Yorum

Eski Can Yayınları’na ağıt

Hayatımda elimden bırakamamacasına okuduğum ilk kitaptır Gülünün Solduğu Akşam.

Ondan öncesinde de bende yer etmiş, küçükken aklımı başımdan almış kitaplar var ama Erdal Öz’ün bu kitabı beni çok ayrı vurmuştu. Henüz çok yakın geçmişte, çok genç insanlara bunun yapılmış olması yüreğimi dağlamıştı. Çok iyi hatırlıyorum, geriye dönmek, zamanı geri alabilmek istemiştim… Ağlaya ağlaya bitirmiştim kitabı bir buçuk günde, sadece gün içindeki zaruri ihtiyaçlarımı karşılamak için elimden bırakarak…

Belki sadece Gülünün Solduğu Akşam da değil, bende iz bırakan birçok kitap Can Yayınları’ndan çıkmış olduğundan büyüdüğüm evde annemle babamın kitaplığında yan yana dizi dizi duran minik kırmızı kalpli beyaz kitapların benim için yeri ayrıdır.

Gulunun_soldugu_aksam

Hal böyle olunca Can Yayınları’nın geçenlerde yaptığı logo değişikliği herhangi bir firmanın “imaj yenilemesi”nin ötesinde etkiledi beni. Çocukluğumdan bir şey daha gitti sanki… Bugüne getirebildiğim nadir oyuncaklarımdan biri daha alındı elimden; kendimi güvende hissettiren bir çocukluk arkadaşım daha terk etti beni…

Konu sosyal medyada çokça tartışıldı. Daha doğrusu, bu konuda çok fazla sitem edildi diyeyim. Nitekim ben Can Yayınları’nın bu konudaki sitemlere yanıt verdiğini görmedim. Ben de birkaç tweet attım ama geri dönen olmadı.

Can Yayınları Genel Müdürü Can Öz, Edebiyat Haber’le olan sohbetinde “Yayınevi yazarın ve kitabın gerisinde durmalı artık” demiş. Belki de haklıdır. Belki de öyledir. Herhalde bu kararı verirken imaj danışmanlarına, iletişim uzmanlarına, yazarlarına ve okurlarına da danışmışlardır. Bu hamlenin Can Yayınları için gerekli ve olumlu bir ilerleme olduğunu düşünmüş olmasalar böyle yapmazlardı diye düşünüyorum.

canLogo

Ama benim canım acıdı… Kalbim kırıldı. O kadar çok ve sık “her şey değişiyor” ki etrafımızda, öyle çok sinemalar, kitapçılar, kafeler, İnci’ler kapanıyor, öyle hoyratça elimizden alınıyor ki geçmişe ait olan yerler, şeyler; çocukluğumla bu kadar özdeşleşmiş bir görselin yok olması, “yenilenmek” uğruna da olsa beni incitti. Sen de mi Brütüs? Sen de mi Can Yayınları? Bari sen aynı kalaydın…

İlk değişen kapaklardan biri Şeker Portakalı‘nınki olmuş… Neyse ki son yasak furyasına inat gidip almıştım tekrar. Hiç olmazsa onu saklayacağım beyaz kapağı, eski logosuyla…

Hayırlı olsun, ne diyelim. Yolu açık olsun yeni imajının. Can Yayınları’nın yeri ayrı… Eminim yine harika kitaplar katmaya devam edecek edebiyata… Logosundaki kalp de hala duruyor, biraz değişmiş de olsa… Ama benim kalbim kırık…

Kirik kalp

5 yorum

  1. Canım Elif , aynı duyguları paylaşıyoruz seninle. Ne tesadüftür ki benim de ilk aşık olduğum kitaptır “Gülünün Solduğu Akşam”. Kalbim benim de kırık. Elimizde çocuklarımıza bırakacağımız “Can” lar olması tek tesellim.

  2. yeni logosu bir de çirkin olmuş üstelik. kesinlikle katılıyorum bu sitemlere:(

  3. Incir'in Annesi

    Bilmiyordum. Gercekten inciniyor insan, gecmisiyle baginin bir yerden daha koptugunu hissettiriyor. Bugune kadar demek ki yazarin ve kitabin onune gecmis Can Yayinlari. Halbuki bunun iyi bir kitabin veya yazarin okunmasina engel oldugunu dusunmuyorum ben. Can Yayinlari markasinin okurlarini boyle uzecek bir degisikligi yaratmis olmasi onlar icin gurur kaynagi olmali. Demek ki kimse onemsememis kitabin veya yazarin onune gecmelerini. Bence de cirkin olmus. Aynisini Arcelik de zamaninda yapmisti. Neymis eskisi erkeksiymis. E ne diyelim…

    Uzulduk.

  4. Neden her sey degismek zorunda? Hic bir sey eskiden oldugu gibi kalamaz mi? Ufak yeniliklerle hayatlarina devam edemez mi? Ben Bagdat Caddesi tarafinda dogmus, büyümüs biri olarak oradaki degisime o kadar üzülüyorum ki, ve su anda yurt disinda yasiyorum, her geldigimde apartmanlardan biri yikilmis yerine yeni bir tanesi cikmis, nerede benim cocukluk anilarim?? Bahcesinde oyun oynadigim evler!!
    Kizima okudugum ne yuvayi ne de ilkokulu gösterebiliyorum, cünkü yikilip apartman yapildilar!!!
    Belki de bu yüzden Can Yayinlari’nin aldigi karar beni daha da yaraladi, daha da üzdü…

  5. Bende çok üzüldüm, değerler tektek gidiyor çok iyi anlatmışsınız duygularımızı…
    bende hiç güzel ya da modern vsvs bulmadım logoyu 🙁
    yazık