19 Yorum

Bugün 11 Mart 2014. Berkin Elvan artık yok.

Aylar önceydi. Bir Mayıs günü… Mayıs ayının son günü…

31 Mayıs 2013.

Taksim Meydanı’nda oturmuş, basın açıklaması yapılmasını bekliyorduk. Öğlen saatleriydi.

Kalabalığın içinde biz 7-8 kişiydik. İnternet üzerinden tanışan, kimi orada ilk kez karşılaşan anneler.

Birden bir karışıklık oldu. Ne olduğunu anlayamadan ayağa kalktık, baktık karşımızdan gaz fişeği atıyor polis. Öyle, bayağı, bildiğin, üzerimize atıyor.

Lobna Allaami’nin o kalabalıkta olduğunu, bizden birkaç metre ötede vurulduğunu sonradan öğrendim.

Hayatımda ilk kez böyle bir şey gördüm ben. Daha önce hiç polisle karşı karşıya gelmemiştim.

Yanımda Seda vardı, arkadaşım. El ele tutuşup Taksim Meydanı’nda, AKM’ye doğru koşmaya başladık. Her taraf biber gazı olmuştu, gözlerimiz yanıyordu, öksürüyorduk.

Grubumuz dağıldı, herkes bir yere koştu. Seda metroyu gösterdi, oraya mı girsek diye, o an neden bilmem korktum oraya girmeye. Sanki girersek çıkamazmışız gibi geldi. Sanki polis gelip orayı gazlarmış, biz de nefessiz kalırmışız geldi. Bunları saniyenin binde birinde düşündüm nedense…

Metronun hemen girişinde camdan bir kulübe var. Oraya sığındık. Bizimle birlikte bir sürü kişi. İçeri girip kapıyı kapattık. Orada nefes almaya çalıştık ama çok zordu.

İşte o an, o camdan kulübenin içindeyken nedense birden polisin gelip orayı gaza boğacağını düşündüm. Neden böyle düşündüğümü hiç bilmiyorum. Daha önce polisle herhangi bir karşılaşmam olmamıştı, bunu düşünmemi gerektirecek bir tecrübem yoktu o ana kadar. Ama biz meydanda otururken, protesto yapmak üzere otururken elinde sadece limon ve sirke olan insanlara saldırabilmeleri bir anda bana bunu düşündürtmüştü. Kapıyı açıp, içeriyi gazlayıp, sonra da orada gazdan boğulmamızı seyrederler diye düşündüm.

Koşarak çıktık kulübeden, az ilerideki Kitchenette’e sığındık. Sonrası malum.

Bugün 11 Mart 2014. Bundan 270 gün önce, evinden ekmek almaya giderken polisin hedef alarak 14 yaşında başından vurduğu, 15’ine komada giren kara kaşlı, kara gözlü, umudun çocuğu Berkin Elvan’ın uyanmaktan vazgeçtiği gün bugün. Aradaki 9 aylık süreç, o süreç boyunca yaşananlar, öldürülen 7 (şimdi 8) genç bana o metro istasyonuna girmemekle, o cam kulübede kalmamakla ne kadar doğru bir karar verdiğimi acı bir şekilde, defalarca hatırlattı.

Bugün 11 Mart 2014. Bundan aylar önce ülkenin en tepesindeki yöneticinin “Polisimiz destan yazdı. Polise emri kim verdi diyorlar? BEN verdim BENNNN!” dediği şiddet sonucunda, aylardır UYAN dediğimiz, DİREN dediğimiz 15 yaşındaki Berkin elimizden alındı bugün.

Bugün 11 Mart 2014. Annesini, ailesini, Berkin’i sevenleri, Berkin’e destek olmak isteyenleri, vurulmasından bir buçuk ay sonra ağlatan, öfkelendiren, çaresizlik içinde ter ter tepindirenler 270 gün sonra onları sonsuz bir çaresizliğe kilitlediler.

Bugün 11 Mart 2014. Aylardır bu süreçte sessiz kalanlar vicdan yarıştırıyorlar, gözünü biat bürümüş, yüreğinin olması gereken yerde 16 kiloluk bir boşluk olan insansılar etrafa kötülükler saçıyorlar, ve bütün bunlara sebep olanlar sanki çocuk kendi eceliyle ölmüş gibi yapıyorlar.

Bugün 11 Mart 2014. Bir daha oğlumu ekmek almaya nasıl göndereceğimi bilmiyorum.

Bugün 11 Mart 2014. “Anne, polisler çocuklara bir şey yapmaz di mi?” diye soran çocuğuma ne yanıt vermem gerektiği hiçbir ebeveynlik kitabında yazmıyor.

Bugün 11 Mart 2014. Artık yoruldum ben. Çocuklarıma bakarken utanmaktan yoruldum. Onlara, kendim anlamlandıramadığım kötülükleri açıklamaya çalışmaktan yoruldum. Çocukları ellerinden alınmış annelerin acısını taşımaktan yoruldum. Bu acıyı uzaktan taşıyor olmanın, uzaktan taşıyor olmama rağmen bu kadar yorulmanın verdiği suçluluk duygusuyla başa çıkamamaktan bitap düştüm.

Bugün 11 Mart 2014. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, sözün bitip tükenip yine de hiçbir şeye derman olmadığı günlerden biri…

Bugün 11 Mart 2014. Berkin Elvan artık yok.

Berkin Elvan

Görselin orijinali kime ait, bilmiyorum. Umarım paylaşmam sorun olmaz… Berkin’e atfen yapılan en güzel görsellerden biri… (Güncelleme: Görsel Kemal Gökhan Gürses’e aitmiş.) 

19 yorum

  1. Bugün 11 Mart 2014 içimde tarifsiz acı, boğazım düğüm düğüm… Bir annenin yavrusu uçtu gitti…

  2. Sabahtan beri gözlerim dolu dolu, yüreğimin üzerinde bir ağırlık, nefes almak bugün çok zor. Bir insan evladını nasıl gömer, nasıl böyle bir acıyla başa çıkar, düşünmeye çalıştıkça boğuluyorum. 2,5 yaşında bir oğlum, Berkin’le yaşıt bir sürü öğrencim var, bugün hepsinin yüzüne bakmak çok zor…

  3. Ah Berkin, ah güzel kuzu…
    Göğsüm sıkışıyor. Nefesim kesiliyor. Oğlumu sevip okşarken aklıma geliyorsun, canım yanıyor. Yedi can gitti, sen gitmezsin diye bekledik hep. Ah be Berkin. Niye gittin be çocuk?
    Avazım çıktığı kadar bağırmak, küfretmek istiyorum canını alan, aldıran, göz yuman, umursamayan taş yüreklilere, vicdansız yüreksizlere. İnsan değiller. Onlara küfür bile çok.

  4. Emri verenler ! Siz ne kadar cok ibadet yaparsaniz yapin hirsizsiniz ,katilsiniz ,yalancisiniz ! Ve siz onlari destekleyenler ,sizin ellerinize de kan bulasti ,sizin sayenizde bu adamlar bunlari yapti ,biz sizi de affetmeyecegiz ,siz kendinizi nasil hissediyorsunuz ? Haa ama pardon otoban yapmisti di mi ? Marmarayi yapmisti , o zaman calabilir dediniz bugunde öldürebilir diyecek misiniz ? O zaman sizde onun gibisiniz hemen aynaya bakin aynisiniz ! bir de ,analari bu kadar aglatan bir hukumetin yaptigi dogru islerden de hayır gelir mi ??

  5. offf öyle güzel anlatmışsınız ki içimizde yaşadıklarımızı..sabahtan beri boğazımda koca bir düğüm..bir anne daha uğurladı yavrusunu..o anneye nasıl başın sağolsun denir? evladı canı gitmiş başı sağ olsa ne olur onun için..

  6. Ah be Berkincik, ben hep uyanacağını ümit etmiştim.Sabahtan beri yüzün gözümün önünden gitmiyor. İçimde bir acı, bir sıkıntı…. Sana bunu yapanlar, anneciğine bu acıyı çektirenler bir an evvel bulsun cezasını…

  7. 11.MART.2014 Ne denirki Berkin. Acım sığmaz satırlara!!!!!!!!!!!!

  8. Sevgili Elif Doğan, buraya yazdığım yorumlar görünmüyor.Sebebi ne olabilir acaba?

    • İlk kez bırakılan yorumlar denetimden geçiyor. Sizin de yorumunuz denetime takılmış, az önce onayladım.

  9. Anneler evlatlarının acısını görmemeli… Yazık o aileye, anneye… #‎BerkinElvanÖlümsüzdür‬

  10. Nasıl bir memleket burası,nasıl insanlar bunlar! Bazen şunu düşünmekten kendimi alıkoymıyorum; acaba bizler dünyaya insan kılığında gelmiş kötü uZaylıların istilası altındamıyız!!bunu yapanların,ülkeyi bu hale getirenlerin insan olduğu gerçeği,canımı daha çok acıttığından kurguladığım bu sebebe inanmayı tercih ediyorum:(( #bunu#yapanlar#insan#olamazz

  11. Yaşanılanlar sanki gerçek değil hepimiz izliyoruz…Yarın neye şaşırıcağ bilmiyorum artık herşey normalleşmeye başiladı…Bugidişin sonu hayır olsun içimde boşluk utanıyorum galiba insan olmaktan

  12. işyerindeyim şu an gözümden yaşlar süzülüyor dünden beri bir yumru karnımda şu anda cenaze töreni var biliyorum umarım bu ülkede birşeler değişir artık bu ülkede çocuğumu bu gerçeklerle büyütmek istemiyorum allah ailesine sabır versin diye dua ediyorum

  13. Ben de bir anne olarak resimlerine bile bakarken üzülüyorum Berkin’in. Ama ölen polislere de üzülüyorum aynı zamanda, lütfen siz de biraz iki taraflı düşünün bence

  14. Yüreğime bir fil oturdu sanki … Gidenin arkasından ne denir ki … Nurlar içinde ol senin o küçücük bedenin ruhun çok şeye sebep oldu bugün onbinlerce insan aslında seninle yok olup tekrar var olmak için seni ebediyete uğurladı kendi de bu böyle gitmezse göstermek için kolonlar geleceğine yürüdü…Senin ve sen gibi diğerlerinin sonu sonsuzluk oldu hem hüzün hem umut oldu artık birler bin oldu…

  15. Elvan’a rahmet, ailesine sabırlar diliyorum Allah’tan.
    Gezi olaylarınin basladigi hafta evlenmistim.esim sivil polis fakat eskiden cevik kuvvette gorev yapan cogu polis memuru gibi o da olaylar zamani cevik kuvvette goreve cagirildi.esimin de benim de ailem sehir disinda.yabanci yerde tek bir komsu bile tanimadigim apartmandaki evimizde korkudan uyuyamadigim geceler gecirdim.gecesi gunduzu belli degildi calisma saatlerinin.gezi olaylari denince aklima evliligimin en guzel geçmesi gereken zamanlarinin nasil zehir oldugunu hatırlıyorum.simdi bebek bekliyoruz ve eşim bugun tekrar cevik kuvvette sabah sekizden beri.Beşiktaş ta goreve gitti.telefonda bu gece her ihtimale karsin nobette olup gelemeyeceğini soyledi.allahim o gunlere dondurmesin. ikinci kez yasamayi kaldirabilecegimi sanmiyorum cunku.

  16. Merhaba…
    bir polis eşi ve polis bir ANNE olarak yazıyorum…eğitimli bir ailenin çocuğu olarak geldim dünyaya… Eğitimci anne baba yıllarca uğraştı bizi okutmak, vatana millete hayırlı bir evlat yetiştirmek için. İyi bir üniversitede öğretmenlik okuyup bölümümden dolayı atanamadım.., POLİS oldum!
    5 yıl boyunca hiçbir bayramda, yaz tatilinde, ailemi göremedim…kardeşimin düğününe katılamadım… Hasta oldum rapor alamadım…
    gezi olayları sırasında İstanbul da bir başıma (konu komşu, eş-dost, akraba yok) hamileyken 5 gün boyunca eşim gelemedi eve… Hiçbir kontrolüme gelmeyen kocam doğumumda da yoktu yanımda… Oğlum babasıyla 21 günlükken tanıştı…
    ve berkin öldüğünden beri günde 4-5 saatliğine uğruyor eve…
    evet keşke ölmeseydi o çocuk keşke üzülmeseydi annesi…
    ama benim meslektaşlarım da şehit olmasaydı…keşke her gün birileri sosyal medya üzerinden, medyadan, çevreden bizi bu denli yıpratmasaydı…
    biz bu hükümetin değil devletin polisiyiz… Ancak halkın seçtiği başbakanın içişleri bakanına, içişleri bakanının valiye, valinin emniyet müdürüne, onun da bize verdiği emirleri uygulamak zorundayız. Tabi ki içimizde ölçüyü kaçıran, yanlış yapanlar da var kabul ama hangi meslekte yok ki?
    uzattım farkındayım amacım biraz olsun anlaşılmak!

    size de bir sorum var elif hanım cevaplarsanız sevinirim.

    berkinlere, ali ismaillere burkulan,acıyan, yanan içiniz bu ülke için canını seve seve veren şehitlerimiz için titriyor mu?

    not: bu yazıyı yayınlamayabilirsiniz. Okumanız, üzerinde birkaç saniye düşünmeniz bile yeter…

    saygılarımla…

    • Bu samimiyet sorgusundan bıktım usandım. Evlat evlattır, can candır, kayıp kayıptır demekten yoruldum. İçim tabii ki titriyor desem inanacak mısınız? Size kalmış.

      Polissiniz, polis eşisiniz, hele de bu devirde ne zor… Dilerim daha fazla kayıp olmasın, kimsenin canı yanmasın.

  17. Artık ne diyelim nasıl diyelim. Yürekler yandıkça yandı , anneler bin kat yandı. Bitsin diyoruz, çocuklarımız, insanlarımız ölmesin diyoruz. Artık ne diyelim nasıl diyelim???