11 Yorum

Yase’nin Gebelik Günlüğü, 38. hafta

Yase’nin gebelik günlüğünde nefesleri tuttuk, geriye sayıyoruz. Bir yandan herhangi bir baskı yapmak istemiyor, bir yandan da telefonum çalıp da “Yase” ismini gördüğümde “N’oldu?!” diye açmaktan alamıyorum kendimi. Tek bir ricam oldu kendisinden: 30 Mart’tan önce ya da sonra doğursun lütfen. Hatta o gün de doğurabilir ama mümkünse oyumuzu verelim. Teşekkürler.

Yasemin’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz. 

***

38. hafta 

Birek birek!

Merhaba sevgili okuyucu,

Plates topunu sırtınla duvar arasına sıkıştır, arkanda o kocaman top, önünde koca göbeeenle aşağı doğru otur kalk, otur kalk egzersizleri arasında yazıyorum…

Nefesim hızlı, leğen kemiklerim bir nebze olsun daha açık. İnşallah! Leğen kemikleri açılacak da bebecik de artık daha aşağılarda takılacak. Dolayısıyla gel gitli ruh halimi mazur göreceksin artık. Spor yapmaktan azcık yorgun, bu squat çalışmalarından ötürü azcık titrek vaziyetteyim.

Benim kıymetli şehzade 35. haftalarda tam gelir gibi yaptı da ebesiydi, doktoruydu herkesi aldı bir panik.
“Aman dur zinhar spor yapma” dediler. Ben de 10 gün kestim sporu. Geçen salı kontorole gittim. “Tamam” dedi doktorum “şimdi hergün spor yap.” Ben de geçen haftadan beri bir gün yüzüyorum, bir gün yürüyorum. Artık suda zıplamaya falan başladım. Ney o? Bebemin kafası potada ama filenin içinde değil! Zıplayıp hoplayacağım da filenin içine sokacağım minnak kafasını. Fakat şekerim her gün işe git çalış, işten çık spora git, spor yap, didin dur. Feleğim şaştı vallahi de, tillahi de.

Yase38

Neyse bugün hevesle kontrole gittik. Sonç: Iıh- ııh. Tuşe muayenesi berbat. Hala aynı pozisyonda duruyor benim bebe. Şimdi ne ses var ne seda. Ne sancı var ne hareket! NST çekilirken bile fosur fosur uyuyor. Dürte dürte zorla uyandırıyor ebeler.

Lakin bu sefer dedi ki doktorum “Yaseminciğim sen sporcusun. Günde 2 defa spor yap. Hem 3-3.5 km yürü yani uzun yürüyüşler yap, hem de yüz. Bir de pilates topunda otur kalk egzersizlerine başla.” Şimdi senin anlayacağın okuyucu, benim günlük işe gitme falan gibi rutin işlerimin yanı sıra bir de doğurmaya çalışmak gibi bir misyonum var. Lakin bebe 3 kg 250 gr olmuş. Tek mesele aşağı düşüp filenin içine oturması.

Bebemin nenesine (yani anneme) sorsan bebecik bilir ne zaman çıkacağını. Zorlamayla, hoplayıp zıplamayla olmaz. Ama illaki zıplayacaksan da Allah aşkına kocan evdeyken zıpla müstakbel neneyi yarım akıllı bir kadın yapma! Bebenin durumuna gelince nenesinin fikrine göre şimdi ekmek elden su gölden rahat rahat yaşıyor. İstedi mi uyuyor, istedi mi uyanıyor. Her bir yerleri annesinin göbeğinde geziyor. Dışarı çıksa derdini anlatması için ağlaması gerekecek, mini minnak ağzıyla süt emmeye çalışacak, o yetmezmiş gibi minik barsaklarındaki ona göre kocaman gazları atmaya çalışacak, uyumak istemeyecek ama biz onu uyutacağız. Her yere bizimle gelmek isteyecek ama biz birçok yere onu bırakıp gitmek isteyeceğiz. Yani dışardaki mücadeleyi farkında olduğu için keyif yapıyor şu anda. Bebenin tüm bu yaptıklarına ek olarak nenesinin yorumu bunun bir akıl göstergesi olduğu doğrultusunda. İlginç bir bakış açısı tabii. Hiç bu taraftan düşünmemiştim!

Şimdi bak hiç yalan söylemeyeyim, benim cephemde herşey yolunda. Allah’a çok şükür ki aktif olarak çalışıyorum, geziyorum, spor yapıyorum, rahat rahat yiyorum, uyuyorum yani keyfim gıcır. Ağrım, sızım, derdim, tasam , kabızlığım, mide yanmalarım falan yok. Allaha binlerce şükür! (Maşallah de okuyucu!)

Ancak ne zaman kavuşacağız bebemle onun da acayip merakı içindeyim. Bunu yeminle söylüyorum gün içinde hala hamile olduğumu ve her an doğurabileceğim gerçeğini çoğu kez unutuyorum. Hala ne doğuracakmışım gibi geliyor ne de bir bebeğim olacakmış gibi. Hala koşa koşa merdivenlerden iniyorum da kendimi çimdirip yavaşlatıyorum. Elim çarpınca göbeğim aklıma geliyor, ha bir de giyinirken! Giyinirken göbeğimi unutmam söz konusu değil!

Ev hallerimize baksan; ben de bu metanet ve sükunet varken kocam bulutlarda geziniyor. Benden önce o doğurmazsa iyi. Hem çok heyecanlı hem de bebeyle pek ilişkili. Annemin söylediklerinden sonra dakikalarca karnıma eğilip bebesiyle konuştu mesela. Asla onu bir yere bırakıp gitmeyeceğine söz verdi! Onu da götürecekmiş. Eğer annesi (yani ben kendim bizzat) fenalaşır da daralırsa, onun azad ederler, onlar erkek erkeğe takılırlarmış. Lakin bebesinden tek ricası en az 3 gün daha durup “KOÇ” olabilmek için beklemesiymiş. 21’inden itibaren ne zaman gelirse gelsinmiş, kimse karışmasınmış.

Ondan mütevellit bugünkü ZUMBA dersine ben de geleyim deyince yok bugün gelme perşembe gelirsin, zaten bugün çok yürüdün diyor. Biri doğurmam için elinden geleni ardına koyma derken, diğeri alttan alttan aman üö gün daha tut telaşında.. . Yani herkes hunilik anlayacağın. Yemek yaparken bile ara verip plates topuyla otur kalk yapan bir kadın ve uyurken bile bebesiyle konuşan onu teskin eden bir adam. Bazen bebe, bizim halimizi görüp yadırgadığından mı gelmiyor ne? diye aklımdan geçmiyor desem yalan olur. Ya işte haftalar önce yazdğım durum halen söz konusu; görmemişin bir oğlu olmuş çekmiş çükünü koparmış.

Haftaya kadar doğurmazsam haydin kalın sağlıcakla… Her günümüz tatlı telaşlarla, heyecanlarla, mutlu yuvalarımızın sıcaklığıyla geçsin…. Yavrucuklarımız koynumuzdaki gibi güvenilir, sıcacık insanlarla, ter temiz akıllarla ve vicdanlarla muhattap olsun…

Öperiz herkeşleri…

11 yorum

  1. maşallah!!! 🙂 hadi bakalım, sağlıcakla gelsin. her doğum hikayesi ayrı bir heyecan veriyor. ama durabildiği kadar durmasında yarar var içeride. hem senin hem bebiş için 🙂
    duble anne

  2. Çiğdem-Üzüm

    Yasemin merhaba,
    Ben sizin evin nenesine katılıyorum. Bebi bilir ne zaman geleceğini. Kolay bir yolculuk değil, biz dışarıda neler yaşandığını biliyoruz ama doğumun diğer yüzü bebiler ne maceralar yaşıyor içeride bihaberiz! Demem o ki enerji biriktiriyordur yavrun. Doktorlar ne kadar az müdahil olursa o kadar iyi bence:)
    Yanında doğum destekçilerin de olacak ki bence harika bir karar, hayatının en güzel ve maceralı günü seni bekliyor. Ömür boyu canlı izlemek için beklediğin rock starın konserini sahneden izleyecekmişsin gibi sabırsızlansan yeridir artık:) Ama tabii sakin sakin…:)
    Bol şans.
    Çiğdem

  3. Hamilelik sürecinin bir hastalık olmadığını gündelik hayata gayet de güzel devam edilebileceğini gösterdiniz. Sağlıkla bebeğinizi kucağınıza alın! Güle güle büyütün.

  4. Yasemincim bu son haftalar pek bir bekleyiste geciyor lakin ben 41+3’te dogurmustum.. Iflahim kurumustu beklemekten, bu sebeple tadini cikar hamisligin son gunlerinin derim..

  5. Ben de son haftaya kadar aktif dinamik, çalışan, araba kullanan, işlerini yapan bir gebeydim. Mide yanmaları ve gece uyuyamama hali son 4 günde başlamıştı. Doktorum her an doğurabilirsin diyerek, oluşabilecek durumlara karşı planlamaları benimle paylaştığında şaşırmıştım, olur muydu öyle şey daha zaman vardı:)) . Sağlıkla kucağına almanı diliyorum bebeni, sevgilerimle

  6. Sevgili Yase,

    Vallahi biz de tuttuk nefesimizi seninle beraber geri sayım yapıyoruz. Şu sıkıntılı dertli günlerde senin günlüğünü okumak biraz da olsun beni neşelendiriyor. Her şeyin gönlünce olması dileğiyle…

  7. maşallah ! 🙂

    hamileliğin sonlarında o ben hamile miyim yeaa şuursuzluğu tavan yapıyo 🙂 mesela ben hamile olduğumu unutmadığım anlarda da sonsuz dek hamile kalacakmışım gibi geliyodu! 🙂

    hadi bakalım, allah sağlıkla kavuşmayı nasip etsin 🙂

  8. Şehzadenize sağlıkla kavuşmanızı diliyorum ama bir yandan da Yase’nin Gebelik Günlüğü bitecek diye üzülüyorum, çünkü çok keyifle takip ediyorum ben sizi 🙂 Yazınızın sonundaki dileğinize ise yürekten katılıyorum , ” Yavrucuklarımız koynumuzdaki gibi güvenilir, sıcacık insanlarla, ter temiz akıllarla ve vicdanlarla muhattap olsun…” demişsiniz ya hani , ben hep böyle dua ederim oğluma ve tüm çocuklara , ” Allah karşılarına iyi insanlar çıkarsın, iyilikler çıkarsın ” derim her zaman .. Dilerim hem kendi çocuklarımız hem de tüm ana kuzuları için dualarımız kabul olur, sevgiler 🙂

  9. benim de 1 haftam kaldı,seçimden önce doğururuz heralde☺

  10. Çok keyifli bir yazı dizisi, okumaktan büyük zevk alıyorum 🙂 Son haftalarda hiç zaman geçmiyormuş, bebek hiç doğmayacakmış gibi geliyor, hele bir de çevredekilerin “daha doğurmadın mı” baskısı eklenince insan bu sürecin hiç bitmeyeceğine inandırıyor kendini… Ama çok az bir süren kaldı canım, hamilelikten çok daha keyifli bir sürece terfi edeceksin, kolay değil elbet ama hiç bir şeyle kıyaslanmayacak kadar güzel bir duygu.. Hayırlı doğumlar diliyorum, inşallah haftaya doğum hikayeni okuruz 🙂

  11. Yase hn ,
    Simdiden tebrikler sağlikla büyütün insallah:)size cok mühim bir sorum olacak ltf cvp verin çünkü sizden daha iyi kimse cvp veremez bende bir zumba delisiyim,spor hayatim son bir yilda sadece yogun zumba yaparak gecti ancak suan 3,5 haftalik hsmileyim ve herseyin cok basinda oldugum icin zumbaya devam etmeli miyim yada hamilelikte zumba yapilabilir mi?bilgilendirirseniz cok sevinirim