15 Yorum

Yase’nin Gebelik Günlüğü, 41. hafta

Yase, gebe olarak son yazısıyla, isyanlarda… 

Yasemin’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz. 

***

41. hafta 

Merhaba caaanım okuyucu,

Artık kesin ve net ki bu size gebe olarak son yazışım… Sağlıkla inşallah. (inşallah de okuyucu)

Anlayadığınız gibi hala doğurmadım. Tuşe hala aynı. Yani iyi değil. Zaten tuşem azcık iyi olaydı şimdiye hala hamile olmazdım. Neyse işte son durum bildirimi şu şekil; haftaya çarşambaya kadar sürem var. Çarşamba günü 42hft +1 günlük oluyorum. Bebek 3800 gram oldu, bolca suyu var çok şükür ve plasenta taptaze. Yani her şeyin yolunda olmasından mütevellit son güne kadar doğumun kendiliğinden başlaması için bekleyebiliyoruz.

Yase41

Sağ olsun doktorum sabırla gün aşırı muayene ediyor beni, NST çekiyor ve tüm güler yüzü ve enerjisiyle iki gün sonra tekrar görüşürüz diyerek yolcu ediyor. Ben de çok iyiyim, çok şükür… Hala çalışıyorum, ki bu süreci rahat geçirebilmemin bence en büyük sebebi budur. O kadar yoğunum ki doğurdum, doğurmadım stresi yapacak bir dakika vaktim yok.

Hala her gün spor yapıyorum ve hala normal doğum yapabilmek ile ilgili inancım tam. En azından ben elimden gelen her şeyi yaptım. Sadece 10 kilo aldım, hep çok aktif oldum, hamileliğim boyunca devamlı spor yaptım, doktorumun, ebelerimin önerdiği hiçbir doğuma hazırlık egzersizinden kaçınmadım. Yapılması gereken her şeyi fazlasıyla ve tüm gücümle hala son güne kadar da yapacağım. Ama ikna oldum ki bir bebek ne zaman ve nasıl gelmek isterse her şey o şekilde gerçekleşecek. Doğa bebeklerin doğması için kadın bedenini resmen aracı olarak kullanıyor ve kadın kısmının teslim olmaktan başka seçeneği yok. Ne olacak ise olacak!

Ama dürüstçe ifade etmeliyim ki her şey bu kadar da toz pembe değil! Eminim az sonra yazacaklarımdan ötürü beni eleştirenler olacaktır ama ben içimi dökeceğim, eleştirenin de canı sağolsun…

40. haftaya kadar barındırdığım sükunetimi tamamiyle yitirmek üzereyim diyebilirim. Gerginliğim hissedilir boyutta arttı ve tahammülüm çok düştü. Hem“sen hala doğurmadın mı”lardan baymış vaziyettteyim, hem de tuvaletteyim diye telefonuma bakamadığımda dahi ofisimi, evimi, asistanımı, kocamı arayıp “Doğuruyor mu doğuruyor mu” diye ortalığı 56’ya verenlerden…. Akıl verenlere girmeyeceğim bile… Yahu arkadaşlar beni siz doğurtmayacaksınız ya! Doğuruyorsam da bir izin ver rahat rahat doğurim ondan sonra zaten haber ederim. Allah Allah…

Göbeğime sarılıp öpenlere ise diyecek kelime bulamıyorum. Benim kadınlığımın yansıması, güzel bedenim elle geç tahtasına döndü yemin ederim. Geçenler de annem farkında olmadan öyle bir tahlil yaptı ki; aslında kelimelerle tam olarak istediğim gibi ifade edemediğim bu aksiyetemi açık beyan özetledi. “Yase’ciğim eskiden seksi seksi kokardın artık bebek bebek kokuyorsun” dedi. Hıh işte benim anksiyetemin sebebi budur canım okuyucu. Sen diyeceksin ki şimdi annelik kutsaldır falan, bak hepsine katılıyorum diyeceklerinin. Annelik bence hala hayal dahi edemediğim kadar özel hissettirecektir bana kendimi ama insan aynı parfümü kullanırken nasıl eskisinden daha farklı kokar? Kendime sakinlik ve mantık içinde açıklayamıyorum bu durumu vallahi de tillahi de…

Vücudumun tüm mahremiyetini özellikle son 10 gündür kaybetmiş olmanın aşırı gerginliği içinde kıvranıyorum. Artık birisi göbeğime dokundu mu bir tane patlatasım geliyor yalan söylemeyeceğim. Yani tabii ki insanların duygularını da anlıyorum ama bu beden de benimdi önceden yahu! Değil ellemek, ayarından fazla bakmak bile ayıp sayılırdı eski kadın günlerimde! Elleş tahtasına döndüm. Yani gebeliğim uzadıkça, eskiden bana çok tatlı gelen bu ilgi artık aşırı sakil gelmeye başladı. Yarın bir gün gazetelerde göbeğine dokunulan hamile kişisi Y.S. cinnet geçirip yolda uçan tekmeler atarken görüldü diye okursan ahanda o deli gebe benim işte! Kendini koru benden sana söylemesi… Delidir ne yapsa yeridir.

Bunların yanı sıra tüm hazırlıklar tamamlandı. 40. haftamın dolduğu ve aynı zamanda doğum günüm olan 4 Nisan günüsü yukarıda da bahsettiğim gibi Adana’dan annem geldi. Evde bir bayram havası… Kendisi öğretmendir, emekli olduğu halde hala yoğun bir şekilde özel bir okulda çalışmaya devam eder. Okulu bir haftalık bahar tatiline girince koştu geldi, torununun doğumunda bulunmak ümidiyle… Lakin dört gündür ne ses var torundan ne seda! Bakalım, hala kendimizi tatmin edecek bir dolu senaryomuz var. Mesela perşembe günü Macit Mucit Kocamın doğum günü. Onun fikri minik oğlumuz doğmak için o günü seçmiş olabilir. Belki babasına ömrünün en güzel doğum günü hediyesini verecektir diye düşünmekte. Bunun yanı sıra önümüzdeki cuma akşamı annemle geri dönmek üzere iki günlüğüne babam geliyor ki onun da fikri bu minik adam belki bu dünyaya gelmek için dedesinin de aramıza katılmasını bekliyordur. Daha ne tür hikayeler, ne varsayımlar. Ben de hangisi tutacak diye heyecanla bekliyorum.

Her ne kadar şu ana kadar oğlum bize dahil olmuş olmasa da annemin bir hafta boyunca burda olması pek keyifli. Biz de fırsat bu fırsat deyip ana kız bol bol vakit geçiriyor, bol bol geziyoruz. Madem bebemiz henüz gelmek için hazır değil, o zaman dilediğimizce geçirebileceğimiz bolca boş vakit var. Anılarımıza anı ekliyoruz. Annemin dediğine göre bizim bebenin daha öbür tarafta işi bitmemiş. İşlerini bitirsin zaten kendiliğinden gelecekmiş. Muhakkak bir bildiği var imiş. Aslını isterseniz muhtelif senaryolar içinde benim en çok hoşuma giden, en favori senaryo bu…

Yarın sabah erkenden işe gitmeden önce NST, muayene beni bekler dostlar… Bir sonraki yazı minik erkeğimle buluşma yazımız inşallah… Haydin kalın sağlıcakla…

15 yorum

  1. Yasecimmmm canım, seni hiç tanımıyorum ama çok yakın gibiyim inan 🙂 Nasıl dert edindim sabah sabah biran önce bu ruh halinden kurtulmanı dilerim evet çok haklısın gerçekten sinir bi durum ama azıcık kaldı artık yüzdün yüzdün sonuna geldin.Çok koca-karı lafı gibi olucak belki ama hurma yemenin sana yardımcı olacağını söylesem.İnan bende bir laf söylemiş olmak için değil de sana yardımcı olacak birşey söylemek için yazdım.Yazını okuyunca birşeyler yapmak isteği uyandı bende.Sevgiler

  2. selam, hic sıkılmayın ben de sizin kadar beklemiştim.Bu kadar beklemenin avantajı bebek iyice gelişiyor.Ben 1.58 boyunda hamilelikte 9 kg alan biri olarak 4.100 gr lık bir bebek doğurdum:)
    son günlerde de dudağımda uçuklarla doğuma girmiştim:) siz konuşulanları duymamazlıktan gelin,allah bir avazda kurtarsın inşallah.

  3. Muhteşem bir özet olmus bir sene onceki halime 42. Haftanin icinde dogurdum. Birebir duygularinizi paylasiyorum. Oyle sinirliydim ki agzimi acinca evde son 4 haftadir dogumu bekleyen kafile kacisiyordu. Bide bunlar iyi gunlerin bol bol gez bi daha yapamicancilar vardi. Ama sizi bekleyen o muhtesem kavusmayi dusununceeee♡♡♡ sadece cok sanslisiniz diyebilirimm. Gobege temas etmeden hic tanimadigim bu kadina kocaman sarildim. Sirtini gucluce sivazladim.

  4. Yasee bir avazda doğurman için dualarım seninle ve inanıyorum ki İnşallah oğluşuna sağlıklı sıhhatli kavuşacaksın. okuyucular beklemede.net 🙂

  5. Açıkcası ağır egzersiz yapanların erken doğuracağına dair bir ön yargım vardı. Siz bunu yıktınız. Bence 41. haftayı görmek herkese nasip olmaz. Ben de her iki doğumumda 42. haftamda doğurdum. İkisi de maşallah bebekken çok rahat büyüdüler. Zaten kuzucuk gibi oluyorlar, agızları da büyük cuk cuk emebiliyorlar böylelikle:) İnşallah rahat bir normal doğum yaparsınız, sonrası da kolay ve keyifli olur…

  6. Vucudun orta malı olmaya asıl emzirme döneminde başlıyor. Sürekli göğüs açık geziyorum ben evde annem, kayinvalidem ve eşim var. Kadın da olsa başkasının yanında rahatsız oluyorum ama insanlar ne merakliysa surekli misafir ağırlıyoruz, artik onların yanında da emzirmeye alışmam lazım yoksa bebeğim ac kalacak.

    O dogurmadin mi stresini de cok iyi biliyorum. 40+5 de dogurdum ben ki o düzeltilmiş Satti, yani öyle olmasa 42 falan aslında 🙂 her dakika hala dogurmadin mı diye sorulması cok gıcık. .
    Saglikla gelsin minik erkeginiz..

  7. Sevgili Yase, dualarim seninle. Ben de 37+ 4 teyim. Niyeyse sen dogurmadan benim dogurmayacagim garantiymis gibi, bende bir rahatlik sorma gitsin. İlk bebegimde sunu gordum, neyden korkarsan o basina geliyor, net. O yuzden nasil bir dogum istiyor, hayal ediyorsan, oyle olacagina ictenlikle inan. Hersey guzel olacak..:)) Guzel haberlerini bekliyoruz. Sevgiler..

  8. Cuma gününde doğacak bence 🙂 Içsel bi sezgi işte…Erkekler doğasi gereği biraz rahat ve gevşek olduklarindan geç doguma daha yatkinlar 😉
    Hayirli dogum olur insallah.Saglikla kucaginiza alirsiniz oglunuzu 🙂

  9. dünyanın en en enn haklı serzenişleri bunlar! son günlerimde ben de çıldırıyodum artık! ay bi de doğum hikayeleri anlatanlar oluyodur dimi ya! poff….

    bitiyo az kaldı..sağlıkla al kucağına inşallah! 🙂

    ya ama bişi diyeyim mi? o seksi seksi kokmalar ne zaman gelcek acaba ben de merak ediyorum..adamı doğurduğum 6 ay oldu ama koku bebek kokusu hala! analık zor iş azizim 🙂

  10. ben şimdi çarşambaları keyifle ne okuyacağım derdindeyim 🙂
    oğlum 41+4 de sezeryan ile doğdu, puup hastalığıda beni son 3 hafta ele geçirince,bebeğimde 4.100gr olunca, tuşe sonrası 2cm bile açıklık olmayınca, ağustos ortası birde bebek dışkılamasını yer tırı vırısı olunca vallahi dayanamadım. korktum ne yalan diyeyim.
    bana doğurmayı bilmiyorsun, doğru yürüyemiyorsun, nefes almayı bilmiyorsun diyende çıktı seninkilere ilave olarak.
    amaaaaaaaaaaan salla gitsin, takılıyor anne kişisinin aklına görüldüğü gibi 4 sene geçmiş olmasına rağmen aklımda ama henüz bir daha karşıma çıkanda olmadı. anlık hayatına girenlerin tırt kelimeleri.
    gelecek oğlumuz tüm güzelliği ile hiç merak etmeyin.
    Allah bir avazda kurtarsın. ayrıca bebek bebek koksanız da seksi görünüyorsunuz.

  11. yasemin serinturk

    Canim okuyucu.. Wala yazmamisim. İyi – kötü bu yazma serüveninde benimle beraber yürüyen herkesi de ayrı ayrı kucaklarım. Hem de göbegimle degerek. Sag olun, var olun… Kadin dayanismasi enfes birşey.. Vallahi de, tillahi de…

  12. yazını tebessüm ile okudum yalnız olmadığımı hissettim benim de yarın 41. haftam bitiyor kızın hala gelesi yok umarım sağlıkla kucağımıza alırız bebeklerimizi bir an önce

  13. Aslında bu 41-42 muhabbeti tamamen farazi.Son adet tarihine göre hesap yapılıyor ama bebek o gün oluşmadı ki. Ebeniz var mı bilmiyorum yoksa Asude Ebe (Asude Oflaz) ile bir görüşün derim. Doğumu başlatmak için yapılan şeyler vs var.38-39da strese gerek yok ama 41-42 olunca illa ki bir sinir hali oluyor insanda. Baştan tahmini doğum tarihini en az 15 gün sonrası olarak söylemek lazım.

  14. Dogum yapmamis, hatta evli bile olmayan ben, teyze kontenjanindan takip ediyorum burayi. Ablamin hamileligi de dogumu da cok heyecanlandirmisti beni. Ara sira gebelik gunluklerini takip ederdim ama hevesle bekledigim, hafta hafta takip ettigim sizinki oldu sevgili Yase (ablamdan sonra):) uzaklardan, hic tanimasam da sizin dogumu da merakla bekliyorum. Blogcu Anne’nin de doguma girecegini biliyorum ya gün icinde twitter’a giremesem meraklaniyorum gittiler mi ki hastaneye diye.
    Paylasacak,sizi rahatlatacak tecrubelerim yok ama ben, hamileligin anneligin en guzel donemi olduguna inanan biri olarak, cok sanslisiniz diyorum sadece.
    Saglikla, mutlulukla kucaklayin insallah bebenizi:)

    P.S: canan arel’e katiliyorum, kokuyu bilemem de hala cok seksi Gorunuyosunuz 😉

  15. herşey yolunda ise benim arkadaşım 43te doğurdu neden gün verildi ki? gerilmeyin mümkünse çevrenizden uzaklaşın normal hayata devam edin, normal doğum tecrübesi yaşadığım için kolay ve süper bişey diyebilirim, eğer hayati tehlike varsa da our, ameliyat da olur, hiiiç takılmayın bunlara 🙂 insanlar bilmiyor, bilgisiz, cahil diyelim 🙂 ne demek oğmadı mı, ne sanıyorlar, 42de 43 ve sanırım 44te de doğan var, bilemeyiz 37de doğan var yani neticede, beklesin..hastane hazırdır lakin umarım kalabalık olmaz doğum, ebe bu işi çözer benim doğumda doktor yoktu çok sakindi eşimle, tavsiye ederim eşiniz yanınızda olsun, bol hareketli, bol sakin ve güzel doğumlar dilerim
    ayrıca doğuma akraba aile çağırmayın, haber de vermeyin 🙂