23 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü

Yepyeni bir Gebelik Günlüğü ile karşınızdayız sayın seyirciler!

Yase’nin günlüğünün sona yaklaştığı haftalarda yeni bir gebe yazar arayışına girdimdi. (Yase’nin gebelik günlüğü geçtiğimiz günlerde mutlu sona erdi, yakında doğum hikayesini okuyacağız). Kim olur, nasıl olur derken, ne mutlu bana ki yurdun -ve hatta dünyanın- dört bir yanından bir sürü başvuru geldiydi. “Yeni yazarım olmak isteyen var mı?” diye sormak ne kadar kolaysa, seçim yapmak da o kadar zordu. Günlerce sancıdım, kıvrandım. En nihayetinde bir seçim yapmak zorunda kaldım. 

Sanem, Avrupa’dan, dahası İskandinavya’dan bildiren ilk gebe yazarım olacak. Hepimiz İskandinav ülkelerinin doğum konusundaki yaklaşımlarını duyuyoruz, ama böylelikle ilk kez yakından takip etmiş olacağız.

Daha fazla uzatmadan sözü Sanem’e bırakayım ben. 

***

Sevgili Blogcu Anne okurları,

Uzun zamandır takipçisi olduğum Gebelik Günlükleri’nin bu defa yazarı olmanın verdiği heyecanla sizlere merhaba diyorum.

Sanem6

 

Sevgilim Ender’le yirmi ay boyunca karşılıklı yazılmış sayfalarca mektup/e-mektup, saatler süren skype/telefon görüşmeleri sonunda İstanbul’da evlendik. Ya sevgilim İstanbul’a taşınacaktı ya da ben onun yanına Kopenhag’a. İstanbul zayıf bir ihtimaldi ve ben düşünmeden koşa koşa, seve seve, işimi, ailemi , arkadaşlarımı geride bırakarak buraya geldim.

İçimde hiç bitmeyen bir özlem var. Her İstanbul dönüşü, ya da her İstanbul’dan biri döndüğünde sanki ilk defa ayrılıyormuşum gibi derin bir keder kaplıyor içimi. Buna rağmen burada çekirdek ailemizle çok mutluyum ve iki yaşında bir bebekle, hele bir de şimdi tekrar hamileyken yaşadığım ülkenin düzeni, sakinliği, anne ve çocuğa verdiği değer bana iyi geliyor.

Evet! Bu benim ikinci gebeliğim. İlk gebeliğim oldukça problemsiz ve rahat geçti. Gebeliğimin en başlarında yaşadığım ufak bir sıkıntıdan dolayı sadece bir kez uzman bir doktor görerek ve sadece üç kez ultrasona girerek kırk bir hafta, iki günün sonunda oğlum Efe’yi doğurdum. Hala hayatımda yaşadığım en mutlu an olarak tarif ederim.

Burada sistem şu şekilde: evde yaptığınız gebelik testi pozitif çıkınca ilk olarak aile hekiminize muayene oluyorsunuz. Onunla doldurduğunuz formlar ve dosyalama işlerinin sonunda, doktor sizi bir ebeye yönlendiriyor. Yönlendirildiğiniz ebeyle bütün gebelik süresince yaklaşık altı defa görüşüyorsunuz. Bu görüşmelerde ebe, bebeğin kalp atışlarını dinliyor, eliyle bebeğin konumunu, büyüklüğünü yaklaşık olarak belirliyor ve günlüğünüze not ediyor. Bu muayenenin sonunda da gebe olmaya dair hissettiklerinizi, sorularınızı varsa sorunlarınızı konuşabiliyorsunuz.

Ben ebemi çok sevmiştim dolayısıyla benim doğumumda onun bulunmasının garantisi olmadığını öğrendiğimde de üzülmüştüm. Boşuna üzülmüşüm, yaklaşık otuzaltı saat süren sancılarım boyunca hastanede üç nöbet değişimine şahit oldum ve her gelen ebe birbirinden güleryüzlü, yardımcı ve konuya hakimdi. Doğumu yaptırmak ise sadece bir saat birlikte olabildiğim Mia’ya kısmet oldu.

Önümüzde uzun bir yol var. Yine de evdeki taze iki yaşına basmış bıdığın peşinden koşturmalarla, haftanın üç günü devam ettiğim dil kursunun yoğunluğuyla, diğer tüm günlük işlerin stresiyle ve bütün bunların arasında ancak akşam olup da Efe uyuduğunda birbirimize zaman ayırabildiğimiz sevgilimle bir şeyler izlerken kendimi dinlemeye fırsatım olmayacağını düşünüyorum. Umuyorum güzel anılar biriktirerek sizlerle her hafta hikayelerimi paylaşacağım. Nisan ayı bizim için doğumgünleriyle, yıldönümleriyle dolu çok özel bir ay ve yine ne kadar güzel bir tesadüf ki, iki numaramız da varlığını Nisan ayında belli etmeye karar verdi.

Haftaya görüşmek üzere,

Sanem

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

23 yorum

  1. Kuzey Avrupa sağlık sistemini hep duymuşumdur, hep merak etmişimdir ve ama detaylarını öğrenmeyi hep ertelemişimdir. Yazılarınızı merakla takip edeceğim.

  2. Sanem hoşgeldin! Oh yaşasın yeni gebelik günlüğü 🙂 Uzaktan hep hayran olduğumuz ülkelerin birinde gebelik yaşayan birinden, yani işin içinde olan birinden gelişmeleri takip etmek bizim için büyük keyif olacak eminim. Gelişmeleri merakla bekliyoruz!

  3. Merhaba Sanem
    İkinci bebeği düşünmeyen biri olarak ilk bebeğin bu kadar küçükken ikinciyi yapmis olmandan dolayı tebrik ediyorum. Büyük cesaret gibi geliyor bana. Merakla bekliyecegim yazılarını.sevgiyle kal.

  4. Hoşgeldin Sanem,

    Hayırlı olsun ikinci hamileliğin, gelişmeleri yakından takip edeceğiz 🙂

  5. çok güzel oldu bu günlük hayırlı sağlıklı bir süreç diliyorum Sanem hanım
    Ne kadar abartılı gebelik kontrolleri yapılıyormuş bizde dr umun sakinliğini ve rahatlığını şimdi daha iyi anlıyorum 🙂

  6. oyy ben şimdi gebelik günlüklerini okurken heveslendim heveslendim bi tane nurtopu doğurdum ya şimdi ikinciyi bekleyen anne adayına heveslenirsem netcem?! o_O

    hoşgeldin senem! allah tamamına erdirsin 🙂

  7. Hoşgeldin Sanem, ilgi ve merakla günlüğünü takip ediyor olacağım…

  8. Incir'in Annesi

    Sanirim sizin gunlugunuz simdiden bir tarafiyla Blogcuanne icin bir ilk olacak. Eger benim gozumden kacmamissa ilk defa bir gebelik gunlugu yazarinin ikinci gebeligini takip edecegiz.

    Gebelik gunluklerinin fanatik takipcisi olarak cok mutlu oldum. Ustelik 10 yildir gurbette (bu sozcugun de arabesk kabul edilmesine ama bir o kadar da hadiseyi tam da ustune bastin ayagini cek kivaminda aciklayisina bayiliyorum) olan biri olarak o hasreti, kederi oyle iyi anliyorum ki.

    Hevesle bekliyorum yazilarinizi.
    Sevgiler

    • ”Gurbet” kelimesi öyle gerçekten de. Arabesk ama yüzde yüz doğru. Kardeşim Almanya’da ve ben ”acı vatan” tamlamasını da gerçek buluyorum.

  9. merhaba Sanem 🙂 tüm gebelik günlüklerini keyifle takip eden biriyim. yeni bir anne adayı ile tanışmak çok güzel. güzel bir gebelik sürecine daha tanık olacağız seninle diye düşünüyorum. sağlıkla geçir inşallah.
    duble anne

  10. ya valla icim kipir kipir oldu niyeyse bir an dogurasim geldi…beni de gebelik gunlugune alirdiniz 40.yas hamilesi diye :))))

  11. Merhaba,
    Bi an beni yazıyorsunuz sandım. Benim de ilk hamileliğimde 41+2 de yaklaşık 36 saat sonunda doğum yapabilmiştim ve de benim oğlumunda adı Efe.

  12. Merhaba Sanem abla,hayırlı olsun öncelikle 🙂 Normalde gebelik günlüklerini pek takip etmiyorum,bana en az 20 yıl uzaklıkta oldukları için,ama İskandinavya,Danimarka falan görünce dayanamadım.10 yaşımdayken internete girme sebebim İskandinav ülkeleri hakkında bilgi toplamaktı.Neyse,dağıtmayayım konuyu.Bıdık için de sizin de umarım kolay bir süreç olur :3

  13. Merhaba Sanem, tebrik ederim. Benim de ikinci meleğim 10 haftalık oldu. Dilerim bütün hamileler sağlıkla alırız kucaklarımıza meleklerimizi.

  14. Hayırlı olsun Sanem. Güle güle büyüsün iki numara karnında.

    Ama o nasıl gebelik öyle? Hiç beğenmedim. Zırt pırt ultrasona girmeden, böbreğini dalağını milim milim izlemeden geçen gebelik mi olurmuş? ( ŞAKA YAPIYORUM:)

    Ülkemizde herşeyin paraya dönüşmesinin en güzel örneklerinden biri de gebe takibi. Çok ama çok şanslısın. Ebe tarafından takip edilmiş bir gebelik hayalim hep vardı, belki üçüncüye kısmet olur:)

  15. Kuzey Avrupa sağlık sistemini çok merak ediyordum. Bakalım bizimkinden farkı neymiş. Merakla okuyacağım yazılarınızı.

  16. Ben de başvuracaktım, benim de 2 yaşında bir oğlum var, 8 haftalık hamile olacaktım ben de… Kısmet değilmiş

  17. Herkese guzel yorumlari icin cok tesekkur ederim. Sizlerle birlikte bu surec cok daha guzel olacak benim icin =)

  18. Merhaba Sanem hanım benim eşim Danimarkalı ve bende Copenhag’a yeni geldim sayılır on aylık bir bebeğim var, size ulasabileceğim bir mail adresi var mı? Bir kac soru sormak istiyorum sevgiler..

  19. Gercekten cok tesekkur ederim cok sevindim, burda anneler grubunda herkes Danimarkalı oldugu için ve bende henüz bu dili ogrenemediğim için bulusamamıstım belki kendisi Türk bayanların oldugu bir grup biliyordur ve bende arkadas olurum onlarla cunku hiç arkadasım yok 🙂 ilginize tekrar tesekkur ederim sevgiler..

  20. Merhaba.. Tebrikler Sanem Hanım.. Bebeğinizi sağlıkla ve hayırlısıyla kucağınıza alın inşallah…
    Yorumlarda hep kontrollerin ve ultrason incelemelerinin gereksizliğinden yakınılmış gerçeklik payı biraz olsa da gerekliliği de yadsınamaz bence.. Zira benim ilk hamileliğim dış gebelikmiş ve bhcg kanımda çok yüksek olmasına rağmen ultrasonda bebek rahimde gözükmeyince ancak anlaşılabildi.. geç kalınsaydı çok ciddi sorunlar yaşanabilirdi.. ikinci hamileliğimde de bebeğimin kalbi durmuş ve biz bunu yine ultrasonla kontrolde öğrenebildik.. Maalesef herkes şanslı, sağlıklı ve sorunsuz hamilelikler geçiremiyor.. Kontroller bu nedenlerle hayat kurtarabiliyor.. Yaşadığım bu şanssızlıklar nedeniyle psikolojim berbat ve tedavi görüyorum benim için dua eder misiniz???