3 Yorum

Yavaş Ebeveynlik

İyi ki blog yazmışım da sosyal medyaya girmişim de ne güzel insanlarla tanışmışım dediğim bir gün yaşıyorum.

Artık “seneler”le ifade edilebilecek bir zaman önceydi… Devletşah bir gün arayıp “Yahu Elif, sen de Göktürk’te oturuyorsun, Pınar da; çok iyi anlaşabilecek gibisiniz, siz bi buluşup kaynaşsanıza…” demişti.

Ve biz hakikaten buluşmuş, pek de güzel kaynaşmıştık. Hamileydi o zaman Pınar, Uzay’ına… Az kalmıştı doğumuna…

Buluştuk, kaynaştık, konuştuk… Pınar çok iyi geldi bana, hem dost olarak, hem konusunda uzman bir psikolog olarak…

Pınar’ı tanımam bana pahalıya patladı! Her ne kadar başım sıkıştığında, çocuklarla ilgili bir sorunum olduğunda, Deniz okula başladığında, Derin tuvaletini eğittiğinde,  Zeytin öldüğünde bana tavsiyede bulunmaktan kaçınmadıysa da “Size psikoloğum diyebilir miyim amca?” dediğimde “N’ayır, n’olamaz… Arkadaşımın aşkısın… Pardon, arkadaşımın ta kendisisin. Seninle profesyonel bir ilişkiye giremeyiz artık, ben seni başkasına yönlendireyim istersen” demişti. Mesleğine saygısını takdir etmekle birlikte bozulmuştum da ha… Çaresiz, iyi bir psikolog kaybetmiş olmamın üzüntüsünü, iyi bir dost kazanmış olmanın mutluluğuyla gidermiştim.

***

“Farkındalık bir andır” demişti bir başka psikolog bana… “Hiç ummadığın bir anda, duyduğun bir söz, okuduğun bir cümle gelir yerleşir aklına. O zaman aydınlanırsın, öyle başlar farkındalık…” 

Pınar’ın “mükemmel değil ama yeterince iyi anne babalık” kavramı da öyle olmuştu benim için. Neden yapamıyorum, neden edemiyorum, neden neden neden diye kendime kızdığım, yaptıklarıma değil de yapamadıklarıma odaklandığım bir dönemin sonuydu benim için Pınar’ın “yeterince iyi” felsefesiyle tanışmam. Etrafımdaki onca uyaran beni “daha iyi, daha iyi ol!”maya yönlendirdiğinden mi, yoksa o güne kadar kimse bana olması gerekeni en basit şekliyle söylemediğinden mi, ya da ben duymaya hazır olmadığımdan mı bilmem… Pınar  “Mükemmel olmak zorunda değiliz, elimizden geleni yapmak yeterli…” dediğinde “Evet” demiştim, “işte bu kadar!”

Şimdi Pınar’ın kitabı çıktı. Yavaş Ebeveynlik. 

yavas-ebeveynlik-260

Kitap bu hafta çıktı ve henüz elime geçmedi ama kendi kitabım kadar heyecanlanıyorum desem az abartmış olurum. Benzer dönemlerde, benzer süreçlerden geçmiş biri olarak Pınar’ın heyecanını paylaşıyor, belki haddim olmadan biraz da gurur duyuyorum onunla…

Pınar Mermer, mesleğine saygı duyan, etik anlayışı ile örnek olan, bildiklerini paylaşmaktan mutlu olan ve faydası dokunabileceğini düşündüğü konularda çırpınan, sevgi dolu, bilgili, güçlü bir kadın. Bu kitapla, daha çok insana duyurulması gereken bir felsefeyi nihayet paylaşma imkanı buldu, mutluyum çok… Hem onun adına, hem de Pınar’ın söyleyeceklerinin iyileştireceği, mükemmel olmaya debelenip de kendini duvara çarpıyormuş gibi hisseden ebeveynler adına…

İyi gelecek bu kitap hepimize. Kesin önsezi.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

3 yorum

  1. İncelenesi okunası bir kitap ..

  2. hem işde hem günlük yaşantımızda bekleneni karşılıyor olmak bize kötü birşey gibi geliyır, hep daha iyi olmak zorunda diye şartlanmışız. bu kitap ve yavaş ebeveynliğin farkındalığı, büyük şehirde belki de daha az yıpranarak yaşamamızı sağlar. paylaşım için teşekkürler blogcuanne 🙂