19 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü, 7. hafta

Yeni gebe yazarımız Sanem’in ikinci yazısıyla devam ediyoruz sevgili izleyenler… 

Sanem’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

Merhaba sevgili okurlar,

Hamile olduğumu öğrendiğim gün eşimle yaşadığımız sevinç günlük olayların akışına kapılmamızla birlikte biraz gölgelenmişti. Ta ki burada ilk yazımın yayınlandığı güne kadar. O gün sanırım evde yaptığım testin sonucunu pozitif gördüğüm günden daha büyük bir coşku yaşadım. Mutluluk gerçekten paylaştıkça çoğalan bir seymiş. Blogcu Anne okurlarından aldığım tebrikler, arkadaşlarımın aynı coşkuyla mutluluğumuzu paylaşması, ikinci torun geliyor diye sevinçleri görülmeye değer ailelerimiz ve kendimi çok önemli bir köşe yazarı olmuşum havasına sokan canım annem, kendimi o kadar iyi hissettirdi ki bu fırsatı bana verdiği için huzurlarınızda Elif’e tekrar çok teşekkür etmek istiyorum.

Sanem7

 

Biz burada yalnızız; en azından oğlumuz doğduktan sonra daha yalnız hissetmeye başladık. Efe’yi bırakıp hadi bu gece de karı koca dışarı çıkalım ya da haftasonu büyükanneler, büyükbabalar baksın da biz biraz nefes alalım diyebileceğimiz hiç yakınımız yok. Benim hamilelik sürecinde dertleşebileceğim hiç yakın arkadaşım olmadı.

Burada her belediye, anne doğum yaptıktan sonraki bir iki ay içerisinde aynı zamanlarda doğmuş ve yakın oturan yaklaşık beş anne ve çocuğunu bir araya getiriyor ve tanıştırıyor, sonrası size kalmış. İsterseniz her hafta sırayla bir diğerinin evinde, isterseniz dışarıda ayarladığınız bir kafede buluşup çoğunlukla anne ve bebek üzerine deneyimlerinizi paylaşıyorsunuz. Bu görüşmelerden işime yarayacak, kitaplarda yazmayan inanılmaz tavsiyeler aldım. Babaları da dahil ettiğimiz çok iyi dostluklar da kurduk ama insanın kendi dilinde dertleşmesi çok başka bir his sanırım. Şu an hem burada yazdığım için hem de çok yakın bir arkadaşımla aynı anda bebek beklediğimiz için çok mutluyum.

İlk hamileliğimde en çok merak ettiğim konu, normal doğumun nasıl bir deneyim olacağıydı. Hep bu konuda okudum. İki normal doğum yapmış bir sezaryen geçirmiş anneme sorduğum sorular hep normal doğumun nasıl olduğu ile ilgiliydi, ya da yakın zamanda normal doğum yapmış arkadaşlarıma en ince detayına kadar doğum deneyimlerini anlattırıyordum. En başlarda çekinmekle birlikte, hamileliğimin sonlarına doğru onlarca normal doğum videosu izler olmuştum. Bunlar bir yandan korkuturken, bir yandan da müthiş bir merak uyandırıyordu bende.

Şimdi aynı merakla iki çocuklu hayatı soruyorum çevremdekilere. Efe’nin kreşinde tanıştığım ikinci çocuğuna yeni doğum yapmış bir bayan var. İki çocuklu hayat nasıl gidiyor diye sordum bulduğum ilk fırsatta. “It’s different” (Farklı) dedi. Yaklaşık yirmi, otuz sene farkla benzer deneyimler yaşadığımız başka bir arkadaşım var. Seneler önce eşinin işi dolayısıyla bulunduğu Avustralya’da doğurmuş iki çocuğunu da. Onun da cevabı, “Kolay olacak diye yalan söyleyemem ama değişik” oldu. Almanya’da yaşayan, dört ve yedi yaşlarında iki çocuğu olan canım kuzenime ben hamileyim dedikten sonraki ikinci cümlem “İki çocuklu hayat nasıl?” oldu. Meryem Uzerli türkçesiyle “Deyşik” diye cevap verdi. Birbirinden habersiz bu üç kadının söz birliği etmişçesine bahsettiği “değişik” beni çok meraklandırıyor ve heyecanlandırıyor. Sonuç olarak, aynı normal doğumda olduğu gibi zorlukları olsa da yaşaması çok güzel olacak diye hayal ediyorum.

Geçtiğimiz hafta, aile hekimimizle ilk görüşmem vardı. İlk hamileliğimin üzerinden çok uzun zaman geçmediği için prosedürü çok iyi hatırlıyorum ama bilgi tazelemekten zarar gelmez diyerek ben yine de sorularımı sordum. İlk olarak, ev tipi hamilelik testinin pozitif çıkması prosedürü başlatmak için yeterli, ek bir teste ihtiyaç duymuyorlar. İlk kontrolde hem idrar örneği, hem de kan örneği alıyorlar. İdrar örneğinde bakteri var mı diye kontrol ediyorlar. Kan örneğinde ise, HIV, Hepatit B kontrollerini yapıyorlar ve kan grubunuzu kontrol ediyorlar. Negatif ise başka testlere ihtiyaç olacağını söyledi doktor ama ben zaten pozitif olduğumu bildiğim için ne tür testler diye sormayı düşünmedim o anda.

Formları doldurduk. Ultrasona girip girmek istemediğimi sordu doktor. Girmemek de bir tercih burada, aynı 42. haftayı doldurduktan sonra “Ben suni sancı istemiyorum doğumun kendiğilinden başlamasını bekleyeceğim” tercihini yapmak gibi. Hastane seçimimi yaptım. Efe’yi doğurduğum hastaneyi seçtim yine, bu sefer hiç düşünmeden. İlk hamileliğimde hastanelerle ilgili de bir çok soru sormuştuk doktora. Danimarka’da ya devlet hastanesinde, ya da evde doğum olmak üzere iki seçeneğiniz var. Özel doğum klinikleri yok. Kopenhag’ta yanlış hatırlamıyorsam doğum yapabileceğiniz beş tane devlet hastanesi var. İlk doğumumda bize biraz daha uzak olan bir hastaneyi tercih etmiştik. Sanırım bunda yaklaşık zamanlarda Danimarka Prensesi’nin de o hastanede doğum yapacak olması etkili olmuştu ama doktorumuz, genellikle çoklu gebelikleri o hastaneye yönlendiriyoruz diyerek bizi daha yakınımızda olan hastaneye yönlendirmişti. Evde doğum seçeneğini ise hiç düşünmedim, o yüzden bir araştırmam olmadı ama özellikle ikinci gebeliklerde evde doğum oranı azımsanamayacak kadar fazla bu ülkede. Zaten burada bir hamilelik geçirip, çocuk büyütmeye başladığımızdan beri yok canım o kadar da değil dediğim bir çok şeyi normal bulur oldum. Gerektiğinde bir doktorun güvenli elleri tabi ki çok önemli fakat her şeyin doğalı sanırım en güzeli.

Bu yazıma başlamadan önce, Efe’nin doğum dosyasını karıştırırken elime ebe ve doktor kontrolleri takvimim geçti. Buna göre, takibimi yapacak ebeyle yaklaşık 10. haftada tanışacağım. 40. haftaya kadar iki aile hekimi, iki ultrason görüşmem ve bir şeker yüklemesi testim var. Bunlara ek olarak beş kere ebeyle görüşmem olacak. 40. haftayı doldurduktan sonra ebeyle olan görüşmeler daha sıklaşarak devam ediyor. Bebeğimizin kalp atışlarını ilk kez duyana kadar günler hem hızlı, hem yavaş geçecek.

İyi ki sürekli beni meşgul tutan canım oğlum var. İyi ki çocuklarımız var ve dilerim yakın gelecekte bir gün bizim çocuklarımızın mutluluğu da en öncelikli konulardan biri olur. Bu vesileyle Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun diyorum!

Haftaya görüşmek üzere,

Sanem.

19 yorum

  1. sanem hanım merhaba

    öncelikle çok tebrik ediyorum inşallah hayırlısıyla kucağınıza alırsınız bebişinizi.benimde 6 yaşında bir kızım var ve 17 haflaık hamileyim gerçekten ikincilerde insan bazen farkına varmıyor gebe olduğunu unutuyor şu an miniğin kıpırtılarını hissetmeye başladıkça yeni idrak ediyorum ve sizin gibi bu “zorda” değil çok “kolay” da değil ama değişik tecrübeyi dört gözle meraklar içerisinde bekliyorum:)
    ama her biri ayrı bir heyecan şimdiden ayrı dopdolu bir sevgi sağlıklı sıhhatli mutlu olsunlarda bizden güzeli yok o zaman diyorum:)

    sevgiler…..

  2. Çiğdem-Üzüm

    Sevgili Sanem merhaba,
    Öncelikle hem gebeliğin hem de yazarlık maceran için tebrikler. Umarım ikisi de “deyşik” ve unutulmaz tecrübeler yaşatır sana. Bizim buralarda hep kulaktan kulağa anlatılagelen “fantastik Iskandinav” uygulamalarını paylaşacağın için heyecanla bekliyorum yazılarını:) Anladığım kadarıyla ev dışında çalışmıyorsun şu anda ama yine de çalışıyor olsaydın ne tip uygulamalarla karşılaşacaktın (doğum izni, süt izni, doktor izni vb) bildiğin kadarıyla yazarsan ilgiyle okuyacağım ben kendi adıma.

    İkinci bebek ve gebelik konuları açıldığında benim ilk yorumum; haliyle “artık ilk doğum öncesi olduğu kadar büyük bir merak duymuyorum doğuma” demek oluyor. Neler olacağını sürprizler dışında bildiğim için teknik merak kalmadı ama şimdi de yaşanan o harika deneyimi daha iyi biliyorum diye düşünüyorum. İlkinde ne kadar hayalini kursa da insan yaşayacağı deneyimin büyüklüğünü öngöremiyor. İki çocuklu hayat ise tam bir bilinmez biz tek çocuklular için, daha çok anne çok çocuklu hayatını anlatsa da okusak…
    Sevgiler,
    Çiğdem

    • Merhaba Cigdem,

      Yanlis hatirlamiyorsam Yase’nin gebelik gunlugunden once seninkini takip etmistik oyle degil mi? 🙂
      Dedigin gibi su anda is hayatinda degilim. Zamanim daha cok danca dil kursu, ev, cocuk ucgeninde devam ediyor. Lakin, bu calisma, annelik izni, babalik izni gibi konulari calisma ihtimalimden dolayi oldukca kapsamli bir sekilde arastirdik/arastiriyoruz esimle. Bu konuda da yazacagim yani 🙂
      Ilgin icin cok tesekkur ederim.
      Uzumle neseli ve saglikli gunler dilerim.
      Sanem

  3. Sanem merhaba,

    Umarim herseyin gonlunce oldugu rahat ve saglikli bir gebelik gecirirsin. Ben de senin gibi ikinci bebegime hamileyim, hesaplarimiz dogruysa 8. haftamin sonlarinda olmaliyim. Hollanda’da yasiyorum ve burada da sistem Danimarka’ya benzer sekilde isliyor. Evde kendi kendine yaptigin test, gebelik prosedurunun baslamasi icin yeterli. Danimarka’dan farkli olarak burada gebelik takibi aile hekimi tarafindan degil, ebeler araciligiyla yapiliyor. Evine, mahallene yakin ebe kliniklerinden istedigini seciyorsun, basit bir saglik gecmisi anketinden sonra seni kayda alip yaklasik 8-9. haftalarda ilk randevuya cagiriyorlar. Daha sonra -ilk aylarda daha seyrek olmak uzere- toplam 7-8 kere gorusuyorsun ebeyle. Ilk gebeligimde de, simdikinde de evime yakin bir klinik secmistim ben, 5 ayri ebenin calistigi. Her randevuda baska bir ebeyle tanisiyor, konusuyorsun. Dogumda da sansina hangi ebenin nobetiyse o yardimci oluyor sana. Burada evde dogum oldukca yaygin olmasina ragmen, ve aslinda ben de herseyin dogalinin guzel oldugunu dusunmeme ragmen, evde dogurmaya cesaret edememis, ozel bir dogum kliniginde dogurmak istedigimi soylemistim. Ama bebegim bize surpriz yapip beklenenden yaklasik uc hafta once gelmeye karar verdi, benim suyum geldi ve fakat 24 saat sonra hala sanci baslamamisti, derken biz hastaneye sevk edildik ve hic planlanmadik bir sekilde hastanede dogum yaptim 🙂

    Hamilelik ve dogum artik tanidik konular oldugundan belki, ben de senin gibi daha cok iki cocuklu hayati merak ediyorum. Cok kolay olmayacagi belli de, ben daha ziyade ‘ikinciyi de ilki kadar sevecek miyim, ya onu daha az seversem’ ya da ‘bebeyle fazla mesgul olup henuz 2,5 yasinda olan minnak oglumu ihmal edersem’ gibi tuhaf endiseler tasiyorum. Biraz da hamilelik hormonlarinin etkisiyle belki, daha kucucuk olan ilk goz agrimin abi olacak olmasi bir anda gozlerimi yasartiyor. Ne bileyim, bu hamilelik tuhaf birsey 🙂

    Yazilarini heyecanla takip ediyor olacagim. Bahsettinin “yalnizlik” duygusunu cok iyi anliyorum. Umarim burada seninle tanisan ve duygularini, heyecanini, endiselerini paylasacak olan annelerle bir nebze bu hissi hafifletebilirsin.

    Sevgiler,
    Seda

    • Merhaba Seda,

      Ne guzel yaklasik dogum tarihlerimiz ayni olacak desene. Hollanda’da da sistemin benzedigini duymustum. Belki atlamis olabilirsin okurken, benim de takibimi ebe yapiyor 🙂 Aile hekimi sadece kan testlerini yapip proseduru paylasiyor sonrasinda yine genel saglik takibi icin iki gorusmem oluyor. Onun disinda gebelik ile ilgili olan butun takip ebelerde. Sevgi konusunda ben de ayni endiseleri tasiyorum ama bugun Elif’de eski yazilarindan birini paylasmis. Sanirim katlanarak cogalacak, bol “sevgili” gunler bizi bekliyor 🙂
      Umarim bebeklerimize saglikla kavusuruz.
      Sevgiler,
      Sanem

      • Haklisin, ben yanlis anlamisim. Ilk yazinda soylemissin zaten ebe kontrolunde oldugunu. Ben bu yazida aile hekimi randevusunu okuyunca sanki tum takibi o yapacak gibi dusundum 🙂

        Haftaya yeni haberlerini bekliyorum 🙂

        Sevgi ve selamlar,
        Seda

  4. canımmm sanemcim merhaba,
    seni kendime çok yakın hissettim mesafe olarak imkansız olsa da :))
    ilk oğlum 22 aylık şu an. ben de 22 hftalık hamileyim :))
    çok çok mutluyum hamile olduğum için. aklımdan doğumun nasıl olacağı geçti aylarca. biliyorsun burada acil sezryen kavramı çok yaygın gerçekten gerekli olduğuna bile inanmıyor insan çoğu zaman. ilk doğumumda ağlayarak ve belgeleri imzalamayarak sezaryene karşı koymuştum çünkü nişan su gelmişti ve 10 saattir sancım devam ediyordu. iyi ki normal doğurmuşum diyorum inş yine nasip olur bu ülkede biraz zor :((
    ben de iki çocuklulara deneyimlerini soruyorum. sevgiyi sormaya cesaret edemedim daha. benim için bir çocuk daha zor bence. oğlum bu derin tüm çocukları gb çok hareketli ama aynı zamanda epilepsi hastası. onu her an gözetlemem gerekiyor. bu yüzden iki doğum iznimi peşpeşe kullanmak işime geldi.. oğlum da çocukları çok seviyor ikisinin çok iyi anlaşacağına inanıyorum. sevgi açısından ilk anda çok korkmuştum ama şimdi anlıyorum ki herkesin yeri ve sevgisi farklı. karakteri de farklı olacak. ne olursa olsun biz onları çok ama çok seveceğiz..
    kendine iyi bak.. sık sık yorum yazarım ben sana 🙂
    bi de ilk çocuğunun yaşı ve doğum hikayesini paylaşırsan çok svinirim..

    • Merhaba Esra,

      Guzel yorumun icin cok tesekkur ederim. Sik sik yorum birakirsan da cok sevinirim. Zira blogcuanne okurlarindan aldigim yorumlar beni gercekten cok motive ediyor ve buradaki yalnizligimi dindiriyor. Sana kolayliklar diliyorum hamileliginde ve oglunla gecen zamaninda. Benim oglum da onumuzdeki hafta 25 aylik olacak. Dogum hikayemizi yazmak isterim tabi ki, bakalim belki bu gunluklerin icinde kisaca ozet gecerim =)
      Sevgiler.

  5. Ablacım çok güzel yazmışsın

  6. Merhaba
    size guzel bir hamilelik diliyorum.merak ettigim birsey var.3 lu test vs yapilmiyormu? Yoksa bizler turkiye de fazla mi evhamliyiz?

    • Merhaba Belgin,

      Burada sadece ikili test yapiyorlar en erken 12. haftada olmak uzere. Eger gerek gorulurse yani ikili testlerde bir anormallik tespit edilirse 3lu testlere gerek duyuyorlar diye biliyorum. Bunun disinda rutin program icinde sadece ikili test var. Hamileligin 19. haftasinda ise butun organlarin kontrol edildigi genel tarama var. Bunun disinda ultrasona girmiyorsunuz. Olaganustu durumlari saymiyorum tabi ki =)
      Turkiye’de olan uygulamalara gelince amacim asla oradaki uygulamalari kotulemek degil ama burada biraz daha “koylu” isi yaklasiyorlar olaya =)

  7. Merhaba Sanem; korkutmak gibi olmasin ama iki cocuklu hayat zor degil, cok zor :)))))))))

  8. Merhaba… blogla tanışmam güzel bir rastlantı sonucu olmuştu. Hamile kalmayı düşündüğüm dönemde en güzel doğum hikayeleri ile daha da bi bağlılık hissettim, hamilelik sürecim de de en güzel arkadaşım oldu , sabırsızlıkla bu hafta neler olmuş ayy haftaya bebeişimi hissedicem az kaldı gibi birbirini kovalayan en güzel anları burdan takip edip yaşadım, kızım Deniz 11 aylık olmak üzere ve yine takipteyken içimden geçen şey de tam olarak Sanem in gebelik gülüğüydü 🙂 keşke 2. hamilelik deneyimini paylaşan birileri olsa diyordum 😀 başka bir şey isteseymişim olacakmış 🙂 çok ara vermeden Deniz in kardeşi olmasını istiyorum güzel deneyimlere yorumlara heyecana ^^deyşik^^ yepyeni hikayelere ihtiyacım varrrrrrrrrrrrrrrrr :):) Sanem sana süper ötesi sağlıklı bir hamilelik diliyorum takipteyim gözüm göbüşünün ve yazılarının üstünde sağlıcakla kal 😀

  9. Merhaba Sanem Hanim,

    Ben siteyi yeni kesfettim ve cok begendim. Site de ki gebelik gunluklerini okumaya baslayinca keske bu tarihlerde yeni bir gebelik gunlugu olsa derken, sizin gunlukleriniz basladi. Buna cok sevindim cunku ben de sizin gibi 7 haftalik hamileyim ve ayni sureci yasayan birini okumak bana keyif veriyor. Her ne kadar ben Turkiye de sizin kosullarinizdan farkli kosullarda yasasamda, annelik duygulari her yerde ayni diye dusunuyorum. Benim ilk hamileligim, umarim her ikimizin de saglikli ve huzurlu hamilelikleri olur ve kuzularimizi saglikli bir sekilde kucagimiza aliriz. Saglikla ve sevgiyle..