13 Yorum

Çocukla Seyahat Güvenliği

Bu blogda ahkâm kesmekten sıkılmayacağım iki konu var: (1) Doğal doğum – ki son zamanlarda biraz tutukluk yaptım, ayrı bir yazı konusu; ve (2) Çocukla seyahat güvenliği.

Birinci konuda bence bayağı bir ilerleme kaydedildi son senelerde. Biraz o yüzden azaldı belki ahkamlarım, biraz da… Neyse, dedim ya, o ayrı bir yazı konusu…

İkinci konuda -çocukla güvenli seyahat- ne kadar ahkâm kessem az. Kendimi bu alanda otorite olarak gördüğümden değil, ancak bazı şeyleri –takıntıya varması pahasına- doğru yaptığımın bilincindeyim ve bu konuda hiç de alçakgönüllülük yapmayacağım.

Amerika’da yaşamış olmanın bana kattığı en önemli şeylerden biri, güvenlik konusunun hafife alınamayacağı prensibi oldu. Ukalalıksa ukalalık, bu böyle. Güvenlik, hiçbir zaman, hiçbir sebeple, hiç kimse için değiştirilemeyecek, esnetilemeyecek kadar önemli bir konu, hele de çocuklar söz konusu olduğunda…

Yani, normalde öyle… Ancak tabii ki bizim ülkemizde her şey esnetilebilir. Mini minnacık bebeler babalarının kucağında direksiyon sallayabilir, ya da çocuklar balık istifi arabaya bindirilebilir. “Şuradan şuraya” gidiliyorsa çocuklar oto koltuğuna oturtulmayabilir, ya da ana kucağının kullanma kılavuzunda “Arka koltuğa monte ediniz” demesine rağmen bebek arka koltukta ağladığı için ön koltuktaki hava yastığı kapatılıp ön koltukta seyahat ettirilebilir. Falan… Evet, elbette bazı şeyler eğitimle ve ekonomik güçle alakalı. Ve fakat en eğitimli ebeveynlerin en lüks arabalarında bile çocuklarını oto koltuğuna oturtmadığı, oturtsalar da gereği gibi bağlamadıkları gün gibi aşikâr. Ve bunlar bana dert.

Bunlar bana dert, çünkü arabada güvenli seyahatin ne kadar önemli olduğunu çok acı bir şekilde öğrendim ben. “Obsesif” denilebilecek nitelikteki takıntımın arkasında bundan yaklaşık 15 sene önce halamı ve iki kuzenimi trafik kazasında kaybetmiş olmamın yadsınamaz etkisi var. O olay, benim için yeryüzündeki tüm “Emniyet kemeri hayata bağlar” kamu spotlarının birleşiminden daha fazla öğretici oldu. “Emniyet kemeri hayata bağlarsa, ben de emniyet kemeri bağlamadan hay-yat-ta hareket ettirmem arabayı” diyerek bir prensip oluşturdum kendime… Ve hakikaten, insanların garipsemesine, itiraz etmelerine, “Aman canım sen de”, “Yahu şuradan şuraya” demelerine rağmen arka koltukta dahi emniyet kemeri takmadan kıpırdatmadım o günden sonra arabamı. Pişman değilim.

Henüz anne olmadan önce kendim ve arabama binen diğer yolcuların güvenliği konusunda gerekli önlemleri almaya çalışan bir kişi olarak, anne olduktan sonra da bu konudaki azami dikkati göstermeye çalıştım. Alacağım güvenlikle ilgili ürünleri ince eleyip sık dokudum. Hakkındaki eleştirileri, yorumları inceledim. Satın aldıktan sonra kullanma talimatlarını baştan sonra okuyup anlatıp özetini yazdım. Ya bir şeyi atlarsam? Ya yanlış yerleştirirsem? Ya, gözümden bir şey kaçırır ve hatalı uygulama sonucu, Allah korusun..!

Özetle, çocukla seyahat güvenliğinin kulaktan dolma bilgilerle, “Allah’a emanet” temennileriyle geçiştirilemeyecek kadar önemli bir konu olduğunu düşünüyorum. Bu konuda gerçekten ciddi bir bilgi ve uygulama eksikliği görüyorum. Biraz araştırmış (fazlasıyla kullanma talimatı okumuş!), kişisel tecrübeleri oluşmuş, takıntı derecesinde gözlem yapan  biri olarak Instagram’da takip ettiğim annelerin çocuklarını oto koltuğuna oturtmadıklarını (ya da doğru bağlamadıklarını ya da koltuğu yanlış monte ettiklerini) görünce yorum yazmamak için dişlerimi sıkıyorum.

Bu konularda ne kadar yazsam, kendimce ne kadar bağırsam yeterli değilmiş gibi geliyor. Acaba işin duygusal boyutunu aşıp biraz daha teknik bilgi paylaşsam, insanların okumaya üşendikleri şeyleri gözlerine gözlerine sokmaya çalışsam, belki bir iki istatistik, birkaç çarpıcı video koyacak olsam milletin yumuşak karnına dokunup, konunun biraz daha ciddiye alınmasına katkım olur mu?

Denemeye değer sanki…

  • Oto koltuğu nasıl seçilmeli: hangi yaşta, ne tür oto koltuğu tercih edilmeli?
  • Oto koltuğu nasıl kullanılmalı: Nasıl takmalı, çocuğu nasıl yerleştirmeli?
  • Oto koltuğu kullanımında sıkça yapılan yanlışlar nelerdir?
  • Tatile çıkarken güvenlik – Uçak seyahati, araba yolculuğu…
  • Puset seçimi – hangi yaşta, ne tür puset kullanılmalı? Pusetle gezerken güvenlik nasıl sağlanmalı?

gibi konularda söyleyeceklerim var. Geçtiğimiz aylarda bahsettiğim Kiddy markasının destek olacağı “Kiddy ile Seyahat Güvenliği” kategorisi altında bu konularda yazılar hazırlayacağım. Gereğinde yazılarıma istatistikî ve teknik dayanak sağlamak üzere Kiddy’den içerik desteği alacağım.

Kiddy2

Belki böylece bugüne kadar arkadaşlarıma anlatamadığım, Instagram’da görüp de “O öyle takılmaz!” ya da “Alooo, koltuksuz nereyeeee?” diye yazamadığım durumlarda sesimi dolaylı yoldan da olsa duyurabilirim. Belki o zaman bebeğin ana kucağını arabasına sabitlemeden seyahat eden arkadaşıma gizli bir e-mail hesabından “Bak Blogcu Anne ne yazmış — bir dost” rumuzlu bir e-mail gönderir, vicdanımı biraz olsun rahatlatabilirim.

Ve bu yazıları okuyan bir kişi, tek bir kişi “Bundan böyle oto koltuğu olmadan arabayı şuradan şuraya hareket ettirmem” ya da “Ana kucağını yanlış kullanıyormuşum, şimdi düzelttim” der belki… Belli mi olur?

Çocukların kaybolduğu, can güvenliğinin sağlanamadığı ve kimsenin bu konuda bir şey yapmadığı bir ülkede “Arabada seyahat ederken çocuklarınızı oto koltuğuna yerleştirin” demek lüks mü kaçar? Yoksa zaten bizler GÜVENLİK konusuna hak ettiği önemi vermediğimiz için mi her gün yeni bir kayıp çocuk haberine uyanıyoruz?

Kayıp çocuk haberlerine anne babalar olarak çok sert tepki gösteriyoruz, sonuna kadar da haklıyız. Ama ben bu anne babalara sormak istiyorum: kaçınız çocuğunuzu arabada seyahat ettirirken oto koltuğu kullanıyorsunuz? Kaçınız “Şuradan şuraya” deyip es geçmiyorsunuz? Kaçınız koltuğu doğru sabitlediğinizden, kemeri doğru şekilde bağladığınızdan eminsiniz?

Çocuklarımızın güvenliğinden en önce biz sorumluyuz. Kontrol edemediğimiz çok şey var, ne yazık ki… Ama kontrol edebildiklerimiz de var. Çocuklarımızın güvenliğini, kontrol edebildiğimiz ve hayat kurtaran tercihleri yaparak sağlamaya başlayabiliriz.

Kiddy

Bu yazı, bebek ve çocuklar için seyahat güvenliği ürünleri üreten Kiddy’nin desteği ile yayınlanmıştır ancak yazdıklarım kendi fikirlerimdir. Bu bölümdeki diğer yazıları buradan okuyabilirsiniz.

13 yorum

  1. Incir'in Annesi

    Bulundugumuz yerde arabanin arka koltugunda da emniyet kemerini kullanmak zorunlu!! Herkes buyuk kucuk bu yonde egitiliyor. Kizimizi da taaa Dunya’nin bir ucundan ozellikle tasiyip getirdigimiz araba koltuguna oturtuyoruz. Ancak, Turkiye’ye geldigimde arabanin arka koltugunda emniyet kemeri takilmasinda sorun yasiyorum. Kizimla taksilere binmek zorunda kaliyoruz, dolayisiyla cocuk koltugu olmuyor. Durak taksimize her seferinde emniyet kemerini takabilecegim bir taksi yollayin dememe ragmen genelde koltukla bagaj arasina sikistirilmis kemerlere denk geliyorum. Her seferinde bu kemeri bu arabaya yapmalarinin bir sebebi var konulu nutkumu atmaya basliyorum. Artik ogrendim, duraga telefon actigimda eger kemeri baglayamazsam arabanizi geri gonderirim diyorum. Nedense o kemerler batiyor kardesim soforlere. Kendileri de zaten baglamiyor. Bir seferinde dayanamadim, soyledim. En cok siz arabada zaman harciyorsunuz, asil risk grubunda olan siz soforlersiniz, neden baglamiyorsunuz dedim? Abla surekli inip biniyoruz, tak cikar olmuyor dedi bana. Ayol nesi zor bunu takip cikarmanin demedim tabii. Sizin evde aileniz var, sorumlusunuz onlara karsi dedim. Size bir sey olsa kim eve ekmek goturecek, ekmegi birak cocuklariniz babasiz kalacak falan diye kendimce soforun icine endise dusurmek istedim ama biliyorum hiiic ise yaramadi.

    Bir de eskiden arabalarda cocuk koltugu mu vardi? cilar var ki beni benden aliyor. Bence kamu spotu falan degil bizim sirketimizde izledigimiz is guvenligi amacli videolardan izletmeli her yerde. O deniz otobuslerinde alakasiz sacma sapan reklamlar donecegine, kazalar nasil oluyor diye videolar yayinlanmali.

    Keske buraya ekleyebilsem Yeni Zelanda’da tvlerde yayinlanan bir “trafikte dikkatsizlik” videosunu. Siz buyuk bir dikkatle, cok iyi araba kullansaniz bile karsinizdakinin dikkati bolunebilir, hayatinizi baskasina emanet etmeyin, hep dikkatli olun mesaji veriyor.

    Cenem dustu:) Sevgiler,

  2. Bu konu gerçekten sıkıntılı; siz arabanızda koltuğa oturtsanız, diğer toplu taşımalarda taksilerde, servislerde koltuklar yok, emniyet kemerleri çalışmaz. Çok normal bir hak için bile mücadele vermeniz gerekir,olan sinir bozukluğu. Geçen gün kreşin servisinde sorun oldu, ben söylendim onlar bana sinir oldu başıma ağrılar girdi. Ay bunuda anlatmazsam olmaz; Kalabalık bir akraba grubu ile düğüne gidiliyor, bir akrabamız bu araba koltuğu çok yer kaplıyor çıkarıp bagaja koysanız daha çok insan biner dedi,tabi benim sinirler hopladı,o oğlumun güvenliği için ve herşeyden önemli, sığmayan taksiyle gelebilir dedim. Noldu ben sinir bir tip, eminim o akraba hala bana gıcık oluyor. Türkiyede yaşamak zor, ya tırnak içinde mutlu mesut HALK gibi yaşayacaksınız, yada sürekli diken üstünde, baş ağrılarıyla hayatınızı sürdürüp gideceksiniz. Off güzel ülkemde yaşamak için direniyoruz, sevgiler:))

  3. arabamız olmadı hala da yok oğlum iki yaşına basmak üzere ama ilk günden itibaren oto koltuğumuzu aldık. dedemizin arabasında tüm seyhatlarimizde kullandık. şehirlerarası otobüslerde bile onu kullandm. uçak yolculuğuna onunla çıktım otobüs aktarmalarında lazım olur diye.. bence de çok önemli güvenlik.. şimdi kg sınırına yakınız yeni koltuğa bakmaya başladık bile yalnız arabamız olmadığı için şimdilik almadık beklioruz. sene sonu gb hem yeni kardeş hem araba gelecek inş :))
    elifcim bu yüzden bol ürün incelemesi istiyorum senden ya da bol bol kullanıcı yorumu. ne marka ne yön isofix autofix.. hepsi sorun benim için..

  4. Benim de en titiz olduğum konulardan biri bu arabada güvenlik konusu. Çocukluğumdan beri kimse beni zorlamamışken, arkada da otursam hep emniyet kemeri taktım. Çocuk aklımla yaptım bunu, korktuğumdan. Babam da hep aynı şeyi söyler, “trafikte başkasına güvenilmez, sen iyi araba kullanabilirsin, ama karşındakinin de öyle olacağını bilemezsin” diye. O yüzden taksiye de binsem, fabrika servisine de, emniyet kemersiz kendimi çıplak gibi hissederim hep. Oğluma da doğduğu günden bugüne bu konuda tavizsizim. Eşimin kızı arabada hiçbir zaman emniyet kemeri takmadı, oto koltuğu ya da yükseltici koltuğa oturmadı. Kesinlikle oturtamadım. Neden? Çünkü ne annesi ne babası bu konuda ona bir baskı uygulamadı, benim iyi niyetli söylemlerim de sonuçsuz kaldı, sonuçta ben kimim ki, çocuk benim lafımı dinlemiyor elbette. Anne-baba “oto koltuğuna oturmadan hiçbir yere gitmiyoruz!” demedikten sonra…. Neymiş, zamanında oturtmuşlar, ağlamış durmamış, onlar da vazgeçmişler. Olur mu öyle şey yaa? Ben her konuda bebeğimi ağlatmaya karşıyım asla kıyamam, ne uyku eğitimi ne bişey asla ağlatmadım. Ama arabada koltuğunda ağlamasına kesinlikle göz yumuyorum, katılacak gibi olursa arabayı kenara çektirip öyle alıyorum kucağıma, sakinleşince koltuğa oturup yola devam.
    Ege doğmadan benim aldığım şeylerden biridir oto koltuğu ve “el kadar bebe, ne gerek var oto koltuğuna, sen onu kucağından bırakmazsın ki zaten, ağlar orda..” diyen eşime ilk söylediğim şey, “bu çocuk asla ve asla bir kere bile oto koltuğuna oturup tüm emniyet kemerleri takılmadan 1 metre bile gitmeyecek” oldu. “Ağlasa da çatlasa da o koltuğa oturulacak!” dedim. Allahtan şimdi o da alıştı, bensiz bir yere götürecek olsa bile, mutlaka koltuğuna oturtup kemerini bağlıyor.
    Bu konuya değindiğin için tebrik ve teşekkür ederim. Bence süper bir iş yapıyorsun Elif. Ayrıca uçak seyahatinde ne yapacağımı inan hiç bilmiyorum karnıma ağrılar giriyor. Senin gibi uzun uçak yolculuğu deneyimi olan birinden acil olarak tavsiyeler bekliyorum. 19 Mayıs tatilinde Adana uçağı bizi bekler çünkü 🙂
    Sevgiler!

  5. Ben bu konudaki kati ve kararli tutumumu burada okuduklarima borcluyum. Ozellikle kaza aninda bebegin tonlarca agirlik kazandigi ve kazalarin en cok kisa mesafelerde gerceklestigi hic aklimdan cikmiyor, oturtmana gerek yok ben tutarim denildiginde hemen bunlari soyluyorum, artik yakin cevrem de alisti. Oglum 2 yasinda olacak, sehir disi seyahatlarimizdeki mecburiyetler disinda 1 kere bile ana kucagi ya da oto koltugu kullanmadan seyahat etmedik. Uzun yolculuklarimiz oldu, oglum bazen cok agladi, arabayi kenara cektik sakinlestirdik, ,musaitse gezdirdik, yerine koyup devam ettik. Emzirdigim donemde asla araba hareket halindeyken emzirmedim, hep durduk ve devam ettik. Cevremde oto koltugu kullanan yok desem yeridir, cunku anneler “benimki oturmaz” diyerek bosuna para vermemek icin almiyorlar bile. Bunun egitimle ya da maddi durumla ilgisi oldugunu da dusunmuyorum cunku cevremdeki hemen herkes egitimli ve oto koltugu alacak kadar durumlari var en azindan ama kullanan hic yok. Bir otoparkta cok cok eski bir arabanin icinde oto koltugu gormustum ve o kadar hosuma gitmisti ki. Belki kendileri icin bir seylerden vazgecip o oto koltugunu almislar. O kadar da zor degil aslinda. Ayrica ben araba kullanirken cocugumun arkada oradan oraya savrulmasi beni aglamasindan daha cok rahatsiz eder, varsin aglasin.

  6. eşimin de benim de en çok dikkat ettiğimiz konuların başında geliyor..allah korusun hele ki istanbulda hayatta bu riski almam, alamam..şükürler olsun ki oğlum da koltuğunda ağlamıyor..gerçi şu an ana kucağında, koltuğa geçtiğinde nasıl olacak bilemem ama sanmam ki rahatsız olsun ağlasın..

    benim sorunum taksilerle..hemen hemen hiçbirinin arka koltuğunda emniyet kemeri soketi yok..bu nedenle ana kucağını bağlayamıyorum..arabam yok benim o yüzden eşim yokken ya yürüme mesafesi yerlere çıkıyoruz ya da dedesini ya da dayısını arayıp bizi gideceğimiz yere götürmelerini rica ediyoruz..

  7. Bence de bu konu gozardi edilmeyecek kadar onemli. Ve evet ben de Amerika’da cocuk buyutmenin avantajini yasiyorum. Kemerini baglamadan cop atmaya dahi gitmiyorum. Ve olmasi gereken de bu bence. Cocuklari pusetten araba koltuguna gececek arkadaslar icin de soyleyebilecegim sey daha rahat olacaktir. Benim oglum one bakan koltuga gectikten sonra cok daha rahatladik. Aglamalar azaldi. Buyudukce cevreyi izlemeye basladi. Kisacasi hersey daha rahat olacaktir yeter ki siz bu konuda taviz vermeyin. Bir de yolculuklarda pratik olan bir urun tavsiye etmek isterim ki ilerleyen yazilarda Elif de bahsedecektir. Hem oto koltogu hem de stroller (bebek arabasi) olarak dizayn edilmis urunler var. Tekerleklerini katlayinca araba koltugu oluyor diger zamanlarda da bebek arabasi.Fiyati biraz pahali ama surekli seyehat eden aileler icin cok buyuk kurtarici olacaktir.

  8. Cok haklisiniz Elif Hanim, bu obsesif olmak degil ama gel bunu vatanimda “bisii olmaaaz”la hayatini devam ettiren insanlara anlat. Emniyet kemerini takmayan bir insan arabada sadece kendisine tehdit degildir. Bir kaza aninda savrulacagi icin emniyet kemerini takmis olan yolculara bile tehdit unsuru olusturur. Su video’nun linkini vermek istedim. Gercek bir kazaya dayali. Emniyet kemerini takmamis bir gencin carpisma aninda emniyet kemerini takmis arkadaslarinin beyin travmasindan olumune yol actigini anlatiyor.
    https://www.youtube.com/watch?v=PU3Gd0RjDr0

  9. Benim takildigim konulardan biri de cocugu oto koltuguna baglayip, yanina kemersiz oturan kisiler! Bir carpisma testi videosu seyretmistim zamaninda. Arabada 4 kisi var. 3 un emniyet kemeri bagli, sadece arka koltukta oturanlardan biri takmamis. Carpisma aninda, kemersiz kisi savrulup, kemerli kisilere siddetle carpiyordu. Cocugu koltuga baglayip is bitmiyor maalesef. Yaninda oturan kisilerin de emniyet kemerlerini taktiklarindan emin olmaliyiz. On koltukta emniyet kemeri takma aliskanligi olan kisiler bile arka koltukta kemer takmaya gerek duymuyorlar. Ben boyle durumlarda israr ederken ters tepki alirsam “senin icin degil, kizim icin takmani istiyorum zaten.” diyerek net tavir koyuyorum.

  10. Çok çok güzel bir yazı olmuş bu. Hani demişsiniz ya İnstagram’da birileri yanlış uygulama yapınca zor tutuyorum yazmamak için diye:) Bundan 1-2 sene önce popüler anne bloglarından birini yazan, sizin de tanıdığınızı bildiğim bir anne, bebek denilecek yaştaki kızını bahsettiğiniz gibi öne ters oturtturmuş, araç park (sanırım ve umarım?) halindeyken kızının vitesle nasıl oynadığının fotoğrafını paylaşmıştı. Bunun üzerine sizin gibi Amerika’da yaşamış bir takipçisi çok nazik bir şekilde bunun riskli olduğunu kendisine yazınca, ne ‘sen kimsin?’ ne ‘çocuğumu benden daha mı iyi düşüneceksin?’ ne de ‘eleştirmek için eleştirmeyin (neredeyse kıskanıldığını iddia edecekti bu noktada:))’ kalmıştı…Anlayacağınız uyarsanız bile, niyetiniz dünyanın en saf ve iyi niyetli uyarısı olsa da maalesef saldırıyla karşılaşıyorsunuz güvenlik konusunda dahi!

  11. Merhaba Elif,
    Bir mail atıp fikir sormak istediğim konuyu yazmışsın tam da, ne güzel. Biz Almanya’da arabasız bir hayat yaşıyoruz, ama oğlum için doğduğundan beri anakucağı şeklindeki, 13 kiloya kadar olan, ters bağlanan oto koltuğunu taşıdık yanımızda İstanbul’a, her bindiğim araçta da inatla kullandım kemeri, kaç taksi şoförü ile tartıştım bu konuda bilemessin 🙂

    Kuzucuğum artık büyüdü, bu koltuğa sığmıyor, 9-18 kg arası olan koltuğa geçmemiz lazım. Lakin bu koltuğu anakucağı gibi taksiden taksiye taşımam olanaksız, hem ağır, hem tutup taşıyacak bir yeri yok. Ailemdeki arabalar için yine getirebilirim, ama taksiye bindiğimizde nasıl davranacağım ben?

    15-36 kg arası olan koltukların sadece altları ayrı olarak kullanılabiliyor ya, Oki-Doki diyorlar, onu mu taşısam yanımda taksi için? Genelde 3 yaş sonrası için bu koltuklar, ama bizim kuzu oldukça uzun olduğundan idare edebilir mi acaba? Elbette ki doğrusu bu değil, ama taksi için başka bir çözüm bulamadım.

    Bir de toplu taşıma tecrübelerinizi soracaktım, oğlum doğduğundan beri pek kullanmadım İstanbul’da toplu taşuma araçlarını. Otobüse, metrobüse vb. binmek rahat mı? Çok teşekkürler şimdiden…

    • Toplu taşıma araçlarına pusetle binmeyi kast ettim elbette 🙂

    • Nereden, ne zaman bindiğine bağlı olarak değişiyor. Kalabalık saatlerde binmiyorsan, evet, oldukça rahat. Ancak metrobüs çok sıkıntılı ve boş olduğu saatler az. İş gidiş çıkış saatlerinde pusetle binmek imkansız bile olabilir, onu hiç denemedim.