12 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü, 9. hafta

Sanem’in Gebelik Günlüğü tüm hızıyla devam ediyor. 

Sanem’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Merhaba Blogcu Anne okurları,

Burada hem eşimin iş çevresinden, hem de benim dil okulunda tanıştığım değişik milletlerden birçok arkadaşımız var. Neredeyse hepsinin de bir ya da birden fazla çocuğu var. Böyle olunca, her biraraya geldiğimizde konu dönüp dolaşıp çocuklu hayata geliyor. Çocuk belli bir yasa gelip kreşe başladıktan sonra hepimizin çocuklu hayatı aşağı yukarı benzerlikler gösterse de özellikle bebeğin doğduğu ilk zamanlarda kültürel farklılıklar çok oluyor.

Sanem9

Danimarkalılar, aileleri burada yaşasa da büyükanne ve büyükbabalardan öyle çok büyük destek almıyorlar. Hatta geçtiğimiz günlerde ziyaretimize gelen Danimarkalı bir arkadaşımız Dan “Büyükanneler öyle uzun saatler torunlarına bakmazlar onların da kendi hayatı var” dedi. Çinli arkadaşlarımızın adetleri ise çok başka. Çocuk doğmadan önce büyükannelerden biri buraya geliyor. Doğumda ve sonrasında vizesine bağlı olarak kalabileceği maksimum sürede ailenin yanında oluyor. Bu süre yaklaşık üç ay kadar. Sonra sırasını diğer büyükanneye devrediyor, o da kalabileceği maksimum sürede kalıyor. Bu böyle dönüşümlü olarak neredeyse bir yıl devam ediyor ve her yere ama her yere üç yetişkin bir bebek olarak gidiyorlar. Çek Cumhuriyeti’nden başka bir arkadaşım var. Onun durumunda ise, doğumda bile yanlarında kimse yoktu. Büyükanneler, doğumdan birkaç hafta sonra birkaç günlüğüne bebeği görmeye gelmişlerdi.

Bizim durumumuz bunların tam ortasında sanırım. Aylarca kendi düzenlerinden kopmasını bekleyemem annelerimizin ama doğumda yanımızda olmaları bizim için çok değerli.

Kreş ve anaokulu sisteminin burada çok gelişmiş olmasını Danimarkalı ailelerin büyüklerinden yeterli destek görememelerine bağlıyorum. Buradaki sisteme göre doğum yaptıktan sonraki en geç üç ay içerisinde bebeğinizin kreş kaydını sisteme yapmış olmanız gerekiyor. Aksi takdirde açıkta kalma olasılığınız çok yüksek. Bağlı bulunduğunuz belediyenin sisteminde bütün kreşleri görebiliyorsunuz. Oradan kriterlerine bakarak istediğiniz kreşi seçebiliyorsunuz. Bu kriterler genelde kreşin açılış kapanış saatleri, öğlen yemeği verip vermemesi, eve yakınlık uzaklık olarak değişiyor. Onun dışında işleyişte neredeyse hiç fark yok. Her kreş oda başına en fazla on bebek kabul edebiliyor. Bu odalarda en az bir tanesi pedagog olmak üzere yine en az üç çalışan bulunuyor. Yani her çalışan ortalama üç bebeğe bakıyor aynı anda.

Bebekler en erken dokuz aylıkken başlayabiliyor kreşe. Her bebeğin ayrı bir alışma süreci var ama buna bakılmaksızın bebeğin kreşe başladığı ilk bir hafta anne ya da baba bebekle birlikte oluyor. Eğer bebeğin ihtiyacı varsa bu süre tabi ki uzuyor. Efe on dört aylık olduğunda başlamıştı kreşe. İlk gün sadece bir saat kalmıştık, ertesi günlerde yavaş yavaş arttırmıştık saatleri. Bir haftada hem orada çalışanlara, hem de ortama uyum sağlamıştı Efe.Bizim durumumuzda alışamayan kişi ben olmuştum. Efe gayet mutluydu ama ben ilk zamanlar eve geldiğimde ağladığımı hatırlıyorum.

Özel kreşler yok denecek kadar az burada. Bir bebeğin bakım maliyeti gerçekten çok yüksek. Özel kuruluşlar devletten mali destek almıyorlar dolayısıyla ücretler daha yüksek. Bunun dışında yine belediyeye bağlı olan “dagplejemor” denilen bakıcı anneler var. Bu bayanlar kendi çocuklarıyla birlikte en fazla üç çocuğa bakıcılık yapıyorlar.

Kreşler çoğunlukla saat 07:00’dan itibaren açık oluyor. Bu saatlerde genellikle işe erken gitmek durumunda olan ebeveynler çocuklarını bırakıyor. Günlük rutin saat 09:00’da başlıyor. Bir daire oluşturarak birbirlerinin isimlerini tekrar edip şarkılar söylüyorlar. Arkasından kahvaltı ve çok olağanüstü bir hava olmadığı sürece yaz kış bahçede oyun saati başlıyor. Bahçede kurtlarını döküp acıkan bebekler güzel bir öğlen yemeği yedikten sonra uyku rutinine geçiyorlar. 0-2 yaş arası bebekler eksi on dereceye kadar olan havalarda dışarıdaki yatak-arabalarında uyuyorlar. Tabii ki uygun termal giysilerle. Bu ayrı bir yazı konusu olacak kadar değişik bir uygulama bence ama çocuklara çok faydası olduğu kesin. İki yaşın üstündeki bebekler ise odalarda bulunun yataklarında uyuyorlar. Ortalama iki saatlik bir uykunun ardından öğleden sonrası atıştırmalıklarını yiyorlar. Tam bu saatlerde aileler birer birer çocuklarını toplamaya geliyor. Aileler gelene kadar çocuklar yine genellikle açık havada kum havuzunda oyun oynuyor oluyorlar.

Danimarka’nın çocuklarla olan hayata ve uygulamalara bu kadar önem vermesinin sebeplerinden biri hiç şüphesiz genç nüfusun az olması. Çocuk yapmaya yönelik birçok teşviğin içinden eğlenceli bir tanesini paylaşarak bugünkü yazımı noktalamak istiyorum.


Danimarka’nın Çocuk Yaptırmaya Teşvik Reklamı paylaşan: CezmiKa

Haftaya görüşmek üzere,

Sanem.

12 yorum

  1. danimarka’da çocuklar uyurken üstüne kar yağmıyomuş demek ki :). ne kadar farklı anlattıklarınız. biz burada 2 yaşındaki çocuğu 30 derece sıcaklıkta bile battaniyelere sarıyoz halbuse:)

  2. Sanki kendimi dinliyorum yazilarinizi okurken, Norvec’te de durum aynen boyle. Cocuklarin disarida uyumalari, hava ne olursa olsun disarida oyun oynamalari cok buyuk bir nimet. Dun saganak yagmur altinda ordek beslemeye nehre yuruyus yapmislar, henuz 2 yasindalar.
    Turkiye’de yegenimin kresine gittigimde karsilastirma firsatim oldu, cocuklar yuvaya en cici elbiselerini hatta kostumlerini giyerek gidiyorlar (hatta simdiden yaris bile var aralarinda), hava yagmurlu ise disarida oynama sanslari yok. Ama onlarin da iceride yaptiklari yaratici aktiviteler ve yemek menuleri cok hosuma gitti. Bizimkilerin ise hergun parti var, icine termal iclik disina park kiyafeti tamamdir, islananlar camurlanan park kiyafetleri hergun yikanmaz kurutucuda kurutulur ertesi gun giyilir.
    Karsilastirdikca goze batiyor farklar belki de hic dusunmemek yasamin akisina kapilmak en iyisi.

  3. Hahaha termal giysilerle çocukların dışarda uyumasına güldüm 🙂 yazık ama onlara 🙂

  4. walla ben de reklama çok güldüm. karnımdaki de eşimin iş kaçamağı sonucu :))
    önceki de benim iş gezime gelmişti misafir olarak oradan kalma..
    ayy ne komik yaa :))

  5. yahu ben anlamadım yani danimarka’da yavrular hiç kesme, yapıştırma, boyama ne bileyim hamur filan yapmıyorlar mı? akşama kadar hep mi bahçede oyun? en çok oyun oynasın tabii bence de ama böylesi de çok değil mi yahu? bir de niye hep dışarda uyuyorlar ki? ilginçmiş…

    ama teşvik reklamı süpermiş 🙂 karnımda bir adet oğlan olduğu halde bi tane daha yapasım geldi benim bile 🙂

    • Yapiyorlar aslinda ama acik hava aktivitelerine daha fazla onem veriyorlar. Dolayisiyla her gun disari cikmalarina ragmen, bahsettiginiz el isi aktivitlerini haftada belki 2-3 kere yapiyorlar =)
      Disarida uyuma konusu ise 0-2 yas arasinda oluyor. Bagisikligi henuz yeterince gelismemis bebekleri kapali bir alanda uyutmayarak salgin hastaliklardan koruyorlar. Ayrica acik havada cocuklar cok daha uzun uyuyor. =)

  6. Merhaba Sanem,

    Bu kres ve bebek bakimi konusu bizim alistigimizdan ne kadar farkli degil mi? Hollanda’da durum Danimarka’dan biraz daha degisik (ya da vahim 🙂 ) Calisan anneler icin yasal dogum izni toplam 16 hafta ve bunun 4-6 haftasini dogumdan once kullanmak gerekiyor, ki bu da yeni dogan bebeklerin yaklasik uc aylikken krese gitmeleri gerektigi sonucunu doguruyor. Dolayisiyla burada kres arayislari hamile kalir kalmaz basliyor 🙂 Gerci son yillarda ekonomik kriz nedeniyle krese giden cocuk sayisinda ciddi bir azalma var, issizlik cogaldi, is garantisi azaldi vs. dolayisiyla krese olan talep de azaldi. Danimarka’da dogum izni cok daha uzun diye biliyorum, hatta babalarin da dogum izni kullanabildigini duymustum, dogru mu?

    Aileden genelde cok fazla yardim almiyorlar burada da, zihniyet ayni “Herkesin kendi hayati var”. Buyukanne-buyukbabalar haftada 1-2 kez cocugun bakimina yardimci olabiliyorlar, daha fazlasina –Hollandali ailelerde- rastlamadim henuz. Gerci emeklilik yasinin simdilerde 67’ye ciktigini dusunursek, zaten hangi ara baksinlar torunlara oyle degil mi? Biz sansliydik oglumun dogumunda; ilk 3 ay ben evdeydim, sonrasinda da hem annem hem kayinvalidemden yardim aldik, donusumlu olarak baktilar yaklasik 6 ay. Krese gittiginde 10 aylikti ve esim de ben de 4 gun calisiyorduk, dolayisiyla haftanin 3 gunu kreste, 4 gunu evdeydi. Simdi 2,5 yasinda ve cok aliskin krese, cok da severek gidiyor. Senin de anlattigin gibi cogu zamani disarida geciriyorlar. Mevsimine gore, yaprak, kozalak topluyorlar, veya mevsimlik bitkiler yetistiriyorlar bahcede. Bir de tavsanlari var, onun bakimiya ilgileniyorlar. Bol bol kosturup temiz hava aliyorlar. Kum havuzunda oynuyorlar. Bahcede kitap okuyorlar. Yagmur yagiyorsa su birikintilerinde zipliyorlar 🙂 Hava cok cok kotu degil, firtina da yoksa cogunlukla disaridalar. Ancak disarda uyuma Danimarka’ya mahsus birsey galiba, ya da belki daha cok Iskandinav gelenegi. Burada yaygin degil. Bizim yakinlarimizda bir kreste bu seneden itibaren –isteyenlere- boyle bir imkan verildigini duydum ama ne yalan soyleyim, cevremde hic ornegini gormedim. Yalniz Hollandalilar yaz-kis yatak odasi penceresini aralik birakirlar uyurken, cok kez sahit oldum ama kendim henuz o derece adapte olamadim demek ki buranin adetlerine. Bizde sadece yazin acik birakilir, o da kendi odamiz, oglumunki degil 🙂

    Carsambaya yeni yazini dort gozle bekliyorum!

    Sevgiler,
    Seda

    • Merhaba Seda,

      Bu disarida uyuma mevsunu ilk duydugumda ki tepkim delirmis bunlar, hayatta yapmam oldu! Sonra yavas yavas fikre alistim. Efe de biraz kendini belli etti cunku. Disarida daha rahat ve uzun uyuyordu. Biz de o pusetinde uyurken, kahve keyfi yapiyorduk esimle. Krese basladiginda yaz, kis disarida uyumaya basladi. Sonra bir baktim yine yaz kis demeden ben de Efe uyuyunca onu pusetinde kafenin onunde birakiyorum ben iceride sicak sicak cay kahve keyfi yapiyorum. Kolay adapte oldum cunku Danimarka’lilarin soyledigi kotu hava yoktur, kotu giyim vardir lafina ikna oldum. Efe’cigim de gunduz uykularini en az bir saat uzatinca baska turlusunu yapmak olmazdi zaten =)

      Dogum izni burada dedigin gibi esler arasinda paylasiliyor, yaklasik bir sene. Buna ek olarak bebegin dogdugu gun baslayan firmadan firmaya degismekle birlikte yaklasik 2-4 hafta arasinda babanin kendine ozel izni var. Ne kadar guzel degil mi? Babalarin cocuktan uzak kalma derdi, ya da bebegin bakimina istirak edememe durumu soz konusu degil. Esim, Danimarka’da baba olmak zor diye dalga gecer hatta. =)

      Sevgiler..