20 Yorum

Bir mezuniyet hediyesi olarak dolgun dudaklar

Geçen hafta posta kutuma bir bülten geldi, giriş kısmını olduğu gibi yayınlıyorum:

Mezuniyet öncesi 15 dakikada dudaklarınızı dolgunlaştırın

Yıllardır sıralarını aşındırdığınız okuldan mezun olacağınız gün yaklaşıyor mu? Alacağınız diplomayı duvara astığınızda yanında bir de mezuniyet balosunda çekilmiş muhteşem bir fotoğrafınız olsun istemez misiniz? Birbirinden renkli giysilerle ve yüksek topuklu ayakkabılarla katıldığınız balonun “en güzel kızı ben olmalıyım” diye düşünüyorsanız kış mevsiminde ara verdiğiniz bakımlarınıza yeniden başlamalısınız. Ancak sadece giysiniz ve saçınızla değil dolgun dudaklarınız ve kırmızı rujunuzla da dikkat çekmek ve herkesi hayran bıraktırmak istiyorsanız kendinizi ehil ellere bırakın.

diyor ve devam ediyordu.

Özetle, estetik dermatolog bir yardımcı doçent, dolgun ve belirgin dudaklar için özel bir uygulama geliştirmiş. Dudak çizgilerinin içine ve dudak yapısına dolgu maddesi enjekte ediyormuş. Bu sayede dudak çizgisi belirginleşip dudakların daha dolgun bir görünüme sahip olması sağlanıyormuş.

Bültenin devamında, bugüne kadar kızların genç yaşta lazer epilasyon, burunda estetiği, göğüs büyütme veya şekil değiştirme talepleriyle geldikleri, ancak son dönemlerde daha farklı isteklerle başvurabildikleri anlatılıyor. Özellikle dudak bölgesinde yoğunlaşıp mezuniyet gibi önemli günler öncesinde daha dolgun gösterebilecek dolgunlaştırmaya yöneliyorlarmış. 16-18 yaş arasında büyük bir talep artışı varmış.

Allah’ım sen aklımı koru!

Annem ortaokuldan mezun olurken ilk sallantılı küpemi almıştı bana hediye olarak. Kendimi çok büyüdüm zannetmiştim. Hala da en sevdiğim küpemdir.

Demek artık mezuniyet hediyesi olarak dolgun dudaklar hediye ediyor anne-babalar çocuklarına?..

Pes…

20 yorum

  1. Didem Aygen Cakiroglu

    Gercekten cok yazik. Bu doktor amcanin bu kadar mi cok paraya ihtiyaci varmis? Umarim kizimi gelecekte bunlardan koruyabilirim.

  2. İnanamıyorum, hipokrat yemini etmiyordu bu tecrübeli doçentler!!!!!

  3. Oğlumun 5 yaş yıl sonu gösterisinde okul müdürü kızların annelerinden topuklu ayakkabı ile göndermemelerini rica etmişti, ben de şoka girmiştim. bir yerde bir yanlışlık yapıyoruz sanırım. sadece doktorun açgözlülüğü deyip geçemiyorum 🙁

  4. Incir'in Annesi

    Ben zaten pek cok konuda ne kadar safmisiz diyorum. Gerci buyuk ihtimalle annem de zamaninda kendisi icin beni gordukce boyle dusunuyordu ama bu resmen uc nokta. Yetiskinlige ermemis kiz cocuklarinin tibben bu tarz operasyon gorebilmesi mumkun de olmamali.

    Lise son mezuniyet fotograflarimda daha kaslarimi almamistim. Oyle soyleyeyim. Ustelik baskici falan bir ailem de yoktur. Buna ragmen.

    Zaman degisiyor. Aslinda akli basinda olan her daim ayni.. Akli basinda.

    • Incir'in Annesi

      Biz kucukken MTV muzik kanaliydi. Asiri oldugunu dusunse bile ailelerimiz mesela asirilik Madonna’nin memesine farkli bir bustiyer takmasindan ibaretti falan. Simdi evde bir 13 yas kizi olunca MTV’yi acar olduk. Arada muzik verilen, cogunlukla reality tv tadinda programlarin oldugu bir kanala donusmus. Sweet 16 dogumgunu partileri var ki aman allahim. Son derece luks bir arabanin hediye olarak verildii, binlerce dolarin harcandigi, davetiyelerin dogumgunu sahibi kiz tarafindan bir minik toplantiya donusturup dagitildigi, davet edilmeyenleri cocugun ezim ezim ezdigi, neresinden tutsak elimizde kalacagi bir TV programi.

      Genelde kanaldaki programlarda yeralan genclerin profile takma sac ve tirnaklardan, rukus makyajlardan, acayip kiyafetlerden ibaret. Biliyorum bunlari yazarken cok bagnaz gorunuyorum ama nasil desem eskiden asilik falan vardi. Bu asilik degil de ucuzluk gibi.

  5. İnanılır gibi değil! Allah’ım sen aklımızı koru!

  6. valla ben universiteye baslarken ilk kasimi aldirmistim da kendimi bir garip hissetmistim. hatta universite sonda ilk golgemi yaptirdigimda sacima babam kizar mi acaba korkusu bile yasamistim ya…ama simdi kizin sinifinda sacinin bir kismini boyatan arkadaslari oldugunu soyluyor. oha falan oluyorum ki daha ilkokul kisminda:)))))

  7. Merhaba Elif,

    Gecenlerde zincir kuaforlerden birinde, henuz ilkokul caginda , 2 bilemedin 3. Sininif yaslarinda, bir ki cocuguna brezilya fonu yapildigina sahit oldum ! Dukkan sahibine ” bu yastaki cocuga nasil boyle bir uygulama yaparsiniz !?” Diye sordugumda aldigim yanitlar sirasiyla:
    – ama kullandigimiz malzemeler tamamiyle organik
    Ben : peki organikse ve zararli degilse, neden uygulamayi yapan da, cocuk da maske takiyor ?
    – annesi ve babasi da buradalar, kiz cok mutsuzmus kivircik saclarindan, onlar cok direttigi icin biz de kabul ettik
    Ben: Sizin de bu yasta cocugunuz var, ona yaptirirmiydiniz ?
    – telefon calar ve dukkan sahibi ” tatli” sohbetimizi yarida birakarak, elinde telefonla yanimdan kacarak uzaklasmak zorunda kalir …

    Bu isler gercekten artik zivanadan cikti. Ama en buyuk suc buna izin veren anne babalarda diye dusunmeden edemiyorum. Benim de kizim var, buyuk konusmayayim, ya o da isterse, bu tavrimi koruyabilecek miyim ? Kesinlikle evet.
    Ancak bazen yalnizca ebeveynlerin karsi cikmasi ile olmuyor. Toplum olarak, kanunen de resit olmamis cocuklara yonelik bu tarz uygulamalarin sinirlandirilmasi be ciddi cezai islem konulmasi gerektigini dusunuyorum. Sevgiler

  8. 35imde bile yaptırmayı düşünmediğim, ilerde belki dediğim şeyler 16 yaşındaki gencecik ve dolayısıyla muhteşem güzellikteki kzılara yakıştırılmış. onlar zaten güzel ve alımlı ama gel gör ki toplum öyle bir noktaya geldi ki çok zayıf angelina jolie gibi dudakları olmayanlar çirkin oldu.

    ama can alıcı nokta “kış mevsiminde ara verdiğiniz bakımlar”: okul gerekisz ve gerekisz işleriyle sizin kendinize ayıracağınız vakti çalıyor demenin hoş kelimelerle ifade edilmişi bence.

    neresinden tutsak elimizde kalacak ifadeler ve çocuklarımızı bunlardan nasıl koruyacağız.

    bir not: kızım kendisi ile yaşıt arkadaşının evinden makyaj yapılmış olarak geliyor kim yaptı dediğimde ….’ya annesi biten rimelini vermiş ondan sürüyoruz cevabunı alıyorum. kızım sen böyle zaten çok güzelsin, hem bunlar senin için zararlı olabilir diyorum ama kime ne, bilmem kimin topuklu babatlerinden bahsetmeye başlıyor hemen.

  9. Eminim ki hala mezuniyet hediyesi olarak çocuğuna sallantılı küpe hediye eden ebeveynler de vardır Elifcim. Umudumu yitirmedim 🙂

  10. Elif Hn.,
    Kızım 3. sınıfa gidiyor ve arkadaşları her türlü etkinlik,gösteri ve eğlencede saçları yapılı ve makyajlı geliyorlar,benim kızım için ise bunlar söz konusu bile değil,o daha 9 yaşındalar ve Melek kendi duru güzelliklerinin her türlü kozmetik ürünü ile yapılandan çok daha güzel olduğunu biliyor.Sadece onlarla konuşarak çevremizdeki çılgınlıklardan koruyabileceğimizi umuyorum.
    Sevgilerimle

  11. Ben de bir kaç sene önce bir estetik cerrahın tvde lise mezuniyeti için liseli kızların estetik ameliyat istemesinin gayet doğal olduğunu söylediğini izlediğimde sinir küpü olmuştum. Bu adamların her şeyi para olmuş.

  12. Eeee kadin degil miyiz mukemmel olmak zorundayiz, gercek hayatta photoshop’li gorunmeliyiz. Erkeklere benzer bir “mezuniyet hediyesi” sunmak bu doktorun aklina gelir miydi acaba?
    Seksizmden bahsetmisken herkese Miss Representation adli belgeseli gormelerini tavsiye ederim.
    http://therepresentationproject.org/

  13. Yaziyi soyle bir okudum da, tam pedofil kafasi, manyak!

  14. bana da geldi ve Allahım sabır ver dedim içimden. İki kız annesi olarak geleceğimizi çok karanlık gösterdi bana…

  15. Çocuk gelinlerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz, maalesef çok üzülerek söylüyorum ki şaşırmadım bu reklama :(((

  16. işte, bir kız annesi olarak en büyük korkum bu. ben ne kadar onu korumaya çalışsam da bir gün böyle annebabaları olan yazık! kızları görecek ve “anne, ben de onun gibi topuklu giymek istiyorum ben de bilmem kim gibi oje sürmek istiyorum ( bu korkum yüzünden daha bir bilemedin iki kere kendime oje sürmüşlüğüm vardır) diyecek. çok kortuyorum elif çoook :)) evlerden ırak olsunlar
    bu yüzden özel okul nicedir soru işaretidir kafamda. genelde özel okula giden bebelerde görüyorum bu tür davranışları. istanbulda çok fena!!! paralar dökülerek girilen özel bir okulda ilk okul 2. sınıfına giden arkadaşımın kızı annesiyle çok fena kapışıyor. neymiş efendim caddedeki bilmem ne kuaförüne gidecekmiş bilmem kimin sitesinde üç havuz varmış bunların sitesinde neden bir taneymiş bıdıbıdıbıdı. ilkokul 2 daha liseyi düşünemiyorum bile. kadına kafayı yedirtti. sanırım çok fazla imkana sahip olmak, ve birazda annebabaların şuursuzluğundan kaynaklı oluyor bunlar. annebabalara akıl fikir ver allahım …

  17. Daha dun arkadaslarla beraberken birisi mezuniyet hediyesi olarak gogus buyutme isteyen bir kizdan bahsetti. Burasi da ABD.

  18. ’93 senesinde lise 2’yi okumak icin ABD’ye gittim. Sinif arkadaslarim arasinda henuz perma yaptirmamis olan ve hatta okula makyaj yapmadan giden tek bendim! O yaz basinda annemin butun muhalefetine ragmen (sari sari bile olsa) bacak tuylerimi dizden asagi agda yaptirmistim. Bana okulda alenen dizimden yukari kismi neden tuylu dolandigimi, cok yabani durdugumu soylediler!!! Butun sene boyu tanidigim herrrrkesten aldigim yegane hediye makyaj malzemesiydi (en cok ihtiyacim oldugunu dusundukleri sey oldugu icin, ben talep ettigimden degil). Aradan 20 sene gecmis, biz de gelmisiz demek o gunlere… “Ileri” gitmisiz epey! Vah ki ne vah!

  19. Bu yazıya çoktandır yorum yapmak istiyordum ama içimde kalıyordu.’96lıyım,annem kuafördü.İlk makyajımı ne zaman yaptırdığımı hatırlamıyorum ama 5.sınıf mezuniyetimize full makyaj gitmiştim.Saçımı 16 yaşımda mora boyadım.13 yaşımda adet görmeye başladığım için ağdaya da erken başladım.Bunların hepsi annemin gözetiminde oldu ve kendisi özgüvensiz bir kadın değildir,ama saçı da doğal renginde değildir 😀 Kendisi hep bana beni olduğu gibi sevdiğini söyler.6 yaşımdan beri fazla kiloluyum ve bunun baskısını hissedebiliyorum.Eşşek kadar(gerçekten,asker üniformalı,reşit,yirmi yaşından büyük diyebileceğim iki adam) adamlar bile benimle dalga geçebiliyorlar.Bir kere toplumumuzda empati yok.

    Devir çok hızlı değişiyor.sadece MTV’de değil her yerde aşırı bir cinsiyetçilik var.Evet diğer ülkelerde de kızlar kadınlaşmaya çok erken başlıyor(burada kadınlaşmak,bacak arası bir anlamda değil,kadınlar gibi kendine bakım yapmak,makyaj,ağda v.b için kullanılmıştır),erken ergenlik var bir kere.Ancak Türkiye’de kızlarımızı prenses diye çağırıyoruz.Kadınlar çiçektir diyoruz.Kafaya ”ben kırılganım,güçsüzüm” mesajı yerleşiyor.Altları bezliyken bile tütü giydiriyoruz.Bir yakınım küçük kızı(bebekti,kaç aylık hatırlamıyorum ama emekleyemiyordu bile sanırım) yürüteçte üstüne kusarken kızına abiye bakıyordu.Küçük kızları ”toddlers&tiaras” modeli görmeye hastayız,küçük modeller gibi.6 yaşında kız simli topuz ve makyajla düğünde belirince ”aman ne tatlı”,12 yaşında kız sivilcelerini fondötenle kapatmaya çalışınca ”sen böyle güzelsin,hede hödö,inanmayacağın bir sürü şey.”.Çizgifilmde bile Winx kızları makyajlı,inanacağını düşünüyor musunuz? Aynı şekilde,4 yaşında bir erkek çocuğuna ”ama paşaaaaam,erkekler ağlamaaaz,sen erkek adamsıııın” diyoruz.Kızlara da kadınsın diyelim o zaman?! Çocukların ebeveynleri çok önemli ama bir o kadar önemli olan da çevre.Çevre derken arkadaşlarından sözetmiyorum.Kızınızın arkadaşı erken gelişmiş olabilir.13 yaşında bir kız kıllı bacaklarla mayo giysin,ona atılacak bakışlara ne kadar dayanabilir? Yargılamadan önce düşünün.Bir de ben saç boyama ve makyaj yapmaya başka bir gözle de bakıyorum,özellikle yurtdışında gençler bunu şöyle kullanabiliyor ”ben farklıyım,yaklaşma.”.Ejderha Dövmeli Kız’daki Lisbeth Salander desem daha anlaşılır sanırım.O yüzden aşırıya kaçmamış makyaja veya bir ergenin saçının mavi olmasına pek negatif yaklaşamıyorum.Çünkü birey kimlik arayışında ve eğer daha önceden başka bir nedenden dolayı şiddet gördüyse topluma ”bana bulaşma,seni korkutuyorum” deme ihtiyacı hissediyor.Neden rock/metal müzisyenlerinin imajları,şarkı sözleri,albüm kapakları bu kadar karanlık sizce?

    Uzun lafın kısası,cinsiyetçiliği bırakmalıyız.Oğlumuz Barbie bebeklere ilgi duyunca korkudan ölmemeliyiz,kızımız futbol oynayınca erkeksi olmaz.Bebekler sadece bebek olsun,cinsiyetlerini isimlerinden anlayalım veya ebeveynleri söylesin.(Alman bir çiftin erkek bebeğini kız zannetmiştim.)