24 Yorum

Özel okulunuzu nasıl alırdınız?

MEB’den yepyeni bir skandal ile karşınızdayız sayın seyirciler: Yıldızlı özel okul!

Dün dolaşıma giren bir habere göre

Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki günlerde özel okullarla ilgili önemli bir karara imza atıyor. Bakanlık, özel okulları A, B, C ve D olmak üzere gruplara ayırarak akredite edecek. Yani okullara 5 yıldızlı oteller gibi adeta yıldız verecek. Okullar, kriterleri e-okul üzerinden kendileri dolduracak, Bakanlık bunu valilik ve kaymakamlıklar aracılığıyla denetleyerek onaylayacak. Veliler, hangi okulun hangi kategoride olduğunu kurumun internet sayfasından görerek, karar verecek. Anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, yatılı lise, fen ve sosyal bilimler liseleri ile meslek liseleri buna göre gruplandırılacak. Dershaneden dönüşerek okullaşanların kategorisi şimdiden belli: D sınıfı. (Haberin tamamı burada)

Örneğin siz çocuğunuza özel okul arıyorsunuz. Gireceksiniz okulun sayfasına… Kaç yıldızlı olduğuna bakacaksınız. Puanına bakacaksınız. Yüzme havuzu varsa 30 puan. İbadethanesi varsa 20 puan. Öğretmene iyi maaş veriyorsa 30 puan, ikramiye veriyorsa 20 puan.

Negzel di mi? Sankim MEB bir seyahat acentası, özel okullar da parasını nerede harcayacağına kataloğa bakarak karar veren müşterileri kapmaya çalışan butik oteller… Ama yok, butik otel değil, zincir otel bunlar… Hepsi birbirinin kötü birer kopyası!

(İbadethaneler için 20 puan konusuna hiç girmeyeceğim. Girdiğimde “Ay ne var yani sen de Gezi Gezi diyorsun eşitlik diyorsun nerede senin tolerans anlayışın aaaaa!” diyen ve her nasıl olsa böyle bir konudan bile mağdur çıkmayı başarabilen birileri türüyor. Okulda ibadethane çok lazım, he.)

Eğitimci bir tanıdığım, şimdi artık arkadaşım da diyebilirim, geçenlerde bir sohbetimizde “Türkiye’de özel okul diye bir şey yok ki zaten, hepsi MEB’e bağlı. Özel okul demek, belli bir eğitim felsefesini, devlete tabi olmadan verebilen okul demektir. Türkiye’deki özel okulların hepsi MEB müfredatını takip ediyor, sadece otelcilik hizmeti veriyorlar” demişti. Bu dediği, MEB’in “yıldızlı özel okul” projesiyle adeta kanıtlanmış oldu! Henüz geçtiğimiz aylarda çocuklarını devlet okuluna gönderen velilere teşvik verileceğini söylemişti Milli Eğitim Bakanlığı… Ve şimdi de özel okullar için yeni bir puanlama sistemi getireceğini açıkladı. Durmak yok, özel eğitimi kalkındırmaya, devlet okullarını bitirmeye devam!

Şimdi böyle bir “puanlama” sisteminin sakıncalarını saymaya gerek var mı? Yani burada oturup, “Arkadaşlar bakınız, adamlar bildiğin devlet okullarını terk ettiriyorlar, çocuğunu özel okula gönderme imkanı olan her veliye devlet okulunun kapısını kapatmış oluyorlar, bu kabul edilemez, parasız eğitim haktır, bu otel bozması zincir özel okullara verilen teşvikler senin benim cebimden çıkıyor, biz bu devlete vergi veriyoruz çocuklarımıza eğitim versin diye, onu alıp Dünyanın Yedi Harikası Koleji’ne havuz yaptırıyorlar, devletin okulunun tuvaletleri akar kokarken bu olacak iş mi?” demek boşuna nefes tüketmek olmaz mı? Olay ortada zaten…

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden Prof. Dr. Nejla Kurul da, halkın eğitim ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü olan ve eğitimde pek çok ihtiyacı kaynak ve emek gücü yetersizliği ile karşılamayan MEB’in, eğitimi özelleştirmenin, özel okulculuğu yaygınlaştırmanın çeşitli ölçütlere göre denetlemenin ve özel okul tiplerine göre teşvik vermenin yollarını aramakta olduğunu belirtiyor.

Türkiye’nin tüm kentlerinde “yoksulların gecekondu okulları” çoğalırken, 5 yıldızlı özel okullar (A, B, C, D sınıfları) yaratmaya çalışmanın ahlaki olarak da sorgulanması gerektiğini ifade eden Kurul, önerilen teşvik sisteminin de nasıl çalışacağının açık olmadığını ifade etti. (Haberin devamı burada)

Bundan bir süre önce “Devlet okulları kapatılsın, yerine AVM yapılsın” demiştim, işte şimdi resmen oluyor o. AVM değil belki ama otel kıvamında özel okul.

İlkokulu babamın da okuduğu , tavanı akan, tahtaları gıcırdayan küçücük bir okulun 67 kişilik sınıfında, orta okul ve liseyi Türkiye’nin en iyi özel okullarından birinde okudum. Özel okul dediysek, öyle yıldız puanıyla falan değil, sınav puanıyla giriyordun ve boru değildi. Parasını vermek yetmiyordu yani, bir de sınava girip kazanman gerekiyordu. Türkiye’nin bu en iyi özel okullarından biri (Tarsus Amerikan Koleji) o dönemde bırak yüzme havuzunu, voleybol antrenmanı yapabileceğimiz bir kapalı spor salonuna bile sahip değildi. Kapalı spor salonunu geçtim, topları aramızda para toplayıp alır, formalarımızı kendimiz yaptırırdık! Ve fakat okulumdan edindiğim kazanımlarla gurur duyarım, ve MEB’in yıldızlı puanlama sistemi hiçbirini puanlamaya yetmezdi!

Diyeceğim o ki, yüzme havuzu yapmakla iyi okul olunmuyor, bu bir. İkincisi, burada durup iğneyi MEB’e, çuvaldızı da kendimize batıralım. Bugün Milli Eğitim Bakanlığı gözümüzün içine baka baka özel okulları bu kadar teşvik ediyorsa, özel okullaşma ilköğretime kadar indiyse bunda “Ben çocuğumu devlet okuluna gönderemem, benimki devlet okulunda yapamaz” diyip, canını dişine takıp, belki de sevmediği bir işte geç saatlere kadar, çocuklarını görmemecesine çalışıp, aslında çocuğuna kardeş yapmak isterken eğitim imkanlarından “çalmamak” adına tek çocukla yetinmeye karar vermek zorunda kalan anne-babaların da farkında olmadıkları bir sorumluluğu yok mu? Bizler devlet okullarından vazgeçtikçe, sisteme teslim olmuş olmuyor muyuz?

Evet, bu bir kısır döngü aslında. Devlette aradığını bulamayınca özele yönelme, özeller talebi karşıladıkça devleti boşlama… Ama bu döngüyü bir şekilde kırmak lazım. Yoksa değil mi? Bize ne mi? Ben çocuğumu kurtarırım, geriden gelenler kendi düşünsün mü?

Orta okul ve liseyi okuduğu özel okulun faydalarını hayatının her alanında görmüş ve görmeye devam eden bir insan olarak çocuklarımın da benim geçtiğim yollardan geçmelerini isterim. Halihazırdaki sistemde bu, belirli sınavlara girerek, belirli bir ekolün üyesi olan okulları kazanmak şeklinde sonuçlanacaksa buna varım. Çünkü ekol okullarından mezun olmanın gerçekten öğretimin ötesinde kazanımları olduğuna inanıyorum. Eğitim sisteminin açıklarından faydalanarak türeyen, çocukları, kendi isimleri duyurmak için birer piyon olarak kullanan, çocukların fotoğraflarıyla bezedikleri reklam panolarını şehrin dört bir yanına asıp reklam yapan özel okullara da şiddetle karşıyım.

Çocuğum henüz ilkokulda… Orta okul ve liseyi de devlet de devam eder mi, bilemiyorum. Branş derslerinin başlaması, birden fazla öğretmene maruz kalacak olması, halihazırdaki sınıf öğretmeninin oluşturduğu güven hissini vermeyecek haliyle… Bunun yanı sıra, ergenlik döneminin ortasındaki çocukların, daha iyi denetlendiği (!), en azından daha az sahipsiz kaldığı bir okulda olmasını tercih edecek miyim önümüzdeki yıllarda? Sanırım zaman gösterecek, kesin bir şey söylemek için erken…

Her koyun kendi bacağından asılıyor. Her ebeveyn çocuğu için en doğrusunu yapmaya çalışıyor. Ancak bizler doğruyu para karşılığı aramaya çalıştıkça, ya da en azından parasını verip kurtulduğumuzu sandıkça, ya da paramızla kötünün iyisine razı oldukça hakkımız olanı ellerimizle iade etmiş oluyoruz. “Buyrun size verdiğim vergiyi bana parasız eğitim olarak değil de yüzme havuzlu özel okul olarak geri verin. Eğitimin içeriği hiç önemli değil, yeter ki havuzu ve ibadethanesi olsun. Üzerine para da veririm ben.” 

Bütün bunlar, okul olayını gereğinden fazla önemsediğimiz için oluyor aslında. Ve kendimize yeterince güvenmediğimiz için. Kendi yapabileceklerimizi okuldan bekliyoruz, okulların çocukları hayata hazırlamalarını istiyoruz. Okul, en azından içinde bulunduğumuz sistemde ve belirli istisnalar dışında, öyle bir şey değil ki?.. Kaçımız lisede gördüğünüz trigonometriyi hayatta kullanıyoruz? Onu bırak, kaçımız “dahi anlamındaki -de”yi gereği gibi yazıyoruz? Geçiniz…

Biz okul olayına hayat memat meselesi olarak baktıkça, anaokulları programlarına çocuk yogası koyuyor; “Bu sıraları çocuklarımız için Endonezya’da yaptırdık” diyen köşebaşı okullarından geçilmiyor. Sonra da çocuğunu okuldan sonra eylemek için bakıcı ya da oyun ablası yerine rol model yaşam koçları arayan ebeveynler türüyor.

Okul önemli, evet. Ama aile daha önemli. BaĞzı şeyler parayla satın alınmıyor. Hiçbir özel okul, sizin ver(e)mediklerinizi vermiyor çocuğunuza… Bunun bilincinde olarak hareket edersek çareyi parayla satın almakta değil, hakkımız olanı talep etmekte buluruz belki… O zaman da eğitim adına elle tutulur hiçbir şey yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı iki ayda bir “özel okulları ihya edeceğiz” müjdesi vermekten vazgeçip devlet okullarıyla ilgilenmek zorunda kalır.

24 yorum

  1. Ekole bagli,koklu okul konusunda size kesinlikle katiliyorum ancak liseler icin koklu bir lise de gayet iyi olabilir cocuk icin.

    Bir de Turkiye’de hala aileler ve cocuklari arasinda teknoloji ucurumu var,cogu anne baba cocukken ozel tv kanallari bile yoktu,simdi cocuklar internete doguyor.Inanilmaz bir teknoloji karsilarindaki ve cogu ebeveyn kendisini cahil goruyor ve tablet kullanabilen cocuklarini zeka kupu saniyor.Cocuklar sandigimizdan daha zeki,evet,ama tabletleri kullanmak da gayet kolay.Ben Ocak’ta ilk akilli telefonumu aldim mesela,ilk basta qwerty klavyede sorun yasadim ama su an sorunsuz ve hizli bir bicimde yazabiliyorum.Herhangi bir cocuk ta buna benzer bir sekilde harflerin yerini ezberleyip tablette veya pc’de yazabilir.Ancak teknoloji cahili ebeveynimiz bunu anlamakta zorlanir ve cebi para da gormusse en populer ozel okullardan birine gider,parayi koklayan formasyonlu rehberlikciler hemen ebeveyni gazlar ve gelsin bol yogali,havuzlu,”zekali” gunler.Ergenlik zamaninda da da gelsin uyusturucu,internet,alkol bagimliliklari,pasifizelik,nedensiz siddet.

    Yanlis anlasilmasin,ozel okullara karsi bir nefretim yok,benim gicik oldugum sey Turk ebeveynlerinin cogunun “saldim cayira mevlam kayira” mottosuyla hareket edip eger para varsa cocugu ne kadar hasarli olursa olsun onu “kakalayabilecegi” bir ogretmen,okul vb. bulabilecegini dusunmesi.Cocugun en buyuk ogretmeni ebeveynidir,cocuga ogretmenlerden once empatiyi,toplum icinde davranmayi,saygiyi…siz ogretiriniz.Ben bunu ozel okuldan atilmis,ailesinin surekli simarttigi bir cocuk bana 8 yil zorbalik(bullying) yapinca ogrendim.Cocuga rol model olmak icin universite bitirmek bile gerekmez aslinda.

  2. Tebrikler çok güzel bir yazı…Benim çocuğum da özel okulda ve 1.sınıfı bitirmek üzere…Ben de tamamen devlet okulunda okuyarak bahsettiğin şekilde sınavla öğrenci alan bir okuldan mezun olarak,üniversiteyi de yüksek bir puanla kazanarak eğitim hayatımı geçirdim…Kesinlikle özel okula göndermeyeceğim diyen bir veliydim…Ama çalışan bir anne olarak çalışma saatlerim içinde çocuğumu okulda güvenli olarak tutabilecek bir okul bulamadığım ya da güvenemediğim için özel okul aramaya başladım…Daha doğrusu okul değil öğretmen aramaya başladım …ve bir arkadaşımızın yönetici olarak çalıştığı bir okulda karar kıldık…2 nedeni vardı…1.si kızımı okutacak öğretmen bizim ve daha da önemlisi kızımın beklentilerini karşılayacak birisiydi .. Anneydi,tecrübeliydi,tatlı-sertti,akademik eğitimin yanısıra çocuğu hayata hazırlamak -ki benim için bu çok önemli – fazlasıyla iyiydi….evet okulda yüzme havuzu,resim-müzik atölyesi,dans salonu vs var ama ilk önce öğretmen ve okul yönetimi diyorum ben…ve hem öğretmenimiz hem okul idaremiz bizi bu yıl hiç üzmedi …özel okulların büyük bir kısmının ticarethane olarak değerlendirildiği,çocukların çocukluklarını yaşayamayacasına yarış atı gibi koşturulduğu sadece yüzme havuzu,bale dersi,piyano kursu gibi aktivitelerle göz boyandığı bir sisteme nacizane karşıyım…ilköğretime başlayacak velilere de ufak bir tavsiye lütfen okula değil öğretmene bakın sevgiler …

  3. Çiğdem-Üzüm

    Nalına mıhına yazmışsın Elif, anlayana!

    Her ama her alanda hayatlarımızın dönüştüğü şey; garabet!

    Çocuklarımız doğuyor; doğum şekli genelde kandırmacalı sezaryen! Anne sütü vermek istiyorsun; mama vermen için elinden geleni yapan birileri peşinde. Ek gıdaya başlıyorsun GDO, kötü tarım, besin değeri sıfırlanmış yiyecekler peşinde. Organik adı altında satılanlara sığınıyorsun ama için hiiiiç rahat değil! Çocuğunu görebildiğin saatler zaten uyku öncesi bir iki saate indirgenmiş durumda; çalışmazsan çocuğunun geleceği, bakıcı masrafı, yurtdışı gezileri ve özel okul masrafları için birikim yapmazsan yeterince iyi bir anne değilsin…

    Hayatımda hiç özel okulda okumadım. Çocuğumun okuma ihtimali de göğsümü kabartmıyor tam tersi derin bir endişe bulutunu tepeme yolluyor. Maalesef biliyorum ki memleketimde herkes işini en iyi şekilde yapmak için didineceğine aldığı para kadarını yapmaktan bile imtina eder halde. Dönüp dolaşıp hayatında bir orkideyi bile uzun vadede yaşatmayı başaramamış bir beyaz yakalı olarak, tası tarağı satıp bir yerlere dönme, yerleşme, toprağa gitme hayalleri kurarken buluyorum kendimi.

    Sonumuz hayrolsun. Süpaneke dinimiz amin!

  4. içim daralıyor yeminle 🙁

  5. Nikki arkadaşa bende katiliyorum, burdakilerde ayni dusuncesinde parasini odedim gerisi öğretmene ve okula kalmış. Ama bu cok yanlis, veliler parasini vermis olabilir ama bu bir secenek oldugu icin odedin, ve parayi veren düdüğü calmiyor cunku cocuklarimizi once evin için de ve disindaki egitimi disiplini, hep biz vermemiz gerekiyor.
    Ogretmenler le okul bizim verdigimiz egitimi buyutmek amacıyla ordalar.

  6. Kilit cümleler, Canını dişine takıp, belki de sevmediği bir işte geç saatlere kadar, çocuklarını görmemecesine çalışıp, ASLINDA ÇOCUĞUNA KARDEŞ YAPMAK İSTERKEN EĞİTİM İMKANLARINDAN ‘ ÇALMAMAK ‘ ADINA TEK ÇOCUKLA YETİNMEYE KARAR VERMEK ZORUNDA KALAN anne-babaların da farkında olmadıkları bir sorumluluğu yok mu? Bir neslin kaderi mi bu?:

  7. Elif , elif, elif..
    Ne kadar güzel bir yazı..
    Ne kadar zor bir konu..
    Herkes ne kadar çaresiz bırakılıyor her geçen gün, her konuda..
    Özele mi versem, devlet okuluna mı? Özel okula karar verirsem iç çelişkilerim, devlet okuluna verirsem “acaba”larım bırakırmı ki peşimi? Bulunduğum semtte içime sinen bir devlet okulu yoksa ne yapmalıyım peki? Tası tarağı toplayıp okul koşullarıma uygun bir semte mi taşınmalıyım? Yada küfrede küfrede a koleji, b koleji diye dolanıp karar vermeye mi çalışmalıyım? Anaokulunda alıştık işte bu parayı vermeye, e devam edelim madem mi demeliyim? Hangisi doğru? 2 senem var daha ilkokul için, o zamana kadar 75652 kere daha değişir mi ki acaba eğitim sitemi?
    Çok zor, çook.. Bu ülkede bir şeylere tahammül etmek her geçen gün daha zor..
    Hiçbir karar yanlış değil sanırım, herkes elinden gelenin en iyisini yapmaya sürükleniyor çaresizce..
    Bu arada.. Birgün Moda’ya geldiğimde sokak sokak dolaşıp bulucam ve karşılıklı bir kahve içmeye zorlayacağım seni:)
    Sevgiler, duygu.

  8. Calisan bir aileyiz, esim de ben de sabah 7,5ta evden cikiyoruz, benim isim daha mesaisiz, ben 19da evde oluyorum, esim bazen daha da gec. Kizim bu sene anasinifi olacak ve ozel okula yazildi.
    Cunku, ozel okula gittiginde benimle ayni saatte evden cikma luksu oluyor. Cunku ben onu yarim gun devlet okuluna yollayip yarim gun bakici aldigimda, ayni maliyete geliyor. Ozel okulun hic bir artisi olmadiginda bile en azindan yabanci dili daha duzgun ogrettigini dusundugumde, evimde bir kisiye daha is imkani saglayacagima, okulda belki cocugum yuzunden bir hizmetli, bir ogretmen, bir servis sirketi, bir yemek sirketine destek olmus oldugumu hayal edip huzur duymaya calisiyorum.
    Bir yandan kalabalik siniflara, ozensiz ogretmenlere, bikmis, korku edebiyatina bayilan mudurlere, gun gectikce daha da berbatlasan, vurdumduymazlasan egitim sistemine bakiyorum, bir yandan da piril piril binalarda, guler yuzlu ogretmenlerin her sabah cocugumu kapida karsiladigi ozel okula bakiyorum. Ibrem kayiyor.
    Devlet, benim hakkimi bu konuda da gasp ediyor.
    Evet belki kendi rahatimdan, belki cocugumun olmayan kardesinden caliyorum ama, hissettigim ic rahatligi var ya, iste o hepsine degiyor maalesef. Risk aliyim (risk aliyim evet) de cocugumu devlet okuluna yollayayim diyemiyorum.

    • Ne güzel olurdu biliyor musunuz? Bir kere, okullar en geç 3’te bitse… 9-5 mesai saati olarak bile çok geç bence, değil ki çocuğun okulda geçirmesi için… Ama haklısınız, evde bakıcıyla olacağına, ne bileyim, oturup TV seyredeceğine okul ortamında olmasını ben de tercih ederdim öyle bir durumda.

      Çalışan ebeveynler için de, devlet (belediye) destekli okul sonrası aktivite merkezleri olsa mesela… Mahalle evleri… Çocukların, anne-babaları gelene kadar oyalanabildikleri. Ders değil, eğlence ve sanat odaklı… Çocuklar bütün gün okulda kalmasalar… Aslında, anne babalar da bütün gün iş yerlerinde kalmasalar. Ütopyaya kaymaya başladım ben, iyisi mi susayım…

      • ipek böcüğü

        elif hanım, keşke söyledikleriniz mümkün olabilse. ama günümüz koşullarında çalışan bir annenin tercih yapma şansı yok. özel okula mı yoksa devlet okula mı göndersem diye düşünme şansımız bile yok. kızım şu an kreşe gidiyor. bizim gibi tam zamanlı. bizimle evden çıkıyor ve bizimle giriyor. hasta olduğunda bile ilaçlarını yanına koyup gönderiyoruz. bu yüzden okul yaşına geldiğinde de ya evde bir yardımcıya ya da okula para vermek zorundayız. iki durumda aylık benzer yük getirdiği için tercih okuldan yana kullanılıyor. yoksa bende kızımın her anlamda heterojen bir yapıya sahip bir sınıfta eğitim görmesinin hayatına çok büyük bir zengillik getireceğine inanıyorum. çok isterim kuzucum eğitimine devam ederken eş zamanlı çocukluğunu da doya doya yaşasın. ama sistem öyle kurulmuş ki size bir tercih hakkı bırakmıyor.

  9. oğlum henüz sekiz aylık ama biz eşimle neredeyse haftada bir okul mevzusunu konuşuyoruz! hayır erkenci hevesli ebeveynlerden diiliz sadece eğer özele vermek zorunda kalacaksak şimdiden biraz birikim yapmaya başlamalıyız diye düşünüyoruz..
    benim fikrim eğer devlete verecek olursak ilkokulda vermemiz..spor ve diğer olanakları da okul dışı olarak karşılamak..böylece çocuk bir fanus içinde kalmaz diye düşünüyorum, farklı ortamlarda sosyalleşebilir..ayrıca lisede anadolu lisesini falan kazanma ihtimali de var ki böyle olursa kolej yüzü görmeden yırtarız eğitim meselesinden..eğer kazanamazsa lisede iyi bir özel okula gönderme taraftarıyım..derdim üniversite sınavları falan diil..lise çağı ergenliğin en deli olduğu çağ..kötü alışkanlıklara sahip olunabilecek bir zaman..ve ben o çağlarında oğlumun devlet lisesinde olmasını istemiyorum! çünkü hepimizin malumu..okula bıçakla gelenler, kavgalar, sigara, kapıda bekleyen “abi”ler..
    ve tabii; tabiri caizse babası da ben de eşşek gibi çalışmak zorunda olduğumuzun farkındayız ve çalışıyoruz..ve tabii ki de kardeş düşünemiyoruz!

  10. Merhaba,
    ben de bulunduğumuz şehirde küçük olduğu için devlet okulunu tercih edebilirdim,ama 75 senelik bir ismi olan özel okulu tercih ettim,neden öncelikle saatleri…çalışan anneler için saat çok önemli,bunun dışında küçük bir şehirde yaşıyoruz ama şehre arabayla 25 dk uzakta bir köyde yaşıyoruz…dolayısıyla servis gibi bir hizmetten yararlanamadığımız gibi okulun yarım gün olması benim işimi yapmamı imkansızlaştırırdı… bunun dışında okulumuz sıradan,özel okul görüntüsünden oldukça uzak bir içerikte,sıradan 2 bina; ama olsun öğretmenimiz kızlarıma cumhuriyeti,Atatürkümü,bayrağımızı öğretiyor ya önemli olan şimdilik bu..

  11. elbette fikir herkesin fikri … benim kizim daha 1yasinda ne desem bos biz okul zamanina gelene kadar bu yildizli sistemler ne hale gelir bilemiyorum belki devlet okulu diye birsey kalmaz herkes ozele gider ??? Ben bir ogretmenim . Din dersi ogretmeniyim. Gecenlerdr bir arkadasim din dersi esnasinda bir ogrencinin ailesinden bir mektup aldi. Ogrencinin alevi oldugunu islam ile ilgili sorulara maruz birakilmamasini istiyordu . Pek tabi velinin ve ogrrncinin hakkiydi.Tum yaziniz icinde bir cumle beni cok dusundurdu. Ibadethane cok mu lazimdi. sormak istiyorum size 30kisilik sinifta bir velinin bu istegini dile getirmesi cok normal iken belki 20veli de ibadethane istiyor bu neden normal karsilanmiyor. Madem herkes ozgur neden havuz lazim da ibadethane olmasada olur. Bu cocuklarin degerlerinden bu kadar uzak yasamasini istemek neden. Siz gereksiz gorebilirsiniz elbette ama herkes birbirine saygi duymak zorunda. Musluman bir ulkede namaz kilan cocuklarin resimlerinin mansetten verildigi bir ulkede yasiyoruz zaten bari siz yapmayin !!!

    • Bence yorumunuzda gözden kaçan bir nokta var: O Alevi çocuk, zorunlu olarak girdiği, Sünni eğitimin ağırlıklı olduğu bir dersten muaf olmak durumunda. Yani “aykırı” olmayı göze almak zorunda. Bunun neresi özgürlük?

      İbadethanenin, din eğitimi verilen okullar hariç, okullarda yeri olduğuna katılmıyorum; hele de devlet okullarında hiç.

  12. peki neden? gunluk ibadetini yerine getirmek isteyen bir ogrenci eger ailesinin maddi durumu yoksa ozel okula gidemediyse ne yapsin? Sirf bazilari ibadethanenin olmasini istemiyor diye vazmigecsin inanclarindan…. Bunlari ogretmek inanin cok zor. Cogunlugun sunni oldugu bir memlekette mufredatin buna gore yapilmasi cok normal. Gel gelelim yurt disinda universitelerde dahi “Meditation Room” bulunmakta. isteyen gelir yoga yapar isteyen gelir dua eder bunda ne yanlis var!!! Ozgur Turkiye’den cok uzaktayiz

    • sizin inançlarınızdan vazgeçme eşiğiniz bir ibadethane olup olmaması mı? dediğiniz gibi çoğunluk sünni ve çoğunluk müslüman..yani sünni veya müslüman olmayanlar da var..o halde gayri müslim bir öğrencinin de okul dahilinde kendi dinine ait bir ibadethane istemesi normal olacaktır sizin mantığınızla..ve yine sizin mantığınıza göre olmadığı takdirde o öğrenci inançlarından vazgeçmek zorunda kalacaktır..saçma..

      ayrıca meditation room’larda ister yoga yap ister dua edin demişsiniz..bir müslüman ibadethanesinde sıkıysa yoga yapın bakın neler oluyor!

      kaldı ki din dersinin bile zorunlu olduğu bir sistemde ben o ibadethanenin isteğe bağlı olarak kullanılacağına inanmıyorum..muhakkak zorunlu olacaktır ya da mahalle baskısı zorunlu kılacaktır..kendi adıma oğlumun mecburiyetten ibadet etmesi yerine, gerçekten okuyup, mantık süzgecinden geçirip, özümseyerek ibadetine ve inanç şekline karar vermesini isterim..

      dediğiniz gibi özgür türkiyeden çok çok uzaktayız ama maalesef özgürlük anlayışlarımız çok farklı..

      ayrıca el kadar çocukların kafasına lavabo düşmesi sonucu öldüğü, alt yapı ve güvenlikten bu kadar mahrum olan okullardan bahsediyoruz..ibadethane çok daha sonra düşünebileceğim bir şey benim, önce çocuklarımızın can güvenliğini sağlasınlar..

  13. Ulku hanim yorumunuzda cok buyuk bir celiski var, ozgur Turkiye’den bahsetmissiniz ama “Cogunlugun sunni oldugu bir memlekette mufredatin buna gore yapilmasi cok normal” diye tipik demokrasiden bi haber, “cogunluk caninin istedigini yapar” manali, ki belki de istemeden, bir yorum yapmissiniz. Yani dediginiz gibi cogunlugu Sunni olan, kosebasi cami olan bir ulkede okulda ibadethane yok diye insanlarin inanclarindan vazgececegine gercekten inaniyor musunuz? Haaa yurtdisindan ornek vermissiniz,bir yanlisinizi duzeltmek istedim, meditasyon din veya felsefe degildir. Psikiatride depresyon ve anksiyete sorunlarinda tedavi olarak ya da boyle sorunlari onlemede kullanilan cok etkili bir yontemdir. Mesela gozlerinizi kapatip sessiz bir yerde yavas yavas dorde kadar sayarak nefes almak sonra nefesinizi biraz tutup yavas yavas tekrar vermek gibi nefes egzersizleri meditasyondur. Boyle bir egzersiz dininizi etkiliyorsa vay be size helal olsun :)).

    Yurtdisinda universitelerde “multi faith prayer room” dedigimiz bircok dine acik ibadet alanlari vardir. Eger ibadethane hakkaten boyle bir neden icin yapilacaksa peki kabulumdur. Ayrica yurtdisindan ornek vermeye devam edersek bircok gelismis ulke din dersi icin iki secenek verir, biri cogunluk dinidir. Mesela Katolisizm diyelim. Diger secenek ise evrensel degerlerin islendigi “Etik”tir. Katolik olsun olmasin ogrencinin Etik dersini secme ozgurlugu vardir. Dindar Katolik ailelerin bile bir kismi bu dersi secerler cunku cocuklarina dinlerini devletin degil kendilerinin, kendi kiliselerinin ogretmesini tercih ederler.

    Kisisel gorusume gelince din adami yetistirmeyen bir okulun mufredatinda su anki sekliyle olan din dersi olmamalidir. Ha dedigim gibi ibadethane gercekten “multi faith”se, peki kabulumdur. Okul sadece pozitif bilimlerin okutuldugu, evrensel etik degerlerin vurgulandigi bir yer olmalidir. Dini degerler ailenin sorumlulugudur, birakin ayri mezhepleri, iki Sunni ailenin birbirine katilmadigi noktalar vardir. Din dersi anca herhangi bir sosyal bilim nasil isleniyorsa tarafsiz, sosyolojik ve tarihi kapsamda islenmelidir.

    Ozgur Turkiye’den bahsetmisken, sorarim size mesele ibadet ozgurlugune gelince demokrasiden ahkam kesenler, birgun cocuklari kendilerine “annecim, ben cok arastirdim ve dusundum. Ben artik inanmiyorum ya da dinimi degistirmek istiyorum” dediklerinde ayni ozgurlugu cocuklarina sunacaklar mi? Cocuklarin kararlarina saygi mi gosterilecek yoksa bu cocuklar aileden mi atilacak? Dine gelince “insan haklari, demokrasi ne ala” da asil istenen demokrasi ve insan haklari mi? Acik acik “biz Islam devleti istiyoruz, size de baski yapacaz” diyenler “aaaa bak yurtdisinda ne guzel ibadet ozgurlugu veriyolar, demokrasi cart curt” diyenlerden daha durust.

  14. okulun l yeri ayrı ibadethanenin yeri ayrı ibadet için camilerimiz, cemevlerimiz kiliselerimiz var birbirine karıştımayalım

  15. Incir'in Annesi

    Harika bir yazi. Hic ozel okula gitmedim. Abimse 8 yilini sinavla kazanip gittigi ozel okulda okudu. Ikimizin de cok ozeldir anilari hem de ogrendikleri. Egitimle sinirli degildir. Ikimiz de ayri ayri hakkini verdik. Birimiz kolej cocuguyduk digerimiz devlet okulu yavrusu. Tam da bize uyan egitimi almisiz diyorum simdi bakinca:)))

    Insanlar ozel okula akittiklari parayi biraz ilgiyle devlet okuluna verse, elini tasin altina koysa her sey bambaska olabilir ama iste hem alsinlar cocugu yogursunlar efendim isleri ne anlayisi hem de bence “devlet”ten hayatimizin her alaninda kacma cabasi neden oluyor ozel okullarin kanlanip canlanmasina. Her kosebasinda ozel bir okul.

    Ilkokulu iki ayri okulda okudum. Biri zil caldigi da duyma mesafesindeydi digeri de arkadasimla yanyana duvarlardan atlayarak (annem ne fecinyakalamisti bizi) tek basimiza guvenle gidecegimiz bir yerde. Simdi cocugumuzun elinden tutup da mahalle okuluna goturmek ne buyuk sans!

    Bu isler karisik isler ama keske hayatlarimiz daha kucuk alanlarda yasansa. Cocuklar servislere binmek zorunda kalmasa, aileler siniflarindaki diger aileleri tanisa, ogretmeninle mahallenin kasabinda karsilabilsen falan. Cocuklarimiz bence daha az hircin buyurlerdi.

    Sevgiler,

  16. ya burda bir yanlis anlasilma var oncelikli onu duzelteyim. Belki de benim yazimdan oyle cikti bilemicem bir ibadethanednin olmamasi elbette kimsenin inancindan vazgecmesiyle sonuclanmaz bu kismi cok komik gorunuyo suan 🙂 kesinlikle cogunluk biziz boyle olacak gibi bir soylemede girmedim. Iyi bir ogretmen sinifin genel durumuna bakarak mufredati esnetebilmelidir. meditasyon odasi dedigimde bana meditasyonun ne oldugunu aciklamaniza gerek yok verdigim ornegin sebebi suydu: odanin.ismi bu olsada biz oraya girip ibadetimizi yapabiliyorduk cok amacli kullanilacak odalar olabilir bunlar. buraya bu satirlari yazma sebebim kesinlikle tartismak degildi zira yapabileceklerimiz sinirli burdan yasa cikaramayacagiz. fakat ben buradaki arkadaslarin sende haklisin be diyebilecegini dusunmustum sadece hatam bu oldu. Su mahalle baskisi da ilginc bir nokta gercekten . ben kendi istegimle sectigim ortumle okuluma gidemezken baskalarina ne yaptim.acaba? Hic dusundunuz mu evladinizi okulun onunde tutup kapat basini yoksa giremezsin dediklerini …. bu durumun yaratacagi travmayi… Herkes sokaklara dokulurdu. Konu tam tersi olunca yillarca bekledik…Benim derdim musluman bir ulkede isteyen musluman artik istedigi ibadetini yasayabilsin . bu konu haddinden fazla uzadi zira bir konuyu tek bir kisi savunuyorsa ya yanlis yerde konusuluyordur ya da gereksiz tartisiliyordur..

  17. değerli arkadaşlar
    çalışan bir anneyim ve çocuğum bu yıl okula başlayacağı için bende sizler gibi aynı düşünceler içerisindeydim çocuğumun iyi bir eğitim almasını ve sosyal faaliyetlere katılmasını istemek tüm veliler gibi benim de hakkım. devlet okullarında bildiğiniz üzere verilen imkanlar sınırlı ve birçok olumsuz şey mevcut böyle bir durumda özel okul seçmek daha doğru diye düşünüyorum. onlardada fiyatlar gerçekten uçuk düzeyde iş yerinde bir arkadaşım bana ksc eğitim kurumlarını önerdi. bayramdan sonra ilk işim okulun fiyatını ve okulun nasıl bir okul olduğunu öğrenmek oldu.okulu gezdikten sonra sunulan imkanlar olsun okul binasının yeni yapılmış olması olsun bende olumlu izlenimler bıraktı eğitimde iddialılarda. fakat ben özel okula kayıt yaptırma konusunda emin değildim.çünkü fiyatının da sunulan imkanlar ölçüsünde olacağını düşünmüştüm ki yanılmışım.okulun fiyatı bana çok uygun geldi bende yüksek gelirli biri değilim orta gelirli bir aile için idealdi fiyatları. benim için sadece eğitimden ziyade okuldaki sosyal faaliyetlerde önemli. olimpik yüzme havuzu havuzu olsun tenis kortu olsun hepsi çok iyiydi.böyle bi kıyastan sonra özel okul daha mantıklı geldi bana. çocuğumuzun iyi bir eğitim alması bizim sorumluluğumuzda ben doğru tercih yaptığıma inanıyorum.iyi günler diler,çocuklarınıza eğitim hayatında başarılar dilerim.