12 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü, 15 ve 16. haftalar

Sanem bu hafta Türkiye’den bildiriyor.

Sanem’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Sevgili Blogcu Anne okurları,

Geçtiğimiz hafta başladığım, aksilikler üstüste gelince yarım kalan yazımı telaştan kaydetmeyi bile unutmuşum. Geçen hafta bugün biz Türkiye’ye doğru yola çıkmak için hazırlık yaparken evimizin Ender’lerinin aynı anda hastalanacağı tuttu. Bağa oğul –her zamanki gibi son dakikaya bıraktığımız- bavul toplama telaşı içerisinde beni yapayalnız bıraktı. Ben de o haftaki koşuşturmalardan çok yorgun düştüğüm için sadece pasaportlarımızı kontrol ederek, geri kalan hiçbir şeyi düşünmeden bavulun içine tıktım. Gereksiz taşıdığım bir sürü şeyin yanında, unuttuğum da birçok şey olmuş ama önemli değil. Buradayız. Ailelerimize kavuştuk ve çok mutluyuz. Ayrıca, güzel bir tesadüf eseri eşimin ailesi de Moda’da yaşadığı için Elif ve tatlı oğullarıyla tanışıp kaynaşma fırsatımız oldu. Sanırım Derin’in sohbetine doyamadım.

Sanem16

Bugün yine size bir yolculuk telaşı arasında yazıyorum. İstanbul’daki bir ailemizin yanından, diğer ailemizin yanına güneye doğru yola çıkacağız yarın. Bu sefer fazla telaş yok. Sadece o kadar saatlik yolda Efe’yi nasıl oyalarız soruları var aklımızda. Seneye inşallah iki tane oyalamamız gereken minik olacak ama beni şimdiden stres bastı. Biz iki yetişkin bir çocukla başa çıkamıyoruz bazen. Bir de ikincisi inşallah ikiz olur diye yorumlar geliyor arada. O zaman bana hafakanlar basıyor. Yok diyorum gördük, çok şükür bir tane. İkiz ailelerini incitmek gibi bir niyetim yok bunu söylerken, uzaktan sevmesi çok güzel, çok güzel gözüküyorlar ama herkesin yapabileceği bir iş değil, benim değil en azından. Mesela hiç çocuk yapmayanları da çok iyi anlıyorum artık ve bencilce bulmuyorum. Bu sebeple Allah sağlık versin, biz şimdilik aynı anda sadece bir tane bebek bakabiliriz diyorum.

Buraya gelmeden önceki son gün danışman ebemle ilk randevum vardı. İlk defa bebekle ilgili bir randevuya işler yüzünden yalnız gitmek zorunda kalmanın burukluğu olsa da üzerimde ebemizi görünce hemen bulutlar dağıldı. Efe’nin doğumu için gittiğim randevuların üzerinden çok geçti sayılmaz. O yüzden benim için değişen neredeyse hiçbir şey yok. Sadece doğum öncesi hastanenin verdiği kurslar Dancaydı ve biz sırf bu sebeple Efe’de bu kurslara katılamamıştık. Şimdi bu derslerin İngilizcesini de koymuşlar. Oysa ki ben kendimi belki tamamını anlamayız ama yine de gideriz diye alıştırmıştım. Bu sevindirici bir gelişme oldu.

Bunun dışında farklı olacak olan ise ikinci doğumum olduğu için beni doğumdan sonra eğer her şey yolundaysa hastanede sadece altı saat tutacak olmaları. Efe’de iki gece kalmıştık. Ebemiz eve çıktığımın ertesi günü hastaneden her şeyin yolunda olup olmadığına dair kontrol etmek için aranacağımı söyledi. Ek olarak, doğumu izleyen 48–72 saat arasında bir ebenin evi ziyaret edip beni ve bebeği kontrol edeceğini ve Efe’de hastanede yaptırdığımız topuktan kan testi ve işitme testini evde yaptırabileceğimizi söyledi. Daha önce sanırım bebek eve geldikten sonra bir hafta içerisinde bir bebek hemşiresinin eve gelip bebeği kontrol ettiğinden bahsetmemiştim. Bu uygulama aynen devam ediyor. Üstelik bebek hemşiresiyle bir kere değil 1 yasına kadar ikisi evde üçü hemşirenin çalıştığı kurumda olmak üzere beş kere görüşüyorsunuz. Bu görüşmelerde bebekle aklınıza gelen ne varsa konuşuyorsunuz. Kilo ve boy takibi yapılıyor. Beslenme tablosu oluşturuluyor. Bunlar haricinde bebek asılarını aile hekiminde oluyor.

Daha önce Danimarka’da özellikle ikinciler de evde doğumun çok yaygın olduğundan bahsetmiştim. Ebemiz bunu düşünüp düşünmediğimi sordu bana ama bu konuda görüşüm net. O kadar da doğalcı değilim, hastanede kendimi daha güvende hissedeceğim. Zaten ebemiz de, önemli olanın kendimi nasıl rahat hissettiğim olduğunu söyledi.

Bizden gelişmeler şimdilik bu kadar. Haftaya görüşmek üzere.

Sevgiler,

Sanem.

12 yorum

  1. Hoşgeldin Sanem! Bu Türkiye gezisi seni ve içindeki miniği eminim mutlu edecektir. Ee her zamanki mottomuz, mutlu anne=mutlu bebek :)
    Takip konularında son yıllarda Türkiye de yol katetmiş gibi geliyor bana. En azından sağlık ocakları bebeğin doğumunun 3.gününde mutlaka görmek istiyor, telefonla arayıp çağırıyorlar, hatta gelemeyecek durumda olanların evine gidiyorlarmış diye duydum (biz kendimiz gitmiştik, o yüzden net birşey söyleyemiyorum). Sonra da her ay mutlaka ölçüm takibi yapmak için hemşiremiz ve genel sağlık muayenesini yapmak için de doktorumuz çağırıyor. Gitmeden birkaç gün önce “geleceksiniz değil mi?” diye, günümüz geçtiyse de “gelmediniz bir aksilik mi var, ne zaman geleceksiniz” diye mutlaka arıyorlar. Biz zaten kendi doktorumuza da gidiyoruz her ay takip için (oğlum 11 aylık oldu, 1 yaşından sonra aylık takiplerimiz bitiyor) ama yine de sağlık ocağına da gidiyoruz. Açıkçası bu uygulama benim hoşuma gidiyor, çünkü herkesin bizim gibi her ay doktora gitme şansı ya da bu bilinci olmayabilir. Umarım ilerde, oralardaki ileri sağlık uygulamalarının tamamı Türkiye’ye de gelir.

    • ay bana böyle şeyler hiç yapmadılar..hatta hamileyken ilk zamanlarda yapılan testler için sağlık ocağını aramıştım, umursamamışlardı bile!

      sanemcim türkiye’ye hoşgeldiniz :) umarım efe ile on numara beş yıldız bir tatil geçirirsiniz :)

    • Bu uygulamalar sanırım sadece İstanbula özgü? 1 yaşındaki kızım için aşıları dahil hiçbir zaman aranıp sorulmadım. 1 yaşında olması gereken aşı da şuan aklıma geldi neyseki zaten buhafta götürmemiz gerekiyor geç olmadı yani :)

      Hamileyken de ne aşılar için aradılar ne de başkabişi için. Hatta şimdi hatırladım doğumdan sonra tetanozu tekrar olmam lazımdı dimi? Kısacası şanslı bir kesimdesiniz bizi arayan soran yok 😀

      • Ben şanslıymışım demek ki, ama İstanbul’da değil İzmir’de oturuyorum. Belki de buradaki sağlık ocakları böyledir. Ben bağlı bulunduğum s.ocağını değiştirmek durumunda kaldım taşındığımız için, ama her ikisi de bahsettiğim gibi arayıp sordular. Çevremde duyduğum kadarıyla da İzmir’dekiler böyle. Siz nerede oturuyorsunuz acaba Pasaklı Kız?

        • Hamileyken G.Antepte oturuyordum şimdi de Konyada oturuyorum. Bahsettiğim durumlar iki şehir için de geçerli maalesef.

          • Hay Allah sizin adınıza üzüldüm. Çünkü bu uygulamanın tüm ülke çapında olması gerekirdi esasen. Özel doktorunuza da gidiyorsanız sizin için bir kayıp yok ama gidemeyenler için ciddi kayıp. Çünkü mesela ben hiçbir zaman aşı tarihi takip etmek zorunda kalmadım, hep benim yerime (hem benim hem bebeğim için) onlar takip ettiler, yapılması gereken testler için bana sürekli hatırlatma yaptılar, sonuçlarını usanmadan istediler (ben testi yaptırdığım halde sonuçlarını onlara götürmeyi ısrarla unuttuğum için :) ) ve bence bu heryerde böyle olmalıydı. Madem birşey yapıyorlar, heryerde hakkıyla yapılmasını sağlamalılar. Burada iş sağlık bakanlığına düşüyor. Gerçi sağlık bakanlığına o kadar çok iş düşüyor ki, bu çölde kum tanesi. Ama bir yerden başlamak lazım.

    • Sanirim Turkiye’de cogu sey eger kisi isini seviyorsa guzel yuruyor diger turlu kaliteli hizmet almak mumkun degil. Ne mutlu siz isini sevenlere, benimseyenlere denk gelmissiniz. Guzel dilekleriniz icin cok tesekkur ederim =)

  2. Bir ikiz annesi olarak kesinlikle sana hak veriyorum. dikkatimi çeken zaten bir çocuğun varken, ki Allah ona sağlık ve uzun ömür versin, karnındaki bebeğin ikiz olmasını dileyenler ne akla mantığa dayanarak bu “iyi dilekte” bulunuyorlar acaba? :) İkizlerimi çok seviyorum ancak kolay diyemem, zor. Allah herkese kolay bebek versin, sağlıklı uzun ömür versin onlara ama eminim 1+2 daha zordur. Bana da hala üçüncüyü yapar mısın diyenlere bir bakış atıyorum ki cevaplarını alıyorlar. ancak şunu eklemeyi de ihmal etmiyorum “valla benim 3. planım yok ama ikiz de benim planım değildi, tamamen allahın takdiri. ben olmasın diye önlemimi alıyorum ama büyük konuşmayı istemem, allah olmayana versin artık, benim kuzularıma da can sağlığı versin”
    :)
    dubleanne

    • Ikiz dileklerinde bulunan ayni kisiler ay ikisi de kucuk nasil bakacaksin diye de ekliyorlar =)

  3. Danimarka’daki dogum, bebek ve anne bakimi bilgilerini almak cok ilginc. Ben de su anda ikinciyi bekliyorum Amerika’da. Aslinda evde dogurmayi cok isterim cunku hastanenin cok mudahaleli makina dolu ortamini dusunmek bile beni biraz strese sokuyor ama cesaret edemeyecegim galiba.

    • Evde dogurmak cok degisik bir deneyim olabilirdi ama ben yine de bebek icin risk almak istemem. Mutlaka hazirlikli geliyordur ebeler her turlu durum icin. Zaten evde dogumu secenler icin ebelerin dogumdan once ev ziyareti oluyor. Ama yine de hastaneyi daha guvenli buluyorum.