12 Yorum

Gizli “Sizden önce anne-baba olanlar” kulübü

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Esin Balcısoy tarafından kaleme alındı.

Esin, şimdi 1 yaşına yaklaşan bir çocuk annesi ve Londra’da yaşıyor. Esin’in bir de blogu var: Mercan Ayakkabılar ve London

***

Gizli “Sizden önce anne-baba olanlar” Kulübü

Kesinlikle böyle bir kulübün var olduğuna inanıyorum. Bu grup üyelerinin siz hamileyken asla size söylemediği şeyler var.

Hamile olduğunuz haberi özellikle çocuklu arkadaşlarınız arasında büyük coşkuyla karşılanır. “Harika!! Çok sevindim! Muhteşem bir duygu, bak göreceksin…” Elbette ki harika bir duygu, elbette tarifsiz ama şüpheleniyorum ki büyük ihtimalle bu yorumlar sizin hamileliğinizi rahat geçirmeniz amacıyla yapılıyor. Büyük ihtimalle “Aman canım, kızı şimdiden sıkmayalım, detayları bilmesine gerek yok!” diye düşünen grup üyelerinin iyi niyetinin kurbanı oluyorsunuz.

Sonra bebek geliyor ve macera başlıyor. Uykusuz günler-geceler, gaz sancıları, acıkmalar, acıkmamalar, sebepsiz ağlamalar, eğer bir süredir kakasını yapmıyorsa kulak kesilinen bağırsak sesleri, gaz sancısı varsa annenin içtiği bilumum kimyon/rezene/anason vb. otlardan yapılan çaylar, ne şekilde olursa olsun doğum sonrası dikişlerin acısı, “sütüm yetiyor mu?” endişesi, “acaba çok mu fazla giydirdim?”, dışarı çıkınca da “eyvah, az mi giydirdim?” şüphesi…

Hamileyken, gayet cahil bir şekilde şöyle düşünmüştüm: Bebeğim, hayalini kurduğum gibi, beslenecek, uyuyacak, onu nereye bırakırsam orada kendini eğleyecek, ta ki diğer beslenme-uyuma-kendini oyalama döngüsü gelene kadar …”

Kimse de bana “Ha-ha! Sen öyle san!” dememişti. Bizim durumumuzda bu kesinlikle söz konusu değil. Genel döngümüz: beslenme- oyalanma- uyutmaya çalışma- uyutamama- zaman geçtiği için tekrar acıkma-beslenme-oyalanma-uyutmaya çalışma- uyutamama-zaman geçtiği için tekrar acıkma… diye devam ediyor.

Sonra, işimize yarayacağını düşünüp aldığımız çeşitli eşyaları maalesef kullanamadık. Örneğin “Alalım, bunu kesin kullanırız, bebeğimiz eminim ki çok sevecektir, çok da işimize yarar” dediğimiz ve satın aldığımız beşiği bebeğimiz 1 ay bile kullanmadı. Hem de hayatının ilk ayı olan 1 aydan bahsediyorum, yani bebeklerin (teoride) günde 18-20 saat uyuduğu o 1 ay. Sonradan öğrendim ki birçok arkadaşım sırf bu nedenden beşik almamış bile!

Veya, bazıları uyku(suzluk) sorunumuza genelde anormal bir şeymiş gibi bakıyor nedense! Sorsan sanki çocukları ilk doğdukları günden itibaren bir ilkokul çocuğu disiplininde kendi kendine saatlerce uyuyor. Aslında herkes bebeğini “nasıl uyursa öyle” diyerek uyutmuş: Kucakta/ ayakta/ çarşafın içinde sallayarak, otomobilde, sokakta, memede, bebek arabasında… Laf arasında hep kendilerini ele veriyorlar da oradan öğreniyorum!

Çocuklu arkadaşlarıma çoğumuzun zorlandığı belli başlı konular (uyku, beslenme, diş çıkarma problemleri) hakkında danıştığımda genelde “Ah, o kadar çabuk unutuyorsun ki, hatırlamıyorum bile neler yapmıştık…” diyorlar ve birkaç yöntem öneriyorlar. Çok hoşuma gidiyor bu cevap aslında, içime bir umut doğuyor: Tünelin ucunda ışık var! Bu günler geçecek!

Sanıyorum ki zaman zaman artan bu tarz sıkıntılar bebeklerin özellikle ilk 1 yılda çok büyük değişimlerden geçmelerinden kaynaklanıyor. Düşünsenize, bebeğiniz dünya değiştiriyor aslında! Biz koca yetişkin halimizle iş/ev/ülke değiştirince bazen ne kadar zorlanıyoruz uyum sağlamak için… Dünya değiştirdiğinizi düşünsenize!

Bebeğim daha 1 yaşında bile değil, az zamanda çok işler başarmaya çalışıyor tüm bebekler gibi, bu nedenle de hepimiz zaman zaman zorlanıyoruz. Ama belli ki tüm bu sıkıntılar unutuluyor, ben bile ilk zamanların gaz sancısı sıkıntılarını unutmuşum, bugün daha 3 hafta önce anne olan bir arkadaşımla konuşurken fark ettim!

Bebeğim 8 aylık ve ben de gururla söyleyebilirim ki biz de bu gizli kulübün üyeleri arasına katıldık ve bebek bekleyen arkadaşlarımıza fikir vermeye başladık bile! Nisbi kıdemli yeni anne babayız artık!

Esin

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

12 yorum

  1. peki ya olumsuz sizden önce anne baba olanlar kulübü üyeleri ne olacak? “bunlar iyi günlerin, çocuk olsun görürsün, haah geldin mi dediğime, hele biraz büyüsün görürsün, nasılmış uykusuz geceler oh canıma değsin” sanki insan soyunun tükenmesini istiyorlar. ne yapaydık yani yapmaya mıydık? kahrolsun bağzı insanlar.

  2. ben kimi hamile gorsem soyluyorum valla belki cok kiziyorlar bana ama en iyi zamanlarin karninda olan zaman kiymetini bil bol bol uyu gez toz dinlen ye ic keyfini cikart sonra bunlari cok arayacaksin diyorum :))))))

    • ay ben de aksine doğunca rahatlamıştım..hamileyken bütün sorumluluğu bende olması beni çok geriyordu! doğurdum babayla paylaşmaya başladım rahatladım yahu! 🙂

    • Walla hamileliginde hyperemesis gravidarum gecirip gunde 30 kere kusan ve 5 gun hastanede yatan arkadasim gazli uykusuz bebek bunun yaninda viz geldi dedi. Herkesin deneyimi farkli zaten uyarmak pek bir ise yaramiyor olacagi varsa moral bozmaktan baska.

  3. Blog yazma nedenlerimden biri de bu, hatırlamak! Gerçekten o kadar çabuk unutuluyor ki..Yoksa ikinci, üçüncü bebeğe nasıl cesaret edilirdi?
    Geriye hep güzel anlar ve fotoğraflar kalıyor. İyi ki öyle.

    Güle güle büyütün miniğinizi.

    • Cok tesekkurler, ana-kiz beraber buyuyoruz. Sanirim bu da baska bir yazi konusu 🙂

  4. başlığı okuduğumda, bu gizli kulübün ukala ya da olumsuz yönlerinden bahsedilecek sanmıştım. böyle olumlu arkadaşlarınız olduğu için şanslısınız:)
    güle güle büyütün.

  5. Hahaha super yazi olmus gercekten de oyle herseyin üzerine yenileri eklendikce insan en bastakileri unutmaya basliyor … Gule gule büyütün bebeğinizi 🙂

  6. Ikinciyi yaptiktan sonra (henuz 20 gunluk) “neyine senin ikinci cocuk iyi b.k yedin” dedim, itiraf ediyorum. 3 yasina kadar gayet zor bi cocuk olan ilk oglum tam duzenini kurmus, krese başlamış uzerimizdeki yükü epey azalmisti ki ben manyaklar gibi yeniden bebek istedim.simdi hastanedeyiz malesef, o minik serumlu eline baktikca icim parcalaniyor ve ben bu kucuk adami nasil hemencecik bu denli sevebildigime sasiyorum.ama evet bence de hatirlatilmali bu zorluklar 🙂

  7. hehe bana da uyuyamayacaksın dediler horul horul uyudum valla emzirmek uyku yapıyor bebeğim de hiç uyanmazdı, hiç bir denilen zorluğu yaşamadım her anne her çocuk farklı, bana demişlerdi tutmadı diyenlere kapak oldu, size denmemiş olmuş belki de, amaaan boşverin çocuk güzel şey bir daha mı gelicez dünyaya tadını çıkarın nasılsa büyüyecekler, atla deve değil, su akaaar yolunu bulur, anne ne kadar rahatsa çocuk da o kadar muhteşem oluyor en önemlisi sağlık. türk kadını doğumda da çocuklu hayatta da arıza yapıyor, su kaynatıyor :p ama olsun devir değişti, çocuklu hayat pek şahane. Tabi yaşamayı, hayattan zevk almayı bilene

  8. cocuklara kazandirmaya calistigimiz bazi aliskanliklar o cocugun bu aliskanligi kazanmaya ne kadar yatkin olduguyla alakali. bu yuzden kimisine kazandirmaya calismaya bile gerek kalmazken kimisi de ne kadar ustunde durulsa da bi yere kadar kazanabiliyor. sonra da kimi annelere boburlenmek kimi annelere de ah vah cekmek dusuyor. tavsiyem sudur: elinizden geleni ardiniza koymayin gerisini de koyverin gitsin! sonra arkaniza yaslanin ve yillarin gecmesini bekleyin. sizin yemeyen, uyumayan uyumsuz cocugunuz bir doga harikasina donusurken, ikinci cocugunu yapan o boburlenen anneler karmanin lanetiyle karsi karsiya kalacaklar 🙂 ha kalmazlarsa da boburlenmeye devam ederler ama siz kendi kendinize he he tabi canim oyledir der ve hayatiniza devam edersiniz 🙂