5 Yorum

Okyanusun diğer tarafından…

Amerika’da blog yazarı annelerin üye olduğu bir ağ var: BlogHer. 2005’te birkaç kadının girişimi olarak başlayan, şimdilerde binlerce üyesi olan ve bu üyeler sayesinde 100 milyon kişiye ulaşan bir iletişim ağı bu. Amacını, “blog tutan kadınlara ulaşılabilirlik, eğitim ve ekonomik destek vermek” olarak özetliyor BlogHer.

Bu BlogHer’ün her sene düzenlediği bir de konferans var. Çok büyük bir çoğunluğu “Mommy Blogger” olan katılımcılar her sene Amerika’nın farklı bir şehrinde bir araya geliyorlar. Aralarında blog yazmaya yeni başlayanlar, uzun süredir yazanlar, yeni bir alana geçmek isteyenler var. Her sene iki ila üç gün süren bu konferansta katılımcılar konusunda uzman kişilerden eğitim alıyor, tanışıyor, kaynaşıyorlar.

İşte ben de bu sene onuncusu, yine başladığı yerde, Silikon Vadisi’nde düzenlenecek olan BlogHer konferansına katılmak için okyanusun diğer tarafına geçiş yaptım birkaç gün önce. Cuma günü çoluğu, çocuğu, kocayı topladım, San Francisco yakınlarındaki San Jose kentine göç ettik birkaç haftalığına…

Uçak sırasında çocuklar çoğunlukla kendi kendilerine oyalandılar. Babalarıyla ben de dönüşümlü olarak dinlenme (tavşan uykusu) ve kitap okuma fırsatı bulduk. Konferansın anlam ve önemi sebebiyle, BlogHer’in 2005’teki ilk konferansından sonra kaleme alınan bir kitabı okuyorum bu aralar: Mothering and Blogging: The Radical Act of the Mommy Blog.  İçinde çok ilginç tespitler var. Kimi, bize henüz “büyük gelen” konular: Lezbiyen blog yazarı annelerin yaşadıkları gibi… Kimiyse “Aaa, ben bu sadece bize özgü sanıyordum” dedirtiyor: Ortaokul seviyesinde atışmalara sahne olan anne kavgaları gibi…

Kitabı, anne bloglarına ilgi duyan, blog yazan, yazmak isteyen, yazmasa bile blog okumayı seven herkese şiddetle tavsiye ederim. Anne bloglarını ücretsiz reklam panosu olarak gören marka temsilcilerine ayrıca tavsiye ederim. Belki biraz yol yordam öğrenirler.

“Blogger Anne” olmaya kadınlık, feminizm, eşitlik, azınlıklar konuları üzerinden oldukça politik bir bakış açısıyla yaklaşan bir kitap Mothering and Blogging. Bildiğim kadarıyla henüz Türkçesi yok, ve Amerika’da bile kendini 10 küsur senede yeni yeni kabul ettirmeye başlayan böyle bir sektörün Türkiye’de henüz emekleme çağında olduğunu düşünürsek bence uzun süre de olmayacak. İngilizceniz varsa bu kitabı edinin, okuyun derim.

Sonuç olarak kalktık geldik işte biz de… Uçuşumuz oldukça başarılıydı, kendimle ne kadar gurur duysam az. Yani o kadar kısa süre içinde o kadar sistemli bir şekilde hazırlandım ki bu yolculuğa, “İki çocuğunuzu 11 saat boyunca kapalı bir kutunun içinde nasıl oyalarsınız?” yarışması düzenlense birinciliğe oynarım kesin.

Çocukları uçakta oyalamak için çeşit çeşit sürprizler mi hazırlamadım (her ikisine birer yeni kitap), sıkıldıklarında atıştırabilsinler diye abur cuburlar mı almadım (leblebiler, üzümler iyi oyalıyor), burada kalacağımız birkaç hafta boyunca arabada seyahat edebilsinler diye oto koltuklarını mı getirmedim, neler neler… Şansıma, her şey yolunda gitti. Yolda uyudular, iPad oynadılar, kitap okudular, film seyrettiler derken evden çıktıktan 24 saat sonra bir de baktık ki(!) San Francisco’ya inmişiz.

Hava çok güzel burada… Yalnız tahmin ettiğimizden çok daha serin. Meğer buranın iklimi öyleymiş de bize diyen olmadı. Seneler önce bi gelmiştik ama bu kadar üşüdüğümü hatırlamıyorum. Yazlık kıyafetlerle geldik, haliyle komik kreasyonlar yaratmak durumunda kalıyoruz bazen.

Bir sürü dost var burada, çoğunu internetten tanıdığım, yüzünü henüz görmediğim. Seneler önce, Deniz’e hamileyken kayıt olduğum What to Expect When You’re Expecting forumundan iki anne arkadaşımla burada tanışacağız. O zamanlar hiçbir şey bilmeyen endişeli gebelerdik, şimdi her birimiz iki çocuk annesiyiz. Birbirimizin çocuklarının doğumuna, büyümesine, ikinci çocuklarımıza Facebook’tan şahit olduk ama bugüne kadar hiç karşılaşamamıştık. Çok güzel olacak…

Onun dışında, blog üzerinden tanıştığım, takipleştiğim insanlar var yine… Gebe yazarlarımdan Deniz‘le, onlar Türkiye’ye gelmeden bir araya gelmeye çalışacağız. Birçok anne var -ki buraya gelmemizde çok yardımcı oldular, çocuklara okul ararken yol gösterdiler sağ olsunlar- onlarla bir araya geleceğiz. Ve BlogHer konferansı çok değişik bir tecrübe olacak benim için, en çok onu heyecanla bekliyorum.

Biraz hayata ara verdim gibi bakıyorum kendime… Geçici bir “Her şey normalmiş taklidi.” Biliyorum ki geride tüm hızıyla devam ediyor kötülük. Filistin’de kanlar dökülüyor, Ali İsmail’in ailesi mahkemede adalet arıyor, daha bundan birkaç hafta önce muhalif sanatçılara “Sanatçı bozuntusu” diyen baĞzı kişiler sanatçılara kol kanat gerermiş gibi yapıyor (yersen). Bütün bunlara sırtımı dönemezken, biraz olsun uzaklaşıp nefes alma izni verdim kendime…

Bu birkaç hafta böyle…

Park

 

5 yorum

  1. İyi etmişsin Elif…İyi dinlenmeler 🙂 (Biliyorum 2 çocukla fiziken dinlenmen imkansız ama ruhunu dinlendirmeni temenni ediyorum, zira burada bu gündemle biz bunu pek yapamıyoruz)
    Sevgiler!

  2. Anne bloglarının gücünü ülke olarak ciddiye almıyoruz bence.Hala bu tarz bloglar ”orta-üst sınıf kadınların mükemmel olduğunu gösterme çabası” olarak anılıyor,kimse ne yazık ki dünyanın bir köşesinde,tek başına çocuğunu yetiştirmeye çalışanları,normal kiloda olan bebeği akraba otoritesince (!) zayıf bulunanları,,hiç tanımadığı bir şehre gelin gidip eşinin akrabalarıyla uğraşanları düşünmüyor.Anneler için,kendileri gibi birini bulmak çok önemli,zaten sosyal medyanın bu kadar bağımlılık yapmasının sebebi bu,ben beş ay öncesinde 12 sene yaşadığım bir şehri terketmek zorunda kaldım,bu beş ayda hiç arkadaş edinemedim ve internete tutundum.Çevresinde başka bir anne olmayan annelerin de Facebook’tan,Twitter’dan kendileri gibi insanlara ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum,her ne kadar kalabalık bir toplum olsak da bu kalabalık insanları,özellikle gebeleri,lohusaları ve anneleri boğuyor,kaç anne blogunda ”her şeyi bildiklerini sanan teyze sürüsü” konulu bir yazı okudum,saysam milyonları geçer 😀 Çocuklarını tehlikeli 21.yüzyıl koşullarında yetiştirmemiş hiç bir anne blogger annelerin birbirine yaptığı katkıyı yapamaz,her ne kadar tecrübeli olsalar da,çocuğunuza cips,şeker,çikolata yedirmek istememenizi/kızınıza sadece pembe giydirmek istememenizi/oğlunuza çizgi film kahramanlı ürünler almak istememenizi anlayamazlar,çünkü onlar çocuk yetiştirirken ne Türkiye böylesi bir tüketim dünyasıydı,ne de başka ülkeleri bu kadar yakın takip edebiliyorduk.Şimdi İngilizce bilmeniz ve internetinizin olması,bütün dünyada ne olduğunu öğrenmek için yeterli.
    Blogger annelerin sadece birbirlerine yardım ettiklerini düşünmüyorum tabii.Bir çok annenin çocukları küçük ama büyüdüklerinde,Türkiye’nin mükemmel(!) eğitim sistemiyle karşılaşacaklar.Bir yanda lise için ayrı,üniversite için ayrı bir at yarışı,diğer yanda binbir usulsüzlük ve umursamazlık,öbür yanda yaratıcılığı tamamen yok eden,hala ezberci(liseden yeni mezun oldum,bu konuya binlerce örnek verebilirim),cinsiyetçi,yararsız bir müfredat ve hiç bir psikolojik teste maruz bırakılmayan,Öğretilecek dal + formasyon’a indirgenen şaka gibi bir öğretmenlik.Burayı takip eden öğretmenlerden özür diliyorum ancak o kadar çok ”sorunlu” öğretmen gördüm ki.İşte blogger anneler,böyle bir ülkede bile bunu değiştirebilir.Okullarda çocuk sağlığına aykırı uygulamalar bu tarz bir platformda paylaşılır ve çözüm aranır.Onun dışında her türlü ailenin (farklı ırklardan bir aile,vegan veya vejeteryan bir aile,köyde yaşayan bir aile,şehirli aile,Batılı aile,Anadolulu aile…vb.) kendine yer bulabileceği bir yer anne blogları,bu da önyargıları kaldırmaya yarar.Şimdi Kürt bir anne blog açsa,ve aslında batılı bir anneden pek farkı olmadığını anlasak,bu ülkemizde bazı önyargıların giderilmesini sağlamaz mı? Seneler sonra belki de,Suriyeli anneler de seslenecek bizlere.

    Yine çok konuştum ben :X Ama işin de ”göbişlerimize bebiş doldu” dan çok farklı olduğunu anlatmak,az bilgiyle de olsa,yararlı olur diye düşündüm,başarılarınızın devamını dilerim Elif Hanım :=)

  3. Elif hanım çocuklarınızın haklarına bu kadar saygı duymanıza tek kelime ile hayranım bende iki çocuk annesi akademisyen bir anneyim dünyanın diğer ucuna giderken bile oto koltuklarını yanınıza almanızı ve kitapları çocuklarınızın hayatına entegre edişinizi ayakta alkışlıyorum bir çok konuda görüşlerim sizinkinden çok farklı ancak annelik konusunda sizden çok şey öğreniyorum ve inanın her sabah gazetelere bile bakmadan önce sizin bloğunuzu okuyorum Allah çocuklarınızı bütün kötülüklerden korusun eşinizle daimi mutluluklar diliyorum…

  4. Elif, konuyla alakasiz bir sey sormak istiyorum sana. Biz de 1-2 hafta sonra o taraflara gidiyoruz da kalacak yer ve araba ayarlama konusunda bana tavsiyen olur mu acaba?
    Cok tesekkurler 🙂 ve iyi eglenceler 🙂

  5. ben sizin yerinizde olsam orada yaşardım 🙂 çocukları orada okuturdum, çok sevdiğimden değil, burada olmaktan daha iyi ve orada önceden yaşamışsınız biliyorsunuz diye.