8 Yorum

Deli desinler bana, desinler değişemem

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Nihal Üstündeniz tarafından kaleme alındı. 

***

Deli desinler bana, desinler değişemem artık cancağızım!

Anne olmadan önce ve anne olduktan sonra… Anne olduktan sonraki kısmı gerçek anlamda dönüm noktası oldu benim için. Yorgunluk, uykusuzluk, kendine zaman ayıramama gibi şeylerin hepsini bir kenara bırakıyorum çünkü bunlar herkesten dinlediğimiz ve zaten bildiğimiz ama gerçekte yaşamadan ne kadar da gerçek olduklarını tahmin edemediğimiz şeylerdi. Tokadı yedik geçti… Asıl konu kişisel gelişim. Sanki gönlümün, gözümün perdesi açıldı, at gözlükleri düştü, önyargılar uçup gitti… “İyi insan olmalıyım” geldi bana, delicesine sabır geldi. Kendimi, acımasızca eleştirirken buluyorum kendimi çoğu zaman. Nasıl mı başladı bunlar? Anlatayım madem;

Önceden nerde akşam orada sabah ohh ohhh yandan, “Bana ne yeeeaaaa üzülürse üzülsün adam olsaymış o da”, “Arkasından konuşuyorsak var bir sebebi” gibi laflamalar eşliğinde dalga geçtiğim durumlar, kendimce sebeplerim vardı. Sonra yani anne olduktan sonra (belki de tesadüftür) bana ufak ufak gelmeye başladılar. “Ne yapıyorum ben?” dedim önce? Kimlerleyim bir baktım etrafıma… Beni etkileyenler ne?

Uzun bir süre bunlara kafa yorduktan sonra bir üst aşama olan temizliğe geçtim. Çevre temizliği… Beni negatif yapan, kendisi negatif olan, herkesi hayatımdan çıkardım. Bazılarını kolay, bazılarını sancılı, sert ve belki acıyarak, acıtarak… Bu kısmı beni çok yordu çünkü tüm bunları yaparken kendini sorgulama, ya yanlış yapıyorsam, ya dönüşü olmayan bu yol sonunda çok parçalanırsam, toplanamazsam, kırılan kalbim ne olacak? İnsanlar hakkımda ne düşünür? Ya beni sevmezlerse?

Egolar, alışkanlıklar, karşı taraflardan gelen kavga eylemleri, kulak tıkamalar ve vazgeçmeden kendi iç yolculuğuma devam. Başlamıştım bir kere. Sırf dedikoduyu ve dedikodu yapmayı sevenleri hayatınızdan çıkarmaya çalışsanız o bile zor. Adama “Sen çok dedikoducusun ama” deyince canavara dönüşüverir, kabul etmez ki. Neyse temizlik bittiiii. Kaldık mı yalnız başımıza? Ne eğlencesiz, ne gerçek bir hayat… “Al bakalım, al alllll, bunu da al” diye karşında duruyor. Başladım bu defa da kendime sarmaya… Ben neyim? Kimim? Ne yapıyorum? Yanlışlarım ne? Ezik olduğum taraflar? Zaaflarım? Bu soruların cevapları öyle bir günde gelmiyor tabii. Kendini acımasızca, tüm bahaneleri bir kenara bırakarak gaddarca eleştirmen gerekiyor. Kendinle yüzleşmek o kadar zor ve o kadar alışmışız ki kendimizi kandırmaya. Tokatlar arka arkaya patlıyor, gözünü açamıyorsun. Ta ta ta taaammmmmmmm… Deli desinler bana, desinler değişemem artık cancağızım. Olmasını istediğim kişilerle, onlar da istiyor ise mis gibi bir hayatım olacak, bu garanti bunu biliyorum. Bitti mi? Bitmez tabii.

Öyle bir yol açıldı ki önümde gözlerim kamaşıyor bazen. İş için ya da tesadüfen bir yerlerde öyle acayip insanlarla tanışıyorum ki, öyle manyaklar ki, para olmadan yaşamayı deneyeninden tut, kendini sosyal hizmetlere adamışından, sokak hayvanlarını bağrına basanından, tüm bunları yaparken bir yandan da sen ben gibi çoluğu çocuğuyla takılanından çık. Ama diğer bir yandan da tabii ki çıkar için kuyruğunda dolananlar, bundan bana ne çıkar diye gezinenler var. Olmaz mı? Onların da farkında olarak izin verdiğim kadar hayatıma dâhil olmalarını sağlayarak ama “Bak güzelim benden sana bir şey çıkmaz”ı da tatlı tatlı belli ederek yumuşak geçişlerle kendi hallerine bırakmayı öğrendim zaten.

Şimdi yazınca ve sonrada okuyunca aslınca yaşamaya başladığım içsel yolculuk çok aptalca ve basit gibi göründü ama çok rahatladım ben. Çocuklarımın yanında utanmadan dimdik durabiliyorum. Onlara ve çevremdekilere yalan söylemeyerek yalanın kötü bir şey olduğunu gösterebiliyorum. Onları çok çok sevdiğimi söyleyerek onların yanında başkalarına olan sevgimi de göstererek sevginin ne harika ve dışa vurulması gereken bir duygu olduğunu bu sayede herkesin gülümseyebildiğini yaşayarak anlayabiliyorlar. Evde “Ağlamak yoooooookkkkk gülmek vaaaarrrrrrr” diye salak salak bağırabiliyoruz.

Çocuğa gösterebildiğin sabır dışarıda çok yardımcın oluyor bir süre sonra. Çocuğa anlatır gibi anlatmayı öğrenmek çok işine yarıyor. Çok ciddiye aldığın hayata bir çocuğun gözüyle bakmaya başladığın zaman hayat oyun oluveriyor. İşte anne olduktan sonra bana olanlar oldu. Kalbim, gözlerim, ruhum uyum içinde takılmaya başladılar. Daha yolun başındayım biliyorum ve yaşayacağım tüm değişimler için gerçekten çok heyecanlanıyorum!

Not: Yazarın “onlar” diye bahsettiği yavrucanların bir ismi var tabii ki; Poyraz & Bora…

nihal

Hamileyken aydınlanmaya başlamıştım ufak ufak…

Nihal Üstündeniz
Herkes Kadar Anneyim
Instagram: noliii

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

8 yorum

  1. çok tatlı bir yazıı olmuş… çok içten.. çok farkında olarak yaşamışssınız değişimi ne güzel. ben biraz daha lan bana ne oluyor modunda kendimdeki bazı değişimleri sonradan fark ettim 🙂 çevre temizliği şart ve bir yaştan sonra kaçınılmaz galiba.

  2. çevre temizliği sart dönem dönemde bunu yenilemek de gerekiyor.kendi mutlulugun icin cocuklarına güven dolu bir cevre için fazlasıyla şarttt.sevgiler..

  3. Bayıldımmmmm! Muhteşem anlatmışsınız. Ben de temizliği çok hoyratça yapıyorum galiba.

  4. çok güzel bir yazı olmuş çok haklısın anne olunca hayatını düzene sokman gerekiyor ki çocukları da düzenli sevgi dolu bir ailede yaşatabilesin…

  5. Süper yapmışsın kafan rahat boşver. Rahat derken saçmalıklar, ve boş şeyler için yorulmuyor en azından.Şimdi enerjin ancak 2 şeker, masum ve hergün yeni şeylerle hızla gelişen melek oğullarına yeter ancak. Ki Senin enerjini bilirim:)) Maşallah derim;) Gerçi enerjini hernekadar onlar da tüketse tarifi olmaz bir aşk olunca arada şarj da eden gene onlar. Bende tam tersi oldu anne olunca :p Zaten çok hayatıma dahil etmezliğimden herkesi kolayca, temiz çevrem. Ama bazen ne olursan ol gel durumu geliyor bana da . Herkes olduğu gibi olsun hayatımda ama olduğu kadar değeri olsun sadece. Bunu da yazını okuyunca farkettim gerçi. Biraz daha içsel yolculuk yapmalıyım belkide daha taze anneyim nede olsa . Neyse yorum yapasım geldi konu uzadı.:) Çok güzel bir yazı olmuş eline sağlık….

  6. annelik sonrası değişimin farklı bir şekilde anlatılışı 🙂 ilk şeker’den sonra hepsi benim de başımdan geçmiş, sadece senin anlattıgın kadar planlı ve bilinçli olmamış. bildiğim şu, doğal akışıyla gidenler gitti ve yenileri gelirken de özenle seçildi 🙂 şimdi ikinci şeker yolda, bir değişim daha olur mu göreceğiz, heyecanla bekliyoruz 🙂

  7. Bende de benzeri olmuştu, hamileyken başlamıştı temizlik. iyi ki de olmuş, böylece tüm enerjimi hakedenlere, en çok da bebeğime, eşime, aileme verebiliyorum. Ohh dünya varmış! Eskiden ne çok emek, vakit ve nakit harcıyormuşum beni üzenleri mutlu etmek için!

  8. İnstagram’da yeni keşfettiğim bir anne. Enerjisini çok sevmiştim, yazısı da şahaneymiş.
    Ben çevre/kişi temizliğini yurtdışında yaşamaya(geçici olarak) başlayınca yaptım. Hem mecburiyetten hem de gerçekten işime geldi. Yaşadığım çevreye, takıldığım kişilere ve benim onların yanında nasıl olduğuma tepeden baktım. Süper oldu çok net gördüm kim lazım kim değil.
    Bir de en sevdiğim laflardan birisi Elli tane arkadaşım olacağına bir tane dostum olsun.