10 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü, 22. hafta

Sanem’in Gebelik Günlüğü bayram seyran demeden devam ediyor. 

Sanem’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

Merhaba Blogcu Anne okurları,

Bu ara kafam karmakarışık. Hamileliğim çok şükür çok sakin geçiyor ama –Ah! Şu hormonlar!- ben ufak tefek şeyleri kafaya takmazsam olmaz. İç huzur bulma konusunda biraz zorlanıyorum. Kafamda aynı anda on kişi konuşuyor bazen.

Sanem22

 

Karşı komşumuz Hintli bir aile ve iki oğlunu büyütüp lise çağına getirip birazcık da olsa rahata erdiğini düşündüğüm anne ilk tanıştığımız zamanlarda meditasyon yaptığını söylemişti. Geçtiğimiz kış Efe’nin uykusundan çığlıklarla uyandığı çok olmuştu. Yine böyle bol ağlamalı bir gecenin sabahında karşılaştığımızda bana Efe’ye hiç dokunmadan meditasyon yoluyla onu rahatlatabileceğini söylemişti. Babaanneme kendimizi okuyup üfletirdik biz onun gibi bir şey olsa gerek ama yine de iyi niyetine güvensem de kibarca savuşturdum bu önerileri hep. Fakat şimdi ciddi olarak kendim için kapısını çalmayı düşünüyorum.

Sıkıntılarımı buraya tek tek yazmak istemiyorum ama kendi kendime dürüst olmaya çalıştığım zamanlarda içimdeki ses bana hep Efe’ye yetemiyorsun, iki bebeğe nasıl yeteceksin diyor. Yetersizlik hissi beni yiyip bitiriyor. Oysa ben de her anne gibi elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Meditasyon nedir sadece kabaca tanım olarak bir fikrim var. Teknikleri nelerdir, nasıl yapılır hiç bir fikrim yok ama bildiğim bir şey var ki bana iyi gelecek şey kendimi dış dünyadan biraz soyutlamak olacak ve onu da yapamadın, bunu da yetiştiremedin sesini sonuna kadar kısmak. Umarım başarabilirim.

Gelelim bizim minik hanıma: Efe’de yukarıda yazdıklarımın aksine kafa olarak öldükça rahat bir hamileydim. Efe’nin bebeklik dönemi boyunca sakin ve huzurlu bir bebek olmasını hep buna bağlarım ama aynı mantıktan devam edersek bu kız bizi fena hırpalayabilir. Hamileliğimin başından beri ülke gündemi olsun, sürekli çocuklarla ilgili gelişen kötü olaylar olsun, Efe ile ilgili ufacık hastalıkları bile kendime büyük dert olmam olsun işimiz iş.

Hala minik hanım diye hitap ediyorum yazarken aslında ama bir isim bulduk sayılır. Yani bana göre bu bebisin bir ismi var fakat baba biraz nazlanıyor gibi. Önümüzdeki haftalarda isim kesinleştiğinde bu nazlanmanın sebebini yazarım.
Bunlara ek olarak bebeğimiz artık iyice hareketlendi. Daha doğrusu ben artık çok net hareketlerini hissediyorum. Yakın zamanda sanırım dışarıdan da görülecek hale gelir ve o zaman şenlik başlar.

Bu arada son olarak çocuksuz arkadaşlarımı bir süreliğine sosyal mecralarda engelleyeceğim. Her gün çeşitli kokteyl, şezlonga uzanıp kitap okuyan “selfie” ve günbatımı resmi görmekten fenalık geçireceğim ama siz durun hele bizim de sıramız gelecek!

Mutlu bir bayram dilerim. Haftaya görüşmek üzere,

Sanem.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

10 yorum

  1. ahh bu yetersizlik hissi! Sevgili Sanem Inan bu her annenin yasadigi bir his!! Benim kizim su anda 6 yasinda ama 2-5 yas arasi ciglikla uyanma bizde de oluyordu. Bilmiyorum seninki benzer mi ama kizimiz gece yarisi sanki gorunmeyen dusmanlarla savasir gibi, bagirip bazen havaya tekme vsr atiyordu. Bir ebeveyn olarak bunu izlemek cok zor. Ben yaptigim arastirmalarda gordumki buna gece teroru deniyor ve %20 cocukda rastlaniyor. Tam olarak neden ve nicin oldugu bilinmese de bazi iddialara gore, ev tasinmasi, gerginlik, hayattaki buyuk degisikliklerin cocuklari etkileyip boyle tepkiler vermesine yol actigi. Ama dedigim gibi kimse kesin olarak bilmiyor. Eger Efe’nin durumu da benim tarif ettigim gibiyse ve benimle konusmak istersen bana email atabilirsin. Ben de neler ogrendigimi ve ne yaptigimizi anlatabilirim. Ama caresi de yok bu arada, kendi kendine geciyor 🙂
    Bu arada Meditasyon sana iyi gelebilir, online bir suru yer var ufaktan sana bunu ogretecek.
    Kolay gelsin cok. Icini ferah tut!

    • Sevgili Buket,

      Tekme kismi pek olmasa da, ciglikla aglayarak uyanma daha dogrusu uyanamama seklindeydi bizimki. Hicbir sey dikkatini dagitmiyordu. Simdi dusundum de yeni eve tasinmistik, odasi ayrilmisti. Sebebi bu olabilir sanirim ama neyseki cok tekrar etmeden son buldu. Simdilik bir sikintimiz yok.
      Cok tesekkurler,
      Sanem.

  2. Sanem Hanım;

    Size Pınar Mermer’in YAVAŞ EBEVEYNLİK kitabını şiddetle tavsiye ederim. Ben de bu kitapla sevgili Elif sayesinde tanıştım ve bu kitap tam benlik dedim. Bu kitap terapi gibi inan. Orada bulabilir misin bilmiyorum ama sanırım e-kitabı da çıktı.

  3. Ben de ”Öfke Dansı” nı (kitap) şiddetle tavsiye ederim. Günümüz annelerine sürekli olarak ,”çocukta bir sorun varsa anneden kaynaklıdır ve sen bunu düzeltmelisin” fikri dayatılıyor ama kazın ayağı öyle değil. Hepimiz elimizden geleni yapıyoruz işte. Oğlum 1 sene tırnaklarını yedi, o kadar dertlendim ki çaktırmadan. Bir süre önce bıraktı bu alışkanlığı. Onların da kendilerine göre bir hayatları, stresleri var ve bunlarla tek başlarına yüzleşmek zorundalar . Ne yapalım, hayat böyle..

    • Ben ortada bir sikinti olmadigi halde bu kadar cok endiselenmeme kafayi takiyorum. Cok rahat bir anneydim ben gercekten. Efe’nin ilk 18-20 ayi asiri endiselenme gibi bir durumum hic yoktu ama gectigimiz emim gibi baskayip hamilelikle tavan yapan bir surekli kotu bir sey olacak hissi beni biraz yoruyor 🙂 cok tesekkur ederim oneri icin.

  4. Sanem Hanım;

    Çocuksuz arkadaşların özellikle yaz dönemlerindeki deniz ve havuzdaki selfie paylaşımları gerçekten bizim gibi çocuklarla yoğun olarak uğraşan yorgun annelere hiç mi hiç iyi gelmiyor:) Bu günler de geçecek inşallah ,sıra onlara geldiğinde ,onlar bizim selfielerimizi izleyecek:)Duygularınızı aynen paylaşıyorum…Sağlıkla bebeğinizi kucağınıza almanız dileğiyle…

  5. Sanem hanım, endişe huzursuzluk vs gibi duygular için EFT yöntemini araştırmanızı öneririm. hayatınızın o kadar çok alanında kullanabileceksiniz ki, gerçekten çok güzel, şifa resmen.. eft diye aratınca bir çok video ve yazı bulacaksınız. sevgiler..