7 Yorum

Anlayana sivri sinek saz, anlamayana 7/24 video seyrettirsek az

Dün annemlerden dönerken Maltepe’den Kadıköy istikametinde E5’e çıktığımızda henüz tam hızlanmamıştık ki iki önümüzdeki araç ani fren yaptı. Önümüzdeki araç ona, biz önümüzdekine, arkamızdaki bize çarptı.

Hiç kimseye bir şey olmadı. Araçlarda çok az hasar oldu. Öndekinin arka tamponuyla, bizim arabanın ön tampon biraz kırıldı sadece.

Çok hızlı değildik hiçbirimiz. Herhalde bizim arabanın hızı 30-40 kilometre arasındaydı. Hepimizin emniyet kemeri bağlıydı. Çocuklar oto koltuğundaydı. Frenle birlikte emniyet kemerleri zaten kilitlendi. Darbe anında koltuğa sabitlenmiştik hepimiz.

Çocuklar çok korkmadılar. Ben daha çok korktum denilebilir. Ben zayıfım bu konuda çok… Neyse, sonrasında konuştuk: İşte emniyet kemeri bağlamak işte bu yüzden çok önemli, oto koltuğuna oturmak bu sebeple çok gerekli. Daha iyi bir ‘demo’ olamazdı. Olmasın da zaten, bu kadarı yeter.

Çocukların oto koltukları olmasaydı, bizim emniyet kemerimiz takılı olmasaydı, böylesi ‘küçük’ bir kazada bile yaralanmamız işten değildi. Özellikle çocuklar oto koltuksuz seyahat ediyor olsalarda arka koltuktan öne doğru savrulacaklar, kim bilir nereye çarparak duracaklardı.

Çocuklarını oto koltuksuz seyahat ettiren aileler onları ne büyük bir tehlikeye attıklarını bilmiyorlar. Çocuklarını oto koltuksuz seyahat ettirmenin, onları balkondan aşağı atmakla eş değer olduğunun farkına varmıyorlar.

Aşağıdaki videodaki gibi… Bu, saatte yaklaşık 55 km (35 mil) ile hareket eden bir aracın içindeki 6 ve 3 yaş ağırlığında, oto koltuksuz seyahat ettirilen çocukların kaza anında aracın içinde nasıl savrulduğunu gösteriyor.

Kimse çocuğuna böyle bir şey yapmak istemez. Bu, bilmemekten kaynaklanıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü bu konuda bir kamu spotu hazırlatmış. Keşke haftada yedi gün, günde 24 saat dönse ekranlarda, orada burada, her yerde… Keşke işe yarasa…

Öte yandan Emniyet Genel Müdürlüğü ‘Çocuğunuzu koltuksuz seyahat ettirmeyin’ derken, devlet okullarını anlaşmalı olduğu özel servis şirketleri çocukları kemersiz, sıkış tepiş taşımaya devam ediyor. Çünkü çok afedersiniz bu ülkede her şey -mış gibi. Var, ama aslında yok.

Emniyet kemersiz seyahat eden, çocuğunu oto koltuksuz seyahat ettiren herkese, bu konuyu ülkenin en birinci bir gündem maddesi yapmayan her milletvekiline Kaan Ertem’in eski Leman’daki ‘Erkut Abi’ karakteri gibi davranmak, ‘Alın bunu, günde 24 saat haftada yedi gün boyunca çarpışma testi videoları seyrettirin’ demek istiyorum.

Belki işe yarar.

7 yorum

  1. Ahhh Elif. geçenlerde benzer bir yazı yazıp bilmemkaç defa da paylaşmıştım. Özel araçlarımızda oto koltuksuz çıkmıyoruz, en iyisi olsun diye onca satınalma yapıyoruz ama servisler! Okul servisleri, okula giden çocuğa göre değil, tamamen yetişkinler için ve kemeri belden bağlıyorlar sadece, çocuklar fıldır fıldır sallanıyor arabanın içinde. Bizim serviste bir tek Eren otokoltuğuyla gidip geliyor. Bu da Eren için bazen sinir bozucu oluyor, “Ben de arkadaşlarım gibi oturmak istiyorum” diye arıza çıkarıyor zaman zaman. Konu çok ama çok önemli. Eğer “Otokoltuğu” diye sesini yükseltenler, okul servislerinde otokoltuksuz seyahat ettiriyorlarsa, sesleri aslında hiç çıkmıyor bilsinler!

  2. Kesinlikle haklısınız! Hem Elif hem de Derya siz. Benim oğlum henüz 1 yaşında, ama 2 sene sonra gideceği kreşe nasıl göndereceğim, servise binerse neler olur neler olmaz diye içimi endişe kaplıyor. Eşimin kendi işi olduğu için saatleri esnek, kendi aracımızla oto koltuğunda gitsin gelsin istiyorum, inşallah o zamana kadar birşeyler değişmez de bizim işlerde, böyle yapabiliriz. Yoksa 3 yaşındaki bir çocuğu servise vermek istemiyorum. Servise vermek zorunda kalanların da ne kadar çoğunda bu bilinci oluşturabilirsek o kadar iyi. İlkokula giderken böyle bir şansım olmayacak çünkü, servise vermek zorunda kalacağım. O zaman da yanına yükseltici koltuklardan veririm emniyet kemerini takar oturur diye düşünüyorum. İnşallah!

  3. Elif Hanım bu paylaşımlarınız çok değerli. Ama olay yazınızın başlığında saklı! Çok takipçili bir blogger, baya genç bir kadın o zamanlar bebeği 5-6 aylık, bir fotoğraf paylaşmıştı. Arkadaşının arabasındalarmış, bebeğiyle arka koltukta. Bebeği afedersiniz karpuz gibi yatırmış koltuğa, araba hareket halinde. Sadece bir kişi çıkıp cesaret etmiş, 5 dk bile olsa yapmayın etmeyin, bırakın ciddi bir kazayı fren anında bile tutamazsınız, çarpma gücü diye bir şey var demişti. Gerisini tahmin edersiniz, fan grubu tarafından resmen geri püskürtülmüştü uyarıyı yapan kişi bir sürü hakaret eşliğinde ve sonunda anne hanım da ‘bebeğimi benden iyi düşünemezsiniz herhalde?!’ diye son postayı koymuştu. Anlatamazsınız.. Anlamazlar…3 kuruşu görünce dünyayı ben yarattım sanan cahil takımına hiiiç bir şeyi anlatamazsınız, karamsarım bu konuda!

  4. Cok gecmis olsun hepinize. Allah gostermesin bir daha.

  5. gecmis olsun. gecen gun arabayla giderken ani fren yapmak zorunda kaldik. oglum oto koltugundaydi kemerleri takiliydi fakat on koltuga yuzu carpti ve dudagi yarildi. imkaniniz varsa isofixli koltuk alin, kemerler sabitlenen koltuklar hareket ediyor o kadar da dikkatli bir sekilde arabaya monte etmistim.

  6. Çok geçmiş olsun, bir daha tekrarı olmasın.

    Hasene

  7. Yine sanki çok olumsuz gibi olacak ama iki çok önemli konuya ardıardına değinmişsiniz. Afadersiniz bu ülkeden bir cacık olmaz. Değişim söz konusu değil. O kadar ahlaksız eğitimsiz ve vurdumduymaz bir toplum oluştuki yavaş yavaş ağır adımlarla doğruya doğru gitmeleri mümkün değil. Trafik eğitimden sonra bu ülkenin en büyük sorunu ve saygısız insanlar ordusunun en çok kendilerini belli ettiği bir savaş alanı. Bu konuda da yapılabilecek tek şey kendini ve aileni koruma kalkanına almak ve bizler emekli olup onlar uni hayatına geldiklerinde doğru ülkelere gitmelerini sağlamak.