12 Yorum

Kardeş rekabeti

Şimdilerde inanması zor gelse de, kardeşim ilk doğduğunda bayağı kıskanmışım onu… Bizim ailenin kara kaş-kara göz geleneğine aykırı olarak ortaya çıkan bu sarışın mavi gözlü bebeğe herkesin gösterdiği ilgi bana iyi gelmemiş… Babama ‘Oğlun olsun isterdin, değil mi?’ diye sormuşum. İş gezisinden dönerken ‘Sana bebek getireyim mi?’ dediğinde ‘Evet ama sarışın mavi gözlü olmasın’ demiştim. (Oy şimdi kurban olsunlar onun sarı saçlarına, yeşil gözlerine…)

Bizimkilerin arasında müthiş bir sevgi var… Ve onunla paralel olan da bir kıskançlık…

Belki de kıskançlıktan ziyade ‘rekabet’ olarak ifade etmeli bunu… İngilizcede de öyle ya: ‘sibling rivalry’ – kardeş rekabeti (ya da kardeşler arası rekabet)… Bence de daha doğru bir tanım aslında… Çünkü çocuklar Dallas dizisindeki JR’la Bobby gibi birbirlerinin kuyusunu kazmaktan ziyade anne-babalarının ilgisi için yarışıyorlar. Bir çeşit ‘hayatta kalma’ güdüsü olsa gerek… Ne de olsa onların gözünde ne kadar çok ilgi, o kadar çok sevgi…

En korktuğum şeylerden biriydi çocuklarımın arasında ayrım yapmak. Kuzey Güney’i seyrederken bile içim fena oluyordu… Bugüne kadar öyle bir şey yapmadım, bugünden sonra yaparsam Allah da beni davul etsin.

Kardeş kıskançlığı, ikinci bebeğini bekleyen annelerin merak konusu: ”Acaba kardeşini kıskanacak mı? Ne yapmam lazım?”

Ne yapacağını ben söyleyeyim bak:

Birincisi, elinden geleni yaptığının farkına varacaksın. Kardeş kıskançlığı bizden önce vardı, bizden sonra da olacak. Önüne geçmek mümkün değil. O yüzden kendini paralamayacaksın.

Her iki çocuğunu da ‘o olduğu için’ seveceksin. Bunu da böyle göstereceksin.

Bazen birine ”Seni çok seviyorum!” diyeceksin, o sırada orada olmadığını fark ettiğin beriki arkadan soracak: ”Ya beni???” Ona ”Tabii ki seni de!” diyeceksin. Adeta ‘‘Hangimizi daha çok seviyorsun?” der gibi bakacaklar sana… İşte tam o anda küçükken sana ”Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?” diye sorduklarındaki gibi hissedeceksin.

Onları ”ayrı ayrı” sevmenin onları ”eşit” sevmekle bir olmadığını bileceksin. Çünkü ikisini eşit sevmeyeceksin, çünkü aynı insanlar değiller. 

Her birini ayrı ayrı sevmenin, onlara aynı davranmak anlamına gelmediğini anlayacaksın. Bazen birine hediye alacak, birine almayacaksın; çünkü bazen birinin ihtiyacı (ya da doğum günü) olacak ve diğerinin olmayacak… Bir yere gittiğinde, bazen aklına önce biri, sonra diğeri gelecek; çünkü orada onu çağrıştıran, ‘‘Keşke burada olsaydı” dediğin şeyler olacak…

Onlar kavga edecekler, çok hem de… Kızacaksın. Bazen gelip birbirlerini şikayet edecekler. Ne yapacağını şaşıracaksın. Adil olmaya çalışacak, bazen yüzüne gözüne bulaştıracaksın. Bazen ikisini birden kovalayacak, senin arkandan nasıl güldüklerine şahit olacaksın. İki dakika önce kedi köpek gibi kavga edenlerin onlar olduğuna inanamayacaksın.

Bazen birbirlerine ne kadar tahammül edemiyorlarmış gibi görünseler de, yabancıların yanında birbirlerini nasıl tuttuklarını göreceksin. Bakkal amca birine çikolata hediye ettiğinde ”Bir tane de kardeşime alabilir miyim?” dediğini görecek, rol icabı ”Oğlum, başkalarından bir şey istemiyoruz” desen de kardeşini düşündüğü için mutluluktan uçacaksın.

Bazen biri seni daha fazla üzecek… Daha fazla kızdıracak… Daha fazla yoracak… İşte öyle zamanlarda seni daha az üzeni, daha az kızdıranı, daha az yoranı kendine daha yakın tutacaksın. Sadece geçici bir süreliğine…

Böyle yaptığını fark ettiğin anda kendini suçlu hissedeceksin, ”Yoksa çocuklarımdan birini diğerinden daha mı fazla seviyorum?”dan tut, ”Ben ne biçim anneyim?”e varıncaya kadar karanlık bir yola girmek üzereyken silkinip kendine geleceksin.

Sadece biriyle vakit geçirdiğinde, tek çocukla hayatı idare etmenin ne kadar kolay olduğunu fark edeceksin.

Sonra ikisi bir araya geldiğinde ”İyi ki varlar, her şeye değer” diyeceksin.

gün batımı

12 yorum

  1. Tam da gününde yapılır mı bu blogcu anne??? Bugün abimizi okula gönderdik, itiraf ediyorum şutladık resmen :) çünkü ufaklık büyüdükçe kiskancligin doğru orantılı bi şekilde arttığını gördüm ve bu beni çok yoruyor. Küçük olan henüz 3 aylık bile olmadı hep ilgi istiyor. Büyük iyice bana sarmış durumda. Iyisi mi birinden birini azcık uzaklastiralim da biraz nefes alalim ucumuz de dedik. Biliyorum en doğru kararı verdim ama şimdi içim içimi yiyor bir iki hafta daha mı dursaydi bi sabredemedim vs vs diye :) ve bu yazi tam da gununde nasıl içime işledi. Göz yaşları… göz yaşları…

  2. Oh ne iyi geldi yazınız. 2. Ye gebeyken şu anda tam bilmek istediklerimi yazmışsınız. Teşekkürler.

  3. 2. gebeliğimin daha ilk aylarında olsamda düşündüğüm tek konu hiç şüpesiz ki kardeş kıskançlığı. nasıl yaparım nelerle karşılaşırım diye hep kendime sorarken içimi okumuş gibisiniz. iyi geldi bu yazı

  4. Çok güzel bir yazı olmuş…
    İKİZ tanelerim 1 dakika farkla doğdular ve doğduklarından beri rekabet halindeler :) Saç çekme mi dersiniz ısırma mı :( Birbirlerine daha kötü zarar verecekler diye korkuyorum. Asla ikisine ayrı muamele yapılmadığı halde, içgüdüsel olarak birbirleri ile rekabet içindeler. 15 ayımızı yeni bitirdik ve annenin bir tane olduğunun şiddetli derecede farkındayız, paylaşamıyoruz. Asla kucağıma birini sağıma birini soluma oturtamıyorum, illa tek tek olacaklar. Velhasılı kelam bu kardeş rekabeti kesinlikle içgüdüseldir, öğrenilmiş bir şey değil. Bir de başetme yollarını bilsem iyi olacak…
    dubleanne.

  5. Son günlerde en çok duyduğum soru, “Nasıl, kardeşini kıskanıyor mu?”. Hem de oğlumun yanında. Yahu bir durun, kıskanması mı lazım, kızım doğmadı henüz, sağlıkla doğmasını dile, sonra kıskanması kalsın.

  6. Konudan alakasiz bir sorum olacak: Kardesini Itir Esen’e benzeten olmustur daha once degil mi? Bir de abla kardes ikiniz de cok guzelsiniz. Cok begendigimi demeden gecemedim :)

  7. işte bu yüzden her zaman heryerde KARDEŞŞART diyorum.sevgiler..

  8. Tam da ikincinin gelmesine 2 ay kalmışken, ikisini de eşit sevebilecek miyim derken, kıskançlık olmasın diye neler yapabilirim hakkında kitaplar okurken geldi bu yazı. Ne denilse/yazılsa da anne olarak başıma gelmeden anlamam zor.

    Yazını okurken kızkardeşim ve ben geldik aklıma. Kıskandığımı çok hatırlamasam da, üniversite için evden ayrılana dek kedi-köpek gibi didişsek de, annem dahil herkese karşı duvar olurduk. Eminim onlar da öyle olacak. Biri evden ayrılana dek kavga-gürültü bitmeyecek. Sonra da o beraber geçen günler özlenecek… :)

  9. Daha güzel anlatılamazdı.. Harikasınız..

  10. Teşekkürler bu güzel yazı için, içimdekilere tercüman oldunuz. Yaşadıklarımda , hislerimde yalnız olmadığımı görmek beni rahatlattı . Benimde iki kızım var iyiki varlar ….

  11. gozlerim dolu dolu okudum. benim de size cok yakin iki canavarim var. ve onlari cok seviyorum…
    sevgiler

  12. ipek böcüğü

    birde ikinci çocuğu yapamaya cesaret edemeyip çocuğunu kardeşsiz bırakmış olmanın ömür boyu sürecek olan vicdan azabını çekmek var