8 Yorum

Emzirme…

Bir zamanlar bu blogun ağırlığını teşkil eden emzirme yazıları nezdimde o sayfaların kapanmasıyla geri plana ertelendi. Oysa daha ortada kitap falan yokken ortalık emzirmeden geçilmezdi!

İnsan bazı şeyleri yaşamadan bilemiyor ya, emzirmenin bir sorun olabileceğini bilemedim ben hiç, çünkü kendi başıma gelmedi. İlk anneliğimde etrafımda pek anne arkadaşım yoktu. İkincisinde yakın çevre yapmakla yetinmeyip bir de blog yazmaya başlayınca başka annelerin emzir(eme)me tecrübelerine de tanık olma fırsatı buldum.

Sonrasında Emzirme Reformu çıktı ortaya… 

Kısaca, Sağlık Bakanlığı’nın ‘ilk altı ay sadece anne sütü’ politikasının Çalışma Bakanlığı tarafından da desteklenmesi gerektiğini anlatan, dolayısıyla çalışan anneler için ücretli doğum izninin altı aya çıkmasını savunan, aynı zamanda çalışsın çalışmasın tüm annelerin emzirme konusunda bilgilendirilmelerini, yüreklendirilmelerini, kendilerine güvenmelerini ve baskı görmemeleri gerektiğini öne süren bir hareketti.

Emzirme Reformu basında geniş yankı buldu beş sene önce… Toplu emzirme etkinlikleri mi yapmadık, ödüller mi almadık. Bugün artık aktif bir hareket olmasa da bu, ihtiyacın ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Hele de kadınların üzerinden erkeklerin siyaset yaptığı, her hükümet kuruluşunda adeta ‘oynasın’ diye Aile Bakanlığı’nın kadınların eline tutuşturulduğu, kadın cinayetlerinin en önemli meselelerden biri olduğu bu ülkede Emzirme Reformu hala ve hep gerekli.

1-7 Ekim Emzirme Haftası. Benim emzirme yazılarım geride kaldı. Yakında teyze kontenjanından izlemeye başlayacağım bu süreci. İlginç bir tecrübe olacak.

Bu hafta, emzirme üzerine geçmişteki yazılarımı ön plana çıkaracağım biraz. Sosyal medyada yeniden paylaşacağım. Çünkü biliyorum hala ve hep ‘sıcak’ bir konu.

Emzirme Haftası kutlu olsun. ‘Sütün yetiyor mu?’ sorusunun tarihe karıştığı, emzirmek isteyen annelerin dilediğince emzirebildiği, emziremeyen annelerin kendilerini suçlu hissetmediği, ve hatta emzirmek istemeyen annelerin de ‘kötü anne’ yaftası yemedikleri bir hafta, yeni bir başlangıç olsun.


Anne Hakları Evrensel Bildirgesi, Madde 3: Hiçbir anneye sütünün yetersiz olduğu konusunda baskı yapılamaz. (Annelik Her Zaman Tozpembe Değil, s. 13)

8 yorum

  1. sütün yetiyormu? sütün yarıyormu? bu sorular artık sorulmasın annelere. emzirme haftamız kutlu olsun

  2. Ben de ilk doğum yaptığımda hiç sütüm gelir mi, sütüm yeter mi, bebek emer mi gibi endişeler yaşamadım. çünkü cahilliğimden böyle sorunların sıkça yaşandığını bilmiyordum. Etrafımda taze anne olmamıştı ve hamileliğimde hep hamilelik üzerine yazılar okuduğum için böyle sorunlarla çok karşılaşmadım.Bana göre bebek doğar ve emerdi. Zamanla acaba sütüm yetiyor mu endişesini taşımaya başladım. Çok şükür yetiyordu ve 6 ay sadece emzirdim. Buna rağmen ilk 3 ay bebeğim kolik olduğu için, ağladıkça ‘aç bu çocuk emzir,doymuyor mu neden ağlıyor’, ’emzirirken diğer göğsünden süt fışkırmıyor demek ki sütün az!’ laflarına maruz kaldım. Ki ben kimsenin gözü önünde emzirmezdim ve ilk 6 ay göğüs pedleriyle gezdim.Lohusa kafasından mıdır nedir, herşeye bir cevabı olan ben,bunlara üzülüp üzülüp cevap veremedim. Neyse ki doktorum bebeğin aylık kontrollerinde kilo alımının gayet güzel olduğunu söyleyerek beni 6 ay boyunca sadece emzirmeye teşvik etti.Bebeğim 14 aylık hala emziriyorum. ve sütün yetiyor mu laflarını hala işitiyorum 🙂

  3. Hayatımın en güzel dönemiydi ve bittiğine çok çok üzüldüm. Bana kalsa Ege 2 yaşına gelene kadar emzirirdim ama kendi istemedi. N’olur anneler, sütünüz varsa emzirin, bundan güzel birşey yok!
    #emzirmereformugerekli

    • Çiğdem-Üzüm

      Peliiiiiiiiin,
      Üzüm kızı sana göndereceğim, dişleye dişleye senin memeleri ısırsın kabul müüü:))))

  4. Yakın zamanda emzirme ile ilgili şoku işçiler için süt izninin 12 ay olduğunu öğrenerek yaşadım. Emzirme reformu hala gerekli!

    • Evet malesef, devletin memurları ile işçilerini bu denli ayırması akıl alır gibi değil! SSK’lı işçiler “doğum tarihinden itibaren 1 yıl (ki bunun içinde doğum izni de olduğundan ilk 3 ay zaten otomatikman yanıyor) ve günde 1,5 saat süt izni kullanabiliyor.
      Memurlar ise “doğum izninin bitiminden itibaren 1 yıl” ve günde 3 saat süt izni kullanabiliyor. Haksızlık daha burada başlıyor. Özel sektörde çalışanlar insan olmadığı gibi, bebekleri de insan yerine konmuyor güzel ülkemizde! Zaten özel sektör işverenleri, doğum izninde bile kadını çalıştırmak için ellerinden geleni yapıyor. Büyük çoğunluğu süt iznini, yasal zorunluluk olduğu halde kullandırtmıyor. Ayrıca süt sağabilmek için süt odası bile ayarlamıyorlar. Aaah ah, konuşmaya başlayınca ne sıkıntılar var da….insanın gerçekten sinirleri bozuluyor.

  5. Ben de çok şükür ilk 6 ay emzirebildim bebeğimi. Bu arada pek çok emzirme sorunu yaşadım tabi ama alışınca düzeldi, geçti, her şey bir düzene girdi. İlk aylarda ben de herkes gibi “emiyor mu, sütün yetiyor mu, karnı aç bu çocuğun” tacizlerine maruz kaldım. 6 ay bittikten sonra ise “sütün azalır artık”, “senin sütün artık yaramaz ona” vb. can sıkıcı laflar ediyorlar. He he deyip geçiyorum, ne yapayım 🙂 Kimse emziren ya da emziremeyen / çeşitli sebeplerden emzirmeyi tercih etmeyen annelere bulaşmasın artık.

  6. emzirmek güzel şey her yerde yaşasın emzirmek 🙂 bu arada ben de emziremeyen insanların varlığına şaşırmıştım, her anne kolaylıkla benim gibi emzirir sanmıştım