26 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü, 31. hafta

Sanem’in Gebelik Günlüğü devam ediyor. 

Sanem’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

Bu hafta karnım gözle görülür bir şekilde çok büyüdü ve her şeyin, her yerin içinde. Çorba karıştırırken bir bakıyorum hemen ısınmış ya da ellerimi yıkıyorum aynı zamanda göbeğimi de yıkamış oluyorum. Yemek listesini göbeğime bakıp çıkartabilirsiniz. Bununla birlikte gerginim de çok. İki anlamda da. Göbeğim de çok geriliyor, ben de psikolojik olarak öyle hissediyorum.

Sanem31

Neden bu kadar gerginim diye sorguluyorum sürekli. Sebeplerimin hepsi hamilelikten kaynaklı şeyler değil, canımın sıkıldığı şeyler de var elbette ama şunu biliyorum ki normal zamanda daha kolay kontrol edebileceğim duygularım bazen beni esir alıyor. İki çocuklu yaşamı düşünüyorum sık sık. Güzellikleri, zorluklarının verdiği stresi alıp götürecek diye hayal etmeye çalışıyorum ama bu ara biraz daha zor. Efe yokken çocuklu yasama dair bir fikrim yoktu o yüzden belki de daha iyimserdim her şeyi daha kolay karşıladım. Efe bizi fazla zorlayan bir bebek olmamasına rağmen şimdi doğumdan sonraki alışma süreci gözümde büyüyor da büyüyor.

Bir kere burada yalnızız diyorum. Eşimle birbirimizden başka yardım alacak kimsemiz yok. Yetişkin başına bir bebek düşecek. Gayet makul gözüküyor ama kimse kimseyi kandırmasın. Baba ne kadar olaya dahil olsa da, annenin üzerine düşen fiziksel ve duygusal yük çok daha fazla. Bu hafta pozitif düşünelim pozitif olsun haftası değil, biraz yakınma haftası benim için. Belki de beklentilerini düşük tut, hayalkırıklığına uğramazsın diyor bilinçaltım. Merkür de geri gidiyormuş zaten bu haftalık böyle olsun.

Kızıma bir an önce kavuşmak için zamanın hem çabuk geçmesini istediğim, hem de ben daha hazır değilim biraz yavaş dediğim zamanlar bunlar.

Son olarak eşimin beni gülümsetmek için gönderdiği bir yazıyla size veda ediyorum.

”Bir kadın çocuklarının her şeyini bilir. Dişçi randevuları, gizli aşkları, en iyi arkadaşları, en sevdiği yemekler, gizli korkuları, umutları, hayalleri…
Adam ise evinde kısa boylu bazı insanların yaşadığının ayırdındadır, o kadar.”

Sevgiler,

Sanem.

26 yorum

  1. Icim sisti yaa. Ben de ikinci cocuguma hamileyim ve yurtdisinda yasiyorum, bizde de benzer durumlar yani. Ayni endise ve yalnizlik duygusu. Ama bu kadar karamsae degilim ya da olmamaya calisiyorum. Blogcuanne siz en iyisi bu mesaji yayinlamayin,,

    • Yok yok olmayin zaten o kadar karamsar. Ben biraz soylenip rahatlamak istedim o kadar 🙂

  2. iki çoçuklu süper harika bir annelik var sonunda biz varız hemde bir sürüyüz 🙂

  3. 2.cocuk o kadarda kotu vur durumdegil.vizimde yardim edicek kimsemiz yok.her hafta baska karamsar birvyazi yaziyorsunuz.tadini cikarmaya bakin bence.

    • Herkesin olaylari karsilamasi farkli oluyor, ben biraz dertleserek rahatlamaya calisiyorum. Aksi rol yapmak olurdu sanirim 🙂

  4. Bir, eşinizin gönderdiği yazıya sonuna kadar katılıyorum! :)))))) Hakikaten öyle oluyormuş 🙂

    İki, merak etmeyin, sadece yurtdışında yaşamanızdan kaynaklı değil, ben Türkiye’de yaşıyorum benim de yardım alabilecek kimsem yok yakınımda. Bebeğime bakıcı bakıyor ve bakıcı 1 gün gelmeyecek olsa karı-koca ne yaparız hiç bilmiyorum. Alternatif bir planımız, bebeği 2 saatliğine emanet edebileceğimiz biri falan yok. Benim işim aşırı sıkışık ve esnek değil, işyerine 2 saat gecikeceğim diye kolaylıkla söyleyemiyorum hem şehir dışında çalıştığım için kendi imkanlarımla ulaşmak 1-1,5 saatimi alıyor zaten! Eşim bazen 1-2 saat idare edebiliyor o da ne kadar edebilirse. Bizde de durum yurtdışında yaşayanlardan pek farklı değil anlayacağınız….

  5. Burada yasamakla bir sikintiyi kastetmemistim. Aile desteginden uzak olusumuz diyelim. Zaten burasi cocuk buyutmek icin o kadar ideal bir ulke ki.. Keske sevdiklerimiz de yanimizda olsaydi diye bir ic gecirme.
    Kolayliklar diliyorum size de 🙂

  6. Sanem Hanim bu kadar dert yapmayin..Ben de yurt disinda yasiyorum, evet zor ama Allah yardim ediyor ve gurbette arkadasliklar farkli oluyor..Benim annem de dert yapti, dogum nasil olacak, ben Ingilizce bilmiyorum, sana nasil yardim edicem diye ama…4 tane arkadasim doguma geldi, sabaha kadar benimle dogum sancisi cekti, anneme ve esime moral verdi…Dogumdan sonra da basim sikisinca her zaman yardim etti…

    Iki aylik oglumu universiteye alip kapi kapi hocalarla gorustum, kimse yadirgamadi…Yani yurt disinda herkes herkesin halinden anlar…Bosuna kendinizi, esinizi ve minik kizinizi uzmeyin:)

    Mucize yakinda, tadini cikarin:)

    • Haklisiniz ama bugun aldigim yorumlardan anliyorum ki ben kendimi tam ifade edememisim 🙂
      Burada olmakla, burada dogum yapmakla, yasam tarziyla hic sikintim yok. Zaten Efe’de o kadar guzel bir tecrube yasadik ve yasamaya devam ediyoruz ki bu sebeple ikinci cocugumuz da burada buyusun mutlu, rahat cocukluklari olsun istedik. Aslinda benim durumumu tek kelime ozetliyor. “Homesick”
      Sevgiler 🙂

  7. İnsanın, hele de hamileyken normalinden fazla endişelenmesi anlaşılır bir durum değil mi? Olsa keşke…

  8. Ben o nota bayıldım!! Çok güzel. Alakasız olacak ama ‘vaguely’ ne demek?Sözlük ”hayal meyal ” diyor; doğru mu?
    Ben de bu sabah şahane bir çizime denk geldim, buraya kopyalayamadım ama google’a ”can i call u back in five years” yazarsanız çıkıyor 🙂
    2. oğlum 1 yaşını doldurdu ve ben hala saç baş dağınık, ev dağınık, uykusuz , perişan durumdayım ama inan ki çok mutlu olduğum anlar kesinlikle fazla. Biz de sadece bakıcının insafına kalmış durumda, karı koca yalnız büyütüyoruz bebeleri. Blogdan maceralarımızı okuyabilirsiniz.
    Çocuklar bir sürü duyguyla dolduruyor hayatımızı ..İyiler de var kötülerde. Kusursuz, toz pembe hiç bir şey yok hayatta. Beni bu süreçte ayakta tutan en önemli faktörler:
    1. Eşimin ilgisi, empati gücü, özeni , tartışmasız en önemlisi.
    2. Şükretmeye çalışmak, pencereden bakabilmeyi unutmamak.
    3.Bir işimin olması, evdeki kaosu arkamda bırakıp çıkabiliyor olmak
    4.Bakıcıya güvenmem, iyi bakıcıya denk gelmiş olmak
    5.Okumak, yazmak gibi beni hafifleten şeylere ne olursa olsun vakit ayırmak
    6.Kendimi diğer annelerle kıyaslamamak

    Kolay gelsin hepimize.Sevgiyle, muhabbetle.

    • Merhaba Elif,

      Vaguely – belli belirsiz manasinda kullanilmis burada. Cizimi okur okumaz hatirladim. Cocuklu arkadaslarim oldugu kadar cocuksuz arkadaslarim da var ve ben cocuksuzlarin gundemini yakalamakta su ara zorluk cekiyorum ama donusum muhtesem olacak 😉 (birkac yil daha musade sadece)

      Ve cok guzel maddelemissin, bunlarin hepsi gercekten annenin ruh sagligini korumasi icin cok iyi.

      Sevgiler..

  9. Ben henüz tek çocukluyum ama sizi anlıyorum. İnsanın ailesinin yakınında olması acayip birşey. Keşke sevdiklerimizi hep yanımızda yakınımızda tutabilsek. Ama hayat işte her zaman her istediğimiz olmuyor. Bir sevdiğinin yanındayken ötekinden uzak kalabiliyorsun. Ben böyle durumlarda Allah’tan tüm sevdiklerim için sağlık diliyorum ve kendime “hayattalar ve sağlıklılar ya” diyorum. Bir nebze içimi rahatlatıyorum.

    Anne olduktan sonra insan eskisinden çok daha farklı bir insan oluveriyor. Her ne kadar mutlu olsa da bir taraftan hep birşeyler için endişeleniyor. Bu biraz da karakter meselesi bence. Çok rahat anneler de görüyorum. Ama ben bir türlü olamıyorum. Mutlaka endişelenecek birşeyler buluyorum maalesef.

    Bakın ben de size içimi döktüm 🙂 Klişe olacak ama gerçekten tadını çıkarın. Bakıyorum da ilk gebeliğimde bunu hiç başaramamışım. Kısmetse ikinciye çıkaracağım. Sonuçta bir kadın sınırlı sayıda gebelik yaşayabiliyor. Her anını sindirin. Sevgilerle…

  10. Sanem, ben de 34. haftadayım, biliyorsun ben de yurtdışındayım ve doğum olayından, yeni bebekten çok endişem oğlum…

    İlk kez onu bırakıp doğuma gideceğim ve bir bavul dolusu eşya ile evden ayrılıp ne zaman eve geri döneceğimi (nasıl bir doğum olacağını bilmediğimden) bilmiyorum. Nedense beni 2 çocuklu yaşamdan çok doğuma gitmek geriyor. Halbuki oğluma hamileyken kocamla güle oynaya hastaneye gitmiş, evde annemle kayınvalidemi bırakmıştım. Şimdi ise ya birşeyler ters giderse de oğlumu göremezsem karamsarlığı var, onunla vedalaşıp hastaneye doğru nasıl yola çıkacağım anın endişesi var 🙁
    Bu anne endişelenmesi ömür boyu sürecek, değil mi?
    Sevgiler, Deniz

    • Merhaba Deniz,

      Seni cok iyi anliyorum. Gectigimiz Aralik Turkiye’de tatildeyken acil bir operasyon gecirmek zorunda kalmistim. Efe’yi birakip hastaneye gitmek cok dokunmustu ama iyi ki annemlerin yaninda oldu diye avutmustum kendimi. Burada yalnizken olsaydi daha buyuk travma yasardim diye dusunuyorum. Kisacasi dedigin gibi omur boyu endiselerimiz olacak, yapabilecegimiz en guzel sey anneler olarak uzaktan da olsa birbirimize sarilmak sanirim. 🙂

      Cok sevgiler..

    • hiç endişe etmeyin, çocuklar anlıyor , emin olun. Sezaryene girerken ”Aman bir an önce beni alın, en azından büyük oğlum okuldan gelene kadar biraz toparlanmış olurum ” dediğimde bana şaşkınlıkla bakan gözleri hatırlıyorum hala. O zaman 3 yaşındaydı oğlum ve olağanüstü bir durum olduğunu anlamıştı, gece sorun etmemişti evde babayla kalmayı. Ben de sezaryen olduğum geceyi neredeyse hiç tanımadığım ama çok merhametli bir hemşire hanımla kolayca geçirmiştim. İlla ki biri oluyor halden anlayan. Belki klişe ama kul darda kalınca Hızır yetişiyor.

  11. Merhaba, blogunuzu takip ediyorum. Aslinda her ne kadar yazilarda endiseli, karamsar bir ton sezsem de bir taraftan bunun dogal oldugunu dusunuyor, “iyi ki boyle” diyorum. Yanlis anlamayin, iyi ki streslisiniz demek istemiyorum ama bu yazinin basligi gibi hamilelik de “toz pembe” degil ve “o
    belim agriyo, kilo aldim vs vs” disinda bircok kadini o kadar cok etkiliyor ki…. Hyperemesis geciren, sadece postpartum degil prenatal depresyonu geciren ve daha az bilinen prenatal OCD geciren o kadar cok gebe var ki… Hamilelik bircok bayan icin laylaylom eglenceli bir donem degil maalesef.

    • Merhaba Deniz,

      Kesinlikle size katiliyorum. Hepimizin endiselendigi konular, bunlari yasayis bicimi ve yansitmasi farkli. Buradaki guzel ve destekleyici yorumlarda kendimi iyi hissettiriyor. Cok tesekkurler.

      Sevgiler..

  12. İstanbuldayiz, ama yine de yapayalniziz.. Birimizin ailesi neden oldugunu hala anlayadigimiz sebeple iki cocugununda goctugu bir sehirde yasiyor, ötekimizinki de istanbul’da kendi hayatini. Dogru duzgun Turkçe bilmeyen Bakici kadinlardan medet umuyoruz.. Evimizi cocugumuzu teslim ediyoruz.. Bi de birakip kacmasin die her turlu tembelligine, herseyimizi dangur dungur kullanmasina sinir icinde ‘ya Allah, bismillah’ diyerek katlaniyoruz.. Ama özetle diyebilirim ki çocuklar annelerinin.. En fedekar, en yardimci baba bile Anneyle kiyaslandiginda dekor bana sorarsan.. Bu da doganin hakkaniyeti!!

    • Dekor yorumun beni cok guldurdu ama haklisin cocuklar annelerinin gercekten ‘=)
      bakicilarla kolayliklar diliyorum umarim gonlune gore biri bulunur tez zamanda.

  13. Toprak'ın annesi

    bende 31. haftalık hamileyim ve bir kız bebek bekliyorum. aa aynı haftadayız, aa sanem’in de kızı olcakmış diye diye her hafta ne yazmışsınız diye takipteyim. benzer şeyleri hisseden birisini okumak, bazen kendi dökemediğim içimi okumak gibi güzel oluyor 🙂 oğlum 19 aylık, ve ben artık onu yanımdan ayıramıyorum. böyle bir son yalnız günlerimiz endişesine kapıldım gidiyorum. doğumdan sonraki en az 1 ay nasıl geçer korkuyorum. 2 çocuklu hayat ve arada kendimi hayal edemiyorum. baba bir süre yıllık izinden sonra işe döneceği için, kayınvalidem hasta ve anneminde geriye 3 nüfusu idare etmek zorunda olduğu bir yaşantısı olduğundan, çooook zor günler, geceler beni bekliyor. duygularıma tercüman oldunuz teşekkür ederim. Anneler hep mi güçlü olmalı ? Ama doğamızda var bu sanırım.Pes edemiyoruz. İyi ki de edemiyoruz. şanslı günlerimiz olur inşallah. Kızınıza sağlıkla kavuşmanız dileğiyle…

    • Cok tesekkurler Toprak’in annesi. Umarim kolayca atlatacagiz ilk gunleri.
      Sevgiler =)

  14. Gebelik blogunun bi amacı da bu paylaşımlar değil mi? Çok normal bir süreç bu karamsarlıklar, kim ne derse desin hepimiz geçiyoruz bu süreçten. Yalnız değilsin, sadece herkesin karmsarlıkları ve endişeleri farklı.
    Ben de içimi dökmek istiyorum, tutmayın beniiii 🙂 19 haftalık hamileyim, neye endişelenecegime karar veremiyorum 🙂 İlk çocuğum ve onun okula başlama dönemindeki kriziyle mi uğraşayım, evdeki düzenleme işlerini mi düşüneyim, bu oralar her zamankinden daha yoğun olan işime mi odaklanayım, aynı zamanda eşimin terfi etmesi nedeniyle artan seyhatlerine mi sevineyim/üzüleyim bilemedim 🙂 tabi tüm bunlar olurken neredeyse unuttuğum hamileliğim ve içimde taşıdığım bebeğin yalnız kalmasına mı?
    Daha doğum ve devamıyla ilgili konulara gelmedim bile 🙂

    Önemli olan bu endişelelerimizin ve karamsarlıklarımızın farkında olmak ve bunlarla başedebilmeyi bilmek. Sen de tüm bunlarla baş etmeyi çok iyi başarıyorsun bence 🙂 🙂
    keyifle okuyorum.. neşeyle kal.

    • Cok cok tesekkurler Sekerlik, Ilac gibi geldi yorumun, Bazen dusunmuyor degilim acaba ben mi abartiyorum diye ama anne olmamiz “soylenme”hakkimizin elinden alinmasi anlamina gelmemeli oyle degil mi?
      Cok sevgiler,,