6 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü, 32. hafta

Sanem’in Gebelik Günlüğü’nde bu hafta klavyede baba Ender var… 

Sanem’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

Sevgili Blogcu Anne Okurları,

Bu hafta bir değişiklik yapıp, sizlere baba gözünden hamileliği yazmak istiyorum. Evet, doğru bildiniz okuduğunuz satırları Sanem değil, Ender yazıyor. Daha önce bu blogda böyle bir şey yapıldı mı bilmiyorum ama, umarım babanın gözünden hamilelik ilginizi çekecektir. Peşin peşin söyleyeyim, biz iki hamileliği de yurtdışında geçirdik dolayısıyla, yazıda “burada böyle oluyor” tadında karşılaştırmalar bulabilirsiniz, amacım bir tarafı yüceltmek veya öbür tarafı kötülemek değil, sadece gözlemlerimi sizinle paylaşmak…

Sanem32

İlk hamileliğimizde tahmin edebileceğiniz gibi çok heyecanlı ve çok hassas bir dönem geçirdik. Edinebileceğimiz kadar bilgi edinmek, kitaplar okumak, arkadaşlardan tavsiyeler almak, videolar izlemek, telefona uygulamalar indirmek, ve tabii bloglar okumak özellikle Sanem’in sıklıkla yaptığı şeylerdi. Ben dışarıdan “ignorance is bliss” (cehalet mutluluktur) diye ahkam kessem de, ben de “what to expect when you are expecting” (Bebek beklerken sizi neler bekler) kültüründen nasibimi almıştım. Aynı jargonu kullanarak devam edelim: Efe’yi beklerken bilgiye susamıştık, Deren’i beklerken bu bilgi açlığından pek eser kalmadı, daha doğrusu Efe sağ olsun, buna zaman kalmadı.

Efe’yi beklerken hem işim müsaitti hem de sınırları zorlayarak Sanem’in her zaman yanında olmaya çalışmıştım, örneğin neredeyse bütün ebe ve doktor görüşmelerine ben de gittim, ve işten neredeyse sürekli erken çıkmaya çalıştım. Deren’i beklerken ise tam tersi oldu, hem işimden dolayı hem de hayatımızda Efe de olduğundan istemesem de Sanem (ve Deren) çoğu zaman yalnız kaldı.

Efe’yi beklerken çok değişik kaygılarımız vardı, ve bunların çoğu Efe’ye sağlayabileceklerimiz ve başka bir ülkede çocuk büyütme ile ilgiliydi. Deren’i beklerken en büyük kaygılarımızdan biri ilk çocuğumuzun kardeşinin olmasından nasıl etkileneceği. Bir de burada bir başımıza olmamız ve iki çocuklu ama “anane-babane”siz hayatın zorlukları.

Geçen haftaki yazıdan hatırlayacaksınız, ben de bir baba olarak sadece evde kısa boylu birinin koşturduğunun farkındayım. Annesi ise o kısa boylu birinin sevdiği sevmediği yemekleri, kreşteki arkadaşlarının isimlerini, dişlerinin sayısını, her şeyini biliyor. Şaka bir yana, babaların hiçbir zaman anneler kadar çocukla ilgili olamayacağına ben çoktan ikna oldum, ama elimden geleni yapıyorum. Umarım Efe çıraklık Deren de kalfalık dönemim olacak. Ustalık için daha mı çok çocuk lazım ne?..

Bir kocanın hamile eşine yapabileceği en büyük kötülüklerden biri ona sanki hastaymış gibi davranmak. Ben öyle davranmadığım halde, daha çok yemek yemesi için baskı ve ısrarım, spor veya fiziksel aktiviteler için ise aksine ısrar etmeyişim bugün hayıflandığım şeyler arasında. Bu satırları okuyan baba adayları! Sakın ola eşim iki canlı, daha çok yesin, hatta ne isterse yesin yanlışına düşmeyin. Sakın kısa mesafeleri ama yorulmasın diye yürümemezlik etmeyin. Sporu yapmamak, aşırı yemek yemek bunların zararlı olduğunu bilmek için doktor olmaya gerek yok.

Benim açımdan ilk hamileliğimiz çok güzel geçti, ikincisi de çok şükür çok güzel geçiyor. Danimarka’nın soğuğu, depresif kışları, yardımcımız/bakıcımız olmaması keyfimizi kaçırmaya yetmedi, yetmez de. Bu yüzden sevgili eşime teşekkür borçluyum. Lakin Türk filmlerindeki aşeren karısına istediği şeyi bulmak için kırk takla atan koca klişesini yaşayamadığıma yanıyorum! Tek aşerme maceramız göçmen mahallelerinde kebapçı aramak oldu ki ona da sıkıntı denemez.

Sizlere anlatacak çok şeyim var aslında ama zaman çok kısıtlı, Efe Bey onunla ilgilenmediğim için bana kızıyor, ve güzel bir yazının mini etek gibi olması gerektiğine inanıyorum (ilgi çekecek kadar kısa, gereken yerleri kapsayacak kadar uzun) dolayısıyla benden şimdilik bu kadar, hepinize keyifli günler diliyorum.

Ender.

6 yorum

  1. Ender bey, yazınızı çok keyifle okudum.Oldukça samimi, akıp giden ve mini etek gibi bir yazı olmuş hakikaten:) Ayrıca bu özel dönemde ,bir babanında duygularını paylaşması çok anlamlı ve değerli!Minik kızınıza sağlıkla kavuşmanız dileğiyle..

  2. Ooo Ender bey , bir baba olarak ne güzel yazmışsınız. Elinize sağlık 🙂

  3. mini etek 🙂 🙂 🙂

  4. Cok keyifle okudum.saglikla alirsiniz kucaginiza insallah.

  5. Sanem kadar güzel yazmış eşi de… Ellerine sağlık.. Hatta babalar da daha sık yazsın burda Elifcim…

  6. Cok keyifle okudum
    evde kisa birinin kosturmasinin farkindaliginin yani sira annenin bildigi tum ayrintilarin farkinda olunmasi 🙂 bana kalirsa bu da bir farkindalik,:) anne ve baba arasinda bu tatli fark bana cok duygusal geldi nedense , hamilelikten sanirim .. Tebrikler, mutluluklar, saglikla Deren bebegi kucaginiza almaniz dileklerimle..