43 Yorum

Bu da benim anne itirafım: Yorgunum!

 Aşağıdaki anne itirafı, ismini saklı tutmak isteyen bir Blogcu Anne okuru tarafından kaleme alındı.

Anne İtirafları, annelerin içlerini dökmek için yazdıkları yazılar. Bu yazılar, yazanın ‘sesini duyurmak için değil, bağırmak için’ yazdığı yazılar. Bu yazılar, bazen en rahatlatıcı cümlelerin, en iyi gelen sözlerin bir yabancıdan geldiğini düşünerek yazılan yazılar.

Lütfen bu yazılara söyleyecek, karşınızdakini iyi hissettirecek bir sözünüz yoksa, söylemeyin. Yargılayıcı, eleştirel yorumların yeri burası değil. 

***

Bu, en son okuduğum anne itiraflarından ilhamla yazmak istediğim bir yazı. Benimki öncekilerin aksine hem bağırmak hem de ses duyurmak için yazılıyor. “Daha iyi bir yaşam mümkün” demek için. Akıl vermek ya da yol göstermek değil, bir de bu tarafı anlatmak için yazılıyor.

İki bebekle boşanmayı seçmiş bir anneyim ben. Gerçekten çok sancılı bir boşanma sürecinin ardından, yeniden bir yaşam kurdum. Evet, böyle cümleye dökünce kısacık oldu. Filmlerdeki gibi, kadının birden okuduğu bir kitaptan aldığı cesaretle gazete ilanlarından kendine ev baktığı, dünyanın en havalı mesleğini yaptığı ve medenice ayrıldığı bir boşanma olmadı benimki. Çoğu da öyle olamıyor zaten, çünkü medenice ayrılabildiğiniz iyi bir insanla, çocuk büyütmek dengeleri üzerinden belki profesyonel yardım alarak, ilişkiyi bile tazelemek ve nihayetinde asgari bir müşterekte anlaşabilmek mümkün olabilir. Boşanmaksa çok başka bir denklem. Kendi içinizde bir kriz masası oluşturup tek tek türlü sorunla uğraşmanız gerekebiliyor.

Hayat gerçekten çok zor. Ev ofis çalışarak yaşamımızı sağladığım ve kendi çabamla sıfırdan yarattığım bir mesleğim var. Bu tabii ki büyük avantaj ama kolay değil. Bir kere uyumadan yaşamayı gerektiriyor, ki bu çok yorucu. Yola çıktığımda, çocuklarımdan biri hala emiyordu, diğer yeni yeni konuşuyordu. İki çocuğum da bu yıl okula gidiyorlar. Hayatlarına dair tüm detaylar, sorumluluklar, düşünülmesi gerekenler, hastalıklarından eğitimlerine, bütün her şey sadece benim sorumluluğumda. Akşam yemeği için gerekli parayı kazanmam, alışverişi yapmam ve o yemeği bir de pişirmem gerekiyor. Park zamanlarını kaçırmamam, masal saatlerinin atlamamam icap ediyor. Karşı tarafla ilgili duygularımı, yaşanmışlıklarımı ve kişisel dertlerimi bir kenara bırakıp çocuklarımın ilişkilerini de sağlıklıca düzenlemem gerekiyor, çünkü o ilişkinin de aklı selim tarafı benim. Sorumluluklarımın çok yönlülüğünü ifade etmek için detaylıca anlatıyorum. Anneyim ve bazen çok anneyim.

Pratikte zor olan yaşam, ülkemizde ekstra zor. Soyadı farklılığı bir dert mesela. Evet kadın kadının kurdu bazen, evet mesela hastanede “Aaaa siz annesi misiniz?” diye soran hemşire sahiden kalp kırmak istiyor çünkü tekrarlıyor soruyu. Tekrar ve ısrarla sorduğunda “Hayır dayısıyım” diyecek gücü ve neşeyi buluyorsunuz zaman içinde. Parkta, okulda, alışveriş merkezinde her yerde “üşür bu çocuk” diye müdahale eden insanlar, sizin özel durumunuza biraz uyansalar emin olun yorumlara ve tacize başlıyorlar. “Nafaka veriyor mu?” diye başlayan silsile, “Ah ama o da babaları…” diye devam edebiliyor. Bu yüzden insanlarla aranıza bir takip mesafesi koymanız şart. Yaşıtınız anneler bile “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” diye dinliyor yarım ağız duyduğu hikayeyi. “Akıllı olsaydı kocasınız tutsaydı”, “Çocuk her şekilde baba varsa mutludur” diyen modern zaman anneleri bile tanıyorsunuz. Tuzu kuru insanlar ve verdikleri mükemmel akıllar… Tek kaş havada “Ama neden ki?” soruları. Karşı taraf zaten bir kemirgen azmiyle sizi oymaya çalışıyor, o hiç bitmiyor. Öngörünüzün çok üstünde bir kötülük potansiyeliyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Kendinizi en kötüsüne hazırlamalı ve hukuki konulara tamamen hakim olmalısınız. Detaylarla yıldırmak istemiyorum ama benim hikayemde en kötüleri vardı.

Çok yoruyor hepsi tabii. Yolunuzda yürüyecek enerjiyi kaybetmemelisiniz. Hepsiyle savaşacak gücü edinmeniz gerekiyor. Kendinize kocaman bir zırh örmeniz ve güçlü olmanız gerekiyor. Aileniz için kurduğunuz yeni ve gerçekten güvenli kale emek istiyor. Öncelikle akıl ve ruh sağlığınızı korumanız ve mümkünse bunun için yardım almanız gerekiyor.

Bazı kalıpları zihninizde kırmanız zaman alabiliyor. Hayır, çocuk illa ki aileyle mutlu diye bir şey yok. Psikolojik şiddete sabreden anne, ne erkek ne de kız evlat için doğru bir örnek. Çünkü çocuklar “hiç tartışmaya şahit olmasalar” bile, enerjiyi olduğu gibi alıyor ve içsel olarak modelliyorlar. Sizin kabullenip, bir şekilde çekmeyi seçtiğiniz şey her neyse içinizde kök salmış bir ağaç oluyor ve sizi hasta ediyor. Yaşadığınız her neyse, siz kabullendikçe dozu artıyor. Psikolojik şiddet zamanla ve genellikle muhakkak fiziksele dönüşüyor, “Sadece bir tokat ama çok sinirliydi” diye başlayan hikayeler çok daha korkunç boyutlara varıyor. Karşınızdaki insan problemli olabilir, sadece yanlış birine güvenmişsiniz, bu dünyanın sonu değil. Sağlıklı aile instagramdaki hayatlar gibi olmak zorunda değil, mutlaka anne baba çocuktan oluşan, görkemli partiler ve mütebessim suratlar değil ideal hayat. Siz de “stepford wife” değilsiniz. İşler bulunur, paralar kazanılır, hepsi gerçekten çözülebilir şeyler. Düzelmek istemeyen bir insanı düzeltmeye harcadığınız emek ve gayretle gerçekten çok başka şeyler yapılabiliyor. Çocuklarınız sağlıklı kalsın diye, o kaosta delirmemeyi başarmak çok daha büyük bir yük.

Benim farkındalığım, benzer bir annenin yaşadıklarını paylaşmasıyla başladı. Belki işe yarar diye bu yazıyı yazmam biraz da bu yüzden. Sustuğum, içimde normalleştirdiğim ve sessizce kabullendiğim süreç nihayet aksine işlemeye başladı ve önce kendime anlatmaya başladım. Yavaş yavaş. Ardından o anneyle konuştum, hiç tanımadığım ama çok tanıdık…

Sonra sakince hayatımı ve hareket sürecimi planladım ve savaşım başladı.

Emin olun hiç kolay olmadı, ama harekete geçtiğim her an hayatım bir önceki andan daha iyiye gitti. Moda deyimle; evet hayatınız alt üst oluyor ve sahiden altı üstünden daha iyi olabiliyor. Benzer hikayeler okumak kesinlikle iyi geliyor. Başarmış birileriyle konuşmak büyük şifa. En kötü senaryoda bile (ki benimki bunlardan biriydi); aile desteği ve mesleğiniz olmayabilir. Ama yaşamı yeniden kurmak için duyduğunuz istek ve güçle hepsi oluyor. İnanın oluyor.

Günün sonunda yorgunsunuz elbette. Yorgunum diye bağırmak istiyorum mesela ben. Aklımı kaçıracak kadar yorgunum! Sanırım benim anne itirafım bu olabilir; “yorgunum!”

Ama BUNA DEĞER. Çünkü; siz kendinize saygı duyuyorsunuz! Kimse size bağıramaz, kimse sizi aşağılayamaz, kimse size şiddetin herhangi bir şeklini uygulayamaz. Nokta. Öz saygı ve özgürlük yaşamda sahip olabileceğiniz en değerli şeyler. “Vazgeçen” anneleri yargılamıyorum ve anlıyorum. Çünkü o duyguyu biliyorum. Mutluymuş gibi yapmayı, sorunu dibe gömüp yoksaymayı, ördüğünüz “güvenli” kozada kıvrılıp kalmayı ve uyur gibi saklanmayı… Tanıyorum bu hali. Her şey yolundaymış gibi yaparken, yavaş yavaş deliriyor insan, kimse farketmiyor.

Ama unutmayın; her şey hayal kurmakla ve fısıltıyla başlıyor. Kurban rolünü reddettiğiniz anda kahraman olmaya başlıyorsunuz. Fark ediyorsunuz ki; kadın kadının sadece kurdu değil, dostu da aynı zamanda. İyi kalpli bir avukat, anlayışlı bir öğretmen, yaşadıklarınızı anlayan bir anne dost… “Seni anlıyorum” diyen biri… Aslında sandığınızdan kalabalıksınız.

Siz fısıldayın, önce çok kısık çıkacak sesiniz, sonra bir çığlığa, zamanla belki bir şarkıya dönüşecek.  Bir arkadaşınızın dediği gibi; “huzurla sıcak kahveni içerken şükredeceksin”. Evet. Tam da bu.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

43 yorum

  1. Ne kadar güçlü, ne kadar naif bir anne-kadın örneği.. Gerçekten tebrik ederimi bu kadar yere sağlam basan bir kadın, bir anne olmak, herkese nasip olmuyor ama kaderimizi de bazen biz yönlendiriyoruz, orası kesin.. Yeni “huzurlu” hayatınızda kolaylıklar ve mutluluklar dilerim, evlatlarınızın en güzel günlerini görün inşallah..

    • tam olarak.. tamda benim ve eminim bir çok kadının hissettikleri yada fark etmedikleri şeyler bunlar.. inan bende bu koza nın içinde boğulup kaybolmaktan korkuyorum.. nasılda bildiklerimi kaleme dölmüşsün.. birine anlatsam inanmaz dediğim şeyleri nasılda anlatmışsın. yorgunluk ve delirme noktalarında olan ben hala çabalıyorum.. olmayacağını biliyorum.. sadece üstünü örtüp, maskemi takıp, kendimi seyrediyorum, sadece nefes alıyorum…

  2. İçinizdeki gücü fark edip yeni bir hayata yelken açmakla çok doğru bir karar verdiğiniz yazdıklarınızdan o kadar belli ki sizi takdir etmemek mümkün değil.. Dilerim hayatınızın bundan sonrası tatlı yorgunluklarla geçsin, çocuklarınız ve kendiniz için verdiğiniz mücadele hep daha mutlu günler getirsin size, sevgiler 🙂

  3. Dilerim ki hayatınız bundan sonra çok daha kolay olur.En zor kısımları geçmiş,bitmiştir.Asla tam anlamı ile yılmadan yaşamaktır hayat bence.Tam bitti artık,halim yok dediğinizde bir daha ayaklanmanızdır.İçinizde ki huzuru kaybetmeden,mutlu günleriniz olsun çocuklarınızla.Etrafınızda sadece yargılamak için soru soran herkesi dışarıda bırakmanızı dilerim.Bir dost,bir dinleyici olmadıkları kesin.Belki daha yalnız ama daha içten kişilerle yaşamanız en azından daha gerçekçi olacaktır.Size en güzel dileklerimi yolluyorum.Sevgiler

  4. ben burdan okurken size feci bir saygı duydum çocuklarınız çok şanslı hergün daha iyi olacak emin olun. Benim kızkardeşimde başardı psikolojik şiddetin dibine vurmuştu keşke dövseydi de ilk günden ayrılsaydım yaşadıklarım dayaktan beterdi der hep ,şimdi çok mutlu yeniden evlendi müthiş bir eşi var hayatına yeni bir sayfa açtı .Bu yaz en yakın arkadaşım başardı diyorsunuz ya aklı selim taraf benim diye aldatılan şiddet gören o olmasına rağmen eşini alttan alarak yalvararak boşandı resmen şimdi çok mutlu daha az parası var çok daha fazla huzuru var.Dipsiz bir kuyu gibi geliyor insana ama içine girdikce aydınlanıyor kuyu sonu görünüyor emin olun…

  5. Maşallah Barekallah
    Bi takım boşanan kadın vardır; şöyle kavga ettik böyle yaptı onu dedi bunu dedi bastım tekmeyi vs vs… Bunları detay zanneder ama bakın şu yazıdakiki detaylara onlara benziyor mu ve toplum ne kadarda meyilliyiz açık yara tuz basmaya, ileri geri konuşurken kalp kırmaya.
    Sizi takdir eder evlatlarınızla bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.

  6. “Mutluymuş gibi yapmayı, sorunu dibe gömüp yoksaymayı, ördüğünüz “güvenli” kozada kıvrılıp kalmayı ve uyur gibi saklanmayı… Tanıyorum bu hali. Her şey yolundaymış gibi yaparken, yavaş yavaş deliriyor insan, kimse farketmiyor.” Şu kısım o kadar çok şeyi özetliyor ki…

    Yolun açık olsun güzel, güçlü anne…

    • bu cümlelerde benim özetim.o kadar çok tercüman olmuşki duygularıma bu yazı

    • aynen bu kelimeleri hatta benim gibi olan , bizim gibi olan bir arkadaşıma da hemen yazdım. çok güzel anlatmış beni, bizi…

  7. “Düzelmek istemeyen bir insanı düzeltmeye harcadığınız emek ve gayretle gerçekten çok başka şeyler yapılabiliyor.” ” Her şey yolundaymış gibi yaparken…” “huzurla sıcak kahveni içerken şükredeceksin”. Gerçekten çok güzel ifadeler. Dedikleri gibi “bir kapıyı kırk kez çaldın ve açılmadıysa artık kırk ayrı kapı çalmanın vakti gelmiştir”. Verdiğiniz mücadele, kararlılığınız ve özgüveniniz örnek. İyi ki paylaştınız. Kadercilik oynamayıp ve çocuklarınızın ve kendi geleceğinizi yaratmanız birçok kişiye ilham olacaktır.

  8. Ne kadar güçlüsünüz size hayran oldum, gerçekten çok yorucu bir hayat ben olsam yılabilirdim bile diye düşündüm ıkurken. etraftakilere aldırış etmemek çok zor ama çok gerekli, inanın azıcık farklı olmanız yeterli hedef olmanız için ama galiba en doğrusu kırıcı olmaktan korkmayı bırakıp o insanları susturmak cehaletleri hatta kötülükleri lüksleri olmamalı.. Size hayatınızda başarı ve mutluluklar diliyorum, sevgiler

  9. Bundan 17 yıl önce boşanmış bir ailenin 31 yaşındaki kızıyım ve 2,5 yaşında bir oğulun annesiyim. Huzursuz-mutsuz bir ailese yaşamaktansa, mutlu-huzurlu boşanmış aile çocuğu olmaktan mutluyum. Anne olmak demek çocukları aile ortamında büyüsün diye olmayacak şeyleri kabullenmek değil, onlar için en iyi ortamı sunmaktır. Bu en iyi ortamda bazen boşanmışlık olabilir. Boşanabilen kadın, cesur ve güçlü kadınır. Cesaretinizden dolayı tebrik ederim.

  10. Sevim Görgün

    Çocuklarınız sizin gibi güçlü bir anneye sahip olduğu için çok şanslı, özgürlük, saygı herşeyin üstündedir bunu yaşayarak öğretmek onlara verebileceğiniz en güze örnek. Belki siz de birilerine cesaret verip siz de bir kadını bir anneyi daha hayata bağlarsanız, paylaşım için teşekkürler..

  11. Sizi coook ıyı anlıyorum bizzat yaşadım 2 kücük bebekle dilini bile bilmediğim bir ülkede yapayanlız kaldım kimse yoktu ne anne ne baba dil öğrendim iş buldum cocuklarımı büyüttüm ben başardım cok mutluyum cocuklarım büyüdü ve inanın cok mutlu cocuklar

  12. Anne olduğumdan beri en sık başıma gelen durum “Aaa ben de bi tek benim başıma geliyor sanıyordum”. Bu yazıyı okurken de kendimden şüphe ettim. Acaba gece kalktım yazdım gönderdim de farkında mı değilim.. Halbuki hep aynı şeyleri yaşıyoruz, aynı yorgunluklar, aynı zor kararlar, aynı yoldan yürüyoruz birbirimizi tanımadan. Ben de yürüdüm aynı yollardan. En büyük kösteği, en acımasız soruları da tek bir kadın tipinden aldım. Zamanında boşanamamış veya asla boşanmaya cesaret edemeyecek olanlardan. Destek olmak zorunda değil kimse elbette, ama tek başına 3 hayatı, bir evi idare edebilen bir kadına rica ederim biraz saygı. Seni de tebrik ederim. Yalnız yürümüyorsun. Senin gibi çok güzel çok cesur kadınlarla paralel yürüyorsun. Sevgiler.

  13. Her satırını tüylerim diken diken , inanılmaz bir duygu seli içinde okudum. Canı gönülden tebrik ederim. O ”EVLİ, MUTLU, ÇOCUKLU” romantizminden çıkıp ”dul, yorgun, çocuklu” sıfatlarına talip olmak her babayiğidin harcı değildir. Sizi sevgiyle kucaklıyorum. Bir tatil beldesinde yaşayan biri olarak ne zaman isterseniz misafir edebilirim sizi..

    Vakit bulursanız Öfke Dansı kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

  14. Yaklaşık olarak aynı şeyleri yaşamış bir anne olarak sanki içimi size anlatmışım da siz de kaleme almışsınız gibi okudum. Zor bir hayatı şeçtik bizler ama kendimize olan sevgimizden saygımızdan ,çocuklarımızın gözünde iyi ve mutlu bir anne olmak için de seçtik. Hayat yorucu ,tek başına çocuk büyütmek zor ama en zoru özellikle hemcinslerimizin yaptığı yorumlar. Bazen yargılayıcı bazen suçlayıcı bazen acıyarak bazen anneliğimizi eleştirerek. Ama ben biliyorum ki aslında bu kötü yorum yapanların birçoğu bizim yerimizde olmayı tercih ederlerdi. her zaman karşılaştığımda sorunu olan bir kadın ile bir anne ile konuşup iki kelime olsun içini rahatlatabilirsem diye anlatıyorum konuşuyorum. Biliyorum ki o anlar uzanan el hiç umulmadık kapılar açabiliyor. Hepimize kolay gelsin….

  15. Bu yazıyı okurken sanki kendi annemi okudum, ben böyle bi annenin kızıyım, her zaman onunla gurur duydum. Şimdi benim de 2 çocuğum var ve sağlıklı bi evliliğim var ama insanın başına her an herşeyin gelebileceğini de biliyorum.

    Size sevgilerimi gönderiyor ve çıktığınız bu yolda hiçbir engelin olmamasını diliyorum☺️

  16. Ben de kulagimdaki hafif bir fisiltiyi dinleyerek dusunmeye basladim ve sonucunda bosandim. Cocugum yoktu. Iyi ki de o fisiltiyi dinlemisim ve herkese karsi kararli durarak bosanmisim. Cunku oyle bir ailede rol yaraparak cocuk buyutmek zorunda kalmadim.Aradan uzun yillar gecti. Kendimi dinledim, gercekten ne istedigimi anladim. Simdi hayallerimin pesinden gittigim bir evliligim ve dunya tatlisi bir evladim var. Icinde bulundugumuz duzeni yikmasi cor zor ve mucadele gerektiriyor ama ‘ alti ustunden cok daha iyi ‘ oluyor. Evlatlarinizla huzurlu, saglikli gunler diliyorum, sevgiler

  17. Cok guzel bir yazi ve ne kadar guclu bir insan. Cok takdir ettim. Sevgili yorgun anne – sen de bir blog yaz. Yasadiklarini tek tek anlat. Hem hikayen diger kadinlara destek/ornek olur hem de evine kazanc saglar!

  18. mutlu, huzurlu bir evliliğim var ama inanın sizi anlıyorum ve saygı duyuyorum.dilerim hayatınızın geri kalanında sizi anlayan ve size değer veren insanlarla birlikte olursunuz

  19. Incir'in Annesi

    Hayranim boyle guclu kadinlara. Oyle zor ki kurulu duzeni alt ust etmesi. Saygilar, sevgiler

  20. Herşey yolundaymış gibi yaparken yavaş yavaş deliriyor insan, kimse farketmiyor…

  21. Bu gücü bilirim… Ben şimdi 30 yaşındayım ve hamileyim… Daha anne adayıyım… Biraz farklı bir ayrılık hikayesi olsa da ben doğmadan bir iki gün önce kaybetmişiz babamı… ana kız kaldık başbaşa… Baba tarafım ne kadar yardımcı ve destekçi olsa da anne tarafı bambaşka cahil insanlar… annem uğraştı, yetiştirdi kendini, “dul” olmanın zorluklarını yaşadı, olmadı işi oradan bulup şehir değiştirdi…Hiç gık demedim yanında giderken. İnan birçok şeyi bana yansıtmasa da farkettim çocuk halimle… Ama annem dayanamayanlardan oldu, akıl sağlığını yitirdi. ve ne acı ki, dünyada elindeki tek şey ben oldum. çünkü başta kendi ailesi yoktu ortada! şimdi anneciğimle ayrıyız, çünkü zarar verecek derecede kötü durumda malesef… ama şunu söyleyebilirim, annemin nasıl çaba verdiğini, zor zamanlarımızda bana nasıl gülümsediğini, nasıl güçlü durduğunu/durmaya çalıştığını en iyi bilenlerdenim…ben öyle olur muyum bilemem ama onu çok iyi anlıyorum ve şimdi etrafına zarar bile verse ben onunla gurur duyuyorum… çünkü o, çabalarından dolayı böyle oldu, ve böyle olmayı o seçmedi…
    o yüzden bu çabayı veren tüm tüm tüm kadınları, özellikle de anneleri, canı gönülden alkışlıyorum. asıl cenneti hakeden anneler onlar. asıl “annelik” onların yaptığı…

  22. siz önce kendinizin sonra çocuklarınızın kahramanı olmuşsunuz.belki bu yazıyla başka kadınlara da ilham olursunuz, kim bilir. Sevgiler

  23. Nasıl güzel bir anlatım… o kadar incinmişligin içinde dahi kimseyi kırmadan sadece hissettiklerini odaklı, belki birisine ışık olurum düşüncesiyle yazılmış bir yazı!
    Çabanı, haklı savaşını ayakta alkışlıyorum! Mutsuz bir evlilikte büyümüş cocuklardansa mutlu anne/baba ile yalnız büyümüş saglikli çocuklar çok daha gerekli toplumda.
    Hem merak etme sen o kötü kalpli insanları sen mutlu olsaydın dahi seni kurcalayacak aklına kalbine kötülük tohumları salacak bir nokta bulacaklardi. Hepimiz karşılaşıyoruz çok da uzakta değiller maalesef. .
    Senin ve evlatlarının yolu hep açık olsun inşallah

  24. Yorgunluk anneliğe yapışmış bir durum sanki… Ben de bazen kendi yarattığım kaosun içinde yoruluyorum ama ne de güzel söylüyorsunuz yapmanız gerekirken yapmak isteyip istemediğinizi düşünememeyi; Çoğu zaman yemek yapmayı, kişisel dertlerimi bir kenara bırakmayı , oyun oynamayı resim yapmayı ya da kitap okumayı,sorumluluklarımı istemiyorum. Anne ve bazen çok anne olmak da istemiyorum ama onun mutluluğu için oluyorum…
    Her satırında önce kendinizi ifade edişinize, seslenişinize ve gücünüze her şeyden de öte öz saygınıza hayran kaldım… Bi rgün değeriniz bilinesi olur umarım…

  25. Yorgunluk anneliğe yapışmış bir durum sanki… Ben de bazen kendi yarattığım kaosun içinde yoruluyorum ama ne de güzel söylüyorsunuz yapmanız gerekirken yapmak isteyip istemediğinizi düşünememeyi; Çoğu zaman yemek yapmayı, kişisel dertlerimi bir kenara bırakmayı , oyun oynamayı resim yapmayı ya da kitap okumayı,sorumluluklarımı istemiyorum. Anne ve bazen çok anne olmak da istemiyorum ama onun mutluluğu için oluyorum…
    Her satırında önce kendinizi ifade edişinize, seslenişinize ve gücünüze her şeyden de öte öz saygınıza hayran kaldım… Bir gün değeriniz bilinesi olur umarım…

  26. siz sadece kendinizi değil aslında hepimizi anlatmışsınız bi nevi… umarım şuanda herşey çok daha iyidir ve de hep daha iyiye gider… şans hep sizinle olsun

  27. Nasıl gerçek, nasıl naif bir anlatım. Umarım yazdıklarınız bu yolda kendini hapseden ve çıkış yolunu bulamayanlara ışık olur. Eminim çok zor bir süreç ama sonunda huzurla nefes alabileceğiniz bir yerdesiniz. Dilerim, hayat bundan sonra size çok daha iyi davranır. Sevgiler

  28. Sizi ,gücünüzü takdir ediyorum.Boşanmak üzere olan iki çocuklu bir anne olarak yazdıklarınız bana güç verdi.Dilerim bende sizin gibi sağlam durabilirim.Ve dilerim benim çocuklarımda sizinkiler gibi mutlu olurlar.

  29. Ne yazacağımı bilmeden başlıyorum yazmaya. Şimdi uyutabildim oğlumu.çokta zor uyudu. Çok tükenmiş hissettim kendimi. Sonra yazınızı okudum. Ve tükenmişlik hissinin zerredi okumuyor yazdıklarınızda.. kocaman bir helal size. .. kendinize olan saygınız ve duruşunuzdaki asillik çok net…dilerim hep öyle olur. Mutlu sağlıklı ve huzurlu bir ömür dilerim size…

  30. ……’ahh ne çook yoruldum’ diye bilgisayarı elime almışken okudum yazınızı…oysa gerçek anlamda huzurlu ve mutlu bi yuvam var…ve bana her anlamda destek olan bi eşim…yaşadıklarıma baktım ,sonra sizin yazdıklarınıza…işten eve gelip alel acele mutfakta yemek yetiştirme telaşınızı düşündüm…ardından çocukları yıkamak,masal okumak uyutmak ,gecede 5o defa kalkıp bakmak …sabahın köründe kalkıp işe gitmek vs vs vs……meğer ne kadar haksızmışım sadece evde çocuklarıma yemek yapıp okuldan eve gelmelerini beklemekle yorularak…..eşim olmasa su faturasını nereye yatıracağımı bile bilmeyen ben ne çook haksızmışım yoruldum diyerekk…sizi takdir ediyorumm…rabbim yar ve yardımcınız olsun….

  31. Size vargücümle sarılıp tebrik etmek istiyorum. Yolunuz aydınĺık ve hafif olsun. Her arzunuz kolaylıkla ve neşeyle gerçekleşsin.

  32. Yazınızı okuduktan sonra nasıl aynı düşünceleri hissedebiliriz diye düşündüm.Özellikle “Herşey yolundaymış gibi yaparken yavaş yavaş deliriyor insan, kimse farketmiyor…” cümlenizi okuduğumda çok şaşırdım çünkü aynı düşünce daha bir kaç gün önce aklımdan geçti…Ben buradayım duruyorum ,çürüyorum kimse fark etmiyor aslında bu benim seçimimdi belki de ama şu bir yıldır daha fazla tahammül edemeyeceğimin farkındayım ne yapmalıyım; bilmiyorum.Sizi cesur kararınızdan dolayı kutlarım,yazınız beni çok etkiledi bir çok bakımdan…Çok ama çok mutlu olacağınız bir gelecek dilerim size ve çocuklarınız…

  33. Emin olun hiç kolay olmadı, ama harekete geçtiğim her an hayatım bir önceki andan daha iyiye gitti.

    Siz bize bu cümleyle o her ay satış rekorları kıran kişisel gelişim kitaplarının yüzlerce sayfada anlatmaya çalıştıklarını bir seferde net, açık ve anlaşılır şekilde anlatıyorsunuz. Yazıyı üç gün önce fark ettim ve her gün dönüp dönüp hatırlatıyorum kendime. Evet bu toplumda yükün, acıların çoğu biz kadınların üzerinde ve eğer kendimiz kendimize iyi bakmaz, kendimize sahip çıkmazsak ne yazık ki kimse yapmıyor bunu hatta daha fenası bir de üstümüze gelebiliyorlar. O yüzden bazen unutsak da, bazen çok zor hatta imkansız gibihttps://www.benimgibi.com/yazarlar/hamilelik-gunlugu/rayka-n-guven gelse de aynı sizin dediğiniz gibi HAREKETE GEÇMEK ŞART.

  34. Bayıldım, gurur duydum sizinle.
    boşanmış bir arkadaşım vardı, derdi ki “kız arkadaşlarım artık eşlerini bile benden kıskanır oldular, benle görüşmez oldular ” derdi.
    kadın sahiden kadının kurdu oluyor çoğu zaman, ve evet oğlumla hastaneye gittiğimde hasta ben etmişim gibi davranan onlarca kadından nasihatte işitiyoruz (o neden geldiyse oraya! )
    İşinizin zorluğunu tahmin dahi edemiyorum. ben sizin de yazınızda belirttiğiniz gibi “Mutluymuş gibi yapmayı, sorunu dibe gömüp yok saymayı, ördüğünüz “güvenli” kozada kıvrılıp kalmayı ve uyur gibi saklanmayı” tercih eden ezik bir kadınım.
    azminiz, sabrınız, yolunuz… hayran kaldım size…
    huzurlu ve mutlu günler dilerim size.

  35. MUH-TE-ŞEM-Sİ-NİZ…..

  36. Insan tanımadığı biriyle gurur duyabilirmiş. Bu yazıyı okuyunca bunu gördüm. Sizi tanımıyorum ama sizinle gurur duyuyorum. Allah yolunuzu açık etsin…

  37. yazınız beni gerçekten mahvetti, burnumun direği sızlayarak okudum,
    herkes gibi takdir ettim, hayran oldum
    ama en çok da pamuklara sarıp sarmalamak istedim sizi ve evlatlarınızı
    umarım bundan sonra hayat da size böyle davranır,
    hep güzellikler ve kolaylıklar çıkarır karşınıza…

  38. Size ve sizin gibi zorluklara göğüs geren kahramanlara önce Allah’tan kolaylık sonra çevrenizdekiler için vicdan, anlayış, merhamet diliyorum.. İnsanın insana ettiği zulmün son bulması ve çocuklarınızla daha da güzel günler dileğiyle…

  39. Tebrik ederim!Size,cesaretinize ve gücünüze hayran kaldım!Okurken kendi sorunlarıma güldüm,hatta sorun dediklerimden utandım açıkçası!Çocuklarınız sizin gibi bir anneye sahip oldukları için çok şanslılar.Herşey gönlünüzce olsun,hayat hep güzellikler getirsin

  40. Merhaba.. Annem beni buyuturken cok yasadik o soyadi sorununu.. Ne zaman ufacik basarisizlik yasasam hep ‘annenle baban bosandi ya..’ oldu. Anneme cok yuklenildi.. haksiz yere.. sadece bosandigi icin.. Babam gercek anlamda manyagin tekiydi.. hala da oyledir herhalde.. cok gorusmek istiyor ama bizim icin artik gecmis olsun.. Neticede bir sekilde kurtardik kendimizi cok sukur. Guzel ve sadece normal sorunlari olan bir ailem var (ciddi psikopat baba malesef normal sorun degildi). Neyse iste, demek istedigim, hersey sonunda yoluna giriyor sonunda. Allah yardimciniz olsun.. Umarim bir gun annem gibi cocuklarinizla gurur duyar torun seversiniz.