6 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü, 34. hafta

Sanem’in Gebelik Günlüğü devam ediyor. 

Sanem’in tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

***

Sevgili Blogcu Anne okurları,

Geçtiğimiz haftalarda doğum sancılarının başladığı zaman ve bebeğin ilk günleri bu sefer daha rahat ve sakin nasıl olabileceğimi ile ilgili bir yazı yazmıştım. İnsan ne kadar okursa okusun yaşamayla kazandığı tecrübe gerçekten farklı oluyor. Yine aynı mantıkla devam edersek bebeğin ilk zamanları ile ilgili de Efe’de yaşadığım tecrübeyi daha olumluya nasıl çeviririm diye düşündüm ve ufak bir hatırlatma listesi hazırladım. Elbette her bebek farklı ama yine de ön hazırlığın bir sakıncası yok bence…

Sanem34

  • Efe’yi doğar doğmaz emzirebildim. Doğduğu gece neredeyse hiç uyanmadı ama ilk 24 saat böyle olurmuş zaten. İkinci gece şenliğimiz başladı. Efe’yi emziriyordum, yerine yatırıyordum, 10 dakika sonra yine ağlamaya başlıyordu. Belli ki bana yakın olmak istiyor diye akıllılık edip hastane çantasına attığım wrap sling’den yardım aldım. Uykuya ihtiyacım vardı. Kucağımda Efe’yle koltukta oturarak uyumaya çalışsam onu düşürebilirdim, o yüzden Efe’yi vücuduma sarmak gerçekten ise yaradı. Fakat sadece yarım saat sonra yine ağlamaya başladı. İlk 3 ay koltuktan kalkamayacak kadar memelerime yapışık yaşayacak bir bebek doğurduğumun farkında değildim henüz. Tek başımıza başa çıkamayınca bebek hemşiresini çağırdık. O da yatakta yanımda yatırarak nasıl emzirebileceğimi gösterdi. Böylelikle hem ben yatar pozisyonda dinlenecektim, hem de Efe istediği kadar emip uyuyup uyanıp yine emebilecekti. Bu pozisyonu çok sevdim. Gece uykularım için gerçekten çok büyük rahatlık oldu. Deren’de de gece emzirmelerini ilk zamanlar aynı şekilde geçirmeyi planlıyorum.
  • Eve geldiğimiz gün Efe sürekli emmesine rağmen ağlıyordu. Bence doymuyordu çünkü daha sütüm tam gelmeye başlamamıştı. İlk iki hafta 7/24 arayabileceğiniz emzirme hattı var. Ben de aradım sordum ne yapabilirim diye… Bence doymuyor diye de ekledim. Hemşire midesinin daha çok küçük olduğunu dolayısıyla 1 damla sütün bile ona yeteceğini söyledi. Fakat 1 çay kaşığı kaynatılıp soğutulmuş şu verebileceğimi söyledi. Bu gerçekten ise yaradı. Deren’de de benzer bir sıkıntı yaşarsak yine önce hemşireyi ararım ama bu tecrübe böyle kenarda dursun.
  • Evde olduğumuz ilk hafta bir gece Efe’yi yatağına yatırıp diğer odaya geçtim. İki dakika sonra yanına döndüğümde Efe beyaz beyaz fazla sütleri kusmuştu ama bir de kan vardı kusmuğun içinde. O kadar korktum ki kan kustu diye. Bu Efe’nin yüreğimi ilk ağzıma getirdiği gecedir. Yine hemen hemşireyi aradım ağlamaklı sesle. Dur hemen telaşlanma dedi. Göğüs uçlarında çatlak mı, kan var mı diye sordu. Daha cevabı vermeden rahatlamıştım. Evet göğüs uçlarım çatlaktı ve evet kan da vardı. Lansinoh kullanmama rağmen göğüs uçlarımı çatlatmamayı başaramadım. İlk 1 hafta iyileşene kadar gözyaşları içinde emzirdim ama sonra düzeldi. Bu çatlakları önlemek için okuduğum bir yöntem var şimdi onu uygulamayı düşünüyorum. Emzirdikten sonra kendi sütünüzü göğüs uçlarına sürüyorsunuz, üzerine göğüs pedini kapatmadan açık havayla kurutuyorsunuz. Lansinoh sürüp o şekilde göğüs pediyle kapatıyorsunuz. Bakalım inşallah ise yarar.
  • Burada ilki bebeğin doğduğu birinci hafta olmak üzere bir yaşına gelene kadar yaklaşık beş kere bebek hemşiresi size evde ziyaret ediyor. Bebeğin ölçümlerini yapıyor. Genel kontrolünü yapıp yaşına uygun bilgileri aktardıktan sonra sizin sorularınızı cevaplıyor. İkinci ziyarette sanırım Efe’yi sürekli kucağımda emerken gören hemşiremiz bu böyle olmaz doyduktan sonra parmağınla bebeği memeden ayır ve emzik ver dedi. Ben çok kulak asmadım, hatta açık bir şekilde tamam tamam deyip geçiştirdim ama sonradan Efe sadece memede uyuyan bir bebek olup çıktı. Ben o zamanlar yaşadığım zorlukları unuttum ama Efe gerçekten uyku döngüsü çok kısa bir bebekti. Emzirip uyutup yerine yatırdıktan 15, bilemedin 20 dakika sonra uyanıyordu. Emzik denedim, almayınca çok üstünde durmadım. O zamanlar çok problem etmedim. Bütün işleri gerçekten rafa kaldırıp Efe’ye adamıştık eşimle kendimizi ama bu sefer işler aynı şekilde yürümez. Evde bir çocuk daha varken ve Ender’in işi bu sefer o zaman olduğu gibi müsait olmadığından Deren’de koltuğa yapışıp kalamam. Elbette anne sıcaklığından ve (isterse) kucaktan/memeden onu mahrum edecek değilim ama emzik için, doyduktan sonra memeden ayırmak için bu sefer daha sıkı çalışacağım.
  • Gündüzün aksine, Efe’nin gece uykularından yana şanslıydık. 2 ayı doldurmadan gece gündüz ayrımını yapıp akşam erken bir saatte gece uykusuna geçiyordu. Gece açıktığı için kalkıyordu tabi. Bunda sanırım hep önemle bahsedilen rutinin çok büyük bir rolü var. Umarım Deren’de de böyle olur.
  • Hiçbir zaman sallamayacağım diye büyük konuşmadım ama bir süre sonra Efe’nin sadece memede uyumasından o kadar yorulmuştum ki sallamayı denemek gibi büyük bir hata yaptım. Çok zor kurtulduk. Deren’de aklımdan bile geçirmeyeceğim. Umarım çaresiz kalmam. Efe’de gece rutinini nasıl oturttuysak, Deren’de bunu gündüz de başarabilmek için bu sefer daha fazla deneme yapacağım.
  • Bütün bunlara bağlı olduğunu düşündüğüm emzikten yardım alma işinde Efe’de çok fazla deneme yapmamıştım. Dedim ya çok gönüllü değildim. Deren için şimdiden üç farklı çeşit emzik çekmecede hazır bekliyor.
  • Kar, yağmur, çamur, soğuk demeden (hastane kontrollerini saymazsak) Efe 4 günlük olduğundan itibaren her gün açık havaya çıktı. Gündüzleri en az bir uykusunu açık havada dışarıda yaptı. Buna aynen devam.
  • İlk 6 ay olay sadece anne sütü ve uyku olduğu için diğer konulara şimdi girmeye gerek yok ama hazırlıksız olduğum şeyler var. Kısa uyku döngüsü hariç Efe çok sakin bir bebekti. Kolay bir bebek denebilir hatta. Kolik diye bir şeyin varlığı benim için sadece okuduklarımdan ibaret. Umarım Deren’de böyle bir şeyi tecrübe etmem.

Önümüzdeki haftalarda eğer aklıma bir şey gelirse buraya eklemeye devam ederim. Şimdilik benden bu kadar diyorum.

Haftaya görüşmek üzere,

Sanem.

6 yorum

  1. Çok faydalı bir liste olmuş. Özellikle emzik konusuna sonuna kadar katılıyorum. ilk kızımda emzik resmen hayatımı kurtarmıştı. açlık dışı ağlamalarda kızımın emme içgüdüsünü doyurmuştu. Böylece süt üretmek için bünyeme zaman kalmıştı. Açlıktan ağlıyorsa emziği zaten atıyordu. Şimdi ikinciyi bekliyorum ve emziklerimiz hazır 🙂 Ölçülü ve gerçekten gerektiğinde kullanılırsa zamanı geldiğinde kendileri bırakıyor zaten 🙂 Şimdiden güzel bir doğum diliyorum.

    • insallah bu sefer emzik alan bir bebegim olur. Efe hic orali olmadi. Ne zaman emmeyi birakti o zaman emzik aldi simdi de kurtaramiyoruz =) neyse dis hekimi 3 yasina kadar saglik acisindan bir sakincasi yok dedi de oylelikle cok ustune gitmiyoruz. 5 ayi kaldi kurtuldu kurtuldu =)

  2. Elif Karadeniz

    Guzel bir liste olmus gercekten.Gogus catlagiyla ilgili ben garmastan krem kullandim. Sadece ilk birkac gun o bilinen sizlama oldu goguslerimde. Sonra zaten alisti. Benim uygulamam ise soyleydi;Emzirdikten sonra gogsumu sodayla (bildigimiz,ictigimiz maden suyu yani) siliyordum once. Sonra garmastani surup acik vaziyette kremi biraz cekmesini bekliyordum. Ev musaitse kimse yoksa kapatmiyordum bir sure gogsumu. Hem boylelikle hava da aliyordu. Sonra da gogus pedini koyup kapatiyordum. Bir sonraki emirmeye gecmeden once de yine gogsumu sodayla siliyordum iyice. Sonra sutumu biraz sagip etrafina suruyordum,sonra emzirmeye geciyordum. Hic yara, kan ,catlak olmadi gogsumde. Ben cok memnun kaldim. Tavsiye ederim. Simdiden kolay dogumlar , bol bol sutler dilerim

  3. Buket Kubilay

    Umarım bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Meme ucu çatlaklarını önlemek için, hamileliğinin son 6 haftası, zeytinyağı ya da badem yağıyla masaj yapmıştım ben. Tecrübeli biri önermişti, doktorum da tavsiye etmişti. Hiç canım yanmadı diyemem. Ama benim kızım da oğlunuz gibi ilk 2-3 ayını memede yaşayarak geçirdi . O kadar sık emmeye , ilk haftalar hariç hiç sıkıntı yaşamamıştım.

  4. benim de sorunum ilk haftalar. insallah bu sefer catlatmadan alisiriz emmeye/emzirmeye =)