10 Yorum

Bir millet (sabahın beşinde) uyanıyor

Ben erken kalkan bir insanım. Kendimi zorlasam, çatlasam da patlasam da uyuyabileceğim en geç saat sabah sekiz buçuktur. Ondan daha da geç kalkmam, ancak olağanüstü bir durumda söz konusu olur.

Bundan kelli, geçmişteki yaz-kış saati uygulamaları, yani saatlerin bir öyle bir böyle olması, bir ileri bir geri alınması beni çok ırgalamaz–DI, çocuksuz bir insanken. En fazla bir saat erken uyanır, bir saat daha fazla uyurdum (ya da kendimi öyle kandırırdım). Lise yıllarımda sabahın kör karanlığında kalkmanın zor olduğunu hatırlıyorum, iş hayatımda da işten çıktığımda havanın karanlık olması koyardı, ama yaşayıp giderdik işte…

Ne zaman ki anne oldum, işler değişti. 2006 yılından beri saatleri bir ileri, bir geri alanlarla görülecek hesabım var benim. Hayır bi de kardeşim, her sene ‘bu son bu son’ falan diyorsunuz, hiç sonu gelmiyor bunun?! Maymuna dönüyoruz her mevsim geçişinde… Çocuklar sabahın köründe uyanıyorlar -dün sabah saatler 5’i gösteriyordu, el insaf! Ondan sonra uğraş dur onları ayarlayacağım diye… Yani öyle televizyonda yazdığınız gibi ‘Saatlerinizi ileri/geri almayı unutmayınız’la kalmıyor ki bu iş?!

Uyku, sadece çocuk gelişiminde değil, insan sağlığında da çok önemli bir faktör. Hep diyorum, eskiler ‘uyusun da büyüsün’ dermiş, ‘yesin de büyüsün’ demezmiş. Uyku, vücuda borçlanılan bir şey; bir gün az uyuduysanız ertesi gün o açığınızı kapatmanızı bekliyor beden. Aksi takdirde onu borçlanıyorsunuz ve eğer uygun bir vadede ödemezseniz sizden eninde sonunda bağışıklık düşüklüğü, hastalık vs. olarak çatır çatır geri alıyor onu…

Yetişkinlerin gündüz uykusu uyumaması sadece pratiklikten kaynaklanan bir durum. Ben Uykudan Sorumlu Devlet Bakanı olsam, günde 15-20 dakikalık kestirmeyi (Meksikalıların siestası gibi) zorunlu tutardım iş yerlerinde. Valla bak. Bir 10 dakika bile gözünü kapatınca nasıl da zinde kalkıyor insan.

Ama Meksika’da değiliz, ben Uyku Bakanı değilim, Saatlerden Sorumlu Bakan hiç değilim, o yüzden bu bir ileri-bir geri uygulamayla daha uzun yıllar mücadele edeceğiz gibi görünüyor. O halde güç bizlerle olsun.

Screen Shot 2014-10-27 at 9.45.29 AM

YodAnne

Ne diyorduk? Ha, 2006’dan beri… Evet efendim, bu saatlerin bir ileri bir geri alınmasıyla ilgili yazılar yazdımkitap çıkardım ama yok şekerim, bana mısın demediler. Yetkililerin bu konuda blogcu bir anneyi dinleyecekleri yok anlaşılan. Ben de kendi başımın çaresine bakmaya karar verdim, artık yetti.

Şimdi biliyorsunuz bendeniz ‘Erken yatan geç kalkar’ ekolünün benimseyen bir anneyim (Öyle bir ekol yok ama işte varmış gibi yapınca daha havalı duyuluyor). Eskiler ‘uyku uykunun mayası’ dermiş buna. Yani öyle ‘Ay çocuk erken mi yatıyor, bırak geç yatsın, bak nasıl geç kalkıyor’ diyenlere elimizin tersiynen bi tane çarpmak şöyle bi kenara ittirmek istiyoruz, diyoruz ki Hayır! Sen yanlış biliyorsunuz! Öyle değil o!  (Nasıl peki? Böyle.)

Genetik miras mıdır, bilmem, benim çocuklarım da benim gibi erken kalkan tipler. Bu konuda biraz babalarına benzemelerine itirazım olmazdı aslında: Gerektiğinde erken kalkabilen, ama istediğinde de geç saate kadar uyuyabilen tür. Olmadı, kısmet değilmiş. Neyse, buna da şükür. En azından yat deyince (824 kere git-gel yaptıktan sonra) yatıp, sabaha kadar uyuyan çocuklar oldular, ki bunda kendi başarımı da inkar etmiyorum, o ayrı mesele.

E şimdi çocuklar erken kalkınca n’oluyor? Saatler geri alındığında daha da erken kalkıyorlar. Dün sabah beşti, bu sabah altı oldu mesela. Bir günde oldukça radikal bir değişiklik. N’aptık? Dün gece erkenden yatırdık. Hedef yatağa girmek için altı buçuktu ancak yediyi buldu. Gittin, geldin, yataktan kaçtın falan derken yediyi yirmi geçe uyumuşlardı. Bayılmışlardı demek daha doğru olur.

Ve hayır, bu sabah daha erken kalkmadılar, çünkü çok ama çok yorgunlardı. Bütün gün hiç uyumamış, dahası biri yüzmeye gitmiş, hışı çıkmıştı. Evde misafir vardı, koştular, ettiler derken, oldukça hareketli bir günün sonunda nakavt oldular. Tabii ben de… 8’de salonda uyuklamaya başladım, 9’da yatağımdaydım, 9’u 10 geçe kitabım elimden kaydı.

Biz çocukları hala gecede bir kez tuvalete kaldırıyoruz. Bir ara ‘Aman canım, koca çocuk oldular, gece çişi gelirse kendi kalksın, hem ışın kılıcı var falan dedik ama bir de baktık ki saat altı dedin mi ”Çişim geldi!” diye yataktan fırlıyorlar. Ve tabii ki sonra geri uyumuyorlar. Bunun tek çaresinin gece tuvalet ziyareti yapmak olduğunu keşfettim. Ama onun da saatleri çok önemli, öyle istediğin anda kaldıramazsın yooooook. Şöyle bir tablo var bizim evde gece tuvalete kaldırmak için:

02:00-03:00 arası biraz erken; sabaha yine çişi gelebilir
03:00-04:00 arası ideal; sabah çiş için uyanmaz
04:00-05:00 arası riskli; artık uyanma saati yaklaşıyor, kaldırmazsan iyi olur
05:00’ten sonra ayvayı yedin. Hele de güneşin doğmaya başladığını fark ederlerse hay-yat-ta uyumazlar, nurtopu gibi bir uykusuz gün olur herkes için.

İşte böyle taktiksel hesaplarla falan aşmaya çalışıyoruz biz bu saatlerin geri alınma olayını. Ama biliyorum ki çok kolay olmayacak ve biz tam saat yediye sabitlendiğimizde hoooooop değiş ton ton, saatler yine ileri alınacak.

İşte bu yüzden son sözüm bizleri uykusuz bırakanlara… Tarih sizi affetmeyecek.

Screen Shot 2014-10-27 at 9.56.35 AM

Annelik Her Zaman Tozpembe Değil, sayfa 120

10 yorum

  1. ya evet yaa bu konuda özellikle babalardan anlayış istiyorum ben, ama ben az görüyorum ama ben oynıcaktım naraları attığı için saatler alınmamış gibi yaptım çocuğa ki daha 1 yaşına yeni girdi oğlum inanır mısınız u-yu-ma-dı çünkü yorgunluktan sapıttı ben de bilmem kaç kere odasına git gel yapma seansından sonra başlarım saatinin alınmasına da verilmesine de eski düzene göre yatacak bu çocuk nokta diye fetva verdim sevgili eşime. Yok efendim dışarı çıkınca ama ama 7den önce mi gelicez , e biz hiç akşam takılamıcak mıyız bıdıbıdılarından, çok erken yatırıyosun sen bu çocuğu bıdıbıdılarından bıktım ben artık, keşke her yerde bağıra çağıra ne biliyim tv.de falan çıksanız yazsanız görünseniz de türk insanı, türk babası, dedesi ninesi bu çocuk bebek milletinin erken uyuması gerektiğini, bunun onun iyiliği için olduğunu artık öğrense de benim de yakamdan düşseler, oh beeee yaşasın iyi ki okudum yazınızı , eski düzene devam ediyorum YAŞASINN, teşekkür ederim seviyorum sizin anneliğinizi

  2. Gerçekten çok zorlandık. Sabahın körü diye tabir ettiğimiz zaman diliminde uyanmal işkence..

  3. Yazı harika ama ben en çok YodAnne’ye bayıldım, bugünlerde hakikaten güç bizimle olsun 🙂

  4. Valla biz hiç uyuyamadığımız için sorun olmuyor :))))

  5. bu konuda çoook şanslıyım, o kadar uykucuyum ki hamileyken sürekli uyudum kaldı ki 11 12den aşağı kalkmazdım işte üniversitede 10dan önce okula işe gitmezdim herkes beni böyle kabul etmişti, kızım doğunca da baya uykucu çıktı nereye koysan uyurdu hiç erken kalkmadı hiç gece uyanmadı :))) yazın 9da yatar 9da kalkar, 1 saat geri almak kolay oluyor o zaman da ama enteresan hala 8 8.5tan önce kalkmaz ama akşam 8de yatıyor hihii yaş olacak 4 🙂
    eğer sabah 6 7 gibi kaldırmaya kalkarsanız beni kalkamam, eğer gece uyanan veya erkenci b ir çocuğum olsaydı sanırım başımıza iş gelirdi ama babamız erken kalkar, o da bakar gerekirse işte bünye, afyonum patlamıyor napalım, babalar ne işe yarıyor o zaman da diyuoruz

  6. yazının sonunu şimdik okudum 🙂 çişe kaldırıyormusunuz hiç kaldırmadım ben ama bazen kendi kalkıp yapıyor öyle alıştırın derim hem de 2 tane var sizin, haftada 1 falan kalkıp yapıp geri yatıyor bize bulaşmıyor çok tavsiye ederim

  7. Yok yahu düzen müzen kalmıyor yeniden tutturana kadar. Bırakın saatleri canım değil mi ya…

  8. işte bizim ev:( benim işe gitmek için 6 da kalkmam yetmezmiş gibi saatler alındığından beri de 5 te kalkan bir oğlum var, nasıl olacak böyle bilmiyorum:(

  9. Benim oğlumda (2010) 5 te kalktı.Bende öğlen yemeği konusuna baya kafa yordum.Kaçta acıkır diye.Malum pekte iştahlı değil.Okurken güldüm çünkü bizde ger gece çiş saati programlası yapıyoruz.Yatma saatine, yiyip içtiklerine, kalkma saatine göre baya bi beyin cimnastiği oluyor. Yalnız kazara kaldırmazsak kaçırıyor malesef..

  10. bizimde sorun olmadı kendileri ayarlıyo hava kararınca uyuyo ama erken uyanmıyo